Giriş yap
🏺 Anunnaki

Nisaba ve meclis: Toplantı tutanağını kim yazdı?

Her toplantının bir de tutanağı olur. Konuşmaları dinleyen, kararları not eden, sonra o notları temize çeken biri. Toplantıdan yıllar sonra kimin ne dediğini hatırlamak istediğinizde, açacağınız tek şey o tutanaktır. Yani bir bakıma, olanı değil, yazılanı hatırlarız.

Mezopotamya'nın tanrılar meclisinin tutanağını tutan tanrıça Nisaba'ydı. Tahıldan yazıya uzanan hikayesini, ölçü ipini ve katiplerin "Nisaba'ya övgü" satırlarını bu seride anlatmıştım. Bu kez onu meclisin içinden, ama farklı sahnelerden okumak istiyorum: bir kızını evlendiren anne olarak, bir kralın hamisi olarak ve sonunda görevini devreden bir yazıcı olarak.

Meclisin kayıtları

Mezopotamya'da tanrılar meclisinin kararlarının yazıya geçirildiğine dair açık bir imge var: kader tableti. Ama bu tableti kimin yazdığı pek söylenmiyor. Enlil'in elinde, Kingu'nun göğsünde, Marduk'un mührüyle mühürlenmiş. Ama yazanın adı geçmiyor.

Sümer ilahilerinde Nisaba, An'ın ve Enlil'in yazıcısı olarak anılıyor. Bazı ilahilerde Nisaba'nın, tanrıların kararlarını tabletlere yazdığı, göklerin ve yerin ölçülerini aldığı, sınırları çizdiği anlatılıyor. Yani kader tabletinin yazıcısı Nisaba olarak düşünülebilir, ama bunu doğrudan söyleyen bir metin bildiğim kadarıyla yok.

Bu boşluk bana ilginç geliyor. Meclisin kararları en büyük tanrılara atfediliyor. Ama kararları sonsuza dek taşıyacak olan yazıyı yazan tanrıça, sahnede pek görünmüyor. Siz de bir toplantıda notları tutan kişinin, en az konuşan ama en çok şey bilen kişi olduğunu fark ettiniz mi?

Kızının düğün pazarlığı

Nisaba'nın meclisle ilişkisini en canlı gösteren metin, Enlil ve Sud. Bu Sümer metninde Enlil, Ereş kentinde genç Sud'u görüyor ve ondan hoşlanıyor. Ama bu kez Enlil ve Ninlil hikayesindeki gibi zorla değil, uygun bir yolla ilerliyor. Sud'un annesi Nisaba, ya da bazı versiyonlarda adıyla Nunbaşegunu. Enlil, annesinden kızını istemek için veziri Nuska'yı gönderiyor.

Nuska, Ereş'e varıyor ve Nisaba'nın önünde eğiliyor. Enlil'in mesajını iletiyor: Enlil, Sud'u eş olarak istiyor ve onu Ekur'un hanımı yapacak. Nisaba bu teklifi kabul ediyor. Sonra Enlil büyük bir başlık parası gönderiyor: sürüler, kaplar, değerli taşlar, hurmalar, peynirler. Liste uzun ve ayrıntılı.

Bu metin, Mezopotamya'daki evlilik pazarlıklarının tanrılar dünyasına yansımış bir örneği. Ama meclis açısından başka bir şey de söylüyor. Nisaba, Enlil'in, yani meclisin başkanının, karşısında eşit bir taraf olarak duruyor. Enlil ondan izin istemek zorunda. Annenin onayı olmadan düğün olmuyor.

Ninlil yazısında Sud'un Ninlil adını almasını ve kaderleri belirleme gücü kazanmasını anlatmıştım. Burada ise o gücün kaynağına bakıyoruz: Yazının tanrıçasının kızı, meclisin başkanının eşi oluyor. Yazı ile karar, bir evlilikle birleşiyor.

Lugalzagesi'nin hamisi

Nisaba'nın meclisteki etkisini gösteren tarihsel bir örnek, Umma kralı Lugalzagesi. Lugalzagesi, MÖ 24. yüzyılda Sümer'in büyük bir kısmını birleştiren kral. Sargon tarafından yenilmeden önce, Sümer'in son büyük yerli kralı olarak anılıyor.

