30 Ocak 1923'te Lozan'da Türkiye ve Yunanistan temsilcileri, iki ülke arasında zorunlu nüfus değişimini öngören bir sözleşme imzaladı. Barış antlaşmasının kendisi henüz imzalanmamıştı; görüşmeler sürüyordu. Bu sözleşmeyle yüz binlerce insan doğup büyüdüğü yerden, dili veya kökeni değil dini esas alınarak başka bir ülkeye gönderildi. Türkçede bu insanlara "mübadil" denir. Konu hem Cumhuriyet'in ilk yıllarının nüfus yapısını hem de Türk-Yunan ilişkilerini derinden etkiledi.
Arka plan: Balkan Savaşları'ndan 1922'ye
Türkçe Vikipedi'nin mübadele maddesine göre Osmanlı Devleti 1912 Balkan Savaşı'ndan sonra Rumeli'deki topraklarının neredeyse tamamını kaybetti ve geride yüz binlerce Müslüman Türk bıraktı. Madde, bu nüfusun yaklaşık on yıl boyunca baskıya ve yer yer katliamlara maruz kaldığını, 1914 başında Müslümanların göçe zorlandığını yazar. Aynı madde, Anadolu kıyılarında da Rum Ortodoks nüfusun göçe zorlandığını, Ege kıyılarındaki yaklaşık 20.000 Rum'un Yunanistan'a göç etmek zorunda kaldığını aktarır. Mübadele fikri ilk kez o yıllarda, Osmanlı'nın Atina elçisi Galip Kemali Bey tarafından gündeme getirildi; ama Birinci Dünya Savaşı bu görüşmeleri yarıda bıraktı.
1922'de Yunan ordusu Anadolu'dan yenilerek çekildi. Türkçe kaynağa göre bunun ardından 1.069.957 Anadolulu Rum Yunanistan'a göç etti. İngilizce Vikipedi, 1922 sonbaharında Yunanistan'a yaklaşık 900.000 Rum'un vardığını ve Fridtjof Nansen'e göre bunların üçte birinin Doğu Trakya'dan, üçte ikisinin Anadolu'dan geldiğini yazar. Yani sözleşme imzalandığında Anadolu Rumlarının büyük bölümü zaten Yunanistan'daydı.
İngilizce Vikipedi'ye göre Türkiye Dışişleri Vekili Yusuf Kemal Bey (Tengirşek) 16 Mart 1922'de, Ankara hükûmetinin Anadolu Rumları ile Yunanistan Müslümanları arasında bir nüfus değişimi fikrini kabule hazır olduğunu açıkladı. Resmî talep ise Eleftherios Venizelos'tan geldi: 16 Ekim 1922'de, Mudanya Mütarekesi'nden iki gün sonra Milletler Cemiyeti'ne gönderdiği mektupta "Türk ve Rum nüfuslarının zorunlu mübadelesini" önerdi ve düzenlemeyi Fridtjof Nansen'den istedi. Nansen, Milletler Cemiyeti'nin ilk mülteci yüksek komiseri olarak mübadeleyi önerdi ve denetledi; daha önce Rus ve diğer mülteciler için bir seyahat belgesi de geliştirmişti.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Sözleşmenin maddeleri
Sözleşme on dokuz maddeden oluşuyordu. Türkçe kaynakların özetine göre:
Mübadelenin ölçütü dil ya da etnik köken değil dindi. Bu yüzden Türkçeden başka dil bilmeyen Karamanlı Ortodokslar Yunanistan'a gönderildi. Yunanistan'dan gelen Müslümanlar arasında da Türklerin yanında Pomaklar, Ulahlar, Rumca konuşan Müslümanlar ve Arnavutlar vardı. Türkçe Vikipedi'nin sözleşme maddesi, Yunan Makedonyası ve Epir'den gelen birçok Müslüman'ın çok az Türkçe bildiği hâlde "Türk" sayıldığını belirtir. Kaynak, Katolik ve Protestan Rumların yerlerinde kaldığını ve bunun Osmanlı'nın millet sistemi anlayışının sürdüğünü gösterdiğini yazar.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Frank America. Dosya sayfası
Mübadiller nereye yerleşti?
Türkiye'ye gelen mübadiller Drama, Girit, Kesriye, Florina, Kozana, Nasliç, Grebene, Kavala, Selanik, Vodina ve Yanya gibi yerlerden geliyordu. Çoğu, Rumların ayrılışıyla boşalan Doğu Trakya ve Batı Anadolu köy ve kasabalarına yerleştirildi. Mübadillerin en yoğun yerleştirildiği iller arasında Adana, Edirne, Balıkesir, İstanbul, Bursa, Tekirdağ, Kırklareli, İzmir, Kocaeli, Manisa, Çanakkale, Mersin ve Samsun sayılır. Yunanistan'ın 1928 nüfus sayımına göre ülkedeki göçmen nüfus 1.221.849'du ve bunların 1.104.216'sı Türkiye'den gelmişti.
Göçün büyük bölümü 1923-1924'te gerçekleşti. Türkçe kaynağa göre zorunlu göç, 1930'daki İnönü-Venizelos anlaşmasına kadar az sayıda vakada sürdü ve iki ülke ekonomisinde yaklaşık yirmi yıl süren ağır bir krize yol açtı. İngilizce Vikipedi de 1923-1930 arasında gelen göçmenlerin Anadolu toplumunu derinden değiştirdiğini yazar.
Muafiyet tanınan iki topluluk, sonraki yıllarda iki ülke ilişkilerinde karşılıklılık konusunun merkezinde kaldı. İngilizce Vikipedi'ye göre 1924'te Türkiye'de yaklaşık 340.000 Rum kalmıştı ve bunların 220.000'i İstanbul'daydı. Aynı kaynak, savaş sırasında İstanbul'dan geçici olarak ayrılan Rumların geri dönmesine izin verilmediğini yazar. İstanbul'daki Rum nüfus sonraki on yıllarda, özellikle 1955 olayları ve 1964 sınır dışı etmeleriyle hızla azaldı.
Sonuç
1923 mübadelesi, Balkan Savaşları'yla başlayan on yıllık savaş ve göç döneminin hukuki olarak kapatılmasıydı. Yeni Türkiye için Rumeli'den gelen yüz binlerce insanın yerleştirilmesi büyük bir yük oldu, ama bu insanlar Cumhuriyet'in toplumsal yapısının önemli bir parçası hâline geldi. Mübadele bugün de hem Türkiye'de hem Yunanistan'da aile hikâyeleri ve hatıralar üzerinden canlı tutulan bir konudur.
Arka plan: Balkan Savaşları'ndan 1922'ye
Türkçe Vikipedi'nin mübadele maddesine göre Osmanlı Devleti 1912 Balkan Savaşı'ndan sonra Rumeli'deki topraklarının neredeyse tamamını kaybetti ve geride yüz binlerce Müslüman Türk bıraktı. Madde, bu nüfusun yaklaşık on yıl boyunca baskıya ve yer yer katliamlara maruz kaldığını, 1914 başında Müslümanların göçe zorlandığını yazar. Aynı madde, Anadolu kıyılarında da Rum Ortodoks nüfusun göçe zorlandığını, Ege kıyılarındaki yaklaşık 20.000 Rum'un Yunanistan'a göç etmek zorunda kaldığını aktarır. Mübadele fikri ilk kez o yıllarda, Osmanlı'nın Atina elçisi Galip Kemali Bey tarafından gündeme getirildi; ama Birinci Dünya Savaşı bu görüşmeleri yarıda bıraktı.
1922'de Yunan ordusu Anadolu'dan yenilerek çekildi. Türkçe kaynağa göre bunun ardından 1.069.957 Anadolulu Rum Yunanistan'a göç etti. İngilizce Vikipedi, 1922 sonbaharında Yunanistan'a yaklaşık 900.000 Rum'un vardığını ve Fridtjof Nansen'e göre bunların üçte birinin Doğu Trakya'dan, üçte ikisinin Anadolu'dan geldiğini yazar. Yani sözleşme imzalandığında Anadolu Rumlarının büyük bölümü zaten Yunanistan'daydı.
Tarih notu
Talep kimden geldi?Mübadelenin kronolojisi:
- 18 Ekim 1912: Birinci Balkan Savaşı'nın ilanı; sözleşme bu tarihten sonra göç edenleri de kapsar.
- 16 Mart 1922: Dışişleri Vekili Yusuf Kemal Bey, Ankara hükûmetinin mübadele fikrine açık olduğunu söyler.
- 16 Ekim 1922: Venizelos, Milletler Cemiyeti'ne yazdığı mektupla zorunlu mübadele önerir.
- 30 Ocak 1923: Mübadele Sözleşmesi Lozan'da imzalanır.
- 1 Mayıs 1923: Sözleşmeye göre zorunlu göçün başlangıç tarihi.
- 23 ve 25 Ağustos 1923: Türkiye ve Yunanistan sözleşmeyi onaylar.
- 8 Ekim 1923: Karma Komisyon Atina'da çalışmaya başlar.
- 21 Haziran 1924: Komisyonun merkezi İstanbul'a taşınır.
- 27 Ocak 1925: Sözleşme Milletler Cemiyeti Antlaşmalar Serisi'ne kaydedilir.
- 1930: İnönü-Venizelos anlaşmasıyla süreç fiilen kapanır.
- 18 Ekim 1912: Birinci Balkan Savaşı'nın ilanı; sözleşme bu tarihten sonra göç edenleri de kapsar.
- 16 Mart 1922: Dışişleri Vekili Yusuf Kemal Bey, Ankara hükûmetinin mübadele fikrine açık olduğunu söyler.
- 16 Ekim 1922: Venizelos, Milletler Cemiyeti'ne yazdığı mektupla zorunlu mübadele önerir.
- 30 Ocak 1923: Mübadele Sözleşmesi Lozan'da imzalanır.
- 1 Mayıs 1923: Sözleşmeye göre zorunlu göçün başlangıç tarihi.
- 23 ve 25 Ağustos 1923: Türkiye ve Yunanistan sözleşmeyi onaylar.
- 8 Ekim 1923: Karma Komisyon Atina'da çalışmaya başlar.
- 21 Haziran 1924: Komisyonun merkezi İstanbul'a taşınır.
- 27 Ocak 1925: Sözleşme Milletler Cemiyeti Antlaşmalar Serisi'ne kaydedilir.
- 1930: İnönü-Venizelos anlaşmasıyla süreç fiilen kapanır.
İngilizce Vikipedi'ye göre Türkiye Dışişleri Vekili Yusuf Kemal Bey (Tengirşek) 16 Mart 1922'de, Ankara hükûmetinin Anadolu Rumları ile Yunanistan Müslümanları arasında bir nüfus değişimi fikrini kabule hazır olduğunu açıkladı. Resmî talep ise Eleftherios Venizelos'tan geldi: 16 Ekim 1922'de, Mudanya Mütarekesi'nden iki gün sonra Milletler Cemiyeti'ne gönderdiği mektupta "Türk ve Rum nüfuslarının zorunlu mübadelesini" önerdi ve düzenlemeyi Fridtjof Nansen'den istedi. Nansen, Milletler Cemiyeti'nin ilk mülteci yüksek komiseri olarak mübadeleyi önerdi ve denetledi; daha önce Rus ve diğer mülteciler için bir seyahat belgesi de geliştirmişti.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Sözleşmenin maddeleri
Sözleşme on dokuz maddeden oluşuyordu. Türkçe kaynakların özetine göre:
- 1. madde: 1 Mayıs 1923'ten itibaren Türkiye'deki Rum Ortodoks ile Yunanistan'daki Müslüman nüfus arasında zorunlu göç başlar; mübadiller, ilgili hükûmetin izni olmadan eski yurtlarına dönüp yerleşemez.
- 2. madde: İstanbul Rumları ile Batı Trakya Müslümanları mübadeleden muaftır.
- 3. madde: 18 Ekim 1912'den sonra yerlerinden göç etmiş olanlar da mübadele kapsamındadır.
- 5. ve 8. maddeler: Mübadillerin mülkiyet hakları korunur; taşınır mallarını vergisiz yanlarında götürebilirler.
- 7. madde: Mübadil, terk ettiği ülkenin vatandaşlığından çıkar, yeni ülkesinin vatandaşlığını alır.
- 9. ve 11-13. maddeler: Geride bırakılan mallar bir Karma Komisyon tarafından değerlendirilip tasfiye edilir.
- 14. madde: Göçmenlere yeni ülkelerinde geride bıraktıklarına eş değerde mal verilir.
Dikkat: yanlış bilinen
Din esaslı bir ayrımRakamlar kaynağa göre değişir ve bu konuda en çok karışan noktadır. Türkçe Vikipedi, 1.200.000 Ortodoks Rum'un Anadolu'dan Yunanistan'a, 500.000 Müslüman'ın Yunanistan'dan Türkiye'ye göç ettiğini yazar; İngilizce Vikipedi ise Yunanistan'dan gelen Müslümanlar için 355.000-400.000 aralığını verir. Bu farkın bir nedeni neyin sayıldığıdır. 1923-1926 arasında Karma Komisyon'un taşıdığı mübadil sayısı 355.635'tir; kendi imkânıyla gelenler buna dâhil değildir. Türk hükûmetinin 1921-1928 arasında iskân ettiği mübadil sayısı ise 463.534'tür. Ayrıca İngilizce kaynağa göre Karma Komisyon resmî mübadele kapsamında yaklaşık 190.000 Rum kaydetmiştir; çünkü Rumların çoğu sözleşmeden önce, 1922'de ayrılmıştı. "Bir buçuk milyon", "iki milyon" gibi yuvarlak rakamlar bu farklı sayımları bir arada verir.
Mübadelenin ölçütü dil ya da etnik köken değil dindi. Bu yüzden Türkçeden başka dil bilmeyen Karamanlı Ortodokslar Yunanistan'a gönderildi. Yunanistan'dan gelen Müslümanlar arasında da Türklerin yanında Pomaklar, Ulahlar, Rumca konuşan Müslümanlar ve Arnavutlar vardı. Türkçe Vikipedi'nin sözleşme maddesi, Yunan Makedonyası ve Epir'den gelen birçok Müslüman'ın çok az Türkçe bildiği hâlde "Türk" sayıldığını belirtir. Kaynak, Katolik ve Protestan Rumların yerlerinde kaldığını ve bunun Osmanlı'nın millet sistemi anlayışının sürdüğünü gösterdiğini yazar.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Frank America. Dosya sayfası
Mübadiller nereye yerleşti?
Türkiye'ye gelen mübadiller Drama, Girit, Kesriye, Florina, Kozana, Nasliç, Grebene, Kavala, Selanik, Vodina ve Yanya gibi yerlerden geliyordu. Çoğu, Rumların ayrılışıyla boşalan Doğu Trakya ve Batı Anadolu köy ve kasabalarına yerleştirildi. Mübadillerin en yoğun yerleştirildiği iller arasında Adana, Edirne, Balıkesir, İstanbul, Bursa, Tekirdağ, Kırklareli, İzmir, Kocaeli, Manisa, Çanakkale, Mersin ve Samsun sayılır. Yunanistan'ın 1928 nüfus sayımına göre ülkedeki göçmen nüfus 1.221.849'du ve bunların 1.104.216'sı Türkiye'den gelmişti.
Göçün büyük bölümü 1923-1924'te gerçekleşti. Türkçe kaynağa göre zorunlu göç, 1930'daki İnönü-Venizelos anlaşmasına kadar az sayıda vakada sürdü ve iki ülke ekonomisinde yaklaşık yirmi yıl süren ağır bir krize yol açtı. İngilizce Vikipedi de 1923-1930 arasında gelen göçmenlerin Anadolu toplumunu derinden değiştirdiğini yazar.
Ek bilgi
İstanbul Rumları ve Batı Trakya TürkleriEleştiriler iki noktada toplanır. Birincisi göçün zorunlu oluşudur: insanların doğdukları ülkeden devletler arası bir anlaşmayla çıkarılması bir "vatana dönüş" değil sürgün olarak nitelenmiştir. İkincisi milliyetin dinle ölçülmesidir. İngilizce Vikipedi, bazı akademisyenlerin mübadeleyi "karşılıklı etnik temizliğin yasal biçimi" olarak eleştirdiğini, bazılarının ise olumsuz yanlarına rağmen yeni bir felaketi önlediği için genel sonucunun olumlu olduğunu savunduğunu aktarır. Konu kültürde de iz bıraktı: Çağan Irmak'ın "Dedemin İnsanları" filmi ve anonim Selanik türküsü "Bir Fırtına Tuttu Bizi" mübadele anlatısının bilinen örnekleridir.
Muafiyet tanınan iki topluluk, sonraki yıllarda iki ülke ilişkilerinde karşılıklılık konusunun merkezinde kaldı. İngilizce Vikipedi'ye göre 1924'te Türkiye'de yaklaşık 340.000 Rum kalmıştı ve bunların 220.000'i İstanbul'daydı. Aynı kaynak, savaş sırasında İstanbul'dan geçici olarak ayrılan Rumların geri dönmesine izin verilmediğini yazar. İstanbul'daki Rum nüfus sonraki on yıllarda, özellikle 1955 olayları ve 1964 sınır dışı etmeleriyle hızla azaldı.
Sonuç
1923 mübadelesi, Balkan Savaşları'yla başlayan on yıllık savaş ve göç döneminin hukuki olarak kapatılmasıydı. Yeni Türkiye için Rumeli'den gelen yüz binlerce insanın yerleştirilmesi büyük bir yük oldu, ama bu insanlar Cumhuriyet'in toplumsal yapısının önemli bir parçası hâline geldi. Mübadele bugün de hem Türkiye'de hem Yunanistan'da aile hikâyeleri ve hatıralar üzerinden canlı tutulan bir konudur.
Kaynaklar
- Vikipedi, Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Türk-Yunan Mübadele Sözleşmesi maddesi (tr.wikipedia.org)
- English Wikipedia, Population exchange between Greece and Turkey (en.wikipedia.org)