Giriş yap
🏺 Anunnaki

Video oyunlarında Anunnaki ve Sümer tanrıları

Bir ekranda, Gılgamış, savaş arabasıyla, bir düşman kentine doğru ilerliyor. Başka bir ekranda, İştar, oyuncunun yanında, büyülü bir yay tutuyor. Üçüncüsünde, kadim bir ırkın bıraktığı bir cihaz, insanlık tarihini baştan anlatıyor. Bu sahnelerin üçü de, video oyunlarından. Mezopotamya, son otuz yılda, oyun dünyasının, sessiz ama kalıcı bir kaynağı oldu.

Oyunlar, kadim tanrıları, nasıl yeniden kuruyor? Bu yeniden kuruluş, oyuncuların, Mezopotamya hakkındaki bilgilerini nasıl şekillendiriyor? Bu soruları, birkaç örnek üzerinden düşünmek istiyorum. Siz Mezopotamya'yla ilk kez bir oyunda mı karşılaştınız?

Strateji oyunlarında Sümer

Strateji oyunları, Mezopotamya'yı, genellikle, uygarlığın başlangıç noktası olarak sunuyor. Microsoft'un 1997'de yayımladığı "Age of Empires", oynanabilir uygarlıklar arasında Sümerleri, Babillileri ve Asurluları içeriyordu. Oyunun açılış senaryoları, tarımın ve kentlerin doğuşunu, Mezopotamya ovasında anlatıyordu.

Sid Meier's Civilization serisi de, Mezopotamya'ya, farklı oyunlarda, yer verdi. "Civilization VI"da, Sümer uygarlığının lideri, Gılgamış. Oyunda, Sümer'in özel birimi, savaş arabası; özel yapısı ise, ziggurat. Gılgamış'ın özel yeteneği, müttefikleriyle birlikte savaşmayı ödüllendiriyor; bu, belki de, destandaki Gılgamış ve Enkidu dostluğuna bir gönderme. Aynı oyunda, Babil de, ayrı bir uygarlık olarak, Hammurabi liderliğinde, sonradan eklendi.

Bu oyunlarda, tanrılar, doğrudan yer almıyor. Din, bir oyun mekaniği olarak var; ama Enlil ya da Enki gibi tanrılar, karakter olarak görünmüyor. Mezopotamya, bir tarih sahnesi olarak sunuluyor; mitoloji ise, arka planda kalıyor.

Assassin's Creed ve "Önce Gelenler"

Ubisoft'un "Assassin's Creed" serisi, Anunnaki anlatısına en çok benzeyen oyun mitolojisini kurdu. Seride, insanlıktan önce, Dünya'da, "Isu" ya da "Önce Gelenler" denen, ileri bir ırk yaşıyordu. Bu ırk, insanları, kendilerine hizmet etmeleri için yarattı. İnsanlar, daha sonra, isyan etti; ardından, büyük bir felaket, Isu uygarlığını yok etti.

Bu anlatı, Sitchin'in Anunnaki anlatısıyla, dikkat çeken benzerlikler taşıyor: insanlığı köle olarak yaratan ileri bir ırk, bir isyan ve bir küresel felaket. Ama oyunun yapımcıları, bu ırkı, Anunnaki olarak adlandırmadı. Isu, oyunlarda, farklı mitolojilerin tanrılarıyla ilişkilendirildi: Yunan, Mısır ve İskandinav tanrıları, Isu'nun, farklı kültürlerde, tanrı olarak hatırlanan bireyleri olarak sunuldu.

Seri, böylece, eski uzaylılar kuramının, kurgusal ve kendi tutarlılığı olan bir versiyonunu yarattı. Oyunun açıkça kurgu olduğunu herkes biliyor; ama bazı oyuncular, oyunun kurgusunu, gerçek tarih tartışmalarına taşıdı.

Japon oyunlarında Mezopotamya tanrıları

Japon oyunları, Mezopotamya tanrılarına, Batılı oyunlardan daha sık yer veriyor. Atlus'un "Shin Megami Tensei" serisinde, İştar, Tiamat, Marduk, Lilith ve Pazuzu gibi figürler, oyuncunun toplayabileceği ya da savaşabileceği varlıklar olarak yer alıyor. Seride, farklı mitolojilerin tanrıları ve iblisleri, aynı evrende bir araya geliyor.

Type-Moon'un "Fate" serisi ve özellikle mobil oyun "Fate/Grand Order", Mezopotamya'ya, geniş bir yer ayırdı. Bu oyunda, Gılgamış, Enkidu, İştar ve Ereşkigal, oynanabilir karakterler. Oyunun "Babylonia" adlı bölümü, Uruk'ta geçiyor ve Gılgamış Destanı'ndan, serbestçe esinleniyor. Bu bölüm, 2019'da, bir anime dizisine de uyarlandı.

"Fate" serisinde, Gılgamış, kibirli ama karizmatik bir kral olarak sunuluyor. Bu tasvir, destanın ilk bölümündeki Gılgamış'a, yani halkını ezen genç krala yakın. Ama oyunun Gılgamış'ı, destandakinden çok farklı güçlere sahip: dünyanın bütün hazinelerini, bir boyut kapısından çağırabiliyor.

İnanna ve İştar'ın yeniden doğuşu

Oyunlarda, İnanna ve İştar, genellikle, savaşçı ve çekici bir tanrıça olarak tasvir ediliyor. Bu tasvir, Mezopotamya kaynaklarındaki İnanna'nın iki yüzüne, yani aşk ve savaş tanrıçası olmasına dayanıyor.

Ama oyunlar, İnanna'nın, Mezopotamya kaynaklarındaki karmaşık kişiliğini, çoğunlukla, görsel ve dövüş özelliklerine indirgiyor. "İnanna'nın Yeraltına İnişi" gibi derin anlatılar, oyunlarda, nadiren yer buluyor.

Tanrılar arasındaki ilişki

Oyunlarda, Mezopotamya tanrıları arasındaki ilişkiler, genellikle, oyunun ihtiyaçlarına göre yeniden kuruluyor. "Fate/Grand Order"da, İştar ve Ereşkigal, kız kardeş olarak sunuluyor; bu, Mezopotamya kaynaklarına uygun. "İnanna'nın Yeraltına İnişi"nde, İnanna, ablası Ereşkigal'in yönettiği yeraltı dünyasına iniyor.

Ama oyunlar, bu ilişkiyi, genellikle, bir rekabet ya da kardeş kavgası olarak sunuyor. Mezopotamya kaynaklarında ise, ilişki, daha belirsiz. İnanna'nın yeraltına inmesinin nedeni, metinde, açıkça belirtilmiyor; bazı akademisyenler, onun, ablasının yetki alanını ele geçirmek istediğini, bazıları ise, başka nedenler olduğunu öne sürüyor.

Assassin's Creed'deki Isu ırkının iç çatışmaları ise, Sitchin'in Enki ve Enlil rekabetine benziyor. Bir grup Isu, insanlara yardım etmek isterken, öbürü, onları kontrol etmek istiyor.

Pazuzu ve korku oyunları

Mezopotamya'nın oyunlara taşınan en tanınmış figürlerinden biri, bir tanrı değil, bir iblis: Pazuzu. Pazuzu, Asur ve Babil dönemlerinde, rüzgârların ve özellikle güneybatı rüzgârının iblisi olarak biliniyordu. Köpek ya da aslan yüzlü, kanatlı ve pençeli bir figür olarak tasvir ediliyordu.

İlginç olan, Pazuzu'nun, Mezopotamya'da, koruyucu bir işlev de görmesi. Pazuzu muskaları, hamile kadınları ve yeni doğan bebekleri, Lamaştu adlı başka bir iblise karşı korumak için kullanılıyordu. Yani, bir iblis, başka bir iblise karşı kalkan oluyordu. Louvre ve British Museum'da, bu tür Pazuzu başları ve muskaları sergileniyor.

Pazuzu, 1973 yapımı "Şeytan" ("The Exorcist") filmiyle, popüler kültüre girdi. Filmin açılışı, Irak'ta, bir kazıda geçiyor ve Pazuzu heykeli, kötülüğün kaynağı olarak gösteriliyor. Bu filmden sonra, Pazuzu, birçok korku oyununda ve fantastik oyunda, saf kötülüğün simgesi olarak yer aldı.

Bu dönüşüm, kadim bir figürün, bağlamından koparıldığında, nasıl tek boyutlu hale gelebildiğini gösteriyor. Mezopotamya'daki Pazuzu, hem korkutucu hem koruyucuydu; oyunlardaki Pazuzu ise, çoğunlukla, yalnızca korkutucu. Siz Pazuzu'nun koruyucu yanını biliyor muydunuz?

Akademik okuma

Akademisyenler, son yıllarda, video oyunlarının, antik tarihi nasıl temsil ettiğini incelemeye başladı. "Antik çağ oyunlarda" anlamına gelen "classical reception in video games" alanında, çeşitli makaleler ve kitaplar yayımlandı. Bu alanın çoğu, Yunan ve Roma'ya odaklanıyor; Mezopotamya, daha az çalışılmış.

Akademisyenlere göre, oyunlar, tarihî doğruluktan çok, oynanabilirliği ve anlatı gücünü önemsiyor. Bu, kaçınılmaz; ama oyunlar, aynı zamanda, oyuncuların, tarihe ilgi duymasını sağlayabiliyor. Bazı müzeler, oyunlardan esinlenen sergiler ya da etkinlikler düzenliyor.

Sitchin'in okuması

Sitchin, video oyunları hakkında, bilinen bir yorum yapmadı. Ama onun fikirleri, dolaylı olarak, oyun dünyasına sızdı. Assassin's Creed'in Isu anlatısı, eski uzaylılar kuramının genel çerçevesinden besleniyor; bu çerçeve, büyük ölçüde, von Däniken ve Sitchin tarafından popülerleştirildi.

Bazı bağımsız oyunlar ve mobil oyunlar, ise, doğrudan "Anunnaki" adını kullanıyor. Bu oyunlarda, Anunnaki, genellikle, uzaylı düşmanlar ya da kadim güçler olarak yer alıyor.

Forumlarda

Oyun forumlarında, Mezopotamya tanrıları, sık sık tartışılıyor. Oyuncular, oyunlardaki karakterlerin, gerçek mitolojideki karşılıklarını araştırıyor. Bu tartışmalar, bazen, oyuncuları, gerçek metinlere yönlendiriyor: Gılgamış Destanı'nın çevirileri, ETCSL'deki Sümer metinleri ve akademik makaleler.

Bazı kullanıcılar, Assassin's Creed'in Isu anlatısını, Anunnaki kuramının "kanıtı" olarak sunuyor; ama bu, genellikle, diğer kullanıcılar tarafından düzeltiliyor. Türkçe oyun forumlarında da, "Fate" serisinin Gılgamış'ı, destanın Türkçe çevirilerine ilgi uyandırıyor.

Oyunlar bir kapı olabilir mi?

Bir oyun, tarihi, doğru öğretmek zorunda değil. Ama bir oyun, bir merak uyandırabilir; bu merak da, oyuncuyu, kitaplara, müzelere ve akademik kaynaklara götürebilir. Bence, oyunların en değerli katkısı bu.

Bir oyuncu, "Civilization"da, Gılgamış'la oynadıktan sonra, Gılgamış Destanı'nı okumaya karar verebilir. Bir başka oyuncu, "Fate"te Ereşkigal'i gördükten sonra, "İnanna'nın Yeraltına İnişi"ni araştırabilir. Bu yolculuk, oyunun kendisinden daha uzun sürebilir.

Bu yolculuğu kolaylaştırmanın yolları da var. Bazı oyunlar, oyun içinde, tarihî bilgi kartları ya da ansiklopedi bölümleri sunuyor. "Civilization" serisinin "Civilopedia" bölümü, her uygarlık ve lider hakkında, kısa tarih notları içeriyor. Assassin's Creed'in son oyunlarında ise, "Discovery Tour" adlı, şiddetsiz, eğitim amaçlı bir mod var; bu modda, oyuncular, antik Mısır'ı ya da Yunanistan'ı, rehberli turlarla gezebiliyor. Mezopotamya için de, böyle bir mod yapılsa, sizce ilgi görür mü?

Oyun yapımcıları, son yıllarda, tarih danışmanlarıyla daha sık çalışıyor. Bu iş birliği, oyunların, hem eğlenceli hem de daha özenli olmasını sağlayabilir. Mezopotamya, bu iş birliği için, hâlâ, büyük ölçüde keşfedilmemiş bir alan.

SohbeX teorisi

Spekülasyon olarak okuyun. Bence video oyunları, Anunnaki anlatısının, gelecekteki en güçlü taşıyıcısı olabilir. Kitaplar, belirli bir okur kitlesine ulaşıyor; oyunlar ise, milyonlarca kişiye, etkileşimli bir deneyim sunuyor. Assassin's Creed'in Isu anlatısı, bir kuşak oyuncunun, "insanlığı yaratan kadim ırk" fikrini, doğal karşılamasını sağladı. Belki de, gelecekte, Anunnaki tartışmaları, kitaplardan çok, oyunlardan beslenecek.

Bu bir yorum; kesin bir bilgi değil.

Size soru

Mezopotamya tanrılarıyla, en çok hangi oyunda karşılaştınız? Bir oyun, sizi, gerçek mitolojiyi araştırmaya yönlendirdi mi? Yorumlarda yazın.

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap