Türkiye haritasında bir kişinin adını taşıyan il sayısı azdır. Kocaeli, bunlardan biridir; adını Osman Gazi'nin silah arkadaşı Akçakoca'dan alır. Düzce'nin Karadeniz kıyısındaki Akçakoca ilçesi de aynı kişinin adını yaşatır. Bu yazıda Akçakoca'nın kim olduğunu, İzmit körfezi çevresindeki harekâtlarını, Kocaeli adının nasıl ortaya çıktığını ve 1337 yılında İzmit'in alınmasıyla tamamlanan süreci ele alıyoruz.
Akçakoca'daki Ceneviz Kalesi ve sahilGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Hkaanbasar. Dosya sayfası
Akçakoca kimdir?
Akçakoca, Osmanlı'nın kuruluş dönemine ait kroniklerde Osman Gazi'nin önde gelen komutanlarından biri olarak geçer. Adındaki "koca" sözcüğü, yaşlı ve saygın kişi anlamında kullanılmış bir unvandır; "akça" ise ak, beyaz anlamına gelir ve bir lakap olarak düşünülür. Bu ad, onun beyliğin ileri gelen ve tecrübeli kişilerinden biri olduğunu düşündürür.
Kökeni ve doğum tarihi bilinmez. Kronikler onun Osman Gazi'nin yanında, beyliğin batıya ve kuzeybatıya yöneldiği yıllarda öne çıktığını yazar. Akçakoca'nın görev alanı, Sakarya Nehri'nin batısından İzmit Körfezi'ne uzanan bölgeydi. Bu bölge, Bizans'ın başkenti İstanbul'a en yakın Anadolu toprakları olduğu için stratejik önem taşıyordu.
İzmit yolunda uç bölgesi
On dördüncü yüzyılın başında İzmit, Bizans'ın Anadolu'daki en önemli şehirlerinden biriydi. Antik çağda Nikomedeia adıyla bilinen şehir, Roma döneminde bir süre imparatorluk başkenti olmuştu. Bizans döneminde de körfezin başında güçlü surlarla korunan bir liman şehriydi.
Akçakoca'nın harekâtları doğrudan İzmit'i almaktan çok, şehrin çevresini denetim altına almaya yönelikti. Kandıra, Ağva yönündeki kıyı bölgesi ve İzmit'in kuzeyindeki köyler bu harekâtlarla beyliğe bağlandı. Kronikler, Akçakoca'nın Aydos ve Samandıra gibi kalelere yönelik harekâtlarına da değinir; ancak bu kalelerin alınmasında Abdurrahman Gazi'nin adı daha sık geçer. Bu tür ayrıntılarda kroniklerin birbirinden ayrıldığını da belirtmek gerekir.
Bu bölgede Bizans köylüleri ve küçük kale yöneticileri, merkezî yönetimden yeterli destek alamıyordu. Uç beylerinin akınları, köylerin vergi ve güvenlik karşılığında beyliğe bağlanmasına yol açtı. Bu süreç, şehirlerin uzun kuşatmalar olmadan da ekonomik olarak yalnız kalmasına neden oldu.
Ek bilgi
YAYGIN İDDİA İzmit'i Akçakoca kendisi fethetmiş ve şehre adını vermiştir.
Ek bilgi
DOĞRUSU İzmit'in kesin olarak alınması, Akçakoca'nın ölümünden yıllar sonra, 1337 civarında Orhan Gazi döneminde gerçekleşti. Akçakoca'nın adı şehre değil, fethettiği ve yerleşim düzenlediği çevre bölgeye verildi: "Koca ili", yani Kocaeli.
Akçakoca kıyısından bir görünümGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Murat Özsoy 1958. Dosya sayfası
Kocaeli adının doğuşu
Osmanlı'nın kuruluş döneminde bir bölgenin, onu fetheden ya da yöneten kişinin adıyla anılması alışılmış bir durumdu. Akçakoca'nın uç bölgesi, onun ölümünden sonra "Koca ili" olarak anılmaya başladı. Bu ad zamanla Kocaeli biçimini aldı ve Osmanlı idari düzeninde bir sancak adı olarak kullanıldı. Sancağın merkezi İzmit'ti.
Kocaeli sancağı, Osmanlı döneminde Anadolueyaletine bağlı önemli sancaklardan biri oldu. Cumhuriyet döneminde bölge il olarak örgütlendiğinde, il merkezi İzmit olmasına rağmen ilin adı Kocaeli olarak kaldı. Bugün de İzmit ilçesi ile Kocaeli ili adları birlikte kullanılır; bu durum, yüzyıllar önceki bir uç beyinin adının modern idari haritada nasıl sürdüğünü gösterir.
Akçakoca ilçesi: Karadeniz kıyısında bir ad
Düzce'nin Karadeniz kıyısındaki Akçakoca ilçesi de aynı kişinin adını taşır. Bu yerleşim, Osmanlı döneminde ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında farklı adlarla anılmış, sonradan Akçakoca adını almıştır. İlçede bulunan ve halk arasında "Ceneviz Kalesi" diye bilinen kale kalıntısı, bölgenin Orta Çağ'daki deniz ticaretine dair izler taşır. Karadeniz kıyısındaki birçok kaleye Ceneviz adı verilmesi, İtalyan tüccarlarının bu denizde on üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda yürüttüğü yoğun ticaretin halk belleğindeki yansımasıdır. Kalenin kesin yapım dönemi tartışmalıdır.
Akçakoca'nın mezarı geleneksel olarak Kocaeli'nin Kandıra ilçesine bağlı bir köyde gösterilir. Türbe, yöre halkının saygı gösterdiği bir ziyaret yeridir. Akçakoca Merkez CamiiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Murat Özsoy 1958. Dosya sayfası
İzmit'in alınması: 1337
Akçakoca'nın 1320'lerin sonlarında öldüğü kabul edilir. Ondan sonra bölgedeki harekâtlar Orhan Gazi ve diğer komutanlarca sürdürüldü. 1329 yılında Pelekanon ya da Maltepe Savaşı'nda Bizans imparatoru III. Andronikos'un ordusu yenildi. Bu yenilgi, Bizans'ın Anadolu'daki son kalelerini koruma umudunu büyük ölçüde sona erdirdi. 1331 yılında İznik'in alınmasından sonra sıra İzmit'e geldi.
İzmit, 1337 civarında Osmanlı denetimine geçti. Kimi kaynaklar şehrin anlaşmayla teslim olduğunu yazar. İzmit'in alınmasıyla Kocaeli yarımadasının tamamı Osmanlı'ya bağlandı ve beylik, İstanbul'un karşı kıyısına, Üsküdar yakınlarına kadar ulaştı.
Tarih notu
Kronoloji 1300'lerin başı: Akçakoca'nın Sakarya batısında ve İzmit çevresinde harekâtları. 1326: Bursa'nın alınması. 1320'lerin sonu: Akçakoca'nın ölümü. 1329: Pelekanon (Maltepe) Savaşı. 1331: İznik'in alınması. 1337 civarı: İzmit'in Osmanlı denetimine geçmesi.
Kocaeli'nin Osmanlı dönemindeki önemi
Kocaeli, fethinden sonra Osmanlı için yalnızca bir sınır bölgesi olmaktan çıktı. İzmit Körfezi'nin çevresindeki ormanlar, gemi yapımı için gerekli keresteyi sağlıyordu. On beşinci yüzyıldan itibaren İzmit ve çevresindeki tersaneler, donanmanın ihtiyaç duyduğu gemilerin bir kısmını üretti. Bölge aynı zamanda İstanbul'a giden kara ve deniz yollarının üzerindeydi. Anadolu'dan başkente giden kervanlar ve ordular, Kocaeli'den geçerek Üsküdar'a ulaşırdı. Bu nedenle bölgedeki hanlar, köprüler ve menzil noktaları Osmanlı ulaşım ağının vazgeçilmez parçalarıydı.
Kocaeli'nin tarımsal üretimi de başkentin beslenmesine katkıda bulunuyordu. Sapanca Gölü çevresindeki verimli topraklar, meyve ve sebze yetiştiriciliğiyle tanınırdı. Böylece Akçakoca'nın adını taşıyan bölge, kuruluş döneminin bir uç bölgesinden imparatorluğun başkentine en yakın ekonomik destek alanlarından birine dönüştü.
Kroniklerde Akçakoca'nın yeri
Akçakoca hakkındaki anlatılar, Âşıkpaşazâde ve Neşrî gibi on beşinci yüzyıl kroniklerinde yer alır. Bu metinler onu Osman Gazi'nin cesur ve güvenilir silah arkadaşı olarak tasvir eder. Kroniklerde Akçakoca'nın ölümünden sonra oğlunun da bölgedeki hizmetini sürdürdüğüne dair kısa anlatımlar vardır. Kesin tarihler ve olayların sırası konusunda kroniklerin birbirini tutmadığı yerler bulunur. Bu nedenle modern araştırmacılar, Akçakoca'nın rolünü bölgedeki genel genişleme süreci içinde değerlendirmeyi tercih eder.
Akçakoca'yı değerlendirmek: bir adın yedi yüzyıllık yolculuğu
Akçakoca'nın hikâyesi, kuruluş döneminde bir uç beyinin nasıl hem askerî hem de idari bir iz bırakabildiğini gösterir. Onun döneminde İzmit henüz alınmamıştı; buna rağmen adı şehrin çevresindeki bölgeye verildi ve yüzyıllar boyunca bir sancak, sonra da bir il adı olarak yaşadı. Bu, Osmanlı'nın genişleme biçiminin önemli bir yönünü ortaya koyar: büyük şehirlerin alınmasından önce, çevredeki köyler ve küçük kaleler uç beylerinin harekâtlarıyla beyliğe bağlanıyor, böylece şehirler zamanla teslim olmaya zorlanıyordu. Akçakoca'nın Kocaeli'deki harekâtları, 1337'de İzmit'in alınmasını hazırlayan uzun bir sürecin ilk adımlarıydı. Düzce'deki Akçakoca ilçesi ve Kandıra'daki türbe, onun adının farklı bölgelerde nasıl benimsendiğini gösterir. Kroniklerin sınırlı ve zaman zaman çelişkili anlatımı, Akçakoca'nın hayatının ayrıntılarını belirsiz bıraksa da, adının haritada bu denli kalıcı olması, kuruluş döneminin halk belleğindeki ağırlığına işaret eder. Onun adını taşıyan bölgenin sonraki yüzyıllarda tersaneleri, ormanları ve başkente uzanan yollarıyla imparatorluğun can damarlarından birine dönüşmesi, bu erken çabanın uzun vadeli sonucunu gösterir. Akçakoca'yı anlamak, Osmanlı tarihini yalnızca sultanların değil, uçlarda harekât yürüten önderlerin de şekillendirdiğini kabul etmek demektir.