Lugalzagesi'nin Nippur'a bıraktığı kaplar üzerindeki uzun yazıtta, kral kendini şöyle tanımlıyor: An'ın rahibi, Nisaba'nın lumah rahibi. Lumah, yüksek bir rahiplik unvanı. Yani Lugalzagesi, Nisaba'nın hizmetkarı olarak başlıyor. Yazıtta Enlil'in ona krallığı verdiği, ülkelerin ona boyun eğdiği, Aşağı Deniz'den Yukarı Deniz'e kadar yolları açtığı anlatılıyor.

Bu yazıt, meclisin işleyişini çok güzel gösteriyor. Bir kral, kendi kentinin tanrıçasına, Nisaba'ya bağlı. Ama krallığını Enlil'den alıyor. Nisaba'nın rahibi, Enlil'in seçtiği kral oluyor. Meclis, farklı tanrıların koruduğu kralları, bir üst tanrının onayıyla birleştiriyor.

Lugalzagesi'nin Nisaba'ya bağlılığı, Nisaba'nın sadece bir yazı tanrıçası olmadığını, aynı zamanda kraliyet himayesi verebilen güçlü bir tanrıça olduğunu da gösteriyor. Umma'nın kraliyet ideolojisinde Nisaba'nın yeri, en azından bu dönemde, çok önemliydi.

Sargon'un karşısında

Lugalzagesi'nin sonu, Sargon'la geldi. Sargon'un yazıtları, Lugalzagesi'yi yendiğini ve onu boyunduruk altında Enlil'in kapısına götürdüğünü anlatıyor. Bu çok güçlü bir imge: Nisaba'nın rahibi, Enlil'in kapısında esir olarak sergileniyor.

Bu, meclis açısından ne anlama geliyor? Krallık, bir tanrının himayesinden başka bir tanrının himayesine geçiyor. Lugalzagesi, Nisaba'nın ve Enlil'in kralıydı. Sargon ise İnanna'nın, yani İştar'ın, ve yine Enlil'in kralı. Enlil sabit kalıyor; değişen, kralın yerel hamisi.

İnanna yazısında, Sargon'un kızı Enheduanna'nın ilahilerini anlatmıştım. Sargon'un hanedanı, İnanna'yı yüceltirken, Lugalzagesi'nin Nisaba'sı arka plana çekiliyor. Belki de bu, Nisaba'nın sonraki dönemlerde daha çok bir yazı ve okul tanrıçası olarak hatırlanmasının nedenlerinden biri.

Kalemin el değiştirmesi

Nisaba'nın meclisteki yazıcılık görevi, zamanla Nabu'ya geçti. Nabu yazısında bu devri anlatmıştım. Babil ve Asur dönemlerinde Nabu, tanrıların yazıcısı ve kader tabletinin tutucusu olarak öne çıktı. Akitu bayramında, tanrılar Esagila'da toplandığında, gelecek yılın kaderlerini tabletlere yazan Nabu'ydu.

Bu devrin nasıl olduğu tam olarak bilinmiyor. Bazı Babil dönemi metinlerinde Nisaba, Nabu'nun eşi olarak anılıyor. Yani yazıcılık, bir evlilik bağıyla birleştirilmiş gibi. Bazı araştırmacılar bunu, eski bir tanrıçanın görevlerinin yeni bir erkek tanrıya aktarılması olarak görüyor. Ninhursağ'ın sıra kaymasını anlattığım yazıda benzer bir süreçten bahsetmiştim.

Ama Nisaba tamamen kaybolmadı. Katiplerin tabletlerinin sonuna yazdığı "Nisaba'ya övgü" ifadesi, Eski Babil dönemi boyunca kullanılmaya devam etti. Yani resmi teolojide Nabu yazıcılığı devralmış olsa da, okullarda ve katiplerin kendi geleneğinde Nisaba hala anılıyordu. Bu bana, bir kurumda resmi unvanı başkasına geçmiş ama herkesin hala danıştığı eski bir ustayı hatırlatıyor.

Ölçü ipi ve sınır taşları

Nisaba'nın meclisle bir başka bağlantısı, ölçme yetkisi. Tanrılar meclisi, kentler arasındaki sınırları belirliyordu. Lagaş ile Umma arasındaki uzun sınır anlaşmazlığında, iki kent de sınırın tanrılar tarafından çizildiğini iddia ediyordu. Enmetena'nın konik yazıtı, Enlil'in emriyle Kiş kralı Mesilim'in sınırı ölçtüğünü ve bir stel diktiğini anlatıyor.

Sınır ölçmek, ip ve çubuk gerektiriyordu. Ve ip ile çubuk, Nisaba'nın sembolleriydi. Yani meclisin sınır kararları, Nisaba'nın araçlarıyla uygulanıyordu. Ningirsu'nun ağını Ninurta yazısında anlatmıştım; o ağ, sınırı ihlal edene iniyordu. Ama sınırın nerede olduğunu gösteren ip, Nisaba'nın ipi.

Burada ilginç bir ironi var. Lugalzagesi, Nisaba'nın rahibi olarak Umma'yı yönetirken, Umma ile Lagaş arasındaki sınır savaşları sürüyordu. Lugalzagesi sonunda Lagaş'ı yağmaladı. Lagaşlı bir ağıt metni, Lugalzagesi'nin günahının tanrıçası Nisaba'nın boynunda olacağını söylüyor. Yani Lagaş, düşman kralın suçunu onun tanrıçasına yüklüyor. Meclis içindeki bir tanrıça, bir başka kentin gözünde suç ortağı oluyor. Bu ağıtın, Lagaş hükümdarı Uruinimgina dönemine ait olduğu düşünülüyor. Yağmalanan tapınaklar tek tek sayılıyor ve suç, kralın kendisiyle birlikte onun hamisine de yükleniyor.

Sitchin'in Nisaba'sı

Sitchin'in eserlerinde Nisaba'ya pek yer verilmiyor. Bu, onun anlatısının genel bir özelliğiyle uyumlu: Sitchin, büyük tanrılara, savaşlara, uzay araçlarına ve soy kavgalarına odaklanıyor. Yazının, ölçümün, kayıt tutmanın tanrıçası, bu anlatıda arka planda kalıyor.

Bazı Sitchin takipçileri ise Nisaba'yı Anunnaki'nin bilgi kayıt sistemi ya da veri tabanı olarak yorumluyor. Bu yorumlar Sitchin'in kendi eserlerinden çok, sonraki dönemin internet tartışmalarından çıkıyor. Metinlerde Nisaba'nın bir kayıt sistemiyle ilişkisi, kil tablet, kamış kalem ve ölçü ipiyle sınırlı.

Akademik yorum Nisaba'yı, Mezopotamya'da yazının tahıl hesaplarından doğduğu gerçeğinin tanrısal bir ifadesi olarak görüyor. İlk yazılı belgeler, tahıl ve hayvan kayıtlarıydı. Tahıl tanrıçasının yazı tanrıçası olması, bu tarihin mitolojik bir hatırası.

Forumlarda yazının tanrıçası

Türkçe forumlarda Nisaba nadiren konuşuluyor. Bir kitap forumunda biri, Nisaba'nın "dünyanın ilk editörü" olarak anılması gerektiğini yazmıştı. Bir başka katılımcı, Nisaba'nın sadece yazmadığını, ölçtüğünü ve hesapladığını, yani bir editörden çok bir muhasebeci ve kadastrocu olduğunu eklemişti. İkisinin birden doğru olduğunu düşünüyorum.

İngilizce bir forumda ise Lugalzagesi'nin Nisaba'ya bağlılığı tartışılıyordu. Bir kullanıcı, Umma'nın Nisaba'yı seçmesinin, kentin tarım ve yönetim becerisiyle övünmesinin bir göstergesi olduğunu öne sürmüştü. Bir başkası, Lagaş ağıtındaki suçlamayı hatırlatarak, tanrıların bile siyasi propagandanın hedefi olabildiğini yazmıştı.

SohbeX teorisi: Yazıcının görünmezliği

Bu kısım spekülasyon. Belki Nisaba'nın meclis sahnelerinde az görünmesi, bir yazıcının doğal konumuydu. Mezopotamya'da katipler, kralların yanında her zaman bulunan ama yazıtlarda adı pek geçmeyen insanlardı. Tanrıların meclisini anlatan katipler, belki de kendi tanrıçalarını, kendi meslekleri gibi, görünmez ama vazgeçilmez bir yerde düşünüyordu. Bunu doğrulayan bir metin yok; sadece katiplerin kendi hallerini tanrıçalarına yansıtmış olabileceği fikri.

Kapanırken

Nisaba'yı düşündüğümde, bir toplantının köşesinde sessizce not alan birini görüyorum. Herkes konuşuyor, o yazıyor. Yıllar sonra herkes onun yazdığını okuyor.

Siz bir toplantıda konuşan mı olmak isterdiniz, yazan mı? Ve sizce tarih, konuşanların mı, yoksa yazanların mı eseridir? Ben bu soruya her yazı yazdığımda farklı bir cevap veriyorum.

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap