Giriş yap
🏺 Anunnaki

Urukagina'nın reformları: "amagi" ve Ningirsu ile yapılan söz

Tarihte "özgürlük" kavramının yazıya geçirildiği bilinen en eski kelimelerden biri, Sümerce "amagi". Bu kelime, kelimesi kelimesine, "anneye dönüş" anlamına geliyor. Lagaş kralı Urukagina'nın, MÖ yaklaşık 2350'de yazdırdığı metinlerde geçiyor. Urukagina, bu kelimeyi, halkını borçlardan ve haksız vergilerden kurtardığını anlatmak için kullanıyor.

Bugün, Urukagina, bazı kaynaklarda, "tarihin ilk reformcusu" olarak anılıyor. Ama bu unvanın ne kadar hak edildiği tartışmalı. Urukagina'nın reformları, gerçekten halkı mı korudu, yoksa yalnızca güç dengelerini mi değiştirdi? Ve bu reformları anlatırken, Urukagina, neden kendi adına değil, tanrı Ningirsu ile yapılan bir söz adına konuşuyor? Bir yöneticinin reformlarını bir tanrıya verilmiş söz olarak sunması size ne düşündürüyor?

İsim sorunu

Önce isimle ilgili kısa bir not. Bu kralın adı, eskiden Urukagina olarak okunuyordu. Ama günümüz Sümerologlarının çoğu, adın doğru okunuşunun Uruinimgina olduğunu düşünüyor. İsmin anlamı, "sözü sağlam kent" ya da "kentin sözü doğrudur" gibi bir şey olabilir. Ben burada, daha bilinen biçim olan Urukagina'yı kullanıyorum.

Urukagina, Lagaş'ın son kralıydı. Kendisinden önce, Lugalanda adlı bir hükümdar vardı. Urukagina'nın, Lugalanda'yla akrabalık bağı olup olmadığı bilinmiyor. Bazı araştırmacılar, onun, bir saray darbesiyle tahta çıktığını düşünüyor. İlk yılında, "ensi", yani kent yöneticisi unvanını kullandı; ikinci yılından itibaren ise, "lugal", yani kral unvanını aldı.

Reform metinleri

Urukagina'nın reformları, Girsu'da bulunan kil konilerin ve tabletlerin üzerine yazılmış metinlerde anlatılıyor. Bu metinler, Ernest de Sarzec ve ardından gelen Fransız kazıcılar tarafından, Tello'da bulundu. Bugün, bu metinlerin kopyaları, Louvre ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri dahil, birçok müzede bulunuyor.

Metinler, iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm, "eskiden" yaşanan haksızlıkları listeliyor. İkinci bölüm, Urukagina'nın bu haksızlıklara nasıl son verdiğini anlatıyor. Bu yapı, metne, bir öncesi ve sonrası karşılaştırması niteliği veriyor.

Eski düzende listelenen haksızlıklar, oldukça ayrıntılı. Gemicilerin başında, gemileri denetleyen bir görevli vardı. Hayvancıların başında, eşekleri ve koyunları denetleyen bir görevli vardı. Balıkçıların başında, balıkçılık alanlarını denetleyen bir görevli vardı. Bu görevliler, halktan vergi topluyor ve kendi çıkarlarına el koyuyordu.

Bir ölü gömüldüğünde, rahipler, aileden, bira, ekmek, arpa ve giysi alıyordu. Boşanan bir adam, yöneticiye, beş şekel gümüş ödemek zorundaydı. Kral ve ailesi, tapınakların topraklarını ve hayvanlarını, kendi mülkleri gibi kullanıyordu.

Urukagina, bu görevlilerin işlerine son verdiğini, rahiplerin aldığı payları azalttığını ve tapınak topraklarını, yeniden tanrılara geri verdiğini anlatıyor. Bir metinde, Lagaş'ın sınırlarından denize kadar, artık hiçbir vergi görevlisinin bulunmadığını söylüyor.

Dul ve yetim

Urukagina'nın metinlerinin en çok alıntılanan cümlesi, şöyle bir anlam taşıyor: Urukagina, Ningirsu ile, yetimi ve dulu, güçlü olana teslim etmeyeceğine dair bir söz yaptı.

Bu cümle, Mezopotamya'da, adaletin, zayıfları koruma görevi olarak tanımlandığını gösteriyor. Aynı düşünce, yaklaşık iki yüz elli yıl sonra Ur-Nammu'nun yasalarında, yaklaşık altı yüz yıl sonra ise Hammurabi'nin yasalarının önsözünde yeniden karşımıza çıkıyor. Hammurabi de, güçlünün zayıfa zulmetmemesi, yetimin ve dulun hakkının verilmesi için yasalarını yazdırdığını söylüyor.

