Musul Sorunu, Lozan'da çözülemeyen ve yeni Türkiye'nin dış politikasını üç yıl boyunca meşgul eden sınır anlaşmazlığıdır. Osmanlı'nın Musul Vilayeti, Mondros Mütarekesi'nden sonra İngilizlerce işgal edildi; Misak-ı Millî ise burayı Türk sınırları içinde saydı. Mesele önce Lozan'a, sonra İstanbul'daki Haliç Konferansı'na, en sonunda Milletler Cemiyeti'ne taşındı ve 5 Haziran 1926'da Ankara'da imzalanan antlaşmayla, Türkiye'nin aleyhine kapandı.
Mütareke ve işgal
Türkçe Vikipedi'ye göre Musul Vilayeti, 19. yüzyılda keşfedilen petrol yatakları nedeniyle İngiltere, Fransa ve Almanya arasında rekabet konusuydu. 1916 Sykes-Picot Anlaşması'nda Musul Fransa'ya bırakılmıştı. 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalandığında bölgede Ali İhsan Paşa komutasındaki Osmanlı 6. Ordusu bulunuyordu. İngiliz General Marshall, 2 Kasım'da mütarekenin 7. maddesine dayanarak gerekli gördüğü stratejik noktaları işgal edebileceğini bildirdi. İngilizler 10-11 Kasım'da Musul'a girdi ve 15 Kasım 1918'de vilayet tamamen İngiliz kontrolüne geçti. Yani işgal, ateşkes imzalandıktan sonra gerçekleşti; Türk tarafının bütün sonraki itirazları da bu noktaya dayanır.
28 Ocak 1920'de İstanbul'da toplanan son Mebusan Meclisi'nin kabul ettiği Misak-ı Millî, Musul'u Türk devletinin sınırları içinde saydı. Nisan 1920'deki San Remo Konferansı'nda ise İngiltere Irak'ta kendine bağlı bir manda yönetimi kuracağını açıkladı; 1921'de Kahire'de Faysal Irak kralı ilan edildi. Ankara buna askerî yoldan da karşılık vermeye çalıştı. Türkçe kaynağa göre Mustafa Kemal 1 Şubat 1922'de, İngilizlerin Musul'da manda kurmak istediğini belirterek Revandiz bölgesine bir miktar kuvvet gönderilmesini istedi.
Özdemir Bey komutasındaki küçük kuvvet, aşiret milisleri ve Fransız ordusundan kaçan Tunuslu ve Cezayirli askerlerle birlikte 22 Haziran 1922'de Revandiz'e ulaştı ve burada sivil idare kurdu. İngilizler 10 Temmuz 1922'de Revandiz'i havadan bombaladı. 31 Ağustos 1922'de Derbent'te İngiliz mevzilerine taarruz edildi, 18 Eylül'de Şeklave alındı. Ancak kuvvet takviye alamadı, cephane sıkıntısı çekti; 1923 baharında İngilizler büyük bir harekât başlattı, bazı aşiretlerin İngilizlerle anlaşması üzerine Özdemir Bey 21 Nisan 1923'te Revandiz'den çekilmeye başladı.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: E. af Wirsén, Paul Teleki (cartography), A. Paulais, Commission instituted by the Council Resolution of September 30th, . Dosya sayfası
Lozan'da Curzon ve İsmet Paşa
Musul, Lozan Konferansı'nın 23 Ocak 1923 oturumunda masaya geldi. Türkçe Vikipedi'ye göre İsmet Paşa, İngiliz tezinin toplumsal, tarihî, coğrafi, ekonomik ve askerî bakımdan dayanaksız olduğunu, vilayet nüfusunun çoğunluğunun Türk ve Kürtlerden oluştuğunu ve Kürtlerin kaderlerini Türkiye ile birleştirdiğini savundu. Lord Curzon ise bölgenin Milletler Cemiyeti tarafından Irak mandasına verildiğini, vilayette Kürtlerin ve Arapların etkin olduğunu, Hristiyanların Türk yönetimini istemediğini ileri sürdü. Görüşmeler büyük ölçüde Musul ve kapitülasyonlar yüzünden 4 Şubat 1923'te kesildi.
Sonunda Lozan Antlaşması meseleyi ertelemek yoluyla çözdü: Türkiye ile İngiltere önce ikili görüşmelerle anlaşmaya çalışacak, anlaşamazlarsa konu Milletler Cemiyeti'ne gidecekti. İngilizce Vikipedi, Türkiye'nin Lozan'da Cemiyet hakemliğini kabul ettiğini, ama sonradan kararı reddedip Konsey'in yetkisini sorguladığını yazar.
İkili görüşmeler 19 Mayıs 1924'te İstanbul'da Haliç Konferansı'yla başladı ve 5 Haziran'a kadar sürdü. Türkçe kaynağa göre İngiliz heyeti Nasturi nüfus gerekçesiyle Hakkari'yi de isteyince konferans sonuçsuz kaldı. Mesele Cemiyet'e gitti. İngilizce Vikipedi'ye göre Belçika, Macaristan ve İsveç'ten üyelerin bulunduğu bir soruşturma komisyonu 1924'te bölgeye gönderildi. Komisyonun bulgusuna göre Musul halkı ne Türkiye'nin ne Irak'ın parçası olmak istiyordu, ama seçmek zorunda kalırsa Irak'ı tercih ederdi.
Milletler Cemiyeti 16 Aralık 1925'te Musul Vilayeti'ni Irak'a bıraktı. İngilizce kaynak, kararda yönetimde, yargıda ve eğitimde Kürt kökenli görevlilerin atanması gibi Kürtlerin isteklerine ilişkin bir şart bulunduğunu yazar. Sınır olarak Cemiyet'in belirlediği "Brüksel Hattı" esas alındı.
Şeyh Said İsyanı ve Ankara Antlaşması
Türkçe Vikipedi'ye göre Türkiye karara tepki olarak Sovyetler Birliği ile Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması imzaladı ve askerî hazırlıklara girişti. Ancak 13 Şubat 1925'te Güneydoğu Anadolu'da başlayan Şeyh Said İsyanı'nın yarattığı güçlükler, Ankara'yı uzlaşmaya yöneltti. 5 Haziran 1926'da Türkiye, İngiltere ve Irak arasında Ankara Antlaşması imzalandı; Musul'un Irak mandasında kalması Türkiye tarafından da kabul edildi.
Musul, Misak-ı Millî'de sayılıp da elde edilemeyen bölgelerin en önemlisidir. Türkçe kaynağa göre sorunun Türkiye aleyhine kapanması, İngiltere ile ilişkilerde bir süre durgunluğa yol açtı. Öte yandan Ankara Antlaşması bir sınır anlaşmazlığını savaşa varmadan kapattı ve 1930'ların başında Türkiye'nin Batı ile ilişkilerini düzeltmesinin ve Milletler Cemiyeti'ne girmesinin yolunu açtı.
Mütareke ve işgal
Türkçe Vikipedi'ye göre Musul Vilayeti, 19. yüzyılda keşfedilen petrol yatakları nedeniyle İngiltere, Fransa ve Almanya arasında rekabet konusuydu. 1916 Sykes-Picot Anlaşması'nda Musul Fransa'ya bırakılmıştı. 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalandığında bölgede Ali İhsan Paşa komutasındaki Osmanlı 6. Ordusu bulunuyordu. İngiliz General Marshall, 2 Kasım'da mütarekenin 7. maddesine dayanarak gerekli gördüğü stratejik noktaları işgal edebileceğini bildirdi. İngilizler 10-11 Kasım'da Musul'a girdi ve 15 Kasım 1918'de vilayet tamamen İngiliz kontrolüne geçti. Yani işgal, ateşkes imzalandıktan sonra gerçekleşti; Türk tarafının bütün sonraki itirazları da bu noktaya dayanır.
Tarih notu
Misak-ı Millî ve Revandiz harekâtıMusul Sorunu'nun ana tarihleri:
- 30 Ekim 1918: Mondros Mütarekesi.
- 15 Kasım 1918: Musul tamamen İngilizlere bırakılır.
- 28 Ocak 1920: Son Osmanlı Mebusan Meclisi Misak-ı Millî'yi kabul eder; Musul sınırlar içindedir.
- Nisan 1920: San Remo; İngiltere Irak'ta manda kurar.
- 22 Haziran 1922: Özdemir Bey Revandiz'e ulaşır.
- 23 Ocak 1923: Musul, Lozan'da gündeme gelir.
- 4 Şubat 1923: Lozan görüşmeleri kesilir.
- 19 Mayıs - 5 Haziran 1924: İstanbul'da Haliç Konferansı, sonuçsuz.
- 1924: Milletler Cemiyeti soruşturma komisyonu bölgede.
- 13 Şubat 1925: Şeyh Said İsyanı başlar.
- 16 Aralık 1925: Milletler Cemiyeti Musul'u Irak'a bırakır.
- 5 Haziran 1926: Ankara Antlaşması.
- 30 Ekim 1918: Mondros Mütarekesi.
- 15 Kasım 1918: Musul tamamen İngilizlere bırakılır.
- 28 Ocak 1920: Son Osmanlı Mebusan Meclisi Misak-ı Millî'yi kabul eder; Musul sınırlar içindedir.
- Nisan 1920: San Remo; İngiltere Irak'ta manda kurar.
- 22 Haziran 1922: Özdemir Bey Revandiz'e ulaşır.
- 23 Ocak 1923: Musul, Lozan'da gündeme gelir.
- 4 Şubat 1923: Lozan görüşmeleri kesilir.
- 19 Mayıs - 5 Haziran 1924: İstanbul'da Haliç Konferansı, sonuçsuz.
- 1924: Milletler Cemiyeti soruşturma komisyonu bölgede.
- 13 Şubat 1925: Şeyh Said İsyanı başlar.
- 16 Aralık 1925: Milletler Cemiyeti Musul'u Irak'a bırakır.
- 5 Haziran 1926: Ankara Antlaşması.
28 Ocak 1920'de İstanbul'da toplanan son Mebusan Meclisi'nin kabul ettiği Misak-ı Millî, Musul'u Türk devletinin sınırları içinde saydı. Nisan 1920'deki San Remo Konferansı'nda ise İngiltere Irak'ta kendine bağlı bir manda yönetimi kuracağını açıkladı; 1921'de Kahire'de Faysal Irak kralı ilan edildi. Ankara buna askerî yoldan da karşılık vermeye çalıştı. Türkçe kaynağa göre Mustafa Kemal 1 Şubat 1922'de, İngilizlerin Musul'da manda kurmak istediğini belirterek Revandiz bölgesine bir miktar kuvvet gönderilmesini istedi.
Özdemir Bey komutasındaki küçük kuvvet, aşiret milisleri ve Fransız ordusundan kaçan Tunuslu ve Cezayirli askerlerle birlikte 22 Haziran 1922'de Revandiz'e ulaştı ve burada sivil idare kurdu. İngilizler 10 Temmuz 1922'de Revandiz'i havadan bombaladı. 31 Ağustos 1922'de Derbent'te İngiliz mevzilerine taarruz edildi, 18 Eylül'de Şeklave alındı. Ancak kuvvet takviye alamadı, cephane sıkıntısı çekti; 1923 baharında İngilizler büyük bir harekât başlattı, bazı aşiretlerin İngilizlerle anlaşması üzerine Özdemir Bey 21 Nisan 1923'te Revandiz'den çekilmeye başladı.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: E. af Wirsén, Paul Teleki (cartography), A. Paulais, Commission instituted by the Council Resolution of September 30th, . Dosya sayfası
Lozan'da Curzon ve İsmet Paşa
Musul, Lozan Konferansı'nın 23 Ocak 1923 oturumunda masaya geldi. Türkçe Vikipedi'ye göre İsmet Paşa, İngiliz tezinin toplumsal, tarihî, coğrafi, ekonomik ve askerî bakımdan dayanaksız olduğunu, vilayet nüfusunun çoğunluğunun Türk ve Kürtlerden oluştuğunu ve Kürtlerin kaderlerini Türkiye ile birleştirdiğini savundu. Lord Curzon ise bölgenin Milletler Cemiyeti tarafından Irak mandasına verildiğini, vilayette Kürtlerin ve Arapların etkin olduğunu, Hristiyanların Türk yönetimini istemediğini ileri sürdü. Görüşmeler büyük ölçüde Musul ve kapitülasyonlar yüzünden 4 Şubat 1923'te kesildi.
Sonunda Lozan Antlaşması meseleyi ertelemek yoluyla çözdü: Türkiye ile İngiltere önce ikili görüşmelerle anlaşmaya çalışacak, anlaşamazlarsa konu Milletler Cemiyeti'ne gidecekti. İngilizce Vikipedi, Türkiye'nin Lozan'da Cemiyet hakemliğini kabul ettiğini, ama sonradan kararı reddedip Konsey'in yetkisini sorguladığını yazar.
Dikkat: yanlış bilinen
Haliç Konferansı ve Milletler CemiyetiBu konuda sık yapılan bir hata, Musul'un Lozan'da İngiltere'ye "verildiğini" söylemektir. Lozan Antlaşması Musul'u kimseye vermedi; meseleyi ikili görüşmeye ve gerekirse Milletler Cemiyeti'ne bıraktı. Asıl karar 16 Aralık 1925'te Cemiyet Konseyi'nde alındı, Türkiye ise bu sonucu 5 Haziran 1926 Ankara Antlaşması'yla kabul etti. Petrol konusunda da tarih karışıklığı yaygındır: İngilizce Vikipedi'ye göre şirket Kerkük yakınında petrolü 1927'de buldu; Musul petrolünün ilk büyük ticari işletmesi ise 1934'te Kerkük-Hayfa boru hattının açılmasıyla başladı. Yani petrol, sorunun çözüldüğü 1926'da henüz çıkarılmıyordu.
İkili görüşmeler 19 Mayıs 1924'te İstanbul'da Haliç Konferansı'yla başladı ve 5 Haziran'a kadar sürdü. Türkçe kaynağa göre İngiliz heyeti Nasturi nüfus gerekçesiyle Hakkari'yi de isteyince konferans sonuçsuz kaldı. Mesele Cemiyet'e gitti. İngilizce Vikipedi'ye göre Belçika, Macaristan ve İsveç'ten üyelerin bulunduğu bir soruşturma komisyonu 1924'te bölgeye gönderildi. Komisyonun bulgusuna göre Musul halkı ne Türkiye'nin ne Irak'ın parçası olmak istiyordu, ama seçmek zorunda kalırsa Irak'ı tercih ederdi.
Milletler Cemiyeti 16 Aralık 1925'te Musul Vilayeti'ni Irak'a bıraktı. İngilizce kaynak, kararda yönetimde, yargıda ve eğitimde Kürt kökenli görevlilerin atanması gibi Kürtlerin isteklerine ilişkin bir şart bulunduğunu yazar. Sınır olarak Cemiyet'in belirlediği "Brüksel Hattı" esas alındı.
Şeyh Said İsyanı ve Ankara Antlaşması
Türkçe Vikipedi'ye göre Türkiye karara tepki olarak Sovyetler Birliği ile Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması imzaladı ve askerî hazırlıklara girişti. Ancak 13 Şubat 1925'te Güneydoğu Anadolu'da başlayan Şeyh Said İsyanı'nın yarattığı güçlükler, Ankara'yı uzlaşmaya yöneltti. 5 Haziran 1926'da Türkiye, İngiltere ve Irak arasında Ankara Antlaşması imzalandı; Musul'un Irak mandasında kalması Türkiye tarafından da kabul edildi.
- Musul Irak'a bırakıldı; Brüksel Hattı küçük düzeltmelerle sınır oldu.
- Musul'un yerli halkı Irak vatandaşı sayıldı; 18 yaşını geçenlere iki ay içinde Türk vatandaşlığını seçme hakkı tanındı.
- Musul'dan elde edilecek petrol gelirlerinin yüzde 10'unun 25 yıl süreyle Türkiye'ye verilmesi kararlaştırıldı.
Ek bilgi
SonuçPetrol payının ayrıntısı İngilizce kaynakta biraz farklı anlatılır. Buna göre Irak, Türk Petrol Şirketi (Turkish Petroleum Company) ile 14 Mart 1925'te imzaladığı 75 yıllık imtiyazdan Irak hükûmetine akması beklenen imtiyaz bedelinin (royalty) yüzde 10'unu Türkiye'ye vermeyi kabul etti. İsmine rağmen bu şirket İngilizlerin kurduğu bir şirketti ve sonradan Irak Petrol Şirketi (IPC) adını aldı. İngilizce Vikipedi, petrole sahip olmanın İngiltere'ye siyasi yönetimi Faysal'a bıraktıktan sonra da Musul kaynakları üzerinde denetimi sürdürme imkânı verdiğini yazar.
Musul, Misak-ı Millî'de sayılıp da elde edilemeyen bölgelerin en önemlisidir. Türkçe kaynağa göre sorunun Türkiye aleyhine kapanması, İngiltere ile ilişkilerde bir süre durgunluğa yol açtı. Öte yandan Ankara Antlaşması bir sınır anlaşmazlığını savaşa varmadan kapattı ve 1930'ların başında Türkiye'nin Batı ile ilişkilerini düzeltmesinin ve Milletler Cemiyeti'ne girmesinin yolunu açtı.
Kaynaklar
- Vikipedi, Musul Sorunu maddesi (tr.wikipedia.org)
- English Wikipedia, Mosul question (en.wikipedia.org)
- English Wikipedia, League of Nations (en.wikipedia.org)