Ağustos 1915'te İtilaf kuvvetleri Gelibolu'da kilidi kırmak için büyük bir taarruz planladı. Asıl yük kuzeyde, Conkbayırı ve Kocaçimen yönündeydi; Mustafa Kemal'in Anafartalar'daki ünlü karşı taarruzları da bu kuzey kesimde yaşandı. Güneyde ise dikkat dağıtmak için bir saldırı yapılacaktı: Kanlısırt. İngilizlerin "Lone Pine" dediği bu küçük plato, birkaç gün içinde Gelibolu'nun en kanlı noktalarından biri oldu. Üstelik buradaki çarpışmalar, Conkbayırı'ndaki sonucu dolaylı biçimde etkiledi.
Kanlısırt'ın 25 Nisan'daki geçmişi
Bölgenin hikâyesi Ağustos'ta başlamadı. 25 Nisan 1915 çıkarma sabahı Avustralya birlikleri 400 Platosu denilen bu bölgeye kadar ilerlemişti. İngilizce kaynaklara göre saat 10.00 sularında Osmanlı 27. Alayı güneydoğudan, 400 Platosu'nu geri almak amacıyla karşı taarruza geçti ve Avustralyalıları geri itti. 27. Alay'ın o sabahki karşı taarruzu, Mustafa Kemal'in 57. Alay'la Conkbayırı yönünde yaptığı taarruzla birlikte Arıburnu çıkarmasının ilk gün sınırlı kalmasında belirleyici oldu. Bundan sonra iki taraf platonun iki ucunda siper kazdı ve bölge aylarca durgun bir cephe olarak kaldı.
Planın mantığı
Ağustos taarruzunda Kanlısırt'a yapılacak saldırının asıl amacı, Osmanlı ihtiyatlarını güneye çekmekti. Asıl darbe Arıburnu cephesinin kuzeyinden, Sarıbayır sırtlarına indirilecekti. Saldırı başarılı olursa hemen kuzeydeki Merkez Tepe'ye yüklenilecek, iki harekât da iyi giderse Kemalyeri'nden Kabatepe'ye kadar uzanan Osmanlı siperleri ele geçirilecekti.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Stated as "unknown" at source. Dosya sayfası
Tüneller ve bir saatlik bombardıman
İki tarafın siperleri arasında ortalama 91 metrelik bir arazi şeridi vardı. Avustralyalı askerler kendi siperlerinden Osmanlı siperlerine doğru ortalama 36 metrelik dört tünel kazdı. Böylece taarruz anında açıkta koşulacak mesafe kısaldı.
6 Ağustos saat 16.30'da 28 namlu Osmanlı siperlerinin 200 metrelik bir bölümünü dövmeye başladı; İngiliz kruvazörü HMS Bacchante da bu hazırlık ateşine katıldı. Bombardıman bir saat sürdü. Ardından iki Avustralya taburu tünellerden, iki tabur da siperlerden taarruza kalktı.
Burada zamanlama belirleyici oldu. Bombardıman sırasında Osmanlı askerleri bağlantı yollarından geriye alınmıştı; ateş kesildiğinde yeniden siperlere ulaşamadan Avustralyalılar siperlere girmeye başladı. Dikenli teller bombardımanda büyük ölçüde tahrip olduğu için tünellerden çıkanlar Osmanlı siperlerine kadarki yaklaşık 55 metreyi hızla geçti.
Siperlerin üstü kalın kütüklerle örtülüydü. Avustralyalılar mazgallardan içeri el bombası attı, ardından kısa ama çok kanlı bir boğuşma yaşandı. İlk dalgadaki dört taburu hemen üç tabur daha takip etti.
Merkez Tepe ve karşı taarruzlar
Harekâtın ikinci hedefi Merkez Tepe'ydi. Avustralyalılar buraya iki kez yüklendi, iki seferinde de Osmanlı mevzileri önünde geri atıldı. Üçüncü hedef ise sonraki günlerdeki karşı taarruzlar yüzünden tamamen iptal edildi; 1. Avustralya Tümeni bütün gücünü ele geçirdiği siperleri tutmaya ayırmak zorunda kaldı.
Osmanlı tarafında Kuzey Grubu Komutanı Esat Paşa, Yarbay Hasan Basri (Somel) komutasındaki ihtiyattaki 5. Tümen'i hemen bölgeye gönderdi. Ardından Albay Kannengiesser komutasındaki 9. Tümen de yola çıkarıldı. Üç gün süren karşı taarruzlar kanlı çarpışmalara sahne oldu, ama siperler geri alınamadı. 9 Ağustos'ta Osmanlı tarafı yeni girişimleri durdurdu, 10 Ağustos'ta taarruz hareketleri sona erdi.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Photo by C.E.W. Bean, taken on 10 August 1915. Dosya sayfası
Küçük bir toprak, büyük bir bedel
Kazanılan alan yaklaşık 300 metrelik bir cephede 150 metre derinliğindeydi. Avustralyalı tümen komutanı Walker sonucu "felaket" olarak nitelendirdi; üst komuta ise taktik bir başarı saydı, General Hamilton'un ifadesiyle "çaresizce ama güzel bir iş". Bir Avustralyalı yüzbaşının siperleri anlatırken kullandığı cümleler, ölü sayısının ne kadar yüksek olduğunu gösterir: siperin tabanının ölülerle kaplı olduğunu yazar. Daha sonra Avustralya mevzilerinden 1.000'den fazla ölü çıkarılıp aceleyle gömüldü.
Avustralya tarafında Kanlısırt'taki çarpışmalar için yedi askere Victoria Cross verildi; bunlardan dördü, karşı taarruzların en şiddetli anında 1. Tugay'ı rahatlatmak için öne sürülen 7. Taburdandı.
Kanlısırt ile Conkbayırı arasındaki bağ
Bu çarpışmanın Gelibolu'nun genel sonucu açısından en ilginç yanı, ihtiyatların hareketidir. Kanlısırt'a yönelik saldırı Esat Paşa'yı o kadar endişelendirdi ki, Seddülbahir cephesinden de bazı birlikleri bölgeye çekti. Bu birlikler geldiğinde saldırının daha fazla ilerleyemeyeceğini anladı ve onları çarpışmaya sokmadı. Böylece Arıburnu cephesindeki Osmanlı ihtiyatı, güneyden gelen birliklerle büyümüş oldu ve bu ihtiyat kuzeydeki asıl taarruza, özellikle Conkbayırı yönüne karşı kullanılabildi.
İngilizce kaynaklarda bir ayrıntı daha anlatılır: Kanlısırt'ı takviye için güneye gönderilen Kannengiesser'in 9. Tümeni yönlendirilip Conkbayırı'na sevk edildi. Conkbayırı'nda o sırada yalnızca bir topçu bataryası ve 20 piyadelik bir örtme kuvveti bulunuyordu. Tümen, Yeni Zelanda taarruzunu ciddi biçimde geciktirecek bir zamanda yetişti. Yani Kanlısırt'ta "başarılı" sayılan bir dikkat dağıtma saldırısı, ihtiyatları hareket hâline getirerek kuzeydeki asıl taarruzun işini zorlaştırmış oldu.
Ağustos taarruzunun genelinde sonuç alınamadı ve Kanlısırt çevresinde kesin bir sonuç doğmayan bir siper savaşı başladı. Eylül'de mevziyi alan Avustralya 1. Tümeni'nin birlikleri 23. ve 24. taburlarla değiştirildi. Bu mevzi, karşıdaki yüksek tepelerden sürekli ateş altında kaldığı için Avustralyalı bir askerin anlatımıyla "en tehlikeli yer" olarak anıldı. Kalan üç ay boyunca karşı tarafta Osmanlı 47. Alayı vardı ve iki taraf birbirinin mevzilerinin altına lağım kazıp karşı lağımlarla bunu önlemeye çalıştı. Bu durum Aralık 1915'teki tahliyeye kadar sürdü.
Kanlısırt'ın 25 Nisan'daki geçmişi
Bölgenin hikâyesi Ağustos'ta başlamadı. 25 Nisan 1915 çıkarma sabahı Avustralya birlikleri 400 Platosu denilen bu bölgeye kadar ilerlemişti. İngilizce kaynaklara göre saat 10.00 sularında Osmanlı 27. Alayı güneydoğudan, 400 Platosu'nu geri almak amacıyla karşı taarruza geçti ve Avustralyalıları geri itti. 27. Alay'ın o sabahki karşı taarruzu, Mustafa Kemal'in 57. Alay'la Conkbayırı yönünde yaptığı taarruzla birlikte Arıburnu çıkarmasının ilk gün sınırlı kalmasında belirleyici oldu. Bundan sonra iki taraf platonun iki ucunda siper kazdı ve bölge aylarca durgun bir cephe olarak kaldı.
Planın mantığı
Ağustos taarruzunda Kanlısırt'a yapılacak saldırının asıl amacı, Osmanlı ihtiyatlarını güneye çekmekti. Asıl darbe Arıburnu cephesinin kuzeyinden, Sarıbayır sırtlarına indirilecekti. Saldırı başarılı olursa hemen kuzeydeki Merkez Tepe'ye yüklenilecek, iki harekât da iyi giderse Kemalyeri'nden Kabatepe'ye kadar uzanan Osmanlı siperleri ele geçirilecekti.
Tarih notu
Kanlısırt, kısa kronoloji:
- 25 Nisan 1915: Avustralyalılar 400 Platosu'na ilerler; 27. Alay'ın karşı taarruzuyla geri itilir.
- 6 Ağustos, 16.30: Bir saatlik hazırlık bombardımanı başlar.
- 6 Ağustos, akşam: Taarruz; Osmanlı siperlerinin büyük bölümü düşer.
- 7-9 Ağustos: Osmanlı karşı taarruzları.
- 9 Ağustos: Karşı taarruzlar durdurulur.
- 10 Ağustos: Taarruz hareketleri sona erer.
- Aralık 1915: İtilaf kuvvetlerinin tahliyesine kadar cephe sabit kalır.
- 25 Nisan 1915: Avustralyalılar 400 Platosu'na ilerler; 27. Alay'ın karşı taarruzuyla geri itilir.
- 6 Ağustos, 16.30: Bir saatlik hazırlık bombardımanı başlar.
- 6 Ağustos, akşam: Taarruz; Osmanlı siperlerinin büyük bölümü düşer.
- 7-9 Ağustos: Osmanlı karşı taarruzları.
- 9 Ağustos: Karşı taarruzlar durdurulur.
- 10 Ağustos: Taarruz hareketleri sona erer.
- Aralık 1915: İtilaf kuvvetlerinin tahliyesine kadar cephe sabit kalır.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Stated as "unknown" at source. Dosya sayfası
Tüneller ve bir saatlik bombardıman
İki tarafın siperleri arasında ortalama 91 metrelik bir arazi şeridi vardı. Avustralyalı askerler kendi siperlerinden Osmanlı siperlerine doğru ortalama 36 metrelik dört tünel kazdı. Böylece taarruz anında açıkta koşulacak mesafe kısaldı.
6 Ağustos saat 16.30'da 28 namlu Osmanlı siperlerinin 200 metrelik bir bölümünü dövmeye başladı; İngiliz kruvazörü HMS Bacchante da bu hazırlık ateşine katıldı. Bombardıman bir saat sürdü. Ardından iki Avustralya taburu tünellerden, iki tabur da siperlerden taarruza kalktı.
Burada zamanlama belirleyici oldu. Bombardıman sırasında Osmanlı askerleri bağlantı yollarından geriye alınmıştı; ateş kesildiğinde yeniden siperlere ulaşamadan Avustralyalılar siperlere girmeye başladı. Dikenli teller bombardımanda büyük ölçüde tahrip olduğu için tünellerden çıkanlar Osmanlı siperlerine kadarki yaklaşık 55 metreyi hızla geçti.
Siperlerin üstü kalın kütüklerle örtülüydü. Avustralyalılar mazgallardan içeri el bombası attı, ardından kısa ama çok kanlı bir boğuşma yaşandı. İlk dalgadaki dört taburu hemen üç tabur daha takip etti.
Merkez Tepe ve karşı taarruzlar
Harekâtın ikinci hedefi Merkez Tepe'ydi. Avustralyalılar buraya iki kez yüklendi, iki seferinde de Osmanlı mevzileri önünde geri atıldı. Üçüncü hedef ise sonraki günlerdeki karşı taarruzlar yüzünden tamamen iptal edildi; 1. Avustralya Tümeni bütün gücünü ele geçirdiği siperleri tutmaya ayırmak zorunda kaldı.
Osmanlı tarafında Kuzey Grubu Komutanı Esat Paşa, Yarbay Hasan Basri (Somel) komutasındaki ihtiyattaki 5. Tümen'i hemen bölgeye gönderdi. Ardından Albay Kannengiesser komutasındaki 9. Tümen de yola çıkarıldı. Üç gün süren karşı taarruzlar kanlı çarpışmalara sahne oldu, ama siperler geri alınamadı. 9 Ağustos'ta Osmanlı tarafı yeni girişimleri durdurdu, 10 Ağustos'ta taarruz hareketleri sona erdi.
Dikkat: yanlış bilinen
Kayıp rakamları kaynaktan kaynağa değişir. İngilizce Vikipedi'deki Lone Pine maddesine göre Osmanlı kayıpları çoğu kaynakta 5.000-6.000 arasında tahmin edilir; Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nden Kenan Çelik ise bu sayıyı 7.164 olarak verir (1.520 ölü, 4.700 yaralı, 760 kayıp, 134 esir). 47. ve 15. alayların komutanları da kayıplar arasındadır. Avustralya tarafında çarpışmaya katılan toplam 4.600 askerden 2.277'si ölü ya da yaralıdır. Yani "Kanlısırt'ta şu kadar kişi öldü" diye tek bir sayı vermek yerine aralık vermek daha doğrudur.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Photo by C.E.W. Bean, taken on 10 August 1915. Dosya sayfası
Küçük bir toprak, büyük bir bedel
Kazanılan alan yaklaşık 300 metrelik bir cephede 150 metre derinliğindeydi. Avustralyalı tümen komutanı Walker sonucu "felaket" olarak nitelendirdi; üst komuta ise taktik bir başarı saydı, General Hamilton'un ifadesiyle "çaresizce ama güzel bir iş". Bir Avustralyalı yüzbaşının siperleri anlatırken kullandığı cümleler, ölü sayısının ne kadar yüksek olduğunu gösterir: siperin tabanının ölülerle kaplı olduğunu yazar. Daha sonra Avustralya mevzilerinden 1.000'den fazla ölü çıkarılıp aceleyle gömüldü.
Avustralya tarafında Kanlısırt'taki çarpışmalar için yedi askere Victoria Cross verildi; bunlardan dördü, karşı taarruzların en şiddetli anında 1. Tugay'ı rahatlatmak için öne sürülen 7. Taburdandı.
Kanlısırt ile Conkbayırı arasındaki bağ
Bu çarpışmanın Gelibolu'nun genel sonucu açısından en ilginç yanı, ihtiyatların hareketidir. Kanlısırt'a yönelik saldırı Esat Paşa'yı o kadar endişelendirdi ki, Seddülbahir cephesinden de bazı birlikleri bölgeye çekti. Bu birlikler geldiğinde saldırının daha fazla ilerleyemeyeceğini anladı ve onları çarpışmaya sokmadı. Böylece Arıburnu cephesindeki Osmanlı ihtiyatı, güneyden gelen birliklerle büyümüş oldu ve bu ihtiyat kuzeydeki asıl taarruza, özellikle Conkbayırı yönüne karşı kullanılabildi.
İngilizce kaynaklarda bir ayrıntı daha anlatılır: Kanlısırt'ı takviye için güneye gönderilen Kannengiesser'in 9. Tümeni yönlendirilip Conkbayırı'na sevk edildi. Conkbayırı'nda o sırada yalnızca bir topçu bataryası ve 20 piyadelik bir örtme kuvveti bulunuyordu. Tümen, Yeni Zelanda taarruzunu ciddi biçimde geciktirecek bir zamanda yetişti. Yani Kanlısırt'ta "başarılı" sayılan bir dikkat dağıtma saldırısı, ihtiyatları hareket hâline getirerek kuzeydeki asıl taarruzun işini zorlaştırmış oldu.
Ek bilgi
Sonrası: Durgun ama tehlikeli bir cepheMustafa Kemal'in Ağustos taarruzundaki rolü (Anafartalar Grubu Komutanlığı ve 10 Ağustos sabahı Conkbayırı'ndaki karşı taarruz) forumdaki ayrı konularda anlatıldı. Kanlısırt'ı bu konularla birlikte okumak, Ağustos'un ilk haftasında cephenin bir ucundaki saldırının öteki ucundaki savunmayı nasıl etkilediğini görmek açısından yararlıdır. Kanlısırt'ta bugün Lone Pine Anıtı ve mezarlığı bulunur; bölge, Gelibolu Tarihî Alanı içinde en çok ziyaret edilen noktalardan biridir.
Ağustos taarruzunun genelinde sonuç alınamadı ve Kanlısırt çevresinde kesin bir sonuç doğmayan bir siper savaşı başladı. Eylül'de mevziyi alan Avustralya 1. Tümeni'nin birlikleri 23. ve 24. taburlarla değiştirildi. Bu mevzi, karşıdaki yüksek tepelerden sürekli ateş altında kaldığı için Avustralyalı bir askerin anlatımıyla "en tehlikeli yer" olarak anıldı. Kalan üç ay boyunca karşı tarafta Osmanlı 47. Alayı vardı ve iki taraf birbirinin mevzilerinin altına lağım kazıp karşı lağımlarla bunu önlemeye çalıştı. Bu durum Aralık 1915'teki tahliyeye kadar sürdü.
Kaynaklar
- Vikipedi, Kanlısırt Muharebesi maddesi (tr.wikipedia.org)
- Wikipedia (İngilizce), Battle of Lone Pine maddesi (en.wikipedia.org)
- Vikipedi, Çanakkale Savaşı kronolojisi maddesi (tr.wikipedia.org)