Bu gelenek, İbranice İncil'e de yansıdı. Eski Ahit'in peygamberlik kitaplarında, yetimi ve dulu korumak, sık sık tekrarlanan bir buyruk. Urukagina'nın sözü, bu uzun geleneğin, bilinen ilk halkalarından biri.

Tartışmalı bir madde

Urukagina'nın metinlerinden birinde, tartışmalı bir madde var. Bu maddeye göre, eskiden, kadınlar iki kocayla evlenebiliyordu; şimdi ise, bunu yapan bir kadın, taşlanacaktı. Bazı çevirilerde, kadının, niyeti yazılı taşlarla taşlanacağı belirtiliyor.

Bu maddenin yorumu, akademisyenler arasında tartışmalı. Bazıları, bu maddeyi, gerçek bir çok kocalılık uygulamasına karşı bir yasak olarak okuyor. Diğerleri ise, maddenin, boşanma kurallarıyla ya da dul kadınların yeniden evlenmesiyle ilgili olduğunu düşünüyor. Metnin dili, kesin bir yorum yapmak için yeterince açık değil.

Bu madde, Urukagina'nın reformlarının, yalnızca halkı özgürleştiren bir yönü olmadığını hatırlatıyor. Reformlar, belirli bir toplumsal düzeni dayatmayı da içeriyordu.

Bau tapınağı ve kraliçeler

Urukagina dönemine ait en zengin belge grubu, tanrıça Bau'nun tapınağının arşivi. Bu arşiv, yaklaşık bin sekiz yüz tabletten oluşuyor ve tapınağın ekonomik işlerini ayrıntılı olarak kayda geçiriyor. Tabletler, tapınağın işçilerine dağıtılan arpa paylarını, hayvanları, tarlaları ve el sanatlarını listeliyor.

Bu arşivde, kraliçelerin rolü dikkat çekiyor. Lugalanda'nın eşi Baranamtara ve Urukagina'nın eşi Şaşa, tapınak ekonomisinin yönetiminde, merkezi bir rol oynuyordu. Urukagina döneminde, tapınağın adı, "kadının evi" anlamına gelen e-mi'den, "Bau'nun evi" anlamına gelen e-Bau'ya değiştirildi.

Bu değişiklik, Urukagina'nın reform söyleminin bir parçasıydı: tapınak, kraliyet ailesinin değil, tanrıçanın malıydı. Ama arşivin incelenmesi, tapınağın, pratikte, kraliçenin yönetiminde kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Yani reform, mülkiyetin adını değiştirdi; yönetimin elini değil.

Tanrılar arasındaki ilişki: Ningirsu ve Bau

Urukagina'nın metinlerinde, Ningirsu ve eşi Bau, Lagaş'ın gerçek sahipleri olarak sunuluyor. Ningirsu, kentin tanrısı ve koruyucusu; Bau, onun eşi ve bereketin tanrıçası. Kralın görevi, bu iki tanrının mülkünü korumak ve yönetmek.

Bu düşünce, "tapınak devleti" kavramının dayanağını oluşturuyordu. Erken Sümerolojide, Anton Deimel gibi araştırmacılar, Lagaş'ın tüm topraklarının tapınaklara ait olduğunu öne sürdü. Ama daha sonraki araştırmalar, bu görüşü sorguladı. Igor Diakonoff ve Benjamin Foster, tapınak topraklarının, kentin topraklarının yalnızca bir kısmını oluşturduğunu, özel mülkiyetin de var olduğunu gösterdi. Foster'ın 1981'de yayımladığı "A New Look at the Sumerian Temple State" adlı makale, bu tartışmada bir dönüm noktası oldu.

Reformların sonu

Urukagina'nın reformları, uzun sürmedi. Krallığının yaklaşık onuncu yılında, Umma kralı Lugalzagesi, Lagaş'a saldırdı ve kenti yağmaladı. Lagaşlı bir yazar, bu yıkımı anlatan bir ağıtta, Urukagina'nın hiçbir günahı olmadığını, suçun Lugalzagesi'de olduğunu vurguluyor.

Bu ağıt, ilginç bir soru ortaya atıyor: Urukagina, tanrılarla yaptığı sözü tuttuysa, neden tanrılar onu korumadı? Lagaşlı yazar, bu soruya, suçu Lugalzagesi'nin tanrıçası Nisaba'ya yükleyerek cevap veriyor. Lugalzagesi'nin günahları, onun tanrıçasının boynuna yükleniyor.

Borç affının izleri

Urukagina'nın metinlerinde, borçlarla ilgili bir düzenleme de yer alıyor. Urukagina, borç nedeniyle hapsedilenleri ya da borçlarına karşılık çalıştırılanları serbest bıraktığını anlatıyor. "Amagi" kelimesi, tam da bu bağlamda kullanılıyor.

Bu uygulama, Mezopotamya'da, uzun bir geleneğin parçası oldu. Eski Babil döneminde, krallar, tahta çıktıklarında ya da belirli aralıklarla, "mişarum" adı verilen fermanlar yayımlıyor ve bazı borçları siliyordu. Babil kralı Ammisaduqa'nın fermanı, bu uygulamanın en iyi korunmuş örneklerinden biri. Ferman, hangi borçların silindiğini, hangilerinin ise geçerli kaldığını ayrıntılı olarak listeliyor.

Antropolog David Graeber, "Borç: İlk 5000 Yıl" adlı kitabında, bu geleneğe geniş yer verdi ve Urukagina'nın "amagi" kelimesini, özgürlük kavramının borçtan kurtulma deneyimiyle doğduğunun bir işareti olarak yorumladı. Graeber'in yorumu, bazı tarihçiler tarafından fazla genelleyici bulundu; ama Mezopotamya'daki borç affı uygulamalarına yeniden dikkat çekti.

Bu gelenek, İbranice İncil'deki "jübile yılı" kavramıyla da karşılaştırılıyor. Levililer kitabına göre, her elli yılda bir, borçlar silinmeli ve topraklar asıl sahiplerine geri verilmeliydi.

Akademik okuma

Akademisyenler, Urukagina'nın reformlarını, yeni bir yöneticinin, kendinden öncekilerin düzenini eleştirerek meşruiyet kazanma çabası olarak da okuyor. Reformlar, gerçek değişiklikler içeriyordu; ama aynı zamanda, bir propaganda aracıydı. Lugalanda'nın döneminin "kötü eski günler" olarak sunulması, Urukagina'nın tahta çıkışının, olağan dışı koşullarda gerçekleştiğini düşündürüyor.

Marc Van De Mieroop gibi tarihçiler, Urukagina'nın metinlerinin, Mezopotamya kraliyet ideolojisinin önemli bir unsurunu, kralın adaleti sağlama görevini, ilk kez açıkça ifade ettiğini vurguluyor.

Sitchin'in okuması

Sitchin, Urukagina'nın reformlarını, Anunnaki'nin insanlara verdiği yasaların bir yansıması olarak yorumladı. Ona göre, Ningirsu, yani Ninurta, insanlara adalet kurallarını öğreten bir Anunnaki'ydi. Urukagina'nın "Ningirsu ile yapılan söz" ifadesini, gerçek bir varlıkla yapılmış bir antlaşma olarak okudu.

Akademik okumada ise, bu ifade, kralın, kendi kararlarını tanrısal bir otoriteye dayandırma geleneğinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Forumlarda

Forumlarda Urukagina, sık sık "ilk sosyal reformcu" ya da "ilk yasa koyucu" olarak paylaşılıyor. "Amagi" kelimesi, bazı özgürlükçü hareketler tarafından sembol olarak benimsendi; bu kelimenin çivi yazısıyla yazılmış hali, bazı tişört ve logolarda kullanılıyor. Bazı kullanıcılar, bu sahiplenmeyi, kelimenin orijinal bağlamından koparılması olarak eleştiriyor.

SohbeX teorisi

Spekülasyon olarak okuyun. Bence "amagi" kelimesinin "anneye dönüş" anlamı, Sümerlilerin özgürlüğü nasıl düşündüğüne dair önemli bir ipucu veriyor. Özgürlük, yeni bir şeye ulaşmak değil, eski bir duruma, yani doğal bir başlangıç noktasına dönmek olarak düşünülüyordu. Borçlu bir insan, borcundan kurtulduğunda, annesinin evine, yani ailesine geri dönebiliyordu.

Belki de bu anlayış, Mezopotamya'daki borç affı geleneğinin dayanağıydı. Krallar, belirli aralıklarla, borçları silerek, toplumu, bir tür başlangıç noktasına geri döndürüyordu.

Bu bir yorum; kesin bir bilgi değil.

Size soru

Özgürlüğün "anneye dönüş" olarak düşünülmesi size ne ifade ediyor? Bir reformun aynı zamanda propaganda olması, onun değerini azaltır mı? Yorumlarda yazın.

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap