1923'te Anadolu'daki demiryollarının büyük kısmı yabancı sermayeli şirketlere aitti. On beş yıl sonra, Mustafa KemalAtatürk'ün ölümüne doğru, Türkiye sınırları içindeki hatların neredeyse tamamı devletin elindeydi ve ağ yaklaşık iki katına çıkmıştı. Bu değişim tek bir kanunla değil, 1924'ten 1937'ye uzanan bir dizi kanun, kuruluş ve satın almayla gerçekleşti. Bu yazıda o süreci, Türkçe Vikipedi'deki Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları ve Behiç Erkin maddeleri ile İngilizce Wikipedia'daki Turkish State Railways ve Ankara railway station maddelerine dayanarak adım adım izliyoruz.
Önce savaş: Eskişehir'deki üs
Hikâyenin Cumhuriyet'ten önceki bölümü bir subayın adıyla anılır. Türkçe Behiç Erkin maddesine göre Behiç Bey, 1904'ten sonra Selanik-İstanbul demiryolu muhafız kuvvetleri müfettişliği yapmış, Birinci Dünya Savaşı sırasında "Demiryollarının Askerlik Açısından Tarihi, Kullanımı ve Teşkilatı" adlı bir kitap yayımlamış, Çanakkale cephesine yapılan sevkiyatları planlamıştı. Madde, onun Osmanlı döneminde demiryolları üzerine eser yazan ilk ve tek Müslüman Türk olduğunu da belirtir.
İstanbul'un işgalinden sonra Anadolu'ya geçen Behiç Bey, 5 Temmuz 1920'de Ankara'ya vardı. Aynı maddeye göre İsmet Paşa kendisine Genelkurmay'da ikinci başkanlığı, Nafia Vekili İsmail Fazıl Paşa ise Anadolu Şimendiferleri İşletme Müdürlüğü'nü teklif etti; Mustafa Kemal'in yönlendirmesiyle ikincisini seçti. Tek şartı "işine kimsenin karışmaması"ydı ve bu şart kabul edildi. Behiç Bey, hatların kesiştiği Eskişehir'de bir üs kurdu; savaş boyunca cepheye asker, cephane ve malzeme taşıttı, ray döşetti, gerektiğinde ray ve vagonlardan sökülen çelikten kılıç yaptırdı.
TCDD maddesi de demiryollarının Kurtuluş Savaşı'nın lojistiğindeki payını vurgular: cepheye asker, silah ve erzak, cepheden geriye yaralı ve gaziler bu hatlarla taşındı. Behiç Bey bu hizmeti nedeniyle hem TBMM Takdirnamesi hem de İstiklâl Madalyası aldı. Türkçe madde onu 1920–1926 arasında kurumun ilk genel müdürü sayar ve "Demiryollarının Babası" lakabını aktarır. Kurtuluş Savaşı'nda demiryollarını yöneten Behiç (Erkin) BeyGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
24 Mayıs 1924: ilk adım
Cumhuriyet'in ilanından yedi ay sonra ilk kurumsal adım atıldı. TCDD maddesine göre 24 Mayıs 1924 tarihli ve 506 sayılı kanunla Anadolu-Bağdat Demiryolları Müdüriyet-i Umumiyesi kuruldu. Maddenin tarihçe bölümü bu yapıyı Fransızca adıyla da verir: Chemins de fer d'Anatolie Baghdad, kısaca CFAB. Amaç, yabancı şirketlerin elindeki hatları devlete geçirmek için bir devlet şirketi oluşturmaktı.
Bu adımın arka planı açıktı. Osmanlı döneminde demiryolları imtiyazlarla yabancı şirketlere yaptırılmış, hatlar bu şirketlerin işletmesinde kalmıştı. Ankara Garı'nın ilk istasyon binası bile, İngilizce Ankara railway station maddesinin ve TCDD maddesinin aktardığına göre, 1892'de Osmanlı Anadolu Demiryolları (CFOA) şirketi tarafından yapılmıştı.
31 Mayıs 1927: inşa ve işletme tek elde
İkinci büyük adım üç yıl sonra geldi. Türkçe maddeye göre 31 Mayıs 1927 tarihli ve 1042 sayılı kanunla kurum Devlet Demiryolları ve Limanları İdare-i Umumiyesi adını aldı ve CFAB'ı da içine alan bir devlet kurumu hâline geldi. Madde, bu kuruluşla birlikte demiryollarının yapımı ile işletmesinin bir arada yürütülmeye başlandığını belirtir. İngilizce madde de kurumun 1927'den beri bazı büyük limanları işlettiğini yazar; adındaki "Limanlar" kelimesi bu yüzdendir.
Behiç Bey bu dönemde artık genel müdür değil, bakandı. Türkçe maddeye göre 1926–1928 arasında Nafia Vekili, yani bugünkü karşılığıyla bayındırlık bakanı olarak görev yaptı.
Dikkat: yanlış bilinen
Kurumun kuruluş tarihi kaynaklarda farklı verilir. Türkçe Vikipedi'ye göre kurum 24 Mayıs 1924'te CFAB olarak kurulmuş, 31 Mayıs 1927'de Devlet Demiryolları ve Limanları İdare-i Umumiyesi adını almış, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) adını ise 29 Temmuz 1953'te almıştır. İngilizce Wikipedia ise "TCDD 4 Haziran 1929'da demiryollarının millîleştirilmesinin bir parçası olarak kuruldu" der. 1929 tarihine Türkçe maddede rastlamadık; bu yüzden yazıda 1924 ve 1927 kanunlarını esas aldık ve 1929'u yalnızca İngilizce kaynağın verdiği bir tarih olarak not ediyoruz.
Şirket şirket satın alma
Millîleştirme tek seferde olmadı; hatlar birer birer devralındı. Türkçe maddedeki hat tablosunun notlarından derlenen sıra şöyle:
1927: Anadolu-Bağdat şirketi (1.378 km) tamamen devletleştirilerek Devlet Demiryolları ve Limanları İdaresi'ne dönüştü. 1929: 68,382 km uzunluğundaki standart açıklıklı, çift hat Mersin-Tarsus-Adana demiryolu devletleştirildi. 1931: 41,8 km'lik dar açıklıklı Mudanya-Bursa hattı satın alındı. Bu hat 1948'de ekonomik bulunmadığı gerekçesiyle kapatıldı. 1934: 695 km'lik İzmir-Kasaba (Turgutlu) hattı ve uzantıları satın alındı. 1935: Osmanlı Demiryolu Şirketi'nden (Ottoman Railway Company) 610 km'lik İzmir-Aydın hattı satın alındı. 1937: Chemins de fer Orientaux, yani Rumeli Demiryolu şirketinin Türkiye sınırları içindeki hatları satın alındı.
Listeye göre devralma, Anadolu-Bağdat hattıyla başlayıp 1937'de Rumeli hattının Türkiye'deki kısmının satın alınmasıyla tamamlanan on üç yıllık bir süreçti. Ankara Garı binası, 2023Görsel: Wikimedia Commons, CC BY 4.0, yazar: Gargarapalvin. Dosya sayfası
Yeni hatlar: "bakır, kömür, pamuk, demir"
Devralmanın yanında yeni yapım da sürdü. Türkçe maddeye göre 1923'te Anadolu'da 4.559 km olan demiryolu uzunluğu 1940'a kadar 8.637 km'ye çıktı. 1923–1960 arasında yapılan 3.578 km yeni hattın 3.208 km'si 1940'a kadar tamamlanmıştı; yani Cumhuriyet'in ilk otuz yedi yılındaki yapımın büyük bölümü ilk on yedi yıla sığdı.
Madde, 1932 ve 1936'da hazırlanan birinci ve ikinci beş yıllık sanayi planlarında demir-çelik, kömür ve makine gibi ağır yüklerin en ucuz biçimde taşınması için demiryoluna öncelik verildiğini anlatır ve hatların halk arasındaki adlarını aktarır: Ergani'ye ulaşan hat "bakır", Karadeniz Ereğlisi'ne ulaşan hat "kömür", Adana'ya ulaşan hat "pamuk", Çetinkaya'ya ulaşan hat "demir" hattı diye anıldı. Samsun-Kalın ve Irmak-Zonguldak hatlarıyla demiryoluna bağlı liman sayısı altıdan sekize çıktı.
İllerin ağa katılış sırası da maddede verilir: Kayseri1927, Sivas1930, Malatya1931, Niğde1933, Elazığ1934, Diyarbakır1935, Erzurum1939.
Ek bilgi
Ankara'nın gar binası da bu dönemin ürünüdür. TCDD maddesine göre bugünkü ana gar binasının inşaatına 4 Mart 1935'te başlandı, bina 30 Ekim 1937'de tamamlandı; İngilizce madde mimarını Şekip Akalın olarak verir. Yine İngilizce maddeye göre İstanbul-Ankara arasında 1927'de Uluslararası Yataklı Vagonlar Şirketi'nin (CIWL) işlettiği Anadolu Ekspresi seferleri başladı. Projemizin notlar bölümündeki Ankara Garı konusu binanın kendisini ayrıntılı anlatıyor.
Atatürk'ün treni
Demiryolu ağının büyümesi Atatürk'ün yurt gezilerine de yansıdı. Türkçe maddeye göre 1935–1938 arasında kullandığı ve "Beyaz Tren" diye anılan trenin özgün tek vagonu 1964'ten beri Ankara Garı'nda sergileniyor. Vagon 1935'te Breslau'daki Linke-Hofmann-Werke fabrikasında yapılmıştı ve Kültür Bakanlığı'nca 1991'de "Atatürk'e ait korunması gerekli kültür varlığı" olarak tescil edildi.
Aynı gar kompleksindeki eski "Direksiyon Binası" da maddeye göre 27 Aralık 1919'da Mustafa Kemal'in Ankara'ya gelmesiyle Başkomutanlık karargâhı ve konutu olarak kullanılmıştı. Bugün Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Demiryolu Müzesi olarak ziyaret edilebiliyor; müze 24 Aralık 1964'te açıldı.
Dikkat: yanlış bilinen
TCDD maddesindeki müze paragrafı, Fransızlarla yapılan anlaşmanın görüşmelerinin ve imza töreninin "1 Ekim 1921" tarihinde bu binada yapıldığını yazar. Oysa Ankara Antlaşması'nın imza tarihi, projemizdeki ilgili konuda da anlattığımız gibi 20 Ekim 1921'dir. Madde aynı paragrafta 23 Nisan 1920'de TBMM'nin oluşturulmasına ilişkin kararların da bu binada alındığını belirtir; bu iddiayı ikinci bir kaynakta doğrulayamadığımız için ayrıntısına girmedik.
Sonrası
TCDD maddesi 1940–1960 dönemini "durgunluk dönemi" olarak adlandırır: yapım İkinci Dünya Savaşı'na kadar sürdü, sonra yavaşladı. Kurum 1953'te Ulaştırma Bakanlığı'na bağlanarak bugünkü adını aldı. Behiç Erkin ise maddeye göre 22 Kasım 1928'de milletvekilliğinden istifa etti, sonraki yıllarını büyükelçi olarak geçirdi.
1924'ten 1937'ye uzanan devralma, Cumhuriyet ekonomisinin en uzun soluklu işlerinden biriydi. Kanunların, satın almaların ve yeni hatların tarihleri ayrı ayrı izlenince, "demiryolları bir günde devletleştirildi" türünden özetlerin neden eksik kaldığı görülüyor.