Mustafa, Selanik'in Koca Kasım Paşa Mahallesi'nde, Islahhane Caddesi üzerindeki üç katlı bir evde dünyaya geldi. Ev 1870'te Rodoslu müderris Hacı Mehmed'in vakfı tarafından yaptırılmıştı. Ali Rıza Efendi evi 1878'de kiralamış, ailesiyle buraya yerleşmişti.
Babanın ölümünden sonra aile, hemen yanı başındaki iki katlı, üç odalı daha küçük bir eve taşındı. Yani "Atatürk'ün evi" diye bilinen bina, onun bütün çocukluğunu geçirdiği tek yer değil.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Evin iki farklı hikâyesi
Pembe evin kökeni konusunda kaynaklar aynı şeyi söylemiyor. Bu yazının başında aktarılan anlatıma göre ev 1870'te bir vakıf tarafından yaptırılmış, Ali Rıza Efendi 1878'de onu kiralamıştı. Ali Rıza Efendi ve Zübeyde Hanım maddelerinde ise başka bir sıra var: Ali Rıza Efendi gümrük memurluğunu bırakıp kereste ticaretine girmiş, bu işten kazandığı parayla Islahhane semtindeki pembe boyalı ahşap evi yaptırmıştı. Hamile olan Zübeyde Hanım rahat bir doğum için sınırdaki Papazköprüsü'nden Selanik'e gelmiş, Mustafa 1881'de bu evde doğmuştu.
Selanik, 19. yüzyılın sonunda Osmanlı Rumelisi'nin en canlı ticaret merkezlerinden biriydi. Limanı Balkanlar'ın iç bölgelerine açılan kapıydı, demiryolu bağlantıları kenti Üsküp'e ve Avrupa'ya bağlıyordu. Nüfusu kalabalık ve karışıktı. Sokaklarda Türkçe, Rumca, Bulgarca ve Sefarad Yahudilerinin kullandığı Ladino aynı anda duyulurdu.
Mustafa'nın ailesi de bu kentin orta halli ailelerinden biriydi. Baba önce evkaf idaresinde kâtiplik, ardından gümrük idaresinde memurluk yapmış, sonra ticarete atılmıştı. Ali Rıza Efendi'nin kendi babası Hafız Ahmet Efendi'nin ailesi, Selanik'e 1830'larda Manastır Vilayeti'ndeki Kocacık köyünden göç etmişti. Anne tarafı ise Langaza'da toprak işleriyle uğraşan Sofuzadeler'di.
Evin içi ve bugünkü hâli
Mustafa'nın doğduğu bina üç katlı, üç odalı, pembe boyalı bir ahşap ev. Babanın ölümünden sonra ailenin taşındığı bitişikteki ev ise iki katlı, üç odalı ve mutfaklıydı. Yani aile kalabalıklaştıkça değil, gelir azaldıkça daha küçük bir eve geçmişti. Pembe evin kiraya verilmesi de bu dönemde ailenin geçim kaynaklarından biri oldu.
Selanik, Balkan Savaşları sırasında Kasım 1912'de Yunan ordusunun eline geçti; 10 Ağustos 1913'te imzalanan Bükreş Antlaşması ile de resmen Yunanistan'a bırakıldı. Zübeyde Hanım ve Makbule bir süre daha kentte kaldılar, Birinci Dünya Savaşı sırasında İstanbul'a göç ettiler. Böylece ailenin Selanik'le bağı koptu.
Ali Rıza Efendi öldükten sonra Zübeyde Hanım pembe evi kiraya verdi, kendisi çocuklarıyla bitişikteki küçük eve geçti. Kira, ailenin geçimine katkı sağlayan gelirlerden biriydi. Bir süre Langaza'daki kardeşinin kâhyalık yaptığı çiftlikte yaşadılar; Mustafa'nın okulu yüzünden yeniden Selanik'e döndüler.
Zübeyde Hanım daha sonra Ragıp Bey ile evlenince pembe eve yeniden yerleştiler. Mustafa bu evliliğe tepki gösterip bir süre Horhorsu Mahallesi'ndeki halası Emine Hanım'ın yanında kaldı. Yani Selanik'teki çocukluk tek bir adrese değil, aynı mahalledeki birkaç eve, bir çiftliğe ve hala evine dağılıyor.
Atatürk'ün çocukluğunu anlatan yazıların çoğu bu evle başlar, ama çoğu da tek bir cümleyle geçer. Oysa ev ailenin hikâyesinin özetidir: Bir gümrük memurunun ticarete atılması, işlerin bozulması, babanın erken ölümü, annenin çocuklarını tek başına büyütmesi ve sonunda kentin el değiştirmesiyle gelen göç. Mustafa'nın hayatındaki ilk kopuşlar bu adreste yaşandı.
Aynı mahalleden okul yoluna da çıkılıyordu. Şemsi Efendi Mektebi'nden sonra Mustafa, bürokrat yetiştiren Selanik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Çevresindeki askerî öğrencilerin üniformalarından etkilenerek, annesinin karşı çıkmasına rağmen 1893'te Selanik Askerî Rüştiyesi'ne girdi. Pembe evden çıkan çocuğun asker olma yolu böyle başladı.
Babanın ölümünden sonra aile, hemen yanı başındaki iki katlı, üç odalı daha küçük bir eve taşındı. Yani "Atatürk'ün evi" diye bilinen bina, onun bütün çocukluğunu geçirdiği tek yer değil.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Mahalle o yıllarda Müslüman, Yahudi ve Hristiyan ailelerin iç içe yaşadığı, liman ticaretiyle canlı bir şehrin parçasıydı. Babası gümrükte ve kereste işinde çalıştığı için Mustafa'nın ilk gördüğü dünya da bu liman kentiydi.Selanik'teki pembe boyalı ev bugün müze. Bulunduğu yerin adresi artık Aya Dimitriya Mahallesi, Apostolu Pavlu Caddesi No. 75.
Evin iki farklı hikâyesi
Pembe evin kökeni konusunda kaynaklar aynı şeyi söylemiyor. Bu yazının başında aktarılan anlatıma göre ev 1870'te bir vakıf tarafından yaptırılmış, Ali Rıza Efendi 1878'de onu kiralamıştı. Ali Rıza Efendi ve Zübeyde Hanım maddelerinde ise başka bir sıra var: Ali Rıza Efendi gümrük memurluğunu bırakıp kereste ticaretine girmiş, bu işten kazandığı parayla Islahhane semtindeki pembe boyalı ahşap evi yaptırmıştı. Hamile olan Zübeyde Hanım rahat bir doğum için sınırdaki Papazköprüsü'nden Selanik'e gelmiş, Mustafa 1881'de bu evde doğmuştu.
Dikkat: yanlış bilinen
Selanik: Bir liman kentinde büyümekEv "kiralandı" mı, "yaptırıldı" mı? İki anlatım da yaygın ve kaynaklarda yan yana duruyor. Birini kesin doğru diye yazmak yerine "kaynaklar ayrışıyor" demek daha sağlıklı. Kesin olan nokta şu: Mustafa'nın doğduğu bina Koca Kasım Paşa Mahallesi'ndeki, bugün müze olan pembe evdir.
Selanik, 19. yüzyılın sonunda Osmanlı Rumelisi'nin en canlı ticaret merkezlerinden biriydi. Limanı Balkanlar'ın iç bölgelerine açılan kapıydı, demiryolu bağlantıları kenti Üsküp'e ve Avrupa'ya bağlıyordu. Nüfusu kalabalık ve karışıktı. Sokaklarda Türkçe, Rumca, Bulgarca ve Sefarad Yahudilerinin kullandığı Ladino aynı anda duyulurdu.
Mustafa'nın ailesi de bu kentin orta halli ailelerinden biriydi. Baba önce evkaf idaresinde kâtiplik, ardından gümrük idaresinde memurluk yapmış, sonra ticarete atılmıştı. Ali Rıza Efendi'nin kendi babası Hafız Ahmet Efendi'nin ailesi, Selanik'e 1830'larda Manastır Vilayeti'ndeki Kocacık köyünden göç etmişti. Anne tarafı ise Langaza'da toprak işleriyle uğraşan Sofuzadeler'di.
Evin içi ve bugünkü hâli
Mustafa'nın doğduğu bina üç katlı, üç odalı, pembe boyalı bir ahşap ev. Babanın ölümünden sonra ailenin taşındığı bitişikteki ev ise iki katlı, üç odalı ve mutfaklıydı. Yani aile kalabalıklaştıkça değil, gelir azaldıkça daha küçük bir eve geçmişti. Pembe evin kiraya verilmesi de bu dönemde ailenin geçim kaynaklarından biri oldu.
Selanik, Balkan Savaşları sırasında Kasım 1912'de Yunan ordusunun eline geçti; 10 Ağustos 1913'te imzalanan Bükreş Antlaşması ile de resmen Yunanistan'a bırakıldı. Zübeyde Hanım ve Makbule bir süre daha kentte kaldılar, Birinci Dünya Savaşı sırasında İstanbul'a göç ettiler. Böylece ailenin Selanik'le bağı koptu.
Tarih notu
Babanın ölümünden sonraKısa kronoloji:
- 1870 civarı: Ali Rıza Efendi ile Zübeyde Hanım evlenir (kesin yıl tartışmalı).
- 1881 (Rumi 1296): Mustafa pembe evde doğar.
- 1886-1893 arası: Ali Rıza Efendi'nin ölümü (tarih kaynağa göre değişiyor).
- Kasım 1912: Selanik Yunan ordusunun eline geçer.
- 10 Ağustos 1913: Bükreş Antlaşması; Selanik resmen Yunanistan'a bırakılır.
- Birinci Dünya Savaşı yılları: Zübeyde Hanım ile Makbule İstanbul'a gelir.
- 1870 civarı: Ali Rıza Efendi ile Zübeyde Hanım evlenir (kesin yıl tartışmalı).
- 1881 (Rumi 1296): Mustafa pembe evde doğar.
- 1886-1893 arası: Ali Rıza Efendi'nin ölümü (tarih kaynağa göre değişiyor).
- Kasım 1912: Selanik Yunan ordusunun eline geçer.
- 10 Ağustos 1913: Bükreş Antlaşması; Selanik resmen Yunanistan'a bırakılır.
- Birinci Dünya Savaşı yılları: Zübeyde Hanım ile Makbule İstanbul'a gelir.
Ali Rıza Efendi öldükten sonra Zübeyde Hanım pembe evi kiraya verdi, kendisi çocuklarıyla bitişikteki küçük eve geçti. Kira, ailenin geçimine katkı sağlayan gelirlerden biriydi. Bir süre Langaza'daki kardeşinin kâhyalık yaptığı çiftlikte yaşadılar; Mustafa'nın okulu yüzünden yeniden Selanik'e döndüler.
Zübeyde Hanım daha sonra Ragıp Bey ile evlenince pembe eve yeniden yerleştiler. Mustafa bu evliliğe tepki gösterip bir süre Horhorsu Mahallesi'ndeki halası Emine Hanım'ın yanında kaldı. Yani Selanik'teki çocukluk tek bir adrese değil, aynı mahalledeki birkaç eve, bir çiftliğe ve hala evine dağılıyor.
Ek bilgi
Neden önemli?Mahallenin adı da kaynaklarda farklı geçiyor. Yaygın kullanım Koca Kasım Paşa Mahallesi, Islahhane Caddesi. Şerafettin Turan'ın kitabında ise yer "Ahmet Subaşı ya da Hatuniye Koca Kasımpaşa Semti" olarak anılıyor. Bugünkü resmî adres Yunanistan'da Aya Dimitriya Mahallesi, Apostolu Pavlu Caddesi No. 75.
Atatürk'ün çocukluğunu anlatan yazıların çoğu bu evle başlar, ama çoğu da tek bir cümleyle geçer. Oysa ev ailenin hikâyesinin özetidir: Bir gümrük memurunun ticarete atılması, işlerin bozulması, babanın erken ölümü, annenin çocuklarını tek başına büyütmesi ve sonunda kentin el değiştirmesiyle gelen göç. Mustafa'nın hayatındaki ilk kopuşlar bu adreste yaşandı.
Aynı mahalleden okul yoluna da çıkılıyordu. Şemsi Efendi Mektebi'nden sonra Mustafa, bürokrat yetiştiren Selanik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Çevresindeki askerî öğrencilerin üniformalarından etkilenerek, annesinin karşı çıkmasına rağmen 1893'te Selanik Askerî Rüştiyesi'ne girdi. Pembe evden çıkan çocuğun asker olma yolu böyle başladı.
Kaynaklar
- Vikipedi, Mustafa Kemal Atatürk maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Ali Rıza Efendi maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Zübeyde Hanım maddesi (tr.wikipedia.org)