Atina'daki Parthenon, MÖ 5. yüzyılda tanrıça Athena için yapılmış ve iki bin yıldan fazla bir süre büyük ölçüde ayakta kalmış bir tapınaktı. Yapı, sırasıyla bir Hristiyan kilisesi ve Osmanlı döneminde bir cami olarak kullanıldı. 26 Eylül 1687'de, Mora Savaşı sırasında Atina'yı kuşatan Venedik ordusunun attığı bir havan mermisi, Osmanlı garnizonunun barut deposu olarak kullandığı Parthenon'a isabet etti. Ardından gelen büyük patlama, yapının çatısını, iç duvarlarının büyük kısmını ve pek çok sütununu yıktı. Bugün gördüğümüz harap Parthenon, büyük ölçüde bu tek günün sonucudur. Atina Akropolisi'ndeki Parthenon'un bugünkü görünümüGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: George E. Koronaios. Dosya sayfası
Tapınaktan kiliseye, kiliseden camiye
Parthenon, MÖ 447–432 yılları arasında Perikles döneminde inşa edildi. Mimarları İktinos ve Kallikrates, heykellerini ise Fidias ve atölyesi yaptı. Yapı, antik dünyanın en tanınmış mimari eserlerinden biri oldu. MS 6. yüzyılda tapınak, Bizans döneminde Meryem Ana'ya adanmış bir kiliseye dönüştürüldü. 1204'teki Haçlı işgalinden sonra Latin yönetimi altında Katolik bir katedral olarak kullanıldı.
Osmanlı, Atina'yı 1458'de aldı. Fatih Sultan Mehmed'in Atina'yı ziyaret ettiği ve Akropolis'i hayranlıkla izlediği, Bizanslı tarihçi Kritovulos'un eserinde yer alır. 1460'larda Parthenon camiye çevrildi ve güneybatı köşesine bir minare eklendi. Bu dönüşüm, yapının özgün mimarisini büyük ölçüde korudu. 17. yüzyılda Atina'yı ziyaret eden Evliya Çelebi, Parthenon'u dünyanın en güzel yapılarından biri olarak anlattı. 1674'te Fransız ressam Jacques Carrey, Parthenon'un heykellerinin çizimlerini yaptı; bu çizimler, patlamadan önceki durumu gösteren en değerli belgeler oldu.
Mora Savaşı ve Venedik'in Atina seferi
1683'teki Viyana yenilgisinden sonra Osmanlı, Kutsal İttifak'a karşı birçok cephede savaşmak zorunda kaldı. Venedik, bu fırsatı değerlendirerek Mora Yarımadası'na ve Ege'ye yöneldi. Venedik ordusu, amiral Francesco Morosini'nin komutasında 1685–1687 yılları arasında Mora'nın büyük kısmını aldı. 1687 Eylül'ünde Morosini, Atina'ya yöneldi. Ordunun kara kuvvetlerini İsveçli general Otto Wilhelm Königsmarck yönetiyordu.
Atina'daki Osmanlı garnizonu, Venedik'in yaklaştığını öğrenince Akropolis'e çekildi. Garnizon, aileleriyle birlikte kalenin içine sığındı ve barut stoklarını güvenli bir yer olarak düşünülen Parthenon'a yerleştirdi. Bu tercihin nedeni, Parthenon'un kalın taş duvarlarının merminin etkisinden koruyacağı düşüncesiydi. Venedik kaynaklarında, garnizonun Hristiyanların bu yapıya ateş etmekten çekineceğini düşündüğü de yazılıdır.
Ek bilgi
Ne kadar insan öldü? Patlamanın ardından Venedik raporlarında, Parthenon'un içinde bulunan yaklaşık üç yüz kişinin öldüğü belirtilir. Ölenlerin arasında Osmanlı askerleri, kadınlar ve çocuklar vardı. Patlama, Akropolis'teki diğer yapılarda da hasara yol açtı ve kalenin içinde yangınlar çıktı. Bu kayıp, Osmanlı garnizonunun moralini çökertti; birkaç gün sonra garnizon teslim oldu.
Parthenon'un 19. yüzyıl sonuna ait eski bir fotoğrafı; patlamanın açtığı boşluk görülüyorGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Catsimpoolas, Nicholas. Dosya sayfası
26 Eylül 1687: Tek bir mermi
Venedik topçusu, birkaç gün boyunca Akropolis'i bombaladı. Parthenon'da barut depolandığı bilgisi Venedik komutanlarına ulaşmıştı. 26 Eylül 1687 akşamı, bir havan mermisi Parthenon'un çatısını delerek içeri girdi ve barut stoklarını ateşledi. Patlama, yapının orta kısmını tamamen yıktı. İç duvarlar, çatı ve kuzey ile güney cephelerindeki sütunların büyük kısmı çöktü. Patlamanın gücü, heykellerle süslenmiş friz ve metop parçalarını etrafa savurdu.
Osmanlı garnizonu 29 Eylül'de teslim oldu. Venedik ordusu Atina'ya girdi. Ancak Venedik'in Atina'daki varlığı kısa sürdü. Morosini, Atina'yı savunmanın zor olduğuna karar verdi ve 1688 Nisan'ında şehri boşalttı. Ayrılmadan önce Morosini, Parthenon'un batı alınlığındaki Poseidon ve Athena heykellerini ve atlarını sökerek Venedik'e götürmek istedi. Ancak sökme işlemi sırasında heykeller yere düştü ve parçalandı. Bu olay, patlamanın verdiği zarara ikinci bir yıkım ekledi.
Dikkat: yanlış bilinen
Yunan, Venedik ve Türk anlatıları Yunan tarih yazımında Parthenon'un yıkımı, genellikle Venedik bombardımanı ve Osmanlı'nın yapıyı barut deposu olarak kullanması arasında paylaştırılan bir sorumluluk olarak anlatılır. Venedik kaynaklarında ise olay, Morosini'nin başarılı bir askerî harekâtı olarak kaydedilmiş, kültürel kayıp ancak sonradan fark edilmiştir. Venedik Devlet Arşivi'nde (Archivio di Stato di Venezia) Morosini'nin raporları ve seferin günlükleri korunur. Bu raporlar, patlamanın nasıl gerçekleştiğini en ayrıntılı biçimde anlatan belgelerdir. Türk anlatısında ise bu olay, Parthenon'un tarihinin bir parçası olarak çoğu zaman hiç anılmaz; oysa Osmanlı döneminde yapının iki yüz yılı aşkın bir süre korunduğu ve patlamanın bir savaş sırasında yaşandığı vurgulanmaya değer.
Patlamadan sonra Parthenon
Venedik'in çekilmesinden sonra Osmanlı, Atina'ya geri döndü. Parthenon'un harabeleri arasına küçük bir cami inşa edildi. Bu küçük cami, 19. yüzyılın ortalarına kadar ayakta kaldı. 18. yüzyılda Atina'yı ziyaret eden Avrupalı gezginler, Parthenon'un harabelerini çizdi ve yerde bulunan heykel parçalarını topladı. 1801'den itibaren İngiliz elçi Lord Elgin'in adamları, yapıdaki heykellerin önemli bir kısmını söküp İngiltere'ye götürdü.
Yunanistan'ın bağımsızlığından sonra Akropolis'teki Osmanlı dönemi yapıları kaldırıldı ve Parthenon, antik dönemdeki görünümüne kavuşturulmak üzere restorasyon çalışmalarına konu oldu. Bu çalışmalar 20. yüzyıl boyunca sürdü ve bugün de devam ediyor. Parthenon'un sütunlarından yakın bir görünümGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 2.0, yazar: Jorge Láscar from Australia. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji MÖ 447–432: Parthenon inşa edilir. MS 6. yüzyıl: Kiliseye dönüştürülür. 1458: Osmanlı Atina'yı alır. 1460'lar: Parthenon camiye çevrilir. 1674: Jacques Carrey heykellerin çizimlerini yapar. 1685–1687: VenedikMora'yı alır. 26 Eylül 1687: Venedik mermisi Parthenon'daki barutu ateşler; büyük patlama. 29 Eylül 1687: Osmanlı garnizonu teslim olur. Nisan 1688: Venedik Atina'yı boşaltır. 1801: Elgin'in adamları heykelleri sökmeye başlar.
Bir savaşın en ağır kültürel bedeli
Parthenon'un patlaması, savaşların kültürel mirasa verdiği zararın en çarpıcı örneklerinden biridir. İki bin yıldan fazla ayakta kalmış bir yapı, birkaç saniyede harabeye döndü. Sorumluluk tek bir tarafa yüklenemez: Osmanlı garnizonu barutu yapının içine koydu, Venedik topçusu ise bunu bilerek yapıya ateş etti. İki taraf da kendi savaş hesaplarıyla hareket etti; kültürel kayıp ise sonraki kuşakların payına düştü.
Bu olayı bugün anlatırken, Parthenon'un Osmanlı döneminde iki yüz yılı aşkın bir süre cami olarak korunduğunu, Evliya Çelebi'nin onu hayranlıkla anlattığını ve yıkımın bir savaş sırasında, yabancı bir ordunun bombardımanıyla gerçekleştiğini hatırlamak gerekir. Aynı şekilde, garnizonun barutu kutsal sayılan bir yapıya koymasının yarattığı riski de görmezden gelmemek gerekir. Parthenon'un hikâyesi, kültürel mirası korumanın savaşın ortasında ne kadar zor olduğunu ve bu sorumluluğun bütün taraflara düştüğünü gösteriyor.