Giriş yap
🏺 Anunnaki

Taç ve asa gökte duruyordu: Etana Efsanesi'nin açılışı ve antik uzaylı yorumları

Etana Efsanesi denince akla ilk gelen sahne, bir çobanın kartalın sırtında göğe yükselişi. Kartal ile yılanın hikâyesi, doğum otu, aşağıda küçülen dünya; bunların hepsini daha önce konuştuk. Ama efsanenin Akkadca metni, bu sahnelerden çok önce, bambaşka bir yerden başlıyor: Anunnaki'nin toplantısından.

Orta Asur ve Yeni Asur kopyalarında efsanenin açılışı kabaca şöyle: Kaderleri belirleyen büyük Anunnaki tanrıları, ülke hakkında danışmak için oturdular. Kenti onlar planladı, onlar kurdu; ama henüz bir kral yoktu. O zamanlar taç takılmamıştı, asa tutulmamıştı. Asa, taç, başlık ve değnek, göğün önünde, Anu'nun huzurunda duruyordu.

Antik uzaylı anlatılarında bu satırlar, krallığın insanlara Anunnaki tarafından "teslim edildiği" bir anın kaydı olarak sık alıntılanıyor. Ben bu satırları, efsanenin bütünüyle ve Mezopotamya krallık ideolojisiyle birlikte okumak istiyorum.

Anunnaki burada ne yapıyor?

Etana'nın açılışında Anunnaki, kaderleri belirleyen bir meclis olarak karşımıza çıkıyor. Bu, Akkadca edebiyatta Anunnaki'nin en yaygın rolü: büyük tanrıların, özellikle kader belirleme ve yargı işlerinde bir araya gelen topluluğu. Anunnaki burada bir kent planlıyor, kuruyor ve ona bir kral arıyor.

Hangi kent? Efsanenin bağlamında bu kent Kiş. Sümer Kral Listesi, Etana'yı tufandan sonra Kiş'te hüküm süren krallardan biri olarak anıyor ve onu "göğe yükselen, bütün ülkeleri sağlamlaştıran çoban" diye tanımlıyor. Efsane, bu kısa notu genişletiyor.

Anunnaki'nin bir kent kurması, Mezopotamya düşüncesinde kentlerin tanrısal kökenli olduğu fikrine uyuyor. Kentler, insanların değil, tanrıların eseri. İnsanlar yalnızca o kentlerde yaşıyor ve tanrılara hizmet ediyor.

Gökteki krallık simgeleri

Açılışın en çarpıcı imgesi, krallık simgelerinin gökte, Anu'nun önünde durması. Asa, taç, başlık ve değnek, Mezopotamya krallığının bilinen simgeleri. Kral yazıtlarında ve kabartmalarda krallar, bu simgeleri tanrılardan alırken gösteriliyor. Hammurabi Yasası'nın taş dikmesinin tepesinde, Hammurabi'nin karşısında oturan Şamaş, ona bir halka ve değnek uzatıyor.

Etana'nın açılışı, bu ideolojinin mitolojik kökenini anlatıyor. Krallık, gökte, Anu'nun huzurunda bekliyor. Henüz bir kral seçilmediği için, simgeler kullanılmıyor. Sümer Kral Listesi'nin ünlü ifadesi, "krallık gökten indiğinde", aynı fikri dile getiriyor.

Efsanenin bu bölümü, krallığın bir insan buluşu olmadığını, tanrıların verdiği bir kurum olduğunu vurguluyor. Kral, tanrıların seçtiği ve simgelerini teslim ettiği kişi.

İştar ve Enlil

Açılışın devamında, kırık satırlar arasında, İştar'ın bir kral aradığı ve Enlil'in bir taht aradığı anlaşılıyor. Sonunda Etana, Kiş'in kralı olarak seçiliyor. Ama Etana'nın bir sorunu var: oğlu yok. Krallığın sürmesi için bir varise ihtiyacı var.

Bu sorun, efsanenin geri kalanını belirliyor. Etana, Şamaş'a dua ediyor, kartalı kurtarıyor ve onun sırtında göğe, doğum otunu bulmaya çıkıyor. Yani bütün göğe yükseliş hikâyesi, açılıştaki krallık sorununun bir devamı. Krallık gökten indi; ama onun sürekliliği için yine göğe çıkmak gerekiyor.

Kilitli kapılar

Açılışın kırık satırlarında, krallık kurulmadan önceki dünyanın bir tasviri de var gibi görünüyor. Kapılar sürgülenmiş görünüyor; insanlar henüz bir çobanın yönetimi altında toplanmamış. Bazı çevirmenler bu satırları, krallıktan önceki bir düzensizlik dönemi olarak okuyor. Bu dönem, Nintur'un dağınık insanlarını anlatan Eridu Tufanı'nın açılışını hatırlatıyor.

Mezopotamya düşüncesinde krallık, düzenin kendisi. Krallık yokken kentler korumasız, insanlar dağınık, tanrılar hizmetsiz. Etana'nın açılışı, bu boşluğu kısa ama güçlü imgelerle çiziyor. Ve boşluğun ortasında, gökte, kullanılmayı bekleyen simgeler duruyor.

Ben bu imgeyi, sahibini bekleyen bir taht gibi düşünüyorum. Taht hazır, taç hazır; yalnızca onu takacak kişi yok. Bu bekleyiş, efsanenin bütününe bir gerilim katıyor. Etana seçildiğinde bu gerilim çözülüyor; ama varis sorunu, yeni bir gerilim doğuruyor. Siz bir hikâyenin, bir sorunu çözerken başka bir sorunu başlatmasını sever misiniz?

Çobanlık ve krallık

Kral Listesi'nde Etana bir çoban olarak tanımlanıyor. Mezopotamya'da "çoban", kralların en sık kullanılan unvanlarından biri. Hammurabi, kendini "Enlil'in çağırdığı çoban" olarak tanıtıyor. Ur-Nammu ve Şulgi de çoban unvanını taşıyor.

Bu unvan, kralın halkını bir sürü gibi koruyup beslemesi gerektiği fikrini taşıyor. Etana'nın bir çoban olarak anılması, onu bu ideolojinin ilk örneği yapıyor. Gökteki simgeleri alan ilk çoban, bütün sonraki çoban kralların atası.

Tanrılar arasındaki ilişki

Açılışta Anunnaki, Anu, İştar ve Enlil bir arada görünüyor. Anu, krallık simgelerinin sahibi; İştar ve Enlil, kral arayan tanrılar. Bu üç tanrının işbirliği, krallığın birden fazla tanrının onayına dayandığını gösteriyor.

Efsanenin devamında ise Şamaş öne çıkıyor. Şamaş, kartal ile yılan arasındaki anlaşmazlıkta adaleti sağlayan tanrı; Etana'yı da kartala yönlendiren o. Yani efsane, bir tanrılar zinciri kuruyor: Anunnaki kenti kuruyor, Anu simgeleri tutuyor, İştar ve Enlil kral arıyor, Şamaş Etana'ya yardım ediyor. Her tanrının kendi rolü var.

Şamaş'ın bu zincirdeki yeri de önemli: adalet tanrısı, krallığın ahlaki koşulunu temsil ediyor. Etana, ancak Şamaş'a sadık kaldığı için yardım görüyor.

Akademik okuma

Pek çok araştırmacı, Etana Efsanesi'nin açılışını Mezopotamya krallık ideolojisinin bir ifadesi olarak okudu. J. V. Kinnier Wilson, 1985'te efsanenin eleştirel edisyonunu yayımladı ve farklı dönemlerden gelen kopyaları karşılaştırdı. Bu karşılaştırma, açılışın Eski Babil versiyonunda ve sonraki versiyonlarda biraz farklı olduğunu gösterdi.

Akademik okumada açılış, efsanenin bir "kuruluş" anlatısı olarak çerçevelenmesini sağlıyor. Etana, ilk kral ya da ilk krallardan biri olarak, krallığın nasıl başladığını ve nasıl sürdüğünü temsil ediyor. Varis sorunu ise, krallığın en büyük kaygısını, sürekliliği dile getiriyor.

Antik uzaylı yorumu

Antik uzaylı anlatılarında açılış satırları, Anunnaki'nin Dünya'da bir yönetim sistemi kurduğunun kanıtı olarak sunuluyor. Krallık simgeleri, bu okumaya göre, Anunnaki'nin insan yöneticilere verdiği yetki belgeleri ya da teknolojik araçlar. Etana'nın göğe yükselişi ise, bu yöneticinin Anunnaki'nin merkezine yaptığı bir ziyaret.

Bu okumanın zorluğu, krallık simgelerinin Mezopotamya sanatındaki gerçek karşılıklarını görmezden gelmesi. Asa, taç ve değnek, kabartmalarda ve heykellerde defalarca gösterilen, tanınabilir nesneler. Bunlar teknolojik araçlar değil, törensel simgeler. Efsane, bu simgelerin tanrısal kökenini anlatıyor; ama simgelerin kendisi tamamen dünyevi.

Igigi'nin yeri

Bazı kopyalarda açılışta yalnızca Anunnaki değil, Igigi de anılıyor. Bu iki tanrı grubu, Akkadca edebiyatta farklı biçimlerde ilişkilendiriliyor: bazen Anunnaki yeryüzü ve yeraltının, Igigi ise göğün tanrıları olarak ayrılıyor; bazen de iki ad birlikte, bütün tanrıları anlatmak için kullanılıyor.

Etana'nın açılışında Igigi'nin varlığı, kentin kuruluşuna bütün tanrıların katıldığını düşündürüyor. Antik uzaylı okumaları Igigi'yi çoğu zaman "yörüngedeki gözcüler" olarak sunar; ama bu efsanede Igigi'nin rolü, yalnızca Anunnaki'nin yanında anılan bir tanrı topluluğu olmak.

Sitchin'in okuması

Sitchin, Etana'yı bir Anunnaki uzay limanına götürülen ilk insanlardan biri olarak okudu. Onun anlatısında Etana'nın uçuşu, bir uzay aracıyla yapılmış bir yolculuk. Açılıştaki krallık simgeleri ise, Anunnaki'nin insanlara krallığı devretmesinin işaretleri.

Sitchin'in bu okuması, Etana Efsanesi'ni Sümer Kral Listesi'nin "krallık gökten indiğinde" ifadesiyle birleştiriyor. Ama efsanede krallık bir araçla inmiyor; Etana, simgeleri almak için değil, bir varis bulmak için göğe çıkıyor.

Forumlarda açılış satırları

Forumlarda Etana'nın açılış satırları, genellikle uçuş sahnesinin gölgesinde kalıyor. Kimi forum yazarları "asa ve taç gökte duruyordu" ifadesini bir "yönetim devri" olarak yorumluyor. Başkaları, aynı fikrin Kral Listesi'nde ve başka metinlerde de bulunduğunu, bunun Mezopotamya'nın yaygın bir inancı olduğunu hatırlattı.

Türkçe forumlarda ise açılış satırlarını hiç görmedim. Etana, Türkçe tartışmalarda neredeyse yalnızca kartalın sırtındaki uçuşla anılıyor.

SohbeX teorisi: Varissiz bir kralın kaygısı

Bu bölüm spekülatif.

Belki de Etana Efsanesi, Kiş'te yaşanmış gerçek bir veraset krizinin hatırasını taşıyordu. Bir kralın oğlu yoksa, ölümünden sonra kentte bir güç boşluğu doğar. Bu boşluk, iç savaşlara ya da dış saldırılara yol açabilir. Efsane, bu kaygıyı tanrısal bir çerçeveye yerleştiriyor: kral, varis için tanrılara başvuruyor.

Kral Listesi'nde Etana'dan sonra oğlu Balih'in hüküm sürdüğü yazıyor. Yani efsanenin hikâyesi mutlu sonla bitmiş olmalı. Bunu kanıtlayacak bir satır yok; efsanenin sonu kopyalarda eksik. Ama listedeki bu kısa not, Etana'nın aradığı varisi bulduğunu düşündürüyor.

Balih'in adı, bugün Suriye'de akan Balih ırmağının adıyla aynı. Bu benzerliğin bir anlamı olup olmadığını bilmiyoruz; ama bir kralın adının bir ırmağa bağlanması, onun efsanesinin coğrafi bir hafıza taşıdığını düşündürebilir. Bu da yalnızca bir merak, bir kanıt değil.

Size soru

Krallığın gökte, bir tanrının önünde beklediğini düşünmek size ne hissettiriyor? Ve sizce bir kralın en büyük kaygısı, gücü mü, yoksa o gücün kendisinden sonra ne olacağı mı?

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap