İçeriğe geç
Giriş yap
0

Alanya, 18 Şubat 1935: Azakoğlu evindeki ziyaret ve Alanyalılara gönderilen telgraf

Gece Kâtibi başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Gece KâtibiKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Akdeniz kıyısında bir kasaba

1935'te Alanya, Akdeniz kıyısında, büyük bir kayalık yarımadanın eteğinde kurulmuş küçük bir kasabaydı. Kasabanın tarihi, çok eskilere uzanıyordu. 13. yüzyılda Anadolu Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubad, şehri ele geçirmiş ve ona kendi adından türetilen Alaiye adını vermişti. Sultan, şehri bir kış başkenti ve deniz üssü olarak kullanmış, limanı korumak için sekizgen planlı Kızıl Kule'yi ve yarımadayı çevreleyen surları yaptırmıştı. Bugün de ayakta duran bu yapılar, Alanya'nın simgeleri haline gelmiştir.

Ancak 20. yüzyılın başlarında Alanya, bu görkemli geçmişinden uzak, sakin bir kıyı kasabasıydı. Karayolu bağlantısı son derece zayıftı; kasabaya ulaşmanın en kolay yolu denizdi. Halkın büyük bölümü tarım ve balıkçılıkla geçiniyordu. Turizm henüz kimsenin aklına gelmeyen bir gelecekti.
Alanya'daki Kızıl Kule
Alanya'daki Kızıl KuleGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: kallerna. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 1221 Alâeddin Keykubad'ın şehri ele geçirmesi; 1226 Kızıl Kule'nin yapımı; 1933 Alaiye adının Alanya olarak değiştirilmesi; 18 Şubat 1935 Mustafa Kemal'in Alanya ziyareti; 1987 Tevfik Azakoğlu'nun bağışıyla evin müzeye dönüştürülmesi.

Alaiye'den Alanya'ya

Mustafa Kemal'in ziyaretinden kısa bir süre önce kasabanın adı değişmişti. Yüzyıllardır Alaiye olarak bilinen kasaba, 1933'te Alanya adını aldı. Bu değişikliğin hikâyesi, kasabada Mustafa Kemal'le ilişkilendirilerek anlatılır. Ad değişikliği, cumhuriyetin ilk yıllarında pek çok yerleşim yerinin adının Türkçeleştirilmesi sürecinin bir parçasıydı. Yeni ad, eski adın sesini koruyarak Türkçe bir söylenişe kavuşturulmuştu.

18 Şubat 1935

18 Şubat 1935'te Mustafa Kemal Alanya'ya geldi. Bu, kasaba tarihinde bir devlet başkanının yaptığı en önemli ziyaretlerden biriydi. Kasaba halkı, Gazi'yi büyük bir coşkuyla karşıladı. Mustafa Kemal, Alanya'da kaldığı süre içinde kasabanın ileri gelenlerinden Tevfik Azakoğlu'nun evinde konuk edildi.

Ziyaretin tarihi de dikkat çekicidir. Şubat ayı, Akdeniz kıyısında ılık geçen kışın son haftalarıydı. Anadolu'nun iç kesimleri karla kaplıyken, Alanya'nın portakal bahçeleri meyve veriyordu. Bu mevsimde Akdeniz kıyısını ziyaret etmek, Gazi'ye kışın ortasında ılık bir iklimin tadını çıkarma fırsatı da sunuyordu.

1935'in ilk haftaları

Alanya ziyareti, Türkiye'nin siyasi hayatında önemli bir dönemin hemen ardından gerçekleşti. Kasım 1934'te kabul edilen bir kanunla Türkiye Büyük Millet Meclisi, Mustafa Kemal'e Atatürk soyadını vermişti. Alanya halkı, Gazi'yi artık bu yeni soyadıyla karşılıyordu. 8 Şubat 1935'te ise genel seçimler yapılmıştı. Bu seçimler, Türk kadınlarının milletvekili seçme ve seçilme hakkını ilk kez kullandığı seçimlerdi. Seçimler sonucunda on yedi kadın milletvekili Meclis'e girdi; kısa süre sonra yapılan bir ara seçimle bu sayı on sekize yükseldi. Bu oran, o dönemde pek çok Avrupa ülkesinin parlamentolarındaki kadın oranının üzerindeydi.

Yeni Meclis 1 Mart 1935'te toplanacaktı. Atatürk'ün Alanya ziyareti, seçimlerle Meclis'in açılışı arasındaki bu kısa döneme denk geldi. Kadınlara siyasi hakların tanınması, Atatürk'ün en çok önem verdiği devrimlerden biriydi ve bu tarihî seçimin hemen ardından Anadolu'nun bir kıyı kasabasında halkla buluşması, yeni dönemin coşkusunu taşıyordu.

Selçuklu tersanesinin gölgesinde

Alanya'nın tarihî mirası arasında Kızıl Kule'nin yanı sıra, 1228'de yapılan Selçuklu tersanesi de bulunur. Kayalara oyulmuş beş gözlü bu tersane, Anadolu Türklerinin Akdeniz'deki ilk deniz üslerinden biriydi. Selçuklu donanmasının gemileri burada inşa ediliyor ve onarılıyordu. Tersane, bugün de ayaktadır ve Türk denizcilik tarihinin en eski yapılarından biri olarak ziyaretçilere açıktır.

Atatürk'ün denizciliğe verdiği önem düşünüldüğünde, bu tarihî tersanenin bulunduğu kasabayı ziyaret etmesi ayrıca anlamlıdır. Cumhuriyetin ilk yıllarında Türk denizciliğinin yeniden canlandırılması, devletin öncelikleri arasındaydı. Alanya'nın Selçuklu tersanesi, bu çabanın yüzyıllar öncesine uzanan köklerini hatırlatan bir yapıydı.

Azakoğlu evi

Mustafa Kemal'in kaldığı ev, 19. yüzyıl Türk mimarisinin özelliklerini yansıtan, bahçe içinde üç katlı bir yapıydı. Alanya'nın geleneksel evleri, sıcak ve nemli Akdeniz iklimine uygun olarak tasarlanmıştı. Kalın taş duvarlar yazın serinlik sağlıyor, geniş pencereler ve cumbalar deniz meltemini içeri alıyordu. Bahçelerde portakal, limon ve muz ağaçları yetişiyordu.

Ev, sahibi Tevfik Azakoğlu tarafından Kültür Bakanlığı'na bağışlandı ve 1987'de müze olarak ziyarete açıldı. Böylece Gazi'nin konuk edildiği ev, yarım asrı aşkın bir süre sonra kamuya açık bir hatıra mekânına dönüştü.
Alanya Kalesi
Alanya KalesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 2.5 pl, yazar: Luke_33. Dosya sayfası
Ek bilgi
Alanya Atatürk Evi Müzesi'nin giriş katında Atatürk'e ait kişisel eşyalar, fotoğraflar ve tarihi belgeler sergilenir. Bunlar arasında Atatürk'ün Alanyalılara gönderdiği telgraf da bulunur. Üst katın odaları ise geleneksel bir Alanya evinin etnografik eşyalarıyla döşenmiştir.

Alanyalılara gönderilen telgraf

Müzede sergilenen belgelerin en dikkat çekenlerinden biri, Atatürk'ün Alanyalılara gönderdiği telgraftır. Atatürk, yurt gezilerinde gördüğü ilgiye karşılık olarak sıklıkla şehir halklarına teşekkür telgrafları gönderirdi. Bu telgraflar, ziyaret edilen şehirlerde büyük bir gururla saklanır ve çoğu zaman yerel müzelerde sergilenir. Alanya'daki telgraf da kasabanın bu ziyarete verdiği önemin ve Gazi ile kurulan bağın bir simgesidir.

Bu tür telgraflar, cumhuriyetin ilk yıllarında devletin kurucusu ile halk arasındaki iletişimin önemli bir aracıydı. Radyonun henüz yaygınlaşmadığı, gazetelerin taşraya geç ulaştığı bir dönemde, Gazi'den gelen bir telgraf, kasaba meydanında okunur, halka duyurulurdu.

Müzenin etnografik katı

Alanya Atatürk Evi Müzesi'nin üst katı, ziyaretçilere geleneksel bir Alanya evinin iç düzenini gösterir. Odalar, yöreye özgü yer döşemeleri, sedirler, el dokuması kumaşlar ve mutfak eşyalarıyla döşenmiştir. Bu düzenleme, Mustafa Kemal'in 1935'te konuk edildiği ortamın nasıl bir yer olduğunu anlamaya yardımcı olur.
Kaynaklar
Belge: Alanya Atatürk Evi Müzesi — T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı (Kültür Portalı), Kurum sayfası.
Müze, bugün Alanya'yı ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin uğrak yerlerinden biridir. Kızıl Kule'ye ve kaleye giden yolların yakınında bulunması, onu şehrin tarihi turunun doğal bir parçası haline getirir.
Alanya limanından bir görünüm
Alanya limanından bir görünümGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: kallerna. Dosya sayfası
Kaynaklarda fark
Alanya'nın adının Atatürk tarafından değiştirildiğine dair yaygın anlatım, kasabanın sözlü hafızasında güçlü bir yer tutar. Ancak ad değişikliğinin hangi süreçle ve kimin önerisiyle gerçekleştiği konusunda farklı anlatımlar vardır. Kesin olan, değişikliğin 1933'te yapıldığı ve Mustafa Kemal'in ziyaretinin bundan sonra gerçekleştiğidir.

Turizm kentine dönüşüm

Mustafa Kemal'in ziyaret ettiği küçük kıyı kasabası, sonraki on yıllarda büyük bir dönüşüm geçirdi. 1950'lerden itibaren karayolu bağlantısının iyileşmesiyle Alanya, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeye başladı. 1980'lerden sonra ise Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biri haline geldi. Bugün Alanya, her yıl milyonlarca turisti ağırlayan büyük bir kenttir.

Bu dönüşüm, kasabanın tarihi dokusunu da etkiledi. Pek çok geleneksel ev, yerini otellere ve apartmanlara bıraktı. Azakoğlu evinin müzeye dönüştürülmesi, bu süreçte geleneksel Alanya mimarisinin korunmuş nadir örneklerinden birini gelecek kuşaklara aktardı.

Bir kış gününün iki katmanlı mirası

Mustafa Kemal'in 18 Şubat 1935'teki Alanya ziyareti, bir devlet başkanının küçük bir kıyı kasabasını ziyaretinin ötesinde anlamlar taşır. Bu ziyaret, Selçuklu sultanlarının kış başkenti olarak kullandığı bir şehrin, cumhuriyetin kurucusunu da bir kış gününde ağırlaması gibi tarihsel bir yankı taşır. Alâeddin Keykubad'ın 13. yüzyılda yaptırdığı Kızıl Kule'nin gölgesinde, yeni Türkiye'nin kurucusu konuk edilmişti.

Ziyaretin bugüne kalan en somut izi, Azakoğlu evidir. Tevfik Azakoğlu'nun evini bağışlaması sayesinde, Gazi'nin konuk edildiği mekân korunmuş ve bir müzeye dönüşmüştür. Müzedeki telgraf, kişisel eşyalar ve geleneksel döşeme, ziyaretçilere hem 1935'in Alanya'sını hem de Atatürk'ün bu kasabayla kurduğu bağı anlatır. Bugün turizm kenti Alanya'nın kalabalık sokaklarında, bu sakin ev, kasabanın eski hafızasını yaşatan bir köşe olarak durmaktadır. Müze, böylece hem cumhuriyet tarihinin hem de kaybolmakta olan geleneksel kent dokusunun tanığı olarak çifte bir değer taşır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap