Giriş yap
🏺 Anunnaki

Nibiru: İddia ne, kaynağı ne? Bir Akadca kelimenin uzun yolculuğu

Pek çok kişi Nibiru adını bir kitaptan değil, gece yarısı paylaşılan bir video bağlantısından duyuyor. Videoda gökyüzünde parlayan bir nokta, dramatik bir müzik ve "geliyor" yazısı vardı. O gece videonun kaynağını aramaya başladım ve kendimi bir Akadca sözlükte buldum. Bu yazı, o gecenin biraz daha düzenli bir hali.

Bu sitede Nibiru'yu Jüpiter mi, Marduk'un yıldızı mı, kayıp bir gezegen mi sorusuyla daha önce konuştuk. Bu kez daha dar bir soru soruyorum: bugün internette dolaşan Nibiru iddiası tam olarak ne diyor ve bu iddia ilk nerede ortaya çıktı? Sözlükten videoya giden yolu adım adım izlemeye çalışacağım.

Bugünkü iddia ne diyor?

İnternetteki yaygın Nibiru anlatısı birkaç parçadan oluşuyor. Birincisi, güneş sisteminde uzun ve çok eliptik bir yörüngede dolaşan, henüz keşfedilmemiş büyük bir gezegen var. İkincisi, bu gezegen Anunnaki'nin ana yurdu. Üçüncüsü, gezegen belli aralıklarla iç güneş sistemine yaklaşıyor ve bu yaklaşmalar yeryüzünde büyük felaketlere yol açıyor. Dördüncüsü, gezegenin bir sonraki yaklaşması yakın; ve tarih, anlatıcıya göre değişiyor.

Bu dört parça, aslında iki ayrı kaynaktan geliyor. Gezegen ve Anunnaki bağı, Zecharia Sitchin'in 1976 tarihli "The 12th Planet" kitabından. Yaklaşan felaket ve tarih kısmı ise 1990'ların ortasında başka bir kişiden, Nancy Lieder'den geliyor. İnternette bu iki katman genellikle birbirine karışıyor.

Sözlükteki kelime

Nibiru, ya da Akadca yazımıyla nēberu, sözlükte "geçit, geçiş yeri" anlamına geliyor. Bir nehrin karşıya geçilen yeri, bir feribot iskelesi, bir geçiş noktası. Kelimenin kökü, "karşıya geçmek" anlamındaki bir Akadca fiile bağlı. Bu gündelik anlam, astronomi metinlerinde de bir geçiş noktası olarak kullanılıyor.

Babil astronomi metinlerinde Nēberu, bir gök cisminin ya da gök noktasının adı olarak geçiyor. Enuma Eliş'in yedinci tabletinde Marduk'un elli adından biri olarak Nēberu sayılıyor ve bu ad, gök ile yer arasındaki geçidi tutan bir yıldızla ilişkilendiriliyor. MUL.APIN adlı astronomi derlemesinde ise Nēberu, Marduk'un yıldızı olarak anılıyor. Akademisyenlerin büyük kısmı, bu bağlamlarda kastedilenin çoğunlukla Jüpiter olduğunu düşünüyor; bazıları ise belli bir gök noktasını ya da Merkür'ü öneriyor.

Bu tartışma önemli, çünkü ne kadar belirsiz olursa olsun, hiçbir Babil metni Nēberu'yu güneş sisteminin dışından gelen gizli bir gezegen olarak tanımlamıyor. Siz bir kelimenin "geçit" anlamından "gezegen" anlamına nasıl sıçrayabildiğini merak etmiyor musunuz? Ben ettim; cevap bir kitapta.

Sitchin'in kitabı

Sitchin, "The 12th Planet" kitabında Enuma Eliş'i bir gök mekaniği anlatısı olarak okudu. Ona göre Tiamat, bugünkü asteroit kuşağının yerinde bulunan bir gezegendi; Marduk ise dışarıdan gelen ve Tiamat'la çarpışan bir gezegen. Bu çarpışmadan Dünya ve asteroit kuşağı oluştu. Marduk adlı gezegen, Sitchin'e göre Nibiru'ydu ve her üç bin altı yüz yılda bir güneşe yaklaşıyordu.

Bu sayı, Sümer sayı biriminden, şardan geliyor. Sitchin, Kral Listesi'ndeki tufan öncesi hükümdarlıkları şar cinsinden ölçüldüğü için, şarı Nibiru'nun yılı olarak yorumladı. Yani iddianın en tanınan sayısı, bir yörünge hesabından değil, bir kral listesinin okunuşundan türetilmiş.

Sitchin'in Nibiru'su, bir felaket gezegeni değildi. Ona göre Anunnaki'nin yurduydu ve yaklaşmaları, tanrıların Dünya'ya gidip gelmesi için bir fırsattı. Felaket fikri, sonraki katmanda ekleniyor.

Lieder katmanı

1995 yılında Nancy Lieder adlı bir Amerikalı, ZetaTalk adlı bir web sitesi kurdu. Lieder, Zeta Reticuli yıldız sisteminden gelen varlıklarla iletişim kurduğunu söylüyordu. Bu varlıklar, ona göre büyük bir gezegenin yaklaşacağını ve 2003 yılında Dünya'ya felaket getireceğini bildirmişti. Lieder başta bu cisme "Gezegen X" diyordu; daha sonra anlatı Sitchin'in Nibiru'suyla birleşti.

2003 geçti ve bir şey olmadı. Ardından tarih 2012'ye kaydırıldı; Maya takvimi söylentileriyle birleşti. Sonra 2017, sonra başka tarihler. Her seferinde yeni bir anlatıcı, yeni bir video, yeni bir tarih.

Ara katmanlar

Sitchin ile Lieder arasında, ve onlardan sonra, Nibiru anlatısını besleyen başka kaynaklar da var. 1980'lerde, gezegen bilimcilerin Neptün ve Uranüs'ün yörüngelerindeki küçük düzensizlikleri açıklamak için bir "Gezegen X" araması yaptığı biliniyordu. Bu bilimsel arayış, popüler basında sık sık "onuncu gezegen" başlıklarıyla haberleştirildi. Voyager 2'nin Neptün'ün kütlesini daha doğru ölçmesinden sonra bu düzensizliklerin büyük kısmının ortadan kalktığı anlaşıldı. Ama başlıklar, birçok okurun zihninde kalmıştı.

Nibiru anlatıcıları, bu gerçek bilimsel arayışı kendi iddialarının kanıtı olarak kullandı. "NASA da Gezegen X'i arıyordu" cümlesi, forumlarda hâlâ dolaşıyor. Oysa bu arama, belli bir ölçüm sorununa yönelikti ve sorun ortadan kalkınca arama da büyük ölçüde sona erdi.

Daha yakın dönemde, 2016'da iki astronom, güneş sisteminin uzak dış bölgesindeki bazı küçük cisimlerin yörüngelerindeki kümelenmeye dayanarak, "Dokuzuncu Gezegen" adlı bir hipotez öne sürdü. Bu hipotez de hızla Nibiru anlatısına eklendi. Ancak önerilen cisim, çok uzakta, çok yavaş hareket eden ve iç güneş sistemine hiç girmeyen bir gezegen olurdu. Bir hipotezin başlığı ile içeriği arasındaki fark, burada da büyük. Siz bir bilim haberini okurken başlığın ötesine geçiyor musunuz? Ben bu konuda kendimi hep yeniden eğitmek zorunda kalıyorum.

Tanrılar arasındaki ilişki

İddia içinde tanrılar arasındaki ilişki, bir gezegen yönetiminin hiyerarşisi olarak kuruluyor. Sitchin'in anlatısında An, Nibiru'nun kralı; Enlil ve Enki onun oğulları, Dünya'daki görevlerin yöneticileri. Enlil, yönetimde meşru varis; Enki, bilim insanı ve mühendis. İkisi arasındaki rekabet, Sitchin'in birçok kitabının ana çatışması.

Bu tablo, Sümer metinlerindeki aile ilişkilerini koruyor, ama onları bir gezegenler arası siyasete taşıyor. Metinlerde An'ın göğün tanrısı olması, Sitchin'de An'ın Nibiru'da oturması anlamına geliyor. Bir kozmolojik konum, bir adrese dönüşüyor.

Akademik okuma

Asurbilimciler Sitchin'in Nibiru okumasını genellikle kesin bir dille reddediyor. Michael Heiser, uzun yıllar boyunca bu okumanın Akadca metinlerle uyuşmadığını gösteren yazılar yayımladı. Akademik okumada Nēberu, Babil astronomisinin bir teknik terimi; bir gezegene, bir yıldıza ya da gökteki bir geçiş noktasına verilen ad.

Astronomlar ise farklı bir açıdan bakıyor. Güneş sisteminin iç bölgesine düzenli olarak giren büyük bir gezegen olsaydı, bunun diğer gezegenlerin yörüngeleri üzerinde ölçülebilir etkileri olurdu. NASA, özellikle 2012 ve 2017 söylentileri sırasında, böyle bir cismin bulunmadığını açıklayan kamuya açık yazılar yayımladı. Güneş sisteminin dış bölgelerinde henüz keşfedilmemiş bir gezegen olabileceğine dair ciddi bilimsel hipotezler var, ama bunların hiçbiri Nibiru anlatısındaki gibi iç güneş sistemine dalan bir felaket gezegeni değil.

Sitchin'in okuması

Sitchin kendi okumasını, Sümerlerin astronomi bilgisinin modern bilimden ileri olduğu fikrine dayandırdı. Ona göre Sümerler, Uranüs ve Neptün'ü biliyordu, Plüton'un yerini biliyordu ve Nibiru'yu da bu bilginin bir parçası olarak kaydetmişti. Bu bilgiyi Anunnaki'den aldıklarını savundu.

Bu iddianın kanıtı olarak Sitchin, Berlin'deki VA 243 adlı bir silindir mührünü gösterdi. Mührün üzerindeki noktaları, güneş sisteminin bir haritası olarak yorumladı. Bu mühür, ayrı bir yazının konusu; burada yalnızca şunu söyleyeyim: mührün üzerindeki yazıtın içeriği, bir astronomi haritasından söz etmiyor.

Forumlarda

Türkçe forumlarda Nibiru, büyük ölçüde YouTube videoları ve sosyal medya paylaşımları üzerinden tartışılıyor. Ekşi Sözlük'te Nibiru başlığına yazılan girdiler, ilginç bir şekilde, zaman içinde alaycı bir tona dönüştü; her yeni tarih geçtikçe girdiler daha esprili hale geldi. İngilizce forumlarda ise r/nibiru gibi küçük topluluklar hâlâ yeni gözlem iddialarını paylaşıyor, r/askastronomy gibi topluluklar ise bu iddiaları sabırla yanıtlıyor.

Benim gözlemlediğim en ilginç şey, forumlardaki tartışmanın neredeyse hiç Akadca kelimenin kendisine gitmemesi. Sözlük anlamı, tartışmaların çoğunda hiç anılmıyor.

SohbeX teorisi

Bu bölüm spekülasyon. Bana öyle geliyor ki Nibiru, kelimenin kendi anlamına sadık kalarak, bir geçit görevi görüyor: bir dünyadan başka bir dünyaya, Babil astronomisinden modern kıyamet kültürüne geçen bir köprü. İnsanlar bu köprüyü geçerken, geride kalan kıyıdaki anlamı unutuyor. Belki de en ironik olan, "geçit" anlamındaki bir kelimenin, iki çok farklı dünya arasındaki geçidi bizzat kendi kariyeriyle temsil etmesi.

Bu bir tahmin; herhangi bir kanıta dayanmıyor. Sadece kelimenin yolculuğuna dair bir gözlem.

Size soru

Nibiru'yu ilk nerede duydunuz? Bir kitapta mı, bir videoda mı, bir arkadaşınızdan mı? Bir kelimenin sözlük anlamını öğrenmek, sizin için bir iddiaya bakışınızı değiştirir mi? Yorumlarda kendi Nibiru hikâyenizi anlatırsanız sevinirim; benim ilk tanışmam bir gece yarısı videosuyla oldu, sizinki nasıl başladı?

Bir sonraki yazıda, Sitchin'in kitabına adını veren "on ikinci gezegen" sayısının nereden çıktığını, o sayının nasıl hesaplandığını konuşacağım.

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap