Giriş yap
🏺 Anunnaki

Sitchin'in Sümerce bilgisi: sözlükler ne diyor?

Zecharia Sitchin, kitaplarında, kendini, Sümerce ve Akadca metinleri okuyabilen bir araştırmacı olarak sundu. Okuyucuları, onun bu dilleri bildiğine, ve metinleri, akademisyenlerin göremediği bir biçimde çözdüğüne inandı. Ama Sitchin'in Sümerce bilgisi, hiçbir zaman, akademik bir ortamda sınanmadı. Peki, Sitchin'in çevirileri, bugün herkesin erişebildiği Sümerce sözlüklerle karşılaştırıldığında, ne ortaya çıkıyor?

Bu soru, kulağa teknik gelebilir. Ama aslında, Anunnaki tartışmasının kalbinde duruyor. Çünkü Sitchin'in bütün kuramı, birkaç sözcüğün, onun verdiği anlamda okunmasına dayanıyor. O sözcükler başka bir anlam taşıyorsa, kuram da çöker. Bir kuramın, birkaç sözcüğün çevirisine bu kadar bağlı olması size ne düşündürüyor?

Sitchin'in eğitimi

Sitchin, 1920'de Azerbaycan'ın Bakü kentinde doğdu ve Filistin'de büyüdü. Londra Ekonomi Okulu'nda ekonomi okudu. Daha sonra, İsrail'de gazetecilik yaptı ve 1950'lerde New York'a yerleşti. Burada, bir denizcilik şirketinde yönetici olarak çalıştı.

Sitchin, kendi anlatısına göre, çocukluğunda İbranice ve Eski Ahit eğitimi aldı ve Nefilim sözcüğünün anlamını merak etmeye başladı. Sümerce ve Akadca'yı, kendi kendine öğrendiğini söyledi. Ama bu öğrenmenin nasıl ve hangi kaynaklarla gerçekleştiği, açıkça bilinmiyor.

Sitchin'in hiçbir Sümerce ya da Akadca metni, akademik bir dergide yayımlanmadı. Hiçbir tabletin ilk yayınını yapmadı. Çevirileri, genellikle, akademisyenlerin önceki çevirilerine dayanıyor; ama bu çevirileri, kendi yorumuyla değiştiriyor.

Sümerce sözlükler

Sümerce için, bugün, birkaç önemli kaynak var. Bunların başında, Pennsylvania Üniversitesi'nin hazırladığı "Pennsylvania Sumerian Dictionary", yani ePSD geliyor. Bu proje, 1970'lerde Åke Sjöberg'in yönetiminde başladı ve bugün, çevrim içi olarak, ücretsiz erişilebilir. ePSD, binlerce Sümerce sözcüğün anlamını, metinlerdeki kullanımlarıyla birlikte veriyor.

Bir başka kaynak, John Halloran'ın hazırladığı "Sumerian Lexicon". Bu sözlük, akademik bir eser değil; ama yaygın olarak kullanılıyor. Ayrıca, Chicago Üniversitesi'nin hazırladığı, yirmi altı ciltlik "Chicago Assyrian Dictionary", Akadca sözcükler için en kapsamlı kaynak. Bu sözlük, 1921'de başlayıp, 2010'da tamamlandı. Yani doksan yıllık bir emeğin ürünü.

Bu sözlüklerin hepsi, bugün, çevrim içi erişilebilir. Yani herhangi bir okuyucu, Sitchin'in çevirilerini, kendi başına kontrol edebilir.

"Anunnaki" sözcüğü

Sitchin, "Anunnaki" sözcüğünü, "gökten yeryüzüne gelenler" olarak çevirdi. Bu çeviri, onun kuramının dayanak noktası; uzaydan gelenler, bu adla anılıyordu.

Sözlüklere bakıldığında, sözcüğün yapısı şöyle açıklanıyor: "a-nun-na" ya da "a-nun-na-ke4-ne". "Nun", "prens" ya da "soylu" anlamına geliyor. "A", "tohum" ya da "soy" anlamında. Bu durumda, sözcük, "prensin tohumu" ya da "soylu soy" gibi bir anlam taşıyor. Bazı akademisyenler, "An'ın soyu" anlamını da öne sürüyor; yani gök tanrısı An'ın çocukları.

"Gökten yeryüzüne gelenler" anlamı, bu sözcüğün yapısında yok. Sitchin, büyük olasılıkla, "An" (gök) ve "Ki" (yer) sözcüklerini, Anunnaki'nin içinde gördü ve bunları birleştirerek bu anlamı üretti. Ama sözcüğün yazılışında, "Ki" hecesi, "yer" anlamında değil, bir dilbilgisel ek olarak bulunuyor.

"Şem" sözcüğü

Sitchin'in en ünlü çevirilerinden biri, "şem" sözcüğü. Sitchin, bu sözcüğü, "roket" ya da "uzay aracı" olarak yorumladı. Ona göre, Babil Kulesi anlatısında, insanların yapmak istediği "şem", aslında bir uzay aracıydı.

İbranice'de, "şem", "ad" anlamına geliyor. Tekvin 11:4'te, insanlar, "kendimize bir ad yapalım" diyor. Sitchin, bu "ad" sözcüğünü, Sümerce "mu" sözcüğüne bağladı ve "mu"nun bir uzay aracı anlamına geldiğini savundu.

Sümerce sözlüklerde, "mu", "ad", "yıl" ve bazı başka anlamlar taşıyor. Ama "roket" ya da "uzay aracı" anlamı, hiçbir sözlükte yok. Sitchin'in bu yorumu, sözlük anlamına değil, kendi çağrışımlarına dayanıyor.

"Nefilim" sözcüğü

Sitchin'in kitaplarından birinin adı, "On İkinci Gezegen"; ama kitabın merkezinde, Nefilim sözcüğü var. Sitchin, Nefilim'i, "gökten inenler" olarak çevirdi.

İbranice'de, Nefilim, Tekvin 6:4'te ve Sayılar 13:33'te geçiyor. Sözcüğün kökeni, tartışmalı. Bazı akademisyenler, onu "düşmek" anlamına gelen "nafal" fiiline bağlıyor. Bu durumda, "düşmüşler" ya da "düşürenler" anlamı ortaya çıkıyor. Başka akademisyenler, Aramice "nefila" sözcüğüne bağlayarak, "devler" anlamını öne sürüyor. Septuaginta, yani Eski Ahit'in Yunanca çevirisi, bu sözcüğü, "gigantes", yani "devler" olarak çeviriyor.

"Gökten inenler" anlamı, ancak "düşmek" fiilinin, "inmek" olarak yorumlanmasıyla mümkün. Ama İbranice dilbilgisinde, bu sözcüğün yapısı, edilgen ya da etken bir ortaç biçimine tam olarak uymuyor.

Tanrılar arasındaki ilişki

Sözlükler, tanrılar arasındaki ilişkiler hakkında da bilgi veriyor. Örneğin, Enki'nin adı, "yerin efendisi" anlamına geliyor: "en" (efendi) ve "ki" (yer). Enlil'in adı ise, "rüzgârın efendisi" ya da "havanın efendisi" anlamında: "en" ve "lil" (rüzgâr, hava).

Bu adlar, tanrıların alanlarını gösteriyor. Enki, yer ve tatlı sular; Enlil, hava ve rüzgâr. Gök tanrısı An ise, bu ikisinin babası. Sitchin, bu ilişkileri, bir uzaylı ailenin hiyerarşisi olarak yorumladı; Enki ve Enlil'i, rakip kardeşler olarak sundu. Sözlükler, bu kardeşliği doğruluyor; ama "uzaylı" yorumu, sözlüklerde değil, Sitchin'in kendi anlatısında.

"Din.gir" ve "roket" işareti

Sitchin'in bir başka ünlü yorumu, "tanrı" anlamına gelen Sümerce "dingir" işaretiyle ilgili. Bu işaret, çivi yazısında, bir yıldıza benzeyen sekiz kollu bir biçim. Sitchin, bu işaretin erken biçimlerini, bir roketin ya da iniş aracının resmi olarak yorumladı.

Sözlükler ve işaret listeleri, bu işaretin, en eski biçimiyle de bir yıldız olduğunu gösteriyor. Aynı işaret, "gök" anlamına gelen "an" sözcüğünü de yazıyor. Yani tanrı, Sümer yazısında, gökle ve yıldızla ilişkilendiriliyordu; bir araçla değil.

Akademik okuma

Akademisyenler, Sitchin'in çevirilerini, genellikle, ciddi bir akademik tartışmaya değer bulmuyor. Ama bazı akademisyenler, Sitchin'in yöntemini eleştiren yazılar yazdı. Sitchin'i okuyan Asurologlar, kısa değerlendirmelerinde, Sitchin'in çevirilerinin, Sümercenin dilbilgisini ve sözlük anlamlarını göz ardı ettiğini belirtti.

Asurologların ortak görüşü şu: Sitchin, Sümerce ve Akadca'yı, bir dil olarak değil, bir şifre olarak okudu. Her sözcükte, gizli bir anlam aradı; ama bu anlamı, dilin kurallarına göre değil, kendi kuramına göre belirledi.

Sitchin'in okuması

Sitchin, eleştirilere karşı, akademisyenlerin, Sümer metinlerinin gerçek anlamını kaçırdığını savundu. Ona göre, akademisyenler, metinleri "mitoloji" olarak okuyarak, onların tarihsel ve bilimsel içeriğini görmezden geliyordu.

Bu tutum, Sitchin ile sözlükler arasındaki farkı açıklıyor. Sitchin için, sözlükler, akademisyenlerin önyargılarını yansıtıyordu. Akademisyenler için ise, sözlükler, binlerce metnin karşılaştırılmasıyla oluşan, sistemli bir bilgi birikimi.

Forumlarda

Forumlarda, Sitchin'in Sümerce bilgisi, en çok tartışılan konulardan biri. Sitchin'i savunan kullanıcılar, onun, akademisyenlerden daha cesur bir okuma yaptığını savunuyor. Eleştiren kullanıcılar ise, ePSD gibi kaynaklara bağlantı vererek, Sitchin'in çevirilerinin sözlüklerde karşılığı olmadığını gösteriyor.

Bazı kullanıcılar, "Sitchin Sümerce biliyor muydu?" sorusunu, doğrudan soruyor. Bu soruya verilen yanıtlar, genellikle, kullanıcıların Sitchin'e bakışına göre değişiyor. Ama tartışmalarda, sık sık, şu nokta vurgulanıyor: Sitchin, hiçbir tableti, kendisi okuyup ilk kez yayımlamadı.

Türkçe forumlarda, Sitchin'in kitaplarının Türkçe çevirileri, bu tartışmayı karmaşıklaştırıyor. Türkçe okuyucu, Sitchin'in çevirisini, bir başka çeviri katmanı üzerinden okuyor. Bu durumda, orijinal Sümerce sözcüğe ulaşmak, daha da zorlaşıyor.

Kendi başınıza kontrol

Bir okuyucu, Sitchin'in bir çevirisini kontrol etmek isterse, ne yapabilir? İlk adım, Sitchin'in andığı sözcüğü bulmak. İkinci adım, bu sözcüğü, ePSD'de aramak. Üçüncü adım, sözlükteki anlamları ve metin örneklerini okumak.

Bu süreç, birkaç dakika sürüyor. Ama sonuç, çoğu zaman, şaşırtıcı. Sitchin'in verdiği anlamın, sözlükte olmadığını görüyorsunuz. Ya da sözlükte, Sitchin'in anlamına benzeyen bir anlam var; ama bu anlam, Sitchin'in kullandığı bağlamda değil, tamamen farklı bir bağlamda geçiyor.

Bu deneme, bir okuyucunun, bir iddiayı, kendi başına sınayabileceğini gösteriyor. Sümerce bilmeye gerek yok; yalnızca, sözlüğe bakmak yeterli.

Sözlüklerin sınırları

Bu, sözlüklerin her sorunu çözdüğü anlamına gelmiyor. Sümerce, hâlâ tam olarak anlaşılmamış bir dil. Bazı sözcüklerin anlamı belirsiz; bazı dilbilgisel yapılar tartışmalı. Akademisyenler arasında da, bazı çeviriler üzerinde anlaşmazlıklar var.

Ama bu belirsizlik, her yorumun eşit derecede geçerli olduğu anlamına gelmiyor. Belirsizliğin sınırları var. Bir sözcüğün anlamı, "ad" mı, "yıl" mı tartışılabilir; ama "roket" olduğunu gösteren hiçbir metin yoksa, bu yorum, belirsizliğin sınırlarının dışında kalıyor.

Bu sınır, yalnızca Sitchin için değil, her yorumcu için geçerli. Bir akademisyen de, kanıtsız bir çeviri önerdiğinde, aynı eleştiriyle karşılaşır. Fark, akademik çevrelerde, bu eleştirinin, yayın süreci içinde, hakemler tarafından, yayından önce yapılması.

SohbeX teorisi

Spekülasyon olarak okuyun. Bence Sitchin'in en büyük gücü, okuyucularının, Sümerce'yi bilmemesiydi. Okuyucu, Sitchin'in çevirisini, kontrol edemeyeceği bir otorite olarak kabul etti. Ama bugün, sözlükler herkesin erişiminde. Belki de Sitchin'in kuramı, internetin öncesinde, bir dönemin ürünüydü; okuyucunun kaynağa ulaşamadığı bir dönemin.

Bu bir yorum; kesin bir bilgi değil.

Size soru

Bir kitabın çevirisini, sözlükte kendiniz kontrol ettiğiniz oldu mu? Sizce bir kuramın, birkaç sözcüğün çevirisine bu kadar bağlı olması, onu güçlü mü, yoksa kırılgan mı kılar? Yorumlarda yazın.

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap