İçeriğe geç
Giriş yap
0

Lozan Antlaşması: Beau-Rivage Palace, 24 Temmuz 1923

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt2 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Lozan Barış Antlaşması 24 Temmuz 1923'te İsviçre'nin Lozan şehrindeki Beau-Rivage Palace'ta imzalandı.

İmzacılar arasında Türkiye'nin karşısında şu devletler vardı: Britanya İmparatorluğu, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Yugoslavya (Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı) ve Romanya. Antlaşmanın asıl metinleri İngilizce ve Fransızca hazırlandı.

Lozan Antlaşması'nın imza töreni, 24 Temmuz 1923
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: HubPages. Dosya sayfası
Tarih notu
Lozan, Osmanlı topraklarını bölen ama hiç yürürlüğe girmeyen 10 Ağustos 1920 tarihli Sevr Antlaşması'nın yerine geçti. Türk-Yunan nüfus mübadelesi Lozan'da imzalanan ayrı bir sözleşmeyle düzenlendi.
Boğazların statüsü de Lozan'da belirlendi, ama Türkiye bu düzenlemeden memnun değildi; geçiş düzeni Uluslararası Boğazlar Komisyonu'na bırakılmıştı. Bu konu 13 yıl sonra Montrö'de yeniden masaya gelecekti.

Sevr'den Lozan'a

Lozan Antlaşması maddesi, Birinci Dünya Savaşı'nın galiplerinin 1920 yazına gelindiğinde mağluplarla hesaplaşmayı büyük ölçüde bitirdiğini hatırlatıyor: Almanya ile 28 Haziran 1919'da Versay'da, Bulgaristan ile 27 Kasım 1919'da Neuilly'de, Avusturya ile 10 Eylül 1919'da Saint-Germain'de, Macaristan ile 4 Haziran 1920'de Trianon'da antlaşmalar imzalanmıştı. Osmanlı ile ise 10 Ağustos 1920'de Paris yakınlarındaki Sevr'de, Seramik Müzesi'nde antlaşma imzalandı.

Ankara'nın tepkisi sert oldu. Ankara İstiklal Mahkemesi'nin 1 numaralı kararıyla antlaşmayı imzalayan üç kişi ve Sadrazam Damat Ferit Paşa idama mahkûm edilip vatan haini ilan edildi. Yunanistan dışında hiçbir ülkenin meclisi Sevr'i onaylamadı; Anadolu'daki mücadelenin başarısıyla antlaşma hiçbir zaman uygulanamadı. Lozan bu nedenle Sevr'in yerine geçen ikinci ve kesin barış düzenlemesi oldu.

Davet ve heyetin seçimi

Mudanya Mütarekesi'nin ardından İtilaf Devletleri 28 Ekim 1922'de TBMM Hükûmeti'ni Lozan'da toplanacak barış konferansına davet etti. Aynı daveti İstanbul Hükûmeti'ne de göndermeleri Ankara'da tepki doğurdu ve 1 Kasım 1922'de saltanat kaldırıldı.

Başdelege olarak Başvekil Rauf Bey (Orbay) ve Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Bey (Tengirşenk) adları konuşuluyordu. Lozan Barış Konferansı maddesine göre Mustafa Kemal, Mudanya'daki başarısı ve askerlikten gelen disiplini nedeniyle İsmet Paşa'yı önerdi. Yusuf Kemal Bey'den görevinden çekilmesi rica edildi ve konferans süresince Dışişleri Bakanlığı'nı İsmet Paşa üstlendi. İnönü kendisini "amatör bir diplomat" olarak tanımlıyordu.
Ek bilgi
Türk heyetine Lozan'a gitmeden önce 14 maddelik bir yönerge verildi. Lozan Barış Konferansı maddesine göre yönergede doğuda bir Ermeni yurdu kurulmasının ve kapitülasyonların kesin olarak reddedilmesi, bu konularda ısrar edilirse görüşmelerin kesilmesi; Süleymaniye, Musul ve Kerkük'ün istenmesi; Trakya'da 1914 sınırının elde edilmesi; Batı Trakya için halk oylaması istenmesi; azınlıklar sorununda mübadele uygulanması; Osmanlı borçlarının Osmanlı'dan ayrılan devletler arasında paylaştırılması ve Türk ordusuna herhangi bir sınırlama getirilmesinin reddi gibi maddeler bulunuyordu.
Heyetin bileşimi

Delegeler İsmet Paşa, Sağlık Bakanı Dr. Rıza Nur Bey ve eski Maliye Bakanı Hasan Bey (Saka) idi. Danışmanlar arasında Celâl Bey (Bayar), Münir Bey (Ertegün), Zülfü Bey (Tigrel), Cavit Bey ve Türkiye Musevileri Hahambaşısı Haim Nahum Efendi gibi isimler vardı. Basın danışmanlığını yazar Ruşen Eşref (Ünaydın) ile Darülfünun müderrisi Yahya Kemal (Beyatlı) yaptı; genel sekreterlik görevi Reşit Saffet Bey'deydi (Atabinen). Heyet 8 Kasım 1922'de İstanbul'dan Doğu Ekspresi ile yola çıktı ve 11 Kasım akşamı Lozan'a ulaştı.

Konferans üç komisyon halinde çalıştı. Sınırlar, uyrukluk ve Boğazlar komisyonuna İngiltere; yabancılara uygulanacak hukuk ve kapitülasyonlar komisyonuna İtalya; ekonomik ve mali işler ile borçlar komisyonuna Fransa başkanlık etti. Türk heyeti de bir komisyona başkanlık etmek istedi, ancak bu talep kabul edilmedi.

Kesilen görüşmeler

Lozan Antlaşması maddesine göre görüşmeler 20 Kasım 1922'de başladı. Osmanlı borçları, Türk-Yunan sınırı, Boğazlar, Musul, azınlıklar ve kapitülasyonlar üzerine uzun tartışmalar yapıldı; ama kapitülasyonların kaldırılması, İstanbul'un boşaltılması ve Musul konularında uzlaşma sağlanamadı.

4 Şubat 1923'te görüşmeler kesildi ve savaş ihtimali yeniden gündeme geldi. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa orduya savaş hazırlıklarına başlama emri verdi. Madde, Haim Nahum Efendi öncülüğündeki azınlık temsilcilerinin bu süreçte arabuluculuk yaptığını belirtiyor. Yeni bir savaşı ve kendi kamuoyunun tepkisini göze alamayan İtilaf Devletleri Türkiye'yi yeniden Lozan'a çağırdı ve görüşmeler 23 Nisan 1923'te yeniden başladı.
Dikkat: yanlış bilinen
Konferansın tarihleri kaynaklarda farklı verilir. Lozan Barış Konferansı maddesi konferansın 11 Kasım 1922'de başladığını, 3 Şubat 1923'te ara verildiğini ve antlaşmanın 23 Temmuz 1923'te imzalandığını yazarken, aynı maddenin sonraki bölümü ve Lozan Antlaşması maddesi imza tarihini 24 Temmuz 1923 olarak veriyor. Lozan Antlaşması maddesi görüşmelerin başlangıcını 20 Kasım 1922, kesilmesini 4 Şubat 1923 olarak gösteriyor. 11 Kasım, Türk heyetinin Lozan'a vardığı gündür; bu yazıda konferansın açılışı için 20 Kasım, imza için 24 Temmuz esas alındı.
Alınan kararlar

Lozan Antlaşması maddesinde özetlenen başlıca kararlar şunlar:

- Suriye sınırı: Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması'nda çizilen sınır kabul edildi.
- Irak sınırı: Musul konusunda anlaşma sağlanamadı; İngiltere ve Türkiye'nin kendi aralarında görüşmesine karar verildi. Mesele Musul Sorunu olarak sürdü.
- Yunanistan sınırı: Mudanya'da belirlenen biçimiyle kabul edildi. Meriç'in batısındaki Karaağaç istasyonu ve Bosnaköy, savaş tazminatı karşılığı Türkiye'ye bırakıldı.
- Adalar: Anadolu kıyısına 3 milden yakın adalar ile Bozcaada, Gökçeada ve Tavşan Adaları Türkiye'de kaldı; On İki Ada üzerindeki haklardan İtalya lehine vazgeçildi.
- Kapitülasyonlar tamamen kaldırıldı.
- Osmanlı borçları, Osmanlı'dan ayrılan devletler arasında paylaştırıldı; Türkiye'ye düşen kısmın taksitlerle Fransız frangı olarak ödenmesi kararlaştırıldı.
- Boğazlar, başkanı Türk olan uluslararası bir komisyonun gözetimine bırakıldı ve iki yakası askersizleştirildi. Bu hüküm 1936'da Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile değiştirildi.
- Kıbrıs: Türkiye, 20. maddeyle adadaki İngiliz egemenliğini kabul etti.

Azınlıklar ve mübadele

Antlaşmada azınlık, Müslüman olmayanlar olarak tanımlandı. 40. madde, Müslüman olmayan azınlıklara mensup Türk uyruklarının hem hukuk hem uygulamada öteki Türk uyruklarıyla aynı işlem ve güvencelerden yararlanacağını; giderlerini kendileri karşılamak üzere okul, hayır ve din kurumları kurup yönetebileceklerini ve kendi dillerini serbestçe kullanabileceklerini hükme bağladı. Batı Trakya Türkleri ve İstanbul Rumları dışında, Anadolu ve Doğu Trakya'daki Rumlar ile Yunanistan'daki Türklerin mübadele edilmesi ayrı bir sözleşmeyle kararlaştırıldı.

Onay ve yürürlük

İmzanın ardından antlaşma taraf ülkelerin meclislerinde görüşüldü. Lozan Antlaşması maddesine göre TBMM antlaşmayı 23 Ağustos 1923'te, Yunanistan 25 Ağustos 1923'te, İtalya 12 Mart 1924'te, Japonya 15 Mayıs 1924'te ve İngiltere 16 Temmuz 1924'te onayladı. Onay belgeleri Paris'e iletildikten sonra antlaşma 6 Ağustos 1924'te yürürlüğe girdi.
Tarih notu
Lozan takvimi:
- 10 Ağustos 1920: Sevr Antlaşması.
- 11 Ekim 1922: Mudanya Mütarekesi.
- 28 Ekim 1922: Lozan'a davet.
- 1 Kasım 1922: Saltanatın kaldırılması.
- 11 Kasım 1922: Türk heyetinin Lozan'a varışı.
- 20 Kasım 1922: Görüşmelerin başlaması.
- 4 Şubat 1923: Görüşmelerin kesilmesi.
- 23 Nisan 1923: Görüşmelerin yeniden başlaması.
- 24 Temmuz 1923: Antlaşmanın imzası.
- 23 Ağustos 1923: TBMM onayı.
- 6 Ağustos 1924: Yürürlüğe giriş.
Antlaşma hakkındaki değerlendirmeler de birbirinden çok farklıdır. Lozan Antlaşması maddesi, İngiltere'nin eski başbakanı David Lloyd George'un antlaşmayı İngiltere için "alçakça, korkakça ve rezilce bir teslimiyet" olarak nitelendirdiğini; tarihçi Norman Naimark'ın ise antlaşmanın halkların kendi istekleri dışında yer değiştirmesi konusunda 20. yüzyıl için önemli bir uluslararası emsal oluşturduğunu söylediğini aktarıyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap