İçeriğe geç
Giriş yap
0

Darüşşafaka 1863: yetim çocuklar için kurulan okul ve onu yaşatan cemiyet

Gece Kâtibi başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Gece KâtibiKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
İstanbul'un en köklü eğitim kurumlarından biri olan Darüşşafaka, babasını kaybetmiş çocukların parasız ve yatılı olarak okuyabildiği bir okuldur. Okulun kökeni, 1863'te kurulan Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye adlı bir derneğe dayanır. Bu dernek, devletin değil sivil kişilerin kurduğu ve yaşattığı bir eğitim kurumu yaratmayı amaçlamıştı. Darüşşafaka'nın binası 1873'te Fatih'te açıldı ve okul, o tarihten bugüne kesintisiz olarak eğitim vermeye devam etti. Bu yazıda Darüşşafaka'nın kuruluşunu, cemiyetin yapısını, okulun eğitim anlayışını, ünlü öğretmen ve öğrencilerini ve Osmanlı eğitim tarihindeki yerini anlatıyoruz.
Kaynaklar
Belge: DÂRÜŞŞAFAKA — TDV İslâm Ansiklopedisi maddesi, Müellif: Halis Ayhan, Hakkı Maviş. Tarih: 1994.
Darüşşafaka'nın tarihî binası
Darüşşafaka'nın tarihî binasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: tr:Kullanıcı:. Dosya sayfası

Tanzimat döneminde eğitim

On dokuzuncu yüzyılın ortalarında Osmanlı'da eğitim, köklü bir dönüşüm geçiriyordu. Geleneksel sıbyan mektepleri ve medreselerin yanında, devlet tarafından yeni tip okullar açılıyordu. 1827'de Mekteb-i Tıbbiye, 1834'te Mekteb-i Harbiye kurulmuştu. 1840'lardan itibaren rüştiye adı verilen orta dereceli okullar açılmaya başlandı.

Bu okullar, devletin ihtiyaç duyduğu memurları, subayları ve hekimleri yetiştirmeyi amaçlıyordu. Ancak bu okulların sayısı sınırlıydı ve özellikle yoksul ailelerin çocukları için bu okullara ulaşmak zordu. Bu durum, bazı aydınların sivil girişimlerle eğitimi yaygınlaştırma fikrini geliştirmesine yol açtı.

Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye

1863'te bir grup Osmanlı aydını ve subayı, Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye adlı bir dernek kurdu. Derneğin adı, İslami eğitim cemiyeti anlamına gelir. Derneğin kurucuları arasında, devletin yeni okullarında yetişmiş subaylar ve memurlar vardı. Derneğin amacı, halka eğitim vermek ve özellikle yoksul çocukların okumasını sağlamaktı.

Dernek, ilk yıllarında İstanbul'un farklı semtlerinde çalışan esnafa ve gençlere akşam dersleri verdi. Bu derslerde okuma yazma, hesap ve coğrafya gibi konular öğretiliyordu. Derneğin üyeleri, bu dersleri gönüllü olarak veriyordu. Bu girişim, Osmanlı'da sivil toplumun eğitim alanındaki ilk örneklerinden biriydi.
Ek bilgi
DOĞRUSU
Darüşşafaka'nın kuruluş tarihi olarak verilen 1863, okulun değil onu kuran cemiyetin kuruluş yılıdır. Yatılı okulun binası 1873'te açılmış ve ilk öğrenciler bu tarihte okula alınmıştır. Okul, bu nedenle kuruluşunu 1863'e, eğitim hayatının başlangıcını ise 1873'e dayandırır.

Yetimlere bakmanın eski ve yeni yolları

Osmanlı toplumunda yetimlere bakmak, eskiden beri bir hayır işi olarak görülüyordu. Vakıflar, imaretlerde yoksul çocuklara yemek veriyor, sıbyan mekteplerinde onlara okuma yazma öğretiyordu. Mahalle halkı ve akrabalar da kimsesiz kalan çocukların bakımını üstleniyordu. Bu gelenek, kişisel hayırseverliğe ve yerel dayanışmaya dayanıyordu.

Darüşşafaka, bu eski geleneği yeni bir biçimde sürdürdü. Okul, yetimlere yalnızca yemek ve barınak değil, modern derslerle düzenli bir eğitim ve bir meslek de sunuyordu. Bu yaklaşım, hayırseverliği eğitimle birleştiren yeni bir anlayışın ürünüydü. Aynı dönemde açılan ıslahhaneler ve sonraki yıllarda kurulan Darülaceze gibi kurumlar da yardımı kurallı ve sürekli bir hizmete dönüştürmeyi amaçlıyordu.

Okulun açılması

Cemiyet, akşam derslerinin başarısı üzerine yatılı bir okul açmaya karar verdi. Bu okul, babasını kaybetmiş ve yoksul ailelerden gelen çocukları parasız ve yatılı olarak okutacaktı. Okulun adı, şefkat evi anlamına gelen Darüşşafaka olarak belirlendi.

Okulun binası, İstanbul'un Fatih semtinde, Çarşamba yakınlarında yapıldı. Bina, dönemin önemli mimarlarından Ohannes Kalfa tarafından tasarlandı ve 1873'te öğrencilere açıldı. Bina, dönemin Osmanlı mimarisinin Avrupa etkili özelliklerini taşıyordu ve geniş sınıfları, yatakhaneleri ve yemekhanesiyle yatılı bir okulun ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde planlanmıştı.
Darüşşafaka Cemiyeti'nin bayrağı
Darüşşafaka Cemiyeti'nin bayrağıGörsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: Toocoolibo. Dosya sayfası

Eğitim anlayışı

Darüşşafaka, açıldığı dönemde Osmanlı'nın en modern okullarından biriydi. Okulda dinî derslerin yanında matematik, fizik, kimya, coğrafya, tarih ve Fransızca gibi dersler okutuluyordu. Okul, öğrencilerine hem genel kültür hem de bir meslek kazandırmayı amaçlıyordu. Mezunların bir kısmı telgraf memuru, muhasebeci ya da öğretmen olarak çalışıyordu.

Okulun en önemli özelliği, öğrencilerden hiçbir ücret alınmamasıydı. Öğrencilerin yemek, giyim, barınma ve eğitim masrafları, cemiyetin topladığı bağışlarla karşılanıyordu. Okula kabul edilmek için babasını kaybetmiş olmak ve ailenin yoksul olması gerekiyordu. Bu kurallar, okulun bugüne kadar korunan ana ilkeleri hâline geldi.

Bağışlarla yaşayan bir kurum

Darüşşafaka'nın uzun ömrünün sırrı, devletin değil halkın desteğiyle yaşamasıydı. Cemiyet, okulun masraflarını karşılamak için düzenli olarak bağış topluyordu. Bağış yapanlar arasında devlet adamları, tüccarlar, esnaf ve sıradan vatandaşlar vardı. Bazı kişiler mallarını ve gelirlerini vasiyetle cemiyete bırakıyordu.

Cemiyet, bağışların yanı sıra çeşitli gelir kaynakları da geliştirdi. Bu kaynaklar arasında piyango ve kira gelirleri gibi uygulamalar yer aldı. Bu sayede okul, Osmanlı'nın son döneminin savaşları ve ekonomik sıkıntıları sırasında bile kapanmadan eğitim vermeye devam edebildi.
Ek bilgi
YAYGIN İDDİA
Darüşşafaka'nın bir devlet okulu olduğu sanılabilir. Oysa okul, kuruluşundan bu yana bir derneğe bağlı bir vakıf okulu olarak çalışmıştır. Okulun masrafları, büyük ölçüde bağışlarla ve cemiyetin kendi gelirleriyle karşılanır. Bu yapı, Darüşşafaka'yı Türkiye'nin en eski sivil eğitim kurumlarından biri yapar.

Ünlü öğretmenler ve mezunlar

Darüşşafaka, Osmanlı'nın son döneminin birçok önemli aydınının yetiştiği ya da ders verdiği bir okul oldu. Matematikçi ve bilim tarihçisi Salih Zeki, okulun en ünlü mezunlarından biridir. Salih Zeki, Darüşşafaka'dan mezun olduktan sonra Paris'te eğitim gördü ve Osmanlı'da modern matematiğin yerleşmesinde önemli bir rol oynadı. Daha sonra Darülfünun'un rektörlüğünü de yaptı.

Şair Tevfik Fikret de Darüşşafaka'da öğretmenlik yaptı ve bir dönem okulun müdürlüğünü üstlendi. Tevfik Fikret, okulda çocuklar için yazdığı şiirlerle ve eğitim anlayışıyla tanındı. Onun Darüşşafaka'daki görevi, okulun Osmanlı aydınları arasındaki saygınlığını artırdı.

Cumhuriyet dönemi ve bugün

Darüşşafaka, Cumhuriyet döneminde de eğitim vermeye devam etti. Okul, uzun yıllar Fatih'teki tarihî binasında çalıştı. Yirminci yüzyılın sonlarında okul, İstanbul'un Maslak semtinde yapılan yeni ve geniş bir kampüse taşındı. Fatih'teki tarihî bina ise İstanbul'un önemli eğitim yapılarından biri olarak korunmaktadır.

Bugün Darüşşafaka, babasını ya da annesini kaybetmiş ve maddi durumu yetersiz olan çocuklara parasız ve yatılı eğitim vermeye devam ediyor. Okula giriş, sınavla yapılıyor ve öğrenciler, ilkokuldan liseye kadar bütün eğitimlerini okulda tamamlıyor. Darüşşafaka Cemiyeti, ayrıca yaşlılar için huzurevleri de işletiyor.
Tarih notu
Kronoloji
1827: Mekteb-i Tıbbiye'nin kuruluşu
1834: Mekteb-i Harbiye'nin kuruluşu
1863: Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye'nin kuruluşu
1863 sonrası: Cemiyetin akşam dersleri vermeye başlaması
1873: Darüşşafaka binasının Fatih'te açılması
20. yüzyıl başı: Tevfik Fikret'in okuldaki görevi
20. yüzyıl sonu: Okulun Maslak'taki kampüse taşınması

Bir şefkat evinin yüz altmış yılı

Darüşşafaka'nın hikâyesi, Osmanlı'nın son döneminde sivil toplumun eğitim alanında neler yapabildiğini gösteren en güzel örneklerden biridir. Bir grup aydının kurduğu küçük bir dernek, kısa sürede İstanbul'un en saygın okullarından birini kurmayı başardı. Bu başarı, devletin her şeyi yapmadığı, halkın da kendi kurumlarını kurup yaşatabildiği bir toplum anlayışının ürünüydü.

Okulun parasız ve yatılı eğitim ilkesi, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde binlerce yetim çocuğa eğitim imkânı sağladı. Bu çocukların bir kısmı, Salih Zeki gibi bilim insanları, öğretmenler, mühendisler ve devlet adamları olarak toplumun önemli bireyleri hâline geldi. Darüşşafaka'nın en büyük mirası, eğitimin yoksul çocuklar için de bir hak olduğu fikrini yüz altmış yılı aşkın bir süredir yaşatmasıdır.

Darüşşafaka'nın uzun ömrünün bir başka sırrı da halkın desteğidir. Okul, savaşlara, ekonomik krizlere ve rejim değişikliklerine rağmen bağışlarla ayakta kaldı. Bu süreklilik, bir kurumun ona inanan insanlar tarafından nasıl yaşatılabileceğini gösterir. Fatih'teki tarihî binadan Maslak'taki kampüse uzanan bu yolculuk, Tanzimat döneminin eğitim idealinin bugün de canlı olduğunu kanıtlıyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap