Sümer Kral Listesi'nde Anunnaki nerede geçiyor? Hiçbir yerde, ve bu neden önemli
Sümer Kral Listesi, antik uzaylı tartışmalarında Anunnaki'nin dünyadaki varlığının en güçlü kanıtlarından biri olarak sunuluyor. Binlerce yıl süren saltanatlar, gökten inen krallık, tufan öncesi kentler. Forumlarda bu listeyi "Anunnaki yöneticilerinin görev çizelgesi" olarak tanımlayan yorumlar dolaşıyor. Peki listede Anunnaki kelimesi kaç kez geçiyor?
Cevap, bildiğim kadarıyla: hiç. Weld-Blundell prizmasından başlayarak listenin başlıca kopyalarına baktığımda, Anunnaki kelimesine ya da Sümerce karşılığı Anuna'ya rastlamadım. Liste, tanrılardan neredeyse hiç söz etmiyor. Bu yokluk, bence listenin ne tür bir metin olduğunu anlamak için en önemli ipucu. Bu kez bir kelimenin yokluğunun izini sürmek istiyorum.
Liste ne anlatıyor?
Kral listesi, krallığın gökten inmesiyle açılıyor. Krallık önce Eridu'ya iniyor; Eridu'da iki kral hüküm sürüyor. Ardından krallık Bad-tibira'ya, Larak'a, Sippar'a ve Şuruppak'a taşınıyor. Tufan geliyor ve her şeyi siliyor. Tufandan sonra krallık yeniden gökten iniyor; bu kez Kiş'e.
Bundan sonra liste, kentlerin ve hanedanların uzun bir sırasını veriyor: Kiş, Uruk, Ur, Avan, Hamazi, Adab, Mari, Akşak, Akad, Gutium ve diğerleri. Her kent için kralların adları ve saltanat süreleri sayılıyor. Bir kentin hanedanı bitince "silahla vuruldu" ya da "yenildi" deniyor ve krallık başka bir kente taşınıyor.
Liste, İsin hanedanıyla sona eriyor. Bu da listenin büyük olasılıkla İsin döneminde, ya da en azından o döneme kadar güncellenerek derlendiğini gösteriyor.
Tanrılar nerede?
Listede tanrıların varlığı, yalnızca birkaç yerde dolaylı olarak hissediliyor. Krallık "gökten iniyor"; bu ifade, krallığın tanrısal bir kaynağı olduğunu söylüyor, ama hangi tanrıdan geldiğini belirtmiyor. Bazı kralların adlarında tanrı adları var: Meskiaggaşer, Utu'nun oğlu olarak tanıtılıyor; Gılgamış'ın babası bir "lillu", yani bir hayalet ya da cin olarak anılıyor; Lugalbanda bir çoban; Dumuzi bir balıkçı.
Bu notlar, listenin efsanevi kralları anlatırken tanrısal kökenlere göndermeler yaptığını gösteriyor. Ama bu göndermeler bireysel; bir kralın babasının bir tanrı olması gibi. Tanrıların bir kolektif olarak, bir meclis ya da bir grup olarak listede yer aldığı bir satır yok.
Neden Anunnaki yok?
Bu yokluğun birkaç açıklaması olabilir. İlki, listenin türü. Kral listesi, bir anlatı değil, bir kayıt. Kralların adlarını, kentlerini ve sürelerini sıralıyor. Tanrıların meclisini anlatmak, onun işi değil. Tanrılar meclisinin kararları, ağıtlarda, destanlarda ve ilahilerde anlatılıyor.
İkinci açıklama, listenin ideolojisi. Liste, Sümer'in her zaman tek bir krallık tarafından yönetildiği fikrini savunuyor. Krallık bir kentten diğerine geçiyor, ama her zaman tek bir merkezde. Bu ideoloji için önemli olan, krallığın sürekliliği; tanrıların kim olduğu değil.
Üçüncü açıklama ise Anunnaki kavramının kendisiyle ilgili. Sümer metinlerinde Anuna, büyük tanrıların kolektif adı. Bu tanrılar, krallığı verenler; ama krallar onların arasında değil. Listede bir kralın Anuna'dan biri olarak tanıtılmaması, Sümer düşüncesinde krallar ile tanrılar arasındaki sınırın korunduğunu gösteriyor.
Tufan öncesi krallar
Antik uzaylı anlatılarında tufan öncesi krallar, Anunnaki'nin kendisi olarak okunuyor. Alulim, Alalgar, Enmenluana, Enmengalana, Dumuzi ve diğerleri; on binlerce yıllık saltanatlarla. Sitchin, bu kralları Anunnaki'nin komutanları olarak yorumladı ve saltanat sürelerini Nibiru'nun yörünge döngüsüyle ilişkilendirdi.
Ama liste bu kralları tanrı olarak tanıtmıyor. Adlarının önünde, Sümer yazısında tanrı adlarının önüne konan yıldız işareti, yani dingir belirteci, düzenli olarak yer almıyor. Dumuzi gibi bazı adlar, başka metinlerde tanrı olarak geçen figürlerle aynı; ama listede o da bir kral. Listenin mantığında tufan öncesi krallar, insan kralların çok eski ve çok uzun yaşamış atalarıydı.
Kopyalar arasındaki farklar
Kral listesi tek bir metin değil; birçok kopyası var ve bu kopyalar birbirinden ayrılıyor. Weld-Blundell prizması en eksiksiz kopya olarak biliniyor ve Ashmolean Müzesi'nde saklanıyor. Ama Nippur'dan, Kiş'ten, Susa'dan ve başka yerlerden gelen parçalar, kralların sırası, adları ve saltanat süreleri konusunda farklı bilgiler veriyor.
Bazı kopyalarda tufan öncesi kentlerin sayısı ve sırası değişiyor. Bazı kopyalarda belirli hanedanlar hiç yok. Bu çeşitlilik, listenin farklı kentlerde farklı amaçlarla kopyalandığını ve güncellendiğini gösteriyor. Her kent, kendi hanedanını listede daha görünür kılmak isteyebilirdi.
Bu kadar çok kopyanın hiçbirinde Anunnaki'ye rastlanmaması, yokluğun tesadüf olmadığını düşündürüyor. Bir kopyada eksik olabilirdi; ama hepsinde eksik olması, listenin türünün bir özelliği.
Lagaş'ın cevabı
Kral listesine verilmiş bir tür cevap da var: Lagaş Kral Listesi. Bu metin, Lagaş'ın, ana listede yer almayan krallarını sıralıyor ve tufandan sonra insanlığın durumunu anlatarak açılıyor. Bu açılışta tanrıların insanlara çapa, kazma ve sepet vermesinden, sulama ve tarımdan söz ediliyor.
Lagaş listesi, ana listeden farklı olarak tanrıların insanlarla ilişkisine biraz daha yer veriyor. Ama burada da Anuna bir kolektif olarak öne çıkmıyor. Lagaş listesini bir parodi olarak okuyanlar da var; bu tartışma hâlâ sürüyor.
Tanrılar arasındaki ilişki
Listede tanrılar arasındaki ilişkiler anlatılmadığı için, bu başlık altında başka bir şeyi konuşmak istiyorum: listenin tanrılarla insanlar arasındaki ilişkiyi nasıl kurduğunu. Krallık gökten iniyor; yani tanrılardan insanlara veriliyor. Ama verildikten sonra, krallığın kentten kente taşınması insanların savaşları ve yenilgileriyle anlatılıyor.
Bu yapıda tanrılar, başlangıçta bir kez görünüp sonra geri çekiliyor. Tarih, insanların eline bırakılıyor. Bu, ağıtlarla karşılaştırıldığında çarpıcı bir fark. Ağıtlarda her yıkım, tanrıların meclisinde alınmış bir karar; listede ise sadece bir yenilgi.
Sayılar ve inanç
Listedeki saltanat süreleri, tufan öncesinde on binlerce yıla ulaşıyor; tufandan sonra yüzlere iniyor; tarihsel döneme yaklaştıkça da insan ömrüne uygun rakamlara düşüyor. Bu azalma, bir tür kozmik gerileme fikrini yansıtıyor olabilir: eski zamanlarda insanlar daha uzun yaşıyordu, dünya daha güçlüydü.
