İçeriğe geç
Giriş yap
0

Birinci Basın Kurultayı (25-27 Mayıs 1935): 117 delege, üç komisyon ve Atatürk'ün telgrafı

Mavi Mürekkep başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Mavi MürekkepKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
25 Mayıs 1935 Cumartesi, saat 11.00. Ankara'da Türkiye'nin dört bir yanından gelen gazete sahipleri, dergi temsilcileri, muhabirler, matbaacılar ve kitapçılar Birinci Basın Kurultayı için bir araya geldi. Cumhuriyet döneminde gazetecilerle siyasetçilerin, basınla devletin ilk kez resmî olarak aynı masaya oturduğu bu toplantı üç gün sürdü. Atatürk'ün başarı dileyen telgrafının okunmasıyla kapandı.
Kaynaklar
Belge: Birinci Basın Kurultayı (25-27 Mayıs 1935) — Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı (Atatürk Ansiklopedisi), Atatürk Ansiklopedisi maddesi — yazar: Meltem Selimoğlu. Tarih: 9 Mart 2021.
İçişleri Bakanı Şükrü Kaya
İçişleri Bakanı Şükrü KayaGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Kurultaya giden yol: iki dönem

Kurultayın arka planında iki dönem vardır. Birincisi 1919–1922 arasındaki Millî Mücadele yıllarıdır. Cumhuriyet'in kurucuları basının gücünü en çok bu yıllarda gördü. Anadolu basınının büyük kısmı mücadeleyi destekliyordu. İşgal altındaki ve padişah sansürü altında çıkan İstanbul basınının bir kısmı ise Kuvâ-yı Milliyecileri "Bolşevik, yağmacı, eşkıya" diye niteliyordu. 1920 tarihli Alemdar gazetesi, milliyetçilerin vatanı düşünüyorlarsa İtilaf devletlerinin isteklerine uygun davranmaları gerektiğini yazıyordu. Atatürk, Nutuk'ta basının bu tavrını açık güçlüklerin yanında duran "gizli güçlükler" arasında sayar.

Mustafa Kemal bu yıllarda Sivas'ta İrade-i Milliye'yi, Ankara'da Hâkimiyet-i Milliye'yi çıkarttı. 6 Nisan 1920'de Anadolu Ajansı kuruldu. 7 Haziran 1920'de Hariciye Vekâletine bağlı Matbuat ve İstihbarat Müdüriyet-i Umumiyesi çalışmaya başladı. Böylece Ankara, savaş boyunca haberlerin toplandığı ve Anadolu'ya dağıtıldığı merkez oldu.

1923–1934: Sansürün kalkmasından Matbuat Umum Müdürlüğüne

İkinci dönem Cumhuriyet'in ilanıyla başlar. 7 Ekim 1923'te Bakanlar Kurulu kararnamesiyle sıkıyönetim ve basın sansürü kaldırıldı. 1924 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun 77. maddesi, basının kanun çerçevesinde serbest olduğunu ve yayımlanmadan önce denetlenmeyeceğini hükme bağladı. Mustafa Kemal'in basından beklentisi, Cumhuriyet'in çevresinde "çelikten bir fikir ve bir zihniyet kalesi" olmasıydı.

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası 17 Kasım 1924'te kuruldu. 13 Şubat 1925'te Şeyh Said İsyanı çıktı. Bunun üzerine 4 Mart 1925'te kabul edilen Takrir-i Sükûn Kanunu 1929'a kadar basını denetim altına aldı. 1930'daki Serbest Fırka deneyimi ve yıl sonundaki Menemen Olayı, basının kışkırtıcı olduğu görüşünü yeniden güçlendirdi. Meclisteki görüşmelerde Ali Saip Bey muhalif gazetecileri 31 Mart Vakasından Şeyh Said İsyanına kadar pek çok olaydan sorumlu tuttu.
Tarih notu
Kronoloji: 6 Nisan 1920'de Anadolu Ajansı kuruldu. 7 Ekim 1923'te sansür kaldırıldı. 4 Mart 1925'te Takrir-i Sükûn Kanunu kabul edildi. 5 Temmuz 1931'de Mecliste basın önergesi görüşüldü. 25 Temmuz 1931'de Matbuat Kanunu kabul edildi. 1933'te Matbuat Umum Müdürlüğü Dahiliye Vekâletine bağlandı. 1934'te müdürlüğün teşkilat kanunu çıkarıldı. 25–27 Mayıs 1935'te Kurultay toplandı.
5 Temmuz 1931'de Mecliste "bazı gazetelerin takip ettikleri neşriyat hakkında" bir önerge görüşüldü. Kurultayın ana fikri de bu görüşmede şöyle dile getirildi: "Bize bir inkılap matbuatı lazımdır. Çünkü inkılap henüz vazifesini ikmal etmemiştir." Aynı ay Matbuat Kanunu kabul edildi. 1934'te çıkarılan teşkilat kanunu, Matbuat Umum Müdürlüğüne bir matbuat kongresi toplama görevi verdi. 1935 Kurultayı bu hükme dayanarak düzenlendi.

Neden İstanbul değil de Ankara?

1935'te İstanbul'da resmî ve özel gazete ve dergilerin toplamı 103'tü. Bu, ülkedeki yayınların neredeyse yarısı demekti. Ankara'da ise 32 gazete ve dergi çıkıyordu. Toplantının yine de Ankara'da yapılmasının başlıca nedeni, şehrin Millî Mücadele'den beri Cumhuriyet'in kurucuları için taşıdığı özel anlamdı.

Şükrü Kaya'nın talimatı: kim gelecek, ne getirecek?

Katılımcılar 29 Nisan 1935'te İçişleri Bakanı Şükrü Kaya'nın Matbuat Umum Müdürlüğüne gönderdiği talimatla belirlendi. Listede günlük gazetelerin sahipleri ya da temsilcileri vardı. Her ilden haftada üç kez ya da daha seyrek çıkan gazetelerin, dergilerin ve Türkçe dışında yayımlanan gazetelerin temsilcileri de çağrıldı. Basın Kurumu Başkanı, Anadolu Ajansı temsilcisi, Ankara muhabirleri ve serbest yazarlar, Matbaacılar ve Kitapçılar Cemiyetlerinin başkanları, Maarif ve Hariciye Vekâletlerinin temsilcileri ile illerdeki neşriyat müdürleri de listedeydi. Dergiler "mizah, kültür, salon, meslek ve çocuk" diye gruplara ayrıldı. Katılımcılardan nüfus cüzdanı ve vesikalık fotoğraf istendi. Yol masraflarını Devlet Demiryolları karşıladı.
Hakkı Tarık Us
Hakkı Tarık UsGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
Delege çantası: 243 gazete ve derginin temsilcileri arasından toplam 117 kişi katıldı. Bunların 25'i özel siyasi günlük gazeteleri, 23'ü diğer siyasi gazete gruplarını, 16'sı dergileri, 33'ü bakanlıkları, kurumları ve meslek gruplarını temsil ediyordu. 20 kişi de gazeteci olarak katıldı. Delegelere bir rozet, program ve katılımcı listesi verildi. Ayrıca La Turquie Kemaliste dergisinin son sayısı, Fransız Vu dergisinin Türkiye özel sayısı, Recep Peker imzalı parti programı ve tüzüğü ile Matbuat Umum Müdürlüğünün ilk yayını olan 85 sayfalık "Dünya Matbuatına Bir Bakış" broşürü dağıtıldı.

Açılış: "telkin ve eğitim aracı" olarak basın

Kurultayı Şükrü Kaya açtı. Kaya, basının inkılap ilkeleri çerçevesinde devletle iş birliği yapması gerektiğini söyledi. Mütareke yıllarında Millî Mücadele'yi destekleyen gazeteleri "atılgan ve ideal" diye övdü. Karşı tarafta duranları ise "bozguncu ve kaytak [dalkavuk] basın" diye nitelendirdi.

Matbuat Umum Müdürü Vedat Nedim Tör basını bir "telkin ve eğitim aracı" olarak tanımladı. Tör için basının görevi devrimleri anlatmak, irticaya karşı inkılap ilkelerini savunmak, hükümete içtenlikle yardım etmek ve halkı siyasi, ekonomik ve kültürel bakımdan eğitmekti. Tör gazeteleri "kamusal kurumlar" olarak görüyordu. Basının başlıca sorunları olarak düşük tirajı, sayfa sayısı yarışını, dağıtımdaki güçlükleri ve gazeteciliğin örgütlü bir meslek olmamasını saydı.

Gazeteci milletvekilleri kürsüde

Kurultayın başkanlığına Denizli Milletvekili Necib Ali Küçüka, Giresun Milletvekili ve İstanbul Basın Kurumu Başkanı Hakkı Tarık Us ile Ordu Milletvekili ve Uyanış (Servetifünun) dergisinin sahibi Ahmet İhsan Tokgöz seçildi. Kurun gazetesinin sahibi Asım Us Kültür Komisyonunun, Ziya Gevher Etili Meslek Komisyonunun, İzmir'deki Anadolu gazetesinin sahibi Haydar Rüşdü de İşbirliği Komisyonunun başına geçti. Yönetimdeki gazeteci milletvekilleri hem hükümeti hem basını temsil ediyordu. Bu durum mesleğin sorunlarının Meclise taşınmasını kolaylaştırdı.
Ahmet İhsan Tokgöz
Ahmet İhsan TokgözGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Üç komisyon, üç karar

Başlangıçta dört komisyon planlanmıştı, ancak son ikisi birleştirilerek İşbirliği, Kültür ve Meslek olmak üzere üç komisyon kuruldu. İşbirliği Komisyonu devletle basın arasında yeni bir teşkilat kurulmasını kararlaştırdı. Kültür Komisyonu sayfa sayısı yarışının ülke ekonomisine zarar verdiğini belirtti ve "kantite gazeteciliğinden kalite gazeteciliğine" geçilmesini istedi. Meslek Komisyonu bir Türk Basın Kurumu kurulmasını, gazetecilerin yanında teknisyenlerin, basımcıların, ilancıların ve bayilerin de bu kuruma katılmasını önerdi. Bir gazetecilik akademisi kurulması da gündeme geldi.
Ek bilgi
Kapanış: Şükrü Kaya kapanış konuşmasında delegelere "hükümet nezdinde sizin avukatınız olacağım" dedi. Kurultayın 1936'da yeniden, sonra da iki yılda bir toplanması kararlaştırıldı. Atatürk'ün başarı dileyen telgrafı okundu. İnönü, Kurultay adına yazdığı cevapta "Atatürk yolunun ebedi yolcularıyız" dedi.
Doğrusu
Kararlar ve gerçekleşenler: Kurultay iki yılda bir toplanacaktı, ama bu takvim tutmadı. İkinci Basın Kurultayı ancak 1975'te toplanabildi. Önerilerin bir kısmı ise hayata geçti: 1938'de beş ilde temsilciliği olan Basın Birliği kuruldu. Bu yapı 1946'da Gazeteciler Cemiyetine dönüştü.

1935 Kurultayının basın tarihindeki yeri

Kurultay iki yüzlü bir mirastır. Bir yanda basına "inkılabın kalesi" olma görevi veren ve onu devletle iş birliğine çağıran bir anlayış vardı. Öte yanda gazetecilik ilk kez ulusal ölçekte örgütlü bir meslek olarak ele alındı. Gazetecilik eğitimi ilk kez konuşuldu ve mesleğin sorunları doğrudan hükümete iletildi. Matbaacıdan bayiye kadar herkesi "basın ailesi" içinde gören yaklaşım, sonraki meslek örgütlerinin de habercisiydi.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap