İçeriğe geç
Giriş yap
0

Menemen Olayı, 23 Aralık 1930: Asteğmen Kubilay, bekçiler Hasan ve Şevki, ardından gelen sıkıyönetim ve Divanıharp

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt1 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın kapanmasından beş hafta sonra İzmir'in kuzeyindeki Menemen'de yaşanan olay, Cumhuriyetin ilk on yılının en çok anılan olaylarından biri oldu. Bir öğretmen yedek subay ile iki mahalle bekçisi öldürüldü, bölgede sıkıyönetim ilan edildi ve Mustafa Kemal iki kez toplantı yaptı. Bu konuda olayı, Ankara'nın tepkisini ve yargılamaları kaynaklardaki farklarla birlikte ele alıyoruz.

Kubilay kimdi?

Türkçe Vikipedi'ye göre Mustafa Fehmi Kubilay 15 Kasım 1906'da Adana'nın Kozan ilçesinde doğdu. Ailesi Girit göçmeniydi; 1912'de İzmir'e, sonra Aydın'a taşındılar. Tarih derslerine ilgisi ve Kubilay Han'a hayranlığı yüzünden arkadaşları ona "Kubilay" lakabını taktı ve bu ad onun adı oldu. 1926'da Bursa Muallim Mektebi'nden mezun oldu, 1 Eylül 1926'da Aydın'ın Sultanhisar Mektebi'ne atandı, sonra Aydın'daki Gazipaşa Mektebi'ne geçti. Burada tanıştığı öğretmen Fatma Vedide Hanım'la 1928'de evlendi. 1930'da yedek subay olarak askerliğini yapıyordu.

Öğretmen ve yedek subay Mustafa Fehmi Kubilay
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor, probably former copyright holder was Cumhuriyet (and/or other newspapers and/or Anatolian Agency) per articl. Dosya sayfası

23 Aralık sabahı

Türkçe Vikipedi'ye göre 23 Aralık 1930 sabahı Manisa'dan Menemen'e gelen, dördü silahlı altı kişi, bir camiden aldıkları yeşil sancağı sabah namazından sonra ilçe meydanına dikti ve silah zoruyla çevrelerine insan toplamaya çalıştı. Grubun önde gelenleri Giritli Derviş Mehmet, Şamlı Mehmet, Sütçü Mehmet Emin, Nalıncı Hasan ve Küçük Hasan'dı. Derviş Mehmet kendini mehdi olarak tanıttı ve arkalarında 70 bin kişilik bir "halife ordusu" olduğunu ileri sürdü. "Şapka giyen kâfirdir. Yakında yine şeriata dönülecektir" diye bağırıyorlardı. Bayrağın altından geçirilenler arasında fabrika işçisi Hayimoğlu Jozef gibi gayrimüslimler de vardı.

Olayı haber alan 43. Piyade Alayı'nın komutanı, Kubilay'ı bir manga askerle meydana gönderdi. Kubilay askerlerinden ayrılıp tek başına kalabalığın içine girdi ve onları teslim olmaya ikna etmeye çalıştı. Eylemcilerden biri ateş edince yaralandı; askerler karşılık verdi, ama tüfeklerdeki fişekler öldürücü değildi. Derviş Mehmet bunu "bana kurşun işlemiyor" diye yorumladı. Kubilay yaralı hâlde cami avlusuna sığındı; Derviş Mehmet ve arkadaşları peşinden gelip onu öldürdü ve başını kesti. Mahalle bekçisi Hasan saldırganlara ateş açarak iki kişiyi yaraladı, ama kendisi de öldü. Bekçi Şevki de öldürüldü. Takviye birlikleriyle çıkan çatışmada Şamlı Mehmet ve Sütçü Mehmet öldü.
Dikkat: yanlış bilinen
Olayın bazı ayrıntıları kaynaklarda farklıdır. Türkçe Vikipedi, askerlerin tüfeklerinde "manevra fişeği" olduğunu, İngilizce Vikipedi ise "tahta mermi" kullanıldığını yazar. Cinayet aleti de Türkçe kaynakta "testere ağızlı bağ bıçağı", İngilizce kaynakta "balta" olarak geçer. En büyük fark idam sayısındadır: Türkçe Vikipedi Divanıharp'in 36 kişiye (ölmüş bir sanıkla 37) idam cezası verdiğini, altısının yaşları küçük olduğu için, ikisinin de Meclis kararıyla cezalarının indirildiğini ve 28 kişinin 3 Şubat 1931 gecesi idam edildiğini yazar; sehpanın önünden kaçan bir mahkûm iki hafta sonra yakalanıp idam edilmiştir. İngilizce Vikipedi ise 37 kişinin idam edildiğini söyler. Türkçe maddedeki idam edilenler listesinde de 22 ad yer alır. Yargılanan sanık sayısı için de "105" sayısı ile karar dağılımının toplamı birbirini tutmaz.
Ankara'nın tepkisi

27 Aralık 1930'da Dolmabahçe Sarayı'nda Mustafa Kemal'in başkanlığında bir toplantı yapıldı. Mustafa Kemal 28 Aralık'ta orduya gönderdiği başsağlığı telgrafında, gericilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen'deki bazı kişilerin alkışla onay vermesinin bütün cumhuriyetçiler ve yurtseverler için utanılacak bir olay olduğunu yazdı. 31 Aralık'ta Menemen ile Manisa ve Balıkesir'in merkez ilçelerinde 1 Ocak 1931'den başlayarak bir ay süreyle, Fahrettin Altay komutasında sıkıyönetim ilan edildi. 1. Kolordu Komutan Vekili General Mustafa Muğlalı başkanlığında bir Divanıharp kuruldu. 7 Ocak 1931'de İzmir'de, yine Mustafa Kemal'in başkanlığında ikinci bir toplantı yapıldı.

Olayı duyuran Vakit gazetesi, 25 Aralık 1930
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Vakıt. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
- 17 Kasım 1930: Serbest Cumhuriyet Fırkası feshedilir.
- 23 Aralık 1930: Menemen Olayı.
- 27 Aralık: Dolmabahçe'deki toplantı.
- 28 Aralık: Mustafa Kemal'in orduya telgrafı.
- 31 Aralık: Sıkıyönetim kararı (1 Ocak 1931'den itibaren).
- 7 Ocak 1931: İzmir'deki toplantı.
- 15 Ocak: Divanıharp'te yargılama başlar.
- 24 Ocak: İddianame okunur.
- 29 Ocak: Kararlar.
- 3 Şubat gecesi: İdamlar.
- 28 Şubat: Manisa ve Balıkesir'de sıkıyönetim kalkar.
- 8 Mart 1931: Menemen'de sıkıyönetim kalkar.
Divanıharp

Olaya doğrudan veya dolaylı katılan 105 sanık, 15 Ocak 1931'den itibaren Divanıharp'te yargılandı. Suçlamalar arasında anayasayı zorla değiştirmeye kalkışmak, eyleme katılmak ve azmettirmek, Derviş Mehmet'in mehdilik iddiasını bildiği hâlde hükûmete haber vermemek ve tarikat ayini yapmak vardı. 29 Ocak'ta mahkeme 36 kişiye idam, 41 kişiye çeşitli hapis cezaları verdi; 27 sanık beraat etti, 40 kişi sorumsuzluk nedeniyle serbest bırakıldı. Karar Meclis'in onayına sunuldu. Türkçe Vikipedi'ye göre Nakşibendi şeyhi Şeyh Esat çok yaşlı olduğu için idam cezası hapse çevrildi; oğlu Mehmet Ali idam edildi.

Siyasi bağlam ve hatıra

Türkçe Vikipedi, olayın 99 gün yaşamış Serbest Cumhuriyet Fırkası deneyimiyle birlikte değerlendirildiğini yazar. İngilizce Vikipedi'ye göre olay, hükûmetin laikleşme politikalarını hızlandırmasına yol açtı; ezanın Türkçe okunması ve Kur'an'ın Türkçeye çevrilip radyoda ve camilerde okunması bu çabalar arasında anılır.
Ek bilgi
İngilizce Vikipedi'ye göre Menemen'deki anıtın heykeli Ratip Aşir Acudoğu'nun eseridir ve 1932'de dikilmiştir. Anıt, Kubilay Kışlası'nın bir parçasıdır ama halka açıktır; burada askerî bir onur nöbeti tutulur. Cem Karaca'nın "Bir Öğretmene Ağıt" şarkısı Kubilay'ın anısına yazılmıştır. Görsellerden ilki Kubilay'ın bir portresi, ikincisi olayı duyuran 25 Aralık 1930 tarihli Vakit gazetesidir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap