Karboğazı Baskını (Karboğazı Savaşı ya da Gülek Boğazı Savaşı olarak da anılır), 27-28 Mayıs 1920'de Toros Dağları'nın eteğinde Kuva-yi Milliye ile Fransız kuvvetleri arasında yaşandı. Türkçe Vikipedi bu çatışmayı, Çukurova'da Fransızların askerî direncinin kırılmasında ve Fransa'nın TBMM ile anlaşma yolu aramaya başlamasında etkili olan olaylardan biri olarak anlatır. TBMM henüz bir ay önce açılmıştı.
Neden Pozantı?
Mondros Mütarekesi'nden sonra Fransız kuvvetleri Kilikya'da çeşitli merkezleri işgal etti. Pozantı, Toroslar'dan geçen Bağdat Demiryolu üzerindeydi, İç Anadolu ile Çukurova arasındaki ulaşımı denetliyordu ve demiryolu tesislerinin bulunduğu Belemedik'e yakındı. Bu yüzden Fransız askerî varlığı için önemli bir merkezdi.
1920 başında Pozantı garnizonu, 412. Piyade Alayı'nın 2. Tabur Komutanı Binbaşı Pierre Mesnil'in emrindeydi. Fransız alay tarihine göre garnizonda tabur karargâhı, bir piyade bölüğü, bir makineli tüfek bölüğü, Cezayirli tüfekçilerden bir bölük, istihkâm birlikleri ve 65 mm dağ topları vardı. Demiryolunu korumak için Kelebek, Hacı Kırı ve Ulukışla'da ileri karakollar kurulmuştu.

Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Ziegler175. Dosya sayfası
Karakolların düşmesi ve kuşatma
Mart 1920'de çatışmalar Ulukışla çevresinde yoğunlaştı ve buradaki Fransız karakolu 23 Mart'ta Pozantı'ya çekildi. Kelebek, Hacı Kırı ve Belemedik de millî kuvvetlerin eline geçti. Belemedik'te demiryolu tesislerinde çalışan siviller küçük Fransız garnizonuyla birlikte esir alındı. Binbaşı Mesnil'in hemşire olan eşi Edwige Mesnil de burada esir düştü; Fransız alay tarihine göre esaret döneminde hastanedeki yaralılara bakmayı sürdürdü.
Türk kaynaklarına göre Binbaşı Mesnil'e 10 Nisan 1920'de teslim olmasını isteyen bir mektup gönderildi. Teklif reddedilince Pozantı, Safvet Bey komutasındaki millî kuvvetlerce kuşatıldı; Safvet Bey bu süreçte ağır yaralandı. 14 Nisan'da Tekelioğlu Sinan Bey yeni bir teslim çağrısı yaptı. 18 Nisan'daki saldırıda Fransızların batıdaki bazı siperleri ele geçirildi. 11. Tümen Komutanı Yarbay Arif 400 kişilik piyadeyle bölgeye ulaşınca 6 Mayıs sabahı bütün cephelerde genel taarruz başladı.

Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Nedim Ardoğa at English Wikipedia. Dosya sayfası
Havadan gelen mesajlar ve tükenen cephane
Kuşatma sürerken Fransız garnizonuna uçakla mesajlar ulaştırıldı. 15 Nisan'daki ilk mesaj, bir yardım kuvvetinin ay başında gelebileceğini bildirdi. 3 Mayıs'taki mesajda yardım kolunun 10 ya da 11 Mayıs'ta varacağı söylendi. 12 Mayıs'ta gelen uçak mektup, gazete ve tütün bıraktı. Garnizon her seferinde piyade cephanesinin tükenmek üzere olduğunu bildiriyordu. Türk kaynaklarına göre Tarsus'tan yola çıkan yardım kolu 17 Mayıs'ta ilerlemeye başladı ama millî kuvvetlerin direnişini aşamadı ve 22 Mayıs'ta geri döndü.
Karboğazı'nda son
Yardım gelmeyince garnizon Pozantı'dan çıkıp güneye çekilmeye çalıştı. Çekilen Fransız birlikleri Karboğazı'nda pusuya düştü. Fransız kaynağı çatışmanın yaklaşık dört saat sürdüğünü ve cephane tamamen tükenince hayatta kalanların esir düştüğünü yazar. Türk kaynaklarına göre Binbaşı Mesnil daha fazla kayıp vermemek için 28 Mayıs 1920'de teslim bayrağı açtı. Fransızca bilen Teğmen Besim (Alaybeyi) Bey, Mesnil ile görüştü; teslim protokolü 29 Mayıs 1920'de imzalandı.
Karboğazı, Güney cephesinde düzenli bir ordu kurulmadan önce yerel millî kuvvetlerin büyük bir garnizonu nasıl teslim almaya zorladığını gösterir. Kuşatma iki ay sürdü, demiryolu ve dağ geçitleri kontrol altına alındı, yardım kolları geri döndü. Fransa'nın Kilikya'daki askerî varlığının pahalı olduğu ortaya çıktı. Bu da Paris'in Ankara ile görüşme yoluna girmesini kolaylaştıran etkenlerden biri oldu.
Neden Pozantı?
Mondros Mütarekesi'nden sonra Fransız kuvvetleri Kilikya'da çeşitli merkezleri işgal etti. Pozantı, Toroslar'dan geçen Bağdat Demiryolu üzerindeydi, İç Anadolu ile Çukurova arasındaki ulaşımı denetliyordu ve demiryolu tesislerinin bulunduğu Belemedik'e yakındı. Bu yüzden Fransız askerî varlığı için önemli bir merkezdi.
1920 başında Pozantı garnizonu, 412. Piyade Alayı'nın 2. Tabur Komutanı Binbaşı Pierre Mesnil'in emrindeydi. Fransız alay tarihine göre garnizonda tabur karargâhı, bir piyade bölüğü, bir makineli tüfek bölüğü, Cezayirli tüfekçilerden bir bölük, istihkâm birlikleri ve 65 mm dağ topları vardı. Demiryolunu korumak için Kelebek, Hacı Kırı ve Ulukışla'da ileri karakollar kurulmuştu.
Tarih notu
Kronoloji:
- Aralık 1919 sonları: Toroslar'da millî kuvvet hareketliliği belirginleşir (Fransız kaynakları).
- 23 Mart 1920: Ulukışla'daki Fransız karakolu Pozantı'ya çekilir.
- 10 Nisan: Binbaşı Mesnil'e teslim çağrısı; ret üzerine kuşatma.
- 14 Nisan: Tekelioğlu Sinan Bey'in yeni teslim çağrısı.
- 18 Nisan: Pozantı'ya keşif saldırısı.
- 6-7 Mayıs: Genel taarruz ve karşı taarruz.
- 22 Mayıs: Tarsus'tan gelen yardım kolu geri döner.
- 27-28 Mayıs: Karboğazı'nda çatışma, Fransız teslim bayrağı.
- 29 Mayıs: Teslim protokolü imzalanır.
- Aralık 1919 sonları: Toroslar'da millî kuvvet hareketliliği belirginleşir (Fransız kaynakları).
- 23 Mart 1920: Ulukışla'daki Fransız karakolu Pozantı'ya çekilir.
- 10 Nisan: Binbaşı Mesnil'e teslim çağrısı; ret üzerine kuşatma.
- 14 Nisan: Tekelioğlu Sinan Bey'in yeni teslim çağrısı.
- 18 Nisan: Pozantı'ya keşif saldırısı.
- 6-7 Mayıs: Genel taarruz ve karşı taarruz.
- 22 Mayıs: Tarsus'tan gelen yardım kolu geri döner.
- 27-28 Mayıs: Karboğazı'nda çatışma, Fransız teslim bayrağı.
- 29 Mayıs: Teslim protokolü imzalanır.

Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Ziegler175. Dosya sayfası
Karakolların düşmesi ve kuşatma
Mart 1920'de çatışmalar Ulukışla çevresinde yoğunlaştı ve buradaki Fransız karakolu 23 Mart'ta Pozantı'ya çekildi. Kelebek, Hacı Kırı ve Belemedik de millî kuvvetlerin eline geçti. Belemedik'te demiryolu tesislerinde çalışan siviller küçük Fransız garnizonuyla birlikte esir alındı. Binbaşı Mesnil'in hemşire olan eşi Edwige Mesnil de burada esir düştü; Fransız alay tarihine göre esaret döneminde hastanedeki yaralılara bakmayı sürdürdü.
Türk kaynaklarına göre Binbaşı Mesnil'e 10 Nisan 1920'de teslim olmasını isteyen bir mektup gönderildi. Teklif reddedilince Pozantı, Safvet Bey komutasındaki millî kuvvetlerce kuşatıldı; Safvet Bey bu süreçte ağır yaralandı. 14 Nisan'da Tekelioğlu Sinan Bey yeni bir teslim çağrısı yaptı. 18 Nisan'daki saldırıda Fransızların batıdaki bazı siperleri ele geçirildi. 11. Tümen Komutanı Yarbay Arif 400 kişilik piyadeyle bölgeye ulaşınca 6 Mayıs sabahı bütün cephelerde genel taarruz başladı.
Dikkat: yanlış bilinen
Bu konudaki birçok ayrıntı yalnız tek taraflı kaynaklara dayanır. Örneğin Fransız alay tarihi 7 Mayıs çatışmasında 11 ölü ve yaklaşık 30 yaralı verdiklerini, ertesi gün alanda yaklaşık 100 millî kuvvet mensubunun cesedini gördüklerini yazar; bu sayının Türk kaynaklarıyla karşılaştırılması gerekir. Hacı Kırı karakolunun komutanı Teğmen Carlotti'nin akıbeti Fransız kaynaklarında "bilinmiyor" diye geçer. Baskının toplam kayıp ve esir sayısı için tutarlı bir rakam bulamadığımızdan rakam vermiyoruz.

Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Nedim Ardoğa at English Wikipedia. Dosya sayfası
Havadan gelen mesajlar ve tükenen cephane
Kuşatma sürerken Fransız garnizonuna uçakla mesajlar ulaştırıldı. 15 Nisan'daki ilk mesaj, bir yardım kuvvetinin ay başında gelebileceğini bildirdi. 3 Mayıs'taki mesajda yardım kolunun 10 ya da 11 Mayıs'ta varacağı söylendi. 12 Mayıs'ta gelen uçak mektup, gazete ve tütün bıraktı. Garnizon her seferinde piyade cephanesinin tükenmek üzere olduğunu bildiriyordu. Türk kaynaklarına göre Tarsus'tan yola çıkan yardım kolu 17 Mayıs'ta ilerlemeye başladı ama millî kuvvetlerin direnişini aşamadı ve 22 Mayıs'ta geri döndü.
Karboğazı'nda son
Yardım gelmeyince garnizon Pozantı'dan çıkıp güneye çekilmeye çalıştı. Çekilen Fransız birlikleri Karboğazı'nda pusuya düştü. Fransız kaynağı çatışmanın yaklaşık dört saat sürdüğünü ve cephane tamamen tükenince hayatta kalanların esir düştüğünü yazar. Türk kaynaklarına göre Binbaşı Mesnil daha fazla kayıp vermemek için 28 Mayıs 1920'de teslim bayrağı açtı. Fransızca bilen Teğmen Besim (Alaybeyi) Bey, Mesnil ile görüştü; teslim protokolü 29 Mayıs 1920'de imzalandı.
Ek bilgi
SonuçKarboğazı'ndan hemen sonra Fransa ile Ankara arasında ilk temaslar başladı. Türk tarih kaynaklarında, Ankara'ya gelen Fransız heyetiyle 30 Mayıs 1920'de 20 günlük bir ateşkes yapıldığı anlatılır. Bu ateşkes, TBMM Hükûmeti'nin bir İtilaf devletiyle yaptığı ilk resmî görüşme olarak anılır. Ateşkes kalıcı olmadı; Fransa ile asıl anlaşma Ekim 1921'deki Ankara Antlaşması'dır.
Karboğazı, Güney cephesinde düzenli bir ordu kurulmadan önce yerel millî kuvvetlerin büyük bir garnizonu nasıl teslim almaya zorladığını gösterir. Kuşatma iki ay sürdü, demiryolu ve dağ geçitleri kontrol altına alındı, yardım kolları geri döndü. Fransa'nın Kilikya'daki askerî varlığının pahalı olduğu ortaya çıktı. Bu da Paris'in Ankara ile görüşme yoluna girmesini kolaylaştıran etkenlerden biri oldu.
Kaynaklar
- Vikipedi, Karboğazı Baskını maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Ankara Antlaşması (1921) maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Güney Cephesi (Kurtuluş Savaşı) maddesi (tr.wikipedia.org)