Mustafa Kemal'in hayatında 19 Mayıs tarihi 1919'daki Samsun çıkışıyla anılır. Ama tam dört yıl önce, 19 Mayıs 1915 sabahı, Arıburnu cephesinde onun tümeninin de katıldığı büyük bir Osmanlı taarruzu yapıldı. Bu taarruz, Anzak köprübaşını denize dökmek için yapılan en büyük girişimdi ve birkaç saat içinde ağır kayıpla sona erdi. Bu yazı İngilizce Wikipedia'daki Third attack on Anzac Cove maddesi ile Türkçe Vikipedi'deki Arıburnu Muharebeleri maddesinin "19 Mayıs Osmanlı taarruzu" bölümüne dayanıyor. Birlik numaraları ve rakamlar bu iki maddeden aktarıldı.
Neden yeniden taarruz?
25 Nisan çıkarmasından sonra Anzak kuvvetleri dar bir kıyı şeridine tutunmuştu. İngilizce maddeye göre köprübaşı kuzeydeki iki ileri karakol dahil güneye doğru yaklaşık 3,2 km uzanıyordu ve derinliği en fazla 690 metre kadardı. Bazı mevzilerde Türk siperleri Anzak hatlarına on yarda, yani dokuz metre kadar yaklaşmıştı. Quinn's ve Courtney's gibi merkezdeki mevzilerin hemen arkası dik bir uçurumdu.
Dikkat: yanlış bilinen
Köprübaşının boyutları kaynaklarda farklıdır. İngilizce madde bir yerde uzunluğu 3,2 km, derinliği 690 m verirken, "başka kaynaklara göre" 2,4 km uzunluk ve 910 m derinlikten de söz eder. Biz iki rakamı da aktarıyoruz.
Nisan sonundaki iki Osmanlı karşı taarruzu köprübaşını sökemedi. Ordu komutanı Liman von Sanders5 Mayıs'ta birliklerin savunmaya geçmesini emretti. İngilizce maddeye göre Osmanlı Genelkurmayı ise Anzak mevzisini öyle dayanaksız görüyordu ki küçük bir başarının bile onları "denize sürebileceğini" düşünüyordu. Bir hesap daha vardı: Arıburnu temizlenirse dört beş tümen Seddülbahir'e kaydırılabilirdi.
Türkçe madde kararın nasıl verildiğini daha somut anlatır. Başkomutan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa11 Mayıs 1915'te Liman von Sanders'i karargâhında ziyaret etti, İstanbul'dan gelen 2. Tümen'i Kuzey Grubu Komutanı Esat Paşa'nın emrine verdi ve Arıburnu'nda hemen taarruz edilerek düşmanın denize dökülmesini emretti.
Plan: sessiz bir gece hücumu
Taarruzu doğrudan Esat Paşa yönetti. İngilizce maddeye göre kuvvetler 18 Mayıs'ta gizlice Türk hatlarının gerisinde toplanacak, 19 Mayıs saat 03.30'da, hava henüz karanlıkken bütün Anzak çevresi boyunca aynı anda hücum edilecekti. Baskın etkisi için taarruzdan hemen önce topçu ateşi açılmayacaktı. Ancak bir gün önce saat 17.00 ile gece yarısı arasında bütün Türk topçusu Anzak hatlarını dövdü. Taarruzun işareti, Quinn's mevzisinin altına kazılan bir lağımın patlatılması olacaktı; ama 19 Mayıs'a kadar lağım tüneli bitirilemedi.
Türkçe madde saldırı düzenini kuzeyden güneye şöyle sıralar: Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Bey'in 19. Tümeni, Albay Hasan Basri (Somel) Bey'in 5. Tümeni, Kurmay Yarbay Hasan (Askerî) Bey'in 2. Tümeni ve Albay Rüştü (Sakarya) Bey'in 16. Tümeni. İngilizce madde bunlara bağımsız 77. Alay'ı da ekler ve toplam kuvveti yaklaşık 42.000 kişi olarak verir. 2. ve 16. tümenler yarımadaya yeni gelmişti; diğer ikisi önceki karşı taarruzlara katılmıştı.
İngilizce maddeye göre 19. Tümen bu tarihte 27., 57. ve 72. alaylardan oluşuyordu. Türkçe madde ayrıca Mustafa Kemal'in 25 Nisan'dan 16 Mayıs 1915'e kadar "Arıburnu Kuvvetleri Komutanı" olarak görev yaptığını yazar. Yani 19 Mayıs taarruzunda o, cephenin genel komutanı değil, dört tümenden birinin komutanıydı; genel yönetim Esat Paşa'daydı.
Karşı tarafta, İngilizce maddeye göre, iki tümenden oluşan yaklaşık 17.300 kişi ve 43 top vardı. Anzak komutanları 16 Mayıs'ta bile karşılarında 15-20 bin kişi bulunduğunu sanıyordu. 18 Mayıs'ta bir İngiliz deniz uçağı Anzak mevzisinin karşısındaki vadilerin "Türk askeriyle tıklım tıklım" olduğunu gördü; ikinci bir uçak Eceabat'a yeni birlikler çıkarıldığını bildirdi. Haber 17.15'te iki Anzak tümenine iletildi. Gece 23.45 dolaylarında Quinn's'te bir Türk bombası patladı ve gece yarısını on geçeye kadar tüfek ateşi sürdü. Anzak askerleri her zamankinden yarım saat erken, 03.00'te hazır kıta durumuna geçirildi ve siperlerin önüne tel makaraları atıldı. Arıburnu'ndaki Pope's, Quinn's ve Courtney's mevzilerini gösteren dönem çizimiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Auckland Museum Collections from Auckland, Aotearoa New Zealand. Dosya sayfası
03.30: dalga dalga
İngilizce madde taarruzu kesim kesim anlatır. 2 numaralı kesimde Avustralya 4. Taburu, Johnston's Jolly ile German Officers' Ridge arasındaki vadide hareket ve süngü parıltıları gördü. 5. Tümen alışılmışın aksine boru çalmadan, bağırmadan hücuma kalktı; siperler arası yalnızca 180 metre kadardı. Arkasından 2. ve 16. tümenler geldi. 2. Tümen Avustralya cephesini çaprazlama geçerken yandan tüfek ve makineli tüfek ateşine yakalandı.
Lone Pine'ın karşısında, Avustralyalıların açmakta olduğu yeni bir siperin iki ucu arasında yaklaşık 46 metrelik bir boşluk kalmıştı. 16. Tümen buraya yüklendi; 48. Alay ağır ateş altında bu boşluğa kadar ilerledi. Madde, bazı Türk askerlerinin Avustralya siperine ulaştığını, Avustralyalı topçuların toplarını kullanılmaz hâle getirip piyadeyle birlikte siperlere girdiğini yazar. 16. Tümen dört ardışık dalgayla hücum etti. Wire Gully'de bir grup el bombasıyla bir makineli tüfeği susturup sipere girdi, ama tutunamadı.
3 numaralı kesimde 5. Tümen'in bir bölümü 04.00'te Courtney's mevzisine el bombalarıyla girdi. Madde burada Avustralyalı er Albert Jacka'nın küçük bir grupla karşı hücum yaparak mevziyi geri aldığını ve Victoria Haçı aldığını anlatır. Quinn's mevzisine dört ayrı hücum yapıldı. Kuzeyde, Russell's Top'ta 19. Tümen el bombalarıyla üç dalga hâlinde Yeni Zelanda mevzilerine yüklendi; Wellington Atlı Tüfekçileri'nin yandan açtığı makineli tüfek ateşi ve Auckland alayının karşı hücumuyla geri çekildi.
Gün ağarınca
Sabaha doğru Türk birlikleri ateş ve hareketle ilerlemeyi sürdürmeye çalıştı, sonra kendi hatlarına dönmeye başladı. İngilizce maddeye göre bu sırada Türk karargâhına bazı hedeflerin alındığını bildiren bir rapor ulaştı ve 05.00'te bu kez topçu desteğiyle ikinci bir taarruz emri verildi. 05.25'te 2. ve 5. tümenler yeniden saldırdı. Quinn's'e dört hücum daha yapıldı; bir seferinde bir subay ve otuz kadar asker Courtney's ile Quinn's'in birleşim yerine ulaştı. Bu düzen saat 10.00'a kadar sürdü; madde o saatlerde müttefik gözcülerin Türk askerlerinde siperden çıkmaya karşı bir isteksizlik gördüğünü yazar.
Türkçe madde aynı sonucu tek cümleyle verir: 03.30'da başlayan taarruz, Anzak makineli tüfekleri ve kıyıyı projektörlerle aydınlatan müttefik donanmasının topçu ateşiyle etkisiz kaldı.
Dikkat: yanlış bilinen
Kayıp rakamları yalnız İngilizce maddeden. Madde Türk tarafının kayıplarını "yaklaşık on bin, bunun üç bini ölü" olarak verir ve Türk rakamlarının bilinmediğini ayrıca belirtir. En ağır kaybı 5. Tümen, en hafifini görece az etkin kalan 19. Tümen vermiş; ama 19. Tümen'in kaybı da bin kişiyi aşmış. Anzak kaybı 160 ölü ve 468 yaralıdır. Türkçe madde bu taarruz için rakam vermiyor. Bu yüzden Osmanlı kayıplarını kesin bir sayı olarak değil, İngilizce kaynağın tahmini olarak okumak gerekir.
Anzak tarafında karşı taarruz düşünüldü. İngilizce maddeye göre Birdwood, Türk topçusuna karşı yapılacak bir saldırının sonuçsuz kalacağına inanıyordu; ama İngiliz genel karargâhı 15.35'te fırsattan yararlanmasını emretti. Tümen komutanı Godley, Wellington Atlı Tüfekçileri'nin Kılıçbayır önündeki Türk siperlerine, yani Nek denilen dar sırta saldırmasını istedi. Siper açık arazide 91 metre ötedeydi. Tugay komutanı Russell, Godley'ye durumu anlattı, "kendi muhakemesini kullanması" yanıtını aldı ve saldırıyı hemen iptal etti. Aynı dar sırtta üç ay sonra yapılacak saldırının sonucunu bilen okur için bu küçük ayrıntı ürperticidir. Quinn's Post'un gerisinde Avustralya 4. Tugayı askerleri, 1915Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Category:Charles Bean. Dosya sayfası
20 ve 24 Mayıs: ölüleri toplamak için
İngilizce maddeye göre ertesi gün, 20 Mayıs'ta, iki hat arasındaki ölülerin kokusu ve hâlâ orada bekleyen yaralılar Yeni Zelanda ve Avustralya Tümeni karargâhını ateşkes önermeye yöneltti. Kızılhaç ve Kızılay bayrakları altında resmî olmayan bir ateşkes başladı, Türk sedyecileri ölü ve yaralıları toplamak için hatlar arasına girdi. Saat 19.00'dan hemen sonra Türklerin yaralı toplarken taarruz için asker yığdığı izlenimi doğdu ve Avustralya 9. Taburu ateş açtı; Türk topçusu karşılık verdi.
İki taraf arasındaki yazışmalarla 24 Mayıs'ta daha resmî bir ateşkes yapıldı. Ateş kesildi, gruplar ölüleri gömmek için siperlerden çıktı; ateşkes 16.30'da sona erdi ve herkes kendi hattına döndü.
Dikkat: yanlış bilinen
Ateşkesin başlangıç saati aynı maddede iki türlü geçiyor. Madde ateşin 07.30'da kesildiğini yazarken, aktardığı Avustralyalı er Victor Laidlaw'ın günlüğünde ateşkesin "sabah 8.30'dan akşam 4.30'a kadar" ilan edildiği yazılıdır. Bitiş saati (16.30) iki anlatımda da aynıdır.
Sonuç ve anlamı
Taarruzdan sonraki yirmi dört saat içinde üç müttefik tugayı köprübaşına takviye olarak geldi, ama beklenen ikinci büyük Türk hücumu olmadı. İngilizce madde, Türklerin köprübaşını hiçbir zaman ele geçiremediğini, Anzakların ise yıl sonunda bölgeyi kendileri tahliye ettiğini yazar.
Türkçe madde 19 Mayıs'tan sonraki tabloyu şöyle çizer: Mayıs sonunda Anzak mevzileri sağlamlaştı, Osmanlı tarafı da köprübaşını derin bir siper ağıyla çevirdi ve cephe kilitlendi. Makineli tüfek yuvaları ve donanmanın ateşi yüzünden Osmanlı tarafının taarruz etmesi neredeyse imkânsızdı; Çanakkale Savaşı boyunca Osmanlı ordusunun yeterli topçu cephanesi de olmadı. Anzakların ise Türk askerinin hâkim sırtlarda bulunması yüzünden başarılı bir taarruz şansı yoktu.
Tarih notu
Kısa kronoloji (iki maddeye göre): 25 Nisan çıkarma. 5 MayısLiman von Sanders'in savunma emri. 11 MayısEnver Paşa'nın ziyareti ve taarruz kararı. 16 MayısMustafa Kemal'in Arıburnu Kuvvetleri Komutanlığı'nın sona ermesi. 18 Mayıs 17.00-24.00 Türk topçu ateşi, akşam İngiliz uçaklarının gözlemi. 19 Mayıs 03.30 taarruz, 05.00 ikinci taarruz emri, 10.00 civarı hücumların sönmesi. 20 Mayıs resmî olmayan ateşkes. 24 Mayıs gömü ateşkesi.
19 Mayıs 1915, Mustafa Kemal'in Çanakkale'deki ününü getiren günlerden biri değildir; 19. Tümen bu taarruzda en az etkin kalan birlikti. Ama Arıburnu'nda ağustosa kadar sürecek siper savaşının neden kilitlendiğini anlamak, onun ağustostaki Anafartalar ve Conkbayırı kararlarının hangi zeminde verildiğini de açıklar.