Giriş yap
🏺 Anunnaki

Nibiru 2017 söylentisi hakkında uzmanlar ne diyor? Başak takımyıldızındaki işaret, ertelenen tarihler ve İnanna'nın Ebih dağına öfkesi

2012 geçti, dünya yerinde durdu. Ama Nibiru söylentisi ortadan kalkmadı; sadece yeni bir tarih buldu. 2017 yazında, internette yeni bir kıyamet tarihi dolaşmaya başladı: 23 Eylül 2017. Bu tarihte, Nibiru'nun ya Dünya'ya çarpacağı, ya çok yaklaşarak büyük depremlere, volkanik patlamalara ve tsunamilere yol açacağı, ya da en azından gökyüzünde görünür hale geleceği iddia edildi.

Bu söylenti, 2012'dekinden farklı olarak, astrolojik ve dinsel bir yorumla başladı ve sonra Nibiru anlatısıyla birleşti. Söylentiyi en çok yayan isimlerden biri, kendini Hristiyan numerolog olarak tanıtan David Meade'di. Meade, bu tarihte gökyüzünde Kitab-ı Mukaddes'in Vahiy kitabında anlatılan bir işaretin belireceğini ve bunun büyük olayların başlangıcı olacağını öne sürdü.

Burada, bu söylentinin nasıl doğduğunu, uzmanların ne cevap verdiğini ve tarih geçtiğinde neler olduğunu ele alıyorum. Bir de Sümer edebiyatında, bir tanrıçanın bir dağı yok etmeye karar vermesinin ve diğer tanrıların bu karara verdiği tepkinin anlatıldığı bir şiire bakacağız.

Söylenti nasıl doğdu?

2017 söylentisinin kökeni, Vahiy kitabının on ikinci bölümündeki bir anlatıya dayanıyordu. Bu bölümde, gökyüzünde güneşi giyinmiş, ayakları altında ay olan ve başında on iki yıldızlı bir taç taşıyan bir kadından söz ediliyor. Bazı yorumcular, 23 Eylül 2017'de Başak takımyıldızının çevresinde gezegenlerin ve Ay'ın konumunun, bu anlatıyı hatırlatan bir dizilim oluşturacağını hesapladı.

Bu astrolojik yorum, kısa sürede Nibiru söylentisiyle birleşti. David Meade, "Planet X: The 2017 Arrival" adlı bir kitap yayımladı ve Nibiru'nun bu dönemde Dünya'ya yaklaşacağını iddia etti. Bazı haber siteleri, bu iddiaları sansasyonel başlıklarla duyurdu ve söylenti, sosyal medyada hızla yayıldı.

Söylentinin yayılmasında, 2017 Ağustos'unda Amerika'da gerçekleşen tam güneş tutulması da rol oynadı. Bu tutulma, birçok kişi tarafından yaklaşan büyük olayların bir habercisi olarak yorumlandı. Eylül 2017'de Karayipler'de ve Meksika'da yaşanan güçlü kasırgalar ve depremler de, söylentiye inananlar tarafından Nibiru'nun etkisi olarak sunuldu.

Uzmanların cevabı

NASA, 2017'deki söylentilere de 2012'deki gibi cevap verdi. Ajansın açıklamalarında, Nibiru adında bir gezegenin var olmadığı ve Dünya'ya yaklaşan büyük bir gök cismi bulunmadığı tekrar vurgulandı. NASA'nın gezegen bilimcilerinden David Morrison, yıllardır bu sorulara cevap verdiğini ve Nibiru'nun bir internet efsanesi olduğunu belirtti.

Gökbilimciler, bu tür bir gezegenin yaklaşıyor olması durumunda, onun çok önceden görünür olacağını açıkladı. Dünya çapında binlerce profesyonel ve amatör gökbilimci, gökyüzünü sürekli izliyor. Büyük bir gezegenin yaklaşması, bu gözlemcilerden kaçamazdı ve aylar önce, belki yıllar önce çıplak gözle bile fark edilirdi.

Başak takımyıldızındaki dizilim iddiasına da gökbilimciler cevap verdi. Bu tür dizilimler, gezegenlerin ve Ay'ın hareketleri sırasında periyodik olarak oluşuyor ve geçmişte de benzer dizilimler yaşandı. Bu dizilimlerin Dünya üzerinde fiziksel bir etkisi bulunmuyor.

Din bilginleri de söyleyeceklerini söyledi. Hristiyan teologların büyük çoğunluğu, Vahiy kitabındaki imgelerin belirli bir tarihe işaret eden astronomik bir hesap olarak okunmasına karşı çıktı. Onlara göre bu imgeler, simgesel bir dil taşıyordu ve tarih tahmini için kullanılması, metnin anlamını çarpıtıyordu.

Tarih geçtikten sonra

23 Eylül 2017 geçti ve hiçbir şey olmadı. David Meade, ardından tarihlerin yanlış anlaşıldığını ve asıl olayların daha sonra, Ekim ya da Kasım 2017'de başlayacağını açıkladı. Bu tarihler de geçti. Söylentiye inanan bazı gruplar, yeni tarihler önermeye devam etti.

Bu durum, sosyal psikologların uzun zamandır incelediği bir olguya uyuyor. 1950'lerde Leon Festinger ve arkadaşlarının yayımladığı "When Prophecy Fails" adlı çalışma, bir kıyamet kehanetinin gerçekleşmemesi durumunda, inananların inançlarından vazgeçmek yerine, çoğu zaman yeni açıklamalar bulduğunu ve inançlarına daha sıkı sarıldığını gösterdi. Festinger, bu olguyu "bilişsel çelişki" kavramıyla açıkladı.

Siz bir beklentiniz gerçekleşmediğinde, beklentiyi mi değiştirirsiniz yoksa açıklamayı mı?

Tanrılar arasındaki ilişki: İnanna ve Ebih dağı

Sümer edebiyatında bir yıkım kararının ve onun tanrılar arasında yarattığı gerilimin anlatıldığı bir şiir var: "İnanna ve Ebih". Bu şiirde İnanna, kuzeydeki Ebih dağının kendisine saygı göstermediğini düşünüyor. Dağ, ona eğilmiyor, burnunu yere değdirmiyor, onu övmüyor.

İnanna, dağı yok etmeye karar veriyor. Ama önce, gök tanrısı An'a, kendi büyük atasına gidiyor ve ondan izin istiyor. An, İnanna'nın öfkesini dinliyor; ama ona karşı çıkıyor. Dağın korkunç olduğunu, tanrıların evlerinin önüne korkutucu bir ışıltı yaydığını, ağaçlarının ve vahşi hayvanlarının çok olduğunu anlatıyor. "Oraya gidemezsin" diyor.

İnanna, An'ın bu uyarısını dinlemiyor. Savaş kıyafetlerini giyiyor, silahlarını kuşanıyor ve Ebih dağına saldırıyor. Dağı ele geçiriyor, onu yerle bir ediyor ve zaferini ilan ediyor. Şiirin sonunda İnanna, kendi gücünü öven bir zafer şarkısı söylüyor.

Bu şiirde tanrılar arasındaki ilişki, genç ve tutkulu bir tanrıçanın, yaşlı ve temkinli bir atanın uyarısına karşı gelmesi olarak anlatılıyor. An, bilgeliği ve gücü temsil ediyor; ama sözü dinlenmiyor. İnanna ise kararlı, öfkeli ve sonunda başarılı. Akademisyenler, bu şiirin Akad döneminde, kuzey dağlarına yapılan askerî seferlerin bir yansıması olabileceğini düşünüyor. Ebih dağı, bugünkü Kuzey Irak'taki Cebel Hamrin ile özdeşleştiriliyor.

Akademik okuma

Asurologlar, Nibiru'nun Sümer metinlerinde bir kıyamet gezegeni olarak geçmediğini vurguluyor. Nibiru kelimesi, Babil gökbilim metinlerinde bir geçit noktası ya da belirli bir gök cismiyle, çoğunlukla Jüpiter ile ilişkilendiriliyor. Dünya'ya çarpacak bir gezegenden söz eden bir Mezopotamya metni bilinmiyor.

Sosyal bilimciler ise 2017 söylentisini, internetin ve sosyal medyanın kıyamet anlatılarını nasıl beslediğini gösteren bir vaka olarak inceliyor. Bir söylentinin, belirli bir tarihe bağlanması, onu paylaşılabilir ve tartışılabilir kılıyor; tarih geçtiğinde ise anlatı kendini yeniden üretiyor.

Şiirin bir başka ilginç yanı, İnanna'nın kendi kimliğini Ebih'e karşı tanımlaması. Dağ ona saygı göstermediği için, onun gücü sorgulanmış oluyor. Yıkım, burada bir intikamdan çok, bir tanınma talebi.

Sitchin'in okuması

Sitchin, 2010'da hayatını kaybetti ve 2017 söylentisini görmedi. Ama hayattayken, Nibiru'nun yakın bir gelecekte Dünya'ya yaklaşacağı iddialarına karşı çıkmıştı. Ona göre Nibiru'nun yörüngesi, yaklaşık 3600 yıllık bir döngüydü ve bir sonraki dönüşü, bizim zamanımızdan çok ileride olacaktı. Yani 2017 söylentisi, Sitchin'in kendi hesaplarıyla bile çelişiyordu.

Bu, ilginç bir durum yaratıyor: Nibiru söylentileri, Sitchin'in adını ve kavramlarını kullanıyor, ama onun kendi söylediklerini göz ardı ediyor. Bir anlatı, yaratıcısının kontrolünden çıkıp kendi yolunu çiziyor.

Neden bu kadar yayıldı?

2017 söylentisinin yayılmasının bir nedeni, dinsel ve gökbilimsel imgelerin bir araya gelmesi. Vahiy kitabındaki işaret, birçok kişi için tanıdık bir anlatıydı; Nibiru ise popüler kültürde zaten bilinen bir kavramdı. İkisinin birleşmesi, farklı kitlelere hitap eden bir anlatı yarattı.

İkinci neden, doğal afetlerin zamanlaması. 2017 sonbaharında yaşanan kasırgalar ve depremler, söylentiye inananlar için kanıt gibi görünüyordu. Ama bu tür olaylar, her yıl farklı yerlerde yaşanıyor; belirli bir söylentiyle ilişkilendirildiklerinde, daha anlamlı görünüyorlar.

Üçüncü neden, tıklama ekonomisi. Bazı haber siteleri, Nibiru başlıklarının çok tıklandığını fark etti ve bu tür haberleri sık sık yayımladı. Söylenti, bu şekilde sürekli canlı tutuldu.

Forumlarda

Forumlarda Nibiru 2017 tartışmaları, bugün genellikle ironik bir tonla yapılıyor. Bazı kullanıcılar, Nibiru'nun "her yıl gelip hiç gelmeyen gezegen" olduğunu söylüyor. Bazıları ise hâlâ yeni tarihler ve yeni gözlem iddiaları paylaşıyor; güneşin yanında görülen ışık parlamalarını Nibiru olarak gösteren fotoğraflar, bu başlıkların sık görülen içeriği. Eleştirel kullanıcılar ise bu fotoğrafların çoğunun kamera merceğindeki yansımalardan kaynaklandığını açıklıyor. Türkçe forumlarda, 2017 söylentisi yabancı kaynaklardan çevrilmiş videolarla yayıldı ve bazı kullanıcılar, o günlerde yaşadıkları endişeyi açıkça anlatıyor.

SohbeX teorisi

Spekülasyon olarak okuyun. Bana öyle geliyor ki Nibiru, bir gezegen olmaktan çok, sürekli ertelenen bir korkunun adı. Her geçen tarih, onu ortadan kaldırmıyor; sadece bir sonraki tarihe taşıyor. Bu, kıyamet anlatılarının bir özelliği olabilir: Gerçekleşmedikleri için asla tamamen çürütülmüyorlar.

İnanna ve Ebih şiirinde ise yıkım, gerçekten gerçekleşiyor; ama bir uyarıya rağmen, bir tutkunun sonucu olarak. An'ın temkinli sözü dinlenmiyor ve dağ yerle bir ediliyor. Belki kıyamet söylentilerinde de, temkinli seslerin dinlenmemesi ortak bir motif. NASA'nın açıklamaları, gökbilimcilerin hesapları, An'ın uyarısı gibi bir kenarda kalıyor. Ama bu kez, yıkılan bir dağ yok; yalnızca endişeyle geçirilmiş günler ve bir sonraki tarihi bekleyen bir anlatı var.

Bu bir yorum; kesin bir bilgi değil.

Size soru

Nibiru 2017 söylentisini duyduğunuzda ne hissettiniz? Bir kehanet gerçekleşmediğinde, insanların yeni açıklamalar bulmasını anlaşılır buluyor musunuz? İnanna'nın An'ın uyarısına rağmen Ebih dağına saldırmasını cesaret olarak mı, yoksa kibir olarak mı görüyorsunuz? Yorumlarda yazın.

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap