Nebukadnezar ve Asma Bahçeler: bulunamayan harika
Dünyanın Yedi Harikası listesini okuyanlar, Babil'in Asma Bahçeleri'ni hatırlar. Ama bu yedi harika arasında, varlığı en çok tartışılan, hatta hiç var olmadığı bile öne sürülen tek harika, bu bahçeler. Gize piramitleri hâlâ ayakta; Halikarnas Mozolesi'nin ve Efes'teki Artemis Tapınağı'nın kalıntıları bulundu. Ama Babil'in Asma Bahçeleri'nin izine, yüz yılı aşan kazılara rağmen, kesin olarak rastlanmadı.
Geleneksel anlatıya göre bu bahçeler, Babil kralı II. Nebukadnezar tarafından, Med kökenli eşi için yaptırıldı. Eşi, dağlık vatanının yeşilliğini özlüyordu; kral da ona Babil'in düz ovasının ortasında, yapay bir dağ gibi yükselen, teraslı bir bahçe inşa etti. Bu hikâye çok güzel; ama Babil'in kendi kaynaklarında hiçbir karşılığı yok. Ben bu konuyu araştırırken, bir harikanın, onu inşa ettiği söylenen kralın kendi yazıtlarında hiç geçmemesinin ne kadar tuhaf olduğunu düşündüm.
Nebukadnezar'ın Babil'i
II. Nebukadnezar, MÖ 605 ile 562 arasında, yaklaşık kırk üç yıl Babil'i yönetti. Saltanatının başında, Karkamış Savaşı'nda Mısır ordusunu yendi ve Levant'ı Babil egemenliğine aldı. MÖ 587 ya da 586'da, Kudüs'ü ele geçirip yıktı ve Yahuda halkının bir bölümünü Babil'e sürgün etti. Bu olay, İbranice Kutsal Kitap'ta "Babil sürgünü" olarak anılıyor.
Nebukadnezar, aynı zamanda büyük bir inşaatçıydı. Babil'in surlarını genişletti, İştar Kapısı'nı ve Tören Yolu'nu inşa etti, Marduk'un Esagila tapınağını yeniledi ve Etemenanki zigguratını tamamladı. Yazıtlarında, bu inşaat çalışmalarını uzun uzun anlatıyor. Nebukadnezar'dan kalan yazıtların sayısı oldukça fazla; ama bu yazıtların hiçbirinde, bir eş için inşa edilmiş teraslı bir bahçeden söz edilmiyor.
Bahçeleri anlatan kaynaklar
Asma Bahçeler hakkındaki bilgiler, büyük ölçüde Yunan ve Romalı yazarlardan geliyor. Bu yazarların en eskisi, Babilli rahip Berossos. Berossos, MÖ üçüncü yüzyılda, Yunanca bir Babil tarihi yazdı. Bu eser günümüze ulaşmadı; ama Yahudi tarihçi Josephus, eserinde Berossos'tan alıntılar yaptı. Bu alıntıya göre Nebukadnezar, Med kökenli eşinin vatanının dağlarını özlediği için, taş teraslar üzerine ağaçlar dikerek dağlara benzeyen bir bahçe yaptırdı.
Diodoros, Strabon ve Quintus Curtius Rufus gibi sonraki yazarlar, bahçelerin daha ayrıntılı tasvirlerini verdi. Bu tasvirlerde, bahçelerin teraslı yapısı, su kaldırma düzenekleri ve ağaçlar anlatılıyor. Ancak bu yazarların hiçbiri, Babil'i Nebukadnezar döneminde görmemişti; onlar, daha eski kaynaklara dayanıyordu.
En dikkat çekici sessizlik ise Herodot'tan geliyor. Herodot, MÖ beşinci yüzyılda Babil'i ayrıntılı biçimde anlattı; surları, tapınakları, köprüleri tasvir etti. Ama Asma Bahçeler'den hiç söz etmedi. Herodot'un Babil'i gerçekten görüp görmediği de tartışmalı.
Bir harikanın, onu en ayrıntılı anlatması beklenen tarihçide hiç geçmemesi size ne düşündürüyor?
Koldewey'in tonozlu yapısı
Babil'i 1899 ile 1917 arasında kazan Robert Koldewey, Güney Sarayı'nın kuzeydoğu köşesinde, tonozlu odalardan oluşan sıra dışı bir yapı buldu. Bu yapıda, kuyuya benzeyen bir oda da vardı. Koldewey, bu yapının Asma Bahçeler'in alt yapısı olduğunu, tonozların terasları taşıdığını ve kuyunun su kaldırmak için kullanıldığını öne sürdü.
Ancak sonraki araştırmalar, bu yorumu zayıflattı. Yapıda bulunan tabletler, Ernst Weidner tarafından incelendi ve bunların, saraya bağlı kişilere verilen erzakların kayıtları olduğu anlaşıldı. Bu tabletlerde, sürgün edilmiş Yahuda kralı Yehoyakin'e ve oğullarına verilen yağ miktarları da kayıtlıydı. Bu, yapının bir depo ya da idari bir bina olduğunu düşündürüyor. Ayrıca yapı, nehirden oldukça uzaktaydı; bu da bir bahçeye su sağlamayı zorlaştırırdı.
Dalley'in Ninova tezi
Oxford'lu Asurolog Stephanie Dalley, 2013'te yayımladığı kitabında, cesur bir tez öne sürdü: Asma Bahçeler, Babil'de değil, Ninova'daydı ve onları Nebukadnezar değil, Asur kralı Sanherib yaptırmıştı.
Dalley'in tezine göre, Sanherib'in yazıtlarında, Ninova'daki sarayının yanında, dağlara benzeyen bir bahçe inşa ettiği ve bu bahçeye su sağlamak için büyük kanallar ve su kemerleri yaptırdığı anlatılıyor. Jerwan'daki su kemerinin kalıntıları bugün hâlâ görülebiliyor. Sanherib'in bir yazıtında, suyu yükseğe kaldırmak için bronzdan dökülmüş düzeneklerden söz ediliyor; Dalley, bunların vida biçimli su kaldırma araçları olabileceğini öne sürdü. Ninova'daki bir kabartmada da, sütunlar üzerinde yükselen, ağaçlarla kaplı bir bahçe tasvir ediliyor.
Dalley'e göre, sonraki Yunan yazarlar, Ninova'yı Babil ile karıştırmış olabilir. Asurlular bazen Ninova'yı "eski Babil" gibi adlarla anıyordu ve Yunan yazarlar Asur ile Babil'i sıkça karıştırıyordu. Dalley'in tezi, akademik çevrelerde büyük ilgi gördü; ama kesin olarak kabul edilmiş değil.
Tanrılar arasındaki ilişki: Marduk'un bahçıvanı kral
Nebukadnezar'ın yazıtlarında, bahçelerden değil, tanrılardan söz ediliyor. Kral, kendini Marduk'un ve Nabu'nun sadık hizmetkârı olarak tanıtıyor. Bütün inşaat çalışmalarını, bu tanrıların emriyle ve onların onuru için yaptığını söylüyor.
Mezopotamya geleneğinde, kral ile bahçe arasında eski bir ilişki vardı. Kral, tanrıların bahçıvanı olarak görülüyordu. Akadlı Sargon efsanesinde, Sargon'un bir bahçıvan tarafından büyütüldüğü ve İştar'ın sevgisini bahçıvanlık yaparken kazandığı anlatılıyor. Asur kralları, saraylarının yanında, uzak ülkelerden getirilen bitkilerle dolu bahçeler kurdu ve bu bahçeleri, tanrıların dünyaya verdiği bolluğun bir yansıması olarak sundu.
Bu açıdan bakıldığında, Asma Bahçeler, bir kralın aşkının değil, tanrıların bahçesini yeryüzüne taşıma ideolojisinin bir ürünü olarak da okunabilir.
Daniel Kitabı'ndaki Nebukadnezar
Nebukadnezar'ın sonraki kuşakların hafızasındaki yeri, büyük ölçüde İbranice Kutsal Kitap'tan, özellikle Daniel Kitabı'ndan geliyor. Bu kitapta Nebukadnezar, rüyalar gören, rüyalarını yorumlatmak için bilgeler çağıran ve sonunda aklını kaybeden bir kral olarak anlatılıyor.
Kitabın en ünlü bölümlerinden birinde, Nebukadnezar, başı altından, göğsü gümüşten, karnı tunçtan, bacakları demirden, ayakları ise demir ile kil karışımından yapılmış dev bir heykel görüyor. Daniel bu rüyayı, birbirini izleyecek krallıkların bir simgesi olarak yorumluyor. Bir başka bölümde ise kral, kibri nedeniyle yedi yıl boyunca aklını kaybediyor, insanlardan uzaklaşıp hayvanlar gibi ot yiyor ve sonra yeniden aklını kazanarak Tanrı'yı övüyor.
Araştırmacılar, bu "deliren kral" hikâyesinin, aslında Nebukadnezar'ın değil, son Babil kralı Nabonid'in hayatından esinlenmiş olabileceğini düşünüyor. Nabonid, saltanatının on yılını Arabistan'daki Teyma vahasında geçirdi ve Babil'de bu durum, kralın tanrılara karşı bir ihmali olarak yorumlandı. Kumran'da bulunan "Nabonid'in Duası" adlı bir metin parçası, Nabonid'in Teyma'da yedi yıl hastalandığını ve bir Yahudi bilge tarafından iyileştirildiğini anlatıyor. Bu metin, Daniel Kitabı'ndaki hikâyeyle şaşırtıcı benzerlikler taşıyor.
Bir kralın hikâyesinin, zamanla bir başka kralın üzerine geçmesi, size Asma Bahçeler'in Nebukadnezar'a bağlanmasını hatırlatıyor mu?
Akademik okuma
Akademik çevrelerde Asma Bahçeler hakkında üç ana görüş var. Birincisi, bahçelerin Babil'de var olduğu, ama kalıntılarının henüz bulunmadığı ya da Fırat'ın yatağının değişmesiyle yok olduğu. İkincisi, Dalley'in öne sürdüğü gibi, bahçelerin Ninova'da olduğu. Üçüncüsü ise, bahçelerin bir edebi hayal ürünü olduğu, Yunan yazarların Doğu'nun ihtişamına dair hayallerinden doğduğu.
Bu üç görüşten hangisinin doğru olduğu, yeni arkeolojik ya da yazılı kanıtlar bulunmadıkça kesinleşmeyecek gibi görünüyor.
Benim gözümde en ilgi çekici olan, bu üç görüşün her birinin farklı türden kanıtlara dayanması: biri kazıya, biri yazıta, biri ise metin eleştirisine.
Sitchin'in okuması
Sitchin, Asma Bahçeler üzerine ayrıntılı bir yorum yapmadı. Ancak onu izleyen bazı yazarlar, bahçelerin su kaldırma düzeneklerini, Anunnaki'nin insanlara aktardığı mühendislik bilgisinin bir işareti olarak yorumladı.
Oysa Sanherib'in yazıtları, kanalların ve su kemerlerinin yapımını, kralın kendi mühendislerinin ve işçilerinin emeğiyle anlatıyor. Kral, bu buluşları kendine mal ediyor ve tanrıların ona bilgelik verdiğini söylüyor.
Forumlarda
Forumlarda Asma Bahçeler, genellikle Dünyanın Yedi Harikası tartışmalarında karşımıza çıkıyor. Bazı kullanıcılar, Dalley'in tezini heyecanla karşılıyor; bazıları ise bu tezin Babil'in ününü elinden aldığını düşünüyor.
Diğer başlıklarda ise bahçelerin Irak'taki savaşlar ve yağmalar nedeniyle hiç bulunamayacağı endişesi dile getiriliyor.
Bazı yorumlarda ise bahçelerin aslında Babil'in kendi kraliyet bahçesi olduğu, ama Yunan anlatılarında olduğundan çok daha büyük gösterildiği öne sürülüyor.
SohbeX teorisi
Spekülasyon olarak okuyun. Bana öyle geliyor ki Asma Bahçeler'in bulunamaması, tanrıların bahçesi fikrinin, hiçbir zaman tam olarak yeryüzüne inmemesinin bir simgesi. Mezopotamya kralları, tanrıların bolluğunu yeryüzünde göstermek için bahçeler kurdu; ama bu bahçeler, krallar gibi, geçiciydi. Yunan yazarlar ise bu bahçeleri, bir harika olarak hafızaya kazıdı.
Belki de Asma Bahçeler'in en kalıcı hali, toprakta değil, anlatılarda yaşadığı hal. Bir bahçenin, kökleri olmadan iki bin yıl yaşaması, belki de en büyük harika.
Bu bir yorum; kesin bir bilgi değil.
Size soru
Asma Bahçeler'in Babil'de mi, Ninova'da mı olduğunu düşünüyorsunuz? Ya da hiç var olmadı mı? Bir harikanın kalıntılarının bulunamaması, onun hikâyesini daha mı ilgi çekici yapıyor? Yorumlarda yazın.
Giriş yap