İçeriğe geç
Giriş yap
0

Yeşil Ordu Cemiyeti'ni Mustafa Kemal mi kurdurdu? Mayıs 1920'den 9 Mayıs 1921 kararına

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt3 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Kurtuluş Savaşı yıllarının en çok söylenti üreten örgütlerinden biri Yeşil Ordu Cemiyeti'dir. Kimine göre İttihatçıların Turancı planlarının devamıydı, kimine göre Bolşevikliğin Anadolu'ya giydirilmiş İslami bir kılıfı, kimine göre de Mustafa Kemal'in Sovyet yardımını kolaylaştırmak için kurdurduğu bir araç. Bu üç anlatımı kaynaklarla karşılaştırınca tablo hiçbirinin tek başına yeterli olmadığını gösteriyor.
Mustafa Kemal, Ethem Bey ve savaşçılarını Ankara garında karşılarken, Mayıs 1920
Mustafa Kemal, Ethem Bey ve savaşçılarını Ankara garında karşılarken, Mayıs 1920Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Original photographer is unknown. Dosya sayfası

Ne zaman ve neden ortaya çıktı?

Türkçe Vikipedi maddesine göre cemiyet gizli bir dernekti, ama halk arasında yayılan söylentiler yüzünden epey tanındı. Madde, örgütün "gerçekte 1920 Mayıs ayında" ortaya çıktığını yazar ve nedenini dönemin havasıyla açıklar: İstanbul'daki tutucu çevreler Anadolu'daki millî hareketi Bolşeviklikle suçluyor, onu halkın gözünde "kâfir" göstermeye çalışıyordu. Cemiyet, Anadolu'da halkın ve özellikle askerlerin önünde bu suçlamaya cevap vermek, "Bolşevikliğin İslamlığın uygulamasından başka bir şey olmadığını" söyleyerek Sovyetlerle zorunlu hâle gelen işbirliğine uygun bir ortam hazırlamak için kurulmuştu.

Adındaki "yeşil" de bu ikili karakteri gösteriyordu. Madde, yeşilin İslam'ın kutsal rengi olduğunu ve Sovyet devriminden sonra eski Çarlık Rusyası'ndaki Müslüman halklar arasında Bolşeviklerce de simge olarak kullanıldığını hatırlatır; örgütün İslamcı diye yorumlanması biraz da bundandır.

Kimler vardı?

Türkçe madde genel merkez üyeleri olarak şu isimleri sayar: Şeyh Servet (Akdağ), Dr. Adnan (Adıvar), Hakkı Behiç (Bayiç) ve Yunus Nadi. Madde bu isimleri "Kemalistler" diye niteler. Yani örgüt, Ankara'daki hareketin dışından gelmiş bir yapı değildi; kurucu çekirdeği Mustafa Kemal'in yakın çevresindeki kişilerden oluşuyordu.

Cemiyetin nizamnamesi ise maddeye göre "İslami-komünist" bir renkteydi. Burada önemli bir ayrım var: kurucuların Ankara'ya yakın olması, örgütün sonradan Ankara'nın istediği yönde kaldığı anlamına gelmiyordu.
Dikkat: yanlış bilinen
Başlıktaki soruya kaynakların verdiği cevap "kısmen" olabilir. Türkçe madde, kurucu çekirdeğin Mustafa Kemal'e yakın isimlerden oluştuğunu ve amacın Sovyetlerle işbirliğine zemin hazırlamak olduğunu yazar; ama Mustafa Kemal'in örgütü bizzat kurdurduğunu ya da kuruluş emrini verdiğini söyleyen bir cümle içermez. Bu nedenle "Mustafa Kemal kurdurdu" ifadesini kesin bir bilgi gibi aktarmıyoruz. Aynı madde, Mustafa Kemal'in daha sonra örgütü dağıtmaya çalıştığını ve bunu başaramadığını da yazar.

Çerkez Ethem dönemi

Maddeye göre Yeşil Ordu'nun "asıl gücü" kısa sürede Çerkez Ethem'in eline geçti. Mustafa Kemal bu noktada örgütü dağıtmaya çalıştı, ama başarılı olamadı. Ethem çevresindekilere zaman zaman komünizmin tek kurtuluş olduğunu söylüyordu. 1920 Ağustosu'nun sonlarına doğru Eskişehir'de Arif Oruç'un kurduğu, Ethem'in desteklediği Seyyare Yeni Dünya adlı günlük bir gazete çıkmaya başladı. Gazetenin logosundaki "Dünyanın Fukara-i Kesibesi Birleşiniz" sözü, maddeye göre Sovyet Müslümanlarından esinlenmişti.

İngilizce Çerkes Ethem maddesi de bu yönü vurgular: Ethem'in İslami sosyalist görüşlerinin millî hareketin Türk milliyetçiliğiyle çatıştığını, sonunda bağlarını kopararak bağımsız hareket ettiğini ve İsmet İnönü'nün kuvvetlerince yenildiğini anlatır. Kuva-yi Seyyare'yi de "İslami sosyalist Kuzey Kafkasyalı gönüllülerden oluşan bir kuvvet" olarak tanımlar.

Türkçe Türkiye Halk İştirakiyyun Fırkası maddesi tabloya bir halka daha ekler: Salih Hacıoğlu'nun genel sekreterliğindeki Gizli Komünist Partisi, 7 Aralık 1920'de Ankara'da Halk Zümresi ve Yeşil Ordu Cemiyeti ile birlikte çalışacağını bildirerek Türkiye Halk İştirakiyyun Fırkası'nın programını yayımladı. Aralık sonunda Çerkez Ethem ayaklanması patlak verince hükümet bu partiye yönelik baskıyı artırdı; 2 Şubat 1921'de partinin "Yeşil Ordu kökenli" liderlerinden Nâzım Bey ile Şükrü Bey partinin kapatıldığını ilan etti.
Yeşil Ordu'nun genel merkez üyeleri arasında sayılan Yunus Nadi
Yeşil Ordu'nun genel merkez üyeleri arasında sayılan Yunus NadiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
İngilizce Çerkes Ethem maddesi Ethem'in 27 Aralık 1920'de "asi" ilan edildiğini, ardından "8 Ocak 1920"de Mustafa Kemal'in Ethem ile kardeşleri Tevfik ve Reşit'i isyan etmek ve Yunan ordusuna sır vermekle suçladığını yazar. Olayların sırası düşünülünce ikinci tarihin yılı yanlış görünüyor: 27 Aralık 1920'den sonra gelen bir suçlamanın 8 Ocak 1921 olması gerekir. Maddeye göre Ethem ve Kuva-yi Seyyare 26 Ocak 1921'de Yunanlılara teslim oldu.

Meclis'te gizli oturum ve İstiklâl Mahkemesi

Örgütün sonu mahkemede geldi. Türkçe Yeşil Ordu maddesine göre TBMM 21 Mart 1921'de gizli oturum yaptı ve Tokat mebusu Nâzım Bey, Afyonkarahisar mebusu Mehmet Şükrü Bey ile Bursa mebusu Şeyh Servet Efendi'nin dokunulmazlıklarını kaldırdı. Üçü yargılanmak üzere Ankara İstiklâl Mahkemesi'ne verildi. Duruşmalar 9 Mayıs 1921'e kadar sürdü.

Kararın özeti şöyle:

[ul]
[li]Tokat mebusu Nâzım Bey ile birkaç sanık, Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca on beşer yıl kürek cezasına çarptırıldı.[/li]
[li]Bursa mebusu Şeyh Servet Efendi ile Afyon mebusu Şükrü Bey ve diğer bazı sanıklar hakkında sorumsuzluk kararı verildi.[/li]
[li]Yeni Dünya gazetesinin başyazarı Arif Oruç, tutuklu kaldığı süre yeterli görülerek salıverildi; ama millî amaç gerçekleşene kadar hükümetin uygun göreceği bir yerde oturmakla yükümlü tutuldu.[/li]
[/ul]

Mahkeme Başkanı İhsan Bey kararı 10 Mayıs 1921'de Meclis'e bildirdi. 12 Mayıs'ta suçsuz bulunanların Meclis'e dönmesine, Nâzım Bey'in adının ise üye defterinden silinmesine karar verildi. Ama cezalar uzun sürmedi: 29 Eylül 1921'de Nâzım Bey ve arkadaşlarının kalan cezaları affedildi ve serbest bırakıldılar.
Ek bilgi
Türkçe madde, af kararının Sovyet yardımının sağlandığı bir döneme denk geldiğine dikkat çeker ve sol örgütlerin tasfiyesinin Sovyetler Birliği'ni gücendirmeyecek biçimde "yumuşak" yapıldığını yazar. Madde ayrıca tarihçi Mete Tunçay'ın, Nâzım Bey'in yanlışlıkla mahkûm edildiğini ileri sürdüğünü aktarır. Halk İştirakiyyun Fırkası maddesi de 29 Eylül 1921 affının "Sovyetlerin de etkisiyle" çıktığını belirtir; iki madde bu konuda birbirini doğruluyor.

Sonuç: söylentiden ne kalıyor?

Kaynakları yan yana koyunca üç yaygın anlatımın her birinin bir parçası doğru çıkıyor, ama hiçbiri resmin tamamı değil. Örgütün İslami bir dil kullandığı doğru; Sovyetlerle işbirliğine zemin hazırlamak için kurulduğu doğru; kurucularının Ankara'ya yakın isimler olduğu da doğru. Öte yandan örgüt kısa sürede kurucularının denetiminden çıktı, Çerkez Ethem'in etkisine girdi ve Mustafa Kemal'in dağıtma girişimine rağmen ayakta kaldı. Sonunda Meclis'in gizli oturumu ve İstiklâl Mahkemesi'nin Mayıs 1921 kararıyla tasfiye edildi. Türkçe madde, bu davayla tarihte ilk kez sol kuruluşlar hakkında mahkûmiyet kararı verildiğini de not eder.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap