Bugün okullarda kullanılan "üçgen", "açı", "alan", "çember" ya da "köşegen" gibi sözcükler bize çok doğal gelir. Oysa 1930'ların başına kadar aynı kavramlar Arapça ve Farsça kökenli uzun terimlerle anlatılıyordu. Bu terimlerin önemli bir kısmının 1937'de yayımlanan 44 sayfalık bir geometri kılavuzuyla yerleştiği ve bu kılavuzu Atatürk'ün yazdığı bilinir. Bu notta kitabın hikâyesini ve bu bilginin nasıl ortaya çıktığını topladık.
Kitap neydi?
Türkçe Vikipedi'ye göre "Geometri", 1937 yılında Kültür Bakanlığı tarafından geometri öğretmenleri ve geometri ders kitabı yazacaklar için yayımlanan bir kılavuz kitaptır. İlk baskıda yazar adı yer almadı. Kitabın Atatürk tarafından yazıldığı, 1971'de yapılan ikinci baskının önsözünde dil bilimci Agop Dilaçar tarafından açıkça belirtildi.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Dilaçar'ın anlatımı
Agop Dilaçar 1971 baskısının önsözünde kitabın, Atatürk'ün ölümünden bir buçuk yıl kadar önce, III. Türk Dil Kurultayı'ndan hemen sonra, 1936-1937 kışında Dolmabahçe Sarayı'nda yazıldığını anlatır. Dilaçar'ın aktardığına göre 1936 sonbaharında bir gün Atatürk onu Özel Kalem Müdürü Süreyya Anderiman ile birlikte Beyoğlu'ndaki Haşet Kitabevi'ne gönderdi ve uygun görülen Fransızca geometri kitaplarından birer tane aldırttı. Bunlar Atatürk ile birlikte incelendi ve yazılacak kitabın genel tasarısı çizildi. Dilaçar bir süre sonra ayrıldı; kış aylarında Atatürk kitap üzerinde çalıştı.
Terimler
Önsöze göre bu 44 sayfalık kitapta şu terimler Atatürk tarafından türetilip kullanılmıştır: boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesek, kesit, yay, çember, teğet, açı, açıortay, içters açı, dışters açı, taban, eğik, kırık, çekül, yatay, düşey, dikey, yöndeş, konum, üçgen, dörtgen, beşgen, köşegen, eşkenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, artı, eksi, çarpı, bölü, eşit, toplam, oran, orantı, türev, alan, varsayı, gerekçe.
Eski terimlerle karşılaştırınca fark açıkça görülür. Osmanlı döneminde üçgene "müselles", alana "mesaha-i sathiye", dik açıya "zaviye-i kaime", yüksekliğe "kaide irtifaı" deniyordu. Bugün "Üçgenin alanı, taban uzunluğu ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir" diye söylenen kural, o dönemde "Bir müsellesin mesaha-i sathiyyesi kaidesinin irtifasına hâsıl-ı zarbının nısfına müsavidir" diye ifade ediliyordu.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Dil çalışmalarıyla bağlantısı
Kitap, Atatürk'ün dil üzerine yoğun çalıştığı yılların ürünüdür. Türk Dili Tetkik Cemiyeti 1932'de kurulmuş, I. Türk Dil Kurultayı 26 Eylül - 5 Ekim 1932 arasında Dolmabahçe Sarayı'nda Atatürk'ün başkanlığında toplanmıştı. Agop Dilaçar bu kurultaya davet edilmiş ve sonraki yıllarda cemiyetin çalışmalarında görev almıştı. Geometri kılavuzu, bilim dilinde Türkçe terim kullanma çabasının en somut örneklerinden biri olarak görülür. 1953'ten sonra Mehmet Ali Ağakay, Melahat Özgü, Ömer Asım Aksoy ve Salih Ragıp Üner de konu üzerine yazılar yazdı.
Kitabın Atatürk'e ait olduğu konusundaki tartışmalara 2010'da yeni bir belge eklendi. Dönemin Türk Dil Kurumu Başkanı Şükrü Haluk Akalın, Atatürk'ün geometri terimleri üzerine çalışırken aldığı el yazısı notları yayımladı. Bu notlar, terim çalışmasının bir masa başı dikte işi olmadığını, Atatürk'ün tek tek sözcükler üzerinde kendisinin düşündüğünü göstermesi bakımından önemlidir.
Sonuç
Geometri kitabı, ince bir kılavuz olmasına rağmen bugünkü matematik dilinin önemli bir bölümünü şekillendirdi. "Üçgen" ve "açı" gibi sözcükleri kullanan her öğrenci, farkında olmadan 1936-1937 kışında Dolmabahçe'de yapılan bu çalışmanın izini taşır.
Kitap neydi?
Türkçe Vikipedi'ye göre "Geometri", 1937 yılında Kültür Bakanlığı tarafından geometri öğretmenleri ve geometri ders kitabı yazacaklar için yayımlanan bir kılavuz kitaptır. İlk baskıda yazar adı yer almadı. Kitabın Atatürk tarafından yazıldığı, 1971'de yapılan ikinci baskının önsözünde dil bilimci Agop Dilaçar tarafından açıkça belirtildi.
Tarih notu
Geometri kitabının kronolojisi:
- 1936 sonbaharı: Haşet Kitabevi'nden Fransızca geometri kitapları alınır.
- 1936-1937 kışı: Atatürk kitabı Dolmabahçe Sarayı'nda kendi eliyle yazar.
- 1937: Kültür Bakanlığı kılavuzu yazar adı olmadan yayımlar.
- 1953: Agâh Sırrı Levend terimlerin Atatürk tarafından türetildiğini yazar.
- 1963: Agop Dilaçar Atatürk'ün bir geometri kitabı yazdığına ilk kez değinir.
- 1971: Said Arif Terzioğlu'nun gündeme getirmesiyle ikinci baskı yapılır; yazar olarak Atatürk'ün adı eklenir.
- 2010: TDK Başkanı Şükrü Haluk Akalın, Atatürk'ün geometri terimleriyle ilgili el yazısı notlarını yayımlar.
- 1936 sonbaharı: Haşet Kitabevi'nden Fransızca geometri kitapları alınır.
- 1936-1937 kışı: Atatürk kitabı Dolmabahçe Sarayı'nda kendi eliyle yazar.
- 1937: Kültür Bakanlığı kılavuzu yazar adı olmadan yayımlar.
- 1953: Agâh Sırrı Levend terimlerin Atatürk tarafından türetildiğini yazar.
- 1963: Agop Dilaçar Atatürk'ün bir geometri kitabı yazdığına ilk kez değinir.
- 1971: Said Arif Terzioğlu'nun gündeme getirmesiyle ikinci baskı yapılır; yazar olarak Atatürk'ün adı eklenir.
- 2010: TDK Başkanı Şükrü Haluk Akalın, Atatürk'ün geometri terimleriyle ilgili el yazısı notlarını yayımlar.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Dilaçar'ın anlatımı
Agop Dilaçar 1971 baskısının önsözünde kitabın, Atatürk'ün ölümünden bir buçuk yıl kadar önce, III. Türk Dil Kurultayı'ndan hemen sonra, 1936-1937 kışında Dolmabahçe Sarayı'nda yazıldığını anlatır. Dilaçar'ın aktardığına göre 1936 sonbaharında bir gün Atatürk onu Özel Kalem Müdürü Süreyya Anderiman ile birlikte Beyoğlu'ndaki Haşet Kitabevi'ne gönderdi ve uygun görülen Fransızca geometri kitaplarından birer tane aldırttı. Bunlar Atatürk ile birlikte incelendi ve yazılacak kitabın genel tasarısı çizildi. Dilaçar bir süre sonra ayrıldı; kış aylarında Atatürk kitap üzerinde çalıştı.
Terimler
Önsöze göre bu 44 sayfalık kitapta şu terimler Atatürk tarafından türetilip kullanılmıştır: boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesek, kesit, yay, çember, teğet, açı, açıortay, içters açı, dışters açı, taban, eğik, kırık, çekül, yatay, düşey, dikey, yöndeş, konum, üçgen, dörtgen, beşgen, köşegen, eşkenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, artı, eksi, çarpı, bölü, eşit, toplam, oran, orantı, türev, alan, varsayı, gerekçe.
Eski terimlerle karşılaştırınca fark açıkça görülür. Osmanlı döneminde üçgene "müselles", alana "mesaha-i sathiye", dik açıya "zaviye-i kaime", yüksekliğe "kaide irtifaı" deniyordu. Bugün "Üçgenin alanı, taban uzunluğu ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir" diye söylenen kural, o dönemde "Bir müsellesin mesaha-i sathiyyesi kaidesinin irtifasına hâsıl-ı zarbının nısfına müsavidir" diye ifade ediliyordu.
Dikkat: yanlış bilinen
Kitabın Atatürk'e ait olduğu bilgisi uzun süre yalnızca tanıklıklara dayandı. İlk baskıda yazar adı yoktur; terimlerin Atatürk tarafından türetildiği ilk kez 1953'te Agâh Sırrı Levend tarafından yazıldı, kitabın kendisi ise 1963'te Dilaçar tarafından anıldı. Yazar adı ancak 1971 baskısında eklendi. Bu nedenle bazı yazılarda "1936" yayın yılı olarak geçse de kitap 1937'de basılmıştır; 1936 yazımın başladığı yıldır. Listedeki terimlerin hepsinin ilk kez bu kitapta türetildiği de tartışmalıdır; bazıları kitaptan önce de kullanılmış olabilir. Önsöz, bunları "bu amaçla Atatürk tarafından türetilip konmuş" terimler olarak sunar.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Dil çalışmalarıyla bağlantısı
Kitap, Atatürk'ün dil üzerine yoğun çalıştığı yılların ürünüdür. Türk Dili Tetkik Cemiyeti 1932'de kurulmuş, I. Türk Dil Kurultayı 26 Eylül - 5 Ekim 1932 arasında Dolmabahçe Sarayı'nda Atatürk'ün başkanlığında toplanmıştı. Agop Dilaçar bu kurultaya davet edilmiş ve sonraki yıllarda cemiyetin çalışmalarında görev almıştı. Geometri kılavuzu, bilim dilinde Türkçe terim kullanma çabasının en somut örneklerinden biri olarak görülür. 1953'ten sonra Mehmet Ali Ağakay, Melahat Özgü, Ömer Asım Aksoy ve Salih Ragıp Üner de konu üzerine yazılar yazdı.
Ek bilgi
El yazısı notlarGörsellerden ilki, Atatürk'ü 1937'de Sivas Lisesi'nde bir geometri dersinde gösteren fotoğraftır. İkincisi 1936 Ağustos'unda Dolmabahçe Sarayı'nda şair Abdülhak Hamit Tarhan ve Türk Dil Kurumu Genel Sekreteri İbrahim Necmi Dilmen ile çekilmiştir. Kitabın yazıldığı yer de aynı saraydır.
Kitabın Atatürk'e ait olduğu konusundaki tartışmalara 2010'da yeni bir belge eklendi. Dönemin Türk Dil Kurumu Başkanı Şükrü Haluk Akalın, Atatürk'ün geometri terimleri üzerine çalışırken aldığı el yazısı notları yayımladı. Bu notlar, terim çalışmasının bir masa başı dikte işi olmadığını, Atatürk'ün tek tek sözcükler üzerinde kendisinin düşündüğünü göstermesi bakımından önemlidir.
Sonuç
Geometri kitabı, ince bir kılavuz olmasına rağmen bugünkü matematik dilinin önemli bir bölümünü şekillendirdi. "Üçgen" ve "açı" gibi sözcükleri kullanan her öğrenci, farkında olmadan 1936-1937 kışında Dolmabahçe'de yapılan bu çalışmanın izini taşır.
Kaynaklar
- Vikipedi, Geometri (kitap) maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Agop Dilaçar maddesi (tr.wikipedia.org)