Bu fikir, İncil'deki tufan öncesi ataların uzun ömürleriyle sıkça karşılaştırılıyor. İki gelenek arasında doğrudan bir bağ olup olmadığı tartışmalı; ama ikisi de geçmişi, şimdiki zamandan daha büyük ölçekli bir çağ olarak düşünüyor. Ve ikisinde de bu uzun ömürlü atalar, tanrılar değil, insanlar.
Akademik okuma
Thorkild Jacobsen, 1939'da The Sumerian King List adlı çalışmasında listenin kopyalarını karşılaştırdı ve onun bir tarih kaydı değil, siyasi bir belge olduğunu gösterdi. Listedeki hanedanların birçoğu gerçekte eşzamanlıydı; liste onları ardışık gösteriyor. Piotr Steinkeller, 2003'te Ur III dönemine ait daha erken bir kopyayı yayımladı; bu kopya, listenin tufan öncesi bölümünü içermiyor.
Bu bulgu, tufan öncesi bölümün listeye sonradan eklendiği görüşünü güçlendirdi. Yani listenin en çok tartışılan bölümü, belki de en geç yazılan bölümü.
Sitchin'in okuması
Sitchin, kral listesini kendi kronolojisinin omurgası yaptı. Tufan öncesi kralların toplam saltanat süresini Nibiru'nun yörünge döngüleriyle ilişkilendirdi; Eridu'yu Anunnaki'nin dünyadaki ilk yerleşimi olarak tanıttı. Bu okumada liste, bir koloni tarihinin kaydı.
Ama listenin kendisi Anunnaki'yi hiç anmıyor. Sitchin'in okuması, listeyi başka metinlerle, özellikle Berossos'un aktarımıyla ve kendi tanrı-astronot yorumlarıyla birleştiriyor. Listenin kendi dili, krallığın gökten indiğini söylemekle yetiniyor.
Forumlarda yokluk
Forumlarda bu yokluk pek fark edilmiyor. Forumlarda kimi kullanıcılar, listenin Anunnaki'yi "doğrudan adlandırmadığını, çünkü herkesin zaten bildiğini" yazıyor. Bu bence ilginç bir savunma; ama aynı mantık, listenin kralların kim olduğunu anlatmasına da gerek olmadığı sonucuna götürür.
Başka kullanıcılar ise listenin, Anunnaki'nin isimlerini "kral" kılığında gizlediğini öne sürdü. Buna verilen cevap, listedeki adların büyük kısmının başka kaynaklarda insan kralların adları olarak da geçtiğiydi. Türkçe tartışmalarda ise listenin Anunnaki'yi anmadığı bilgisi hemen hiç dile getirilmiyor.
Kral listesinde aranan bir adın bulunmaması, okuru bazen bulunanlardan daha çok düşündürüyor.
SohbeX teorisi
Burada bir spekülasyon paylaşacağım; doğrudan bir kanıta dayanmıyor.
Kral listesinin Anunnaki'yi anmaması, bence listenin yazarlarının bilinçli bir sınır çizmesi. Tanrıların dünyası ile kralların dünyası ayrı. Krallık tanrılardan geliyor, ama krallar tanrı değil. Liste, bu ayrımı korumak için tanrıları geri planda tutuyor.
Bu sınır, Akad dönemindeki kral tanrılaştırmalarından ve Ur III krallarının kendilerini tanrı olarak ilan etmesinden sonra özellikle anlamlı olabilir. İsin dönemi yazıcıları, belki de kralları yeniden insan boyutuna indirmek istiyordu. Bu bir spekülasyon; listenin derleyicilerinin niyetini bilmiyoruz.
Size soru
Bir metnin bir şeyden hiç söz etmemesi, o şeyin varlığı hakkında ne söyler? Sizce Anunnaki'nin kral listesinde hiç geçmemesi, antik uzaylı tezini zayıflatıyor mu, yoksa önemsiz bir ayrıntı mı?
Ben bu yokluğu sevmeye başladım. Bütün o adların, sayıların ve kentlerin arasında, tanrılar yalnızca bir kez, krallığı gökten indirirken beliriyor ve sonra sessizce çekiliyor. Geri kalan her şey, insanların hikâyesi.
Giriş yap