Giriş yap
🏺 Anunnaki

MUL.APIN: Babil'in yıldız kataloğu ve gökyüzünün üç yolu

Gece gökyüzüne baktığınızda, yıldızları birbirine bağlayan hayali çizgiler görüyor musunuz? Bugün kullandığımız takımyıldızların bir kısmı, Yunan geleneğinden geliyor; ama Yunanlardan önce, Babilli gözlemciler de gökyüzünü takımyıldızlara bölmüş, onlara adlar vermiş ve hangi yıldızın hangi ayda doğduğunu kaydetmişti. Bu bilgilerin en kapsamlı derlemesi, "MUL.APIN" adıyla bilinen bir metin.

Adı, metnin ilk satırından geliyor: "MUL.APIN", yani "Saban Yıldızı". Babil'de saban yıldızı, bugünkü takımyıldızlarımızdan Andromeda ve Üçgen bölgesindeki yıldızlarla eşleştiriliyor. Metin, bu yıldızla başlayarak gökyüzünün bir haritasını sözcüklerle çiziyor. Benim asıl merak ettiğim şey ise, bu haritanın tanrıların adlarıyla nasıl bölündüğüydü.

İki tablet, birçok nüsha

MUL.APIN, genellikle iki tablet halinde kopyalanan bir metin. Bilinen en eski tarihli nüshası, MÖ 686 yılına, yani Asur kralı Sennacherib'in dönemine ait ve Aşur kentinde bulundu. British Museum'da korunan ve iyi bilinen bir başka nüsha da bu metnin önemli kaynaklarından biri. Metnin kendisinin, bu tarihlerden önce, belki MÖ ikinci binyılın sonlarında ya da birinci binyılın başlarında derlendiği düşünülüyor.

Metnin modern bilimsel baskısı, 1989'da Hermann Hunger ve David Pingree tarafından yayımlandı. Bu baskı, farklı nüshaları karşılaştırarak metnin bütününü yeniden kurdu. Sonraki yıllarda yeni nüshalar ve parçalar da tanımlandı; 2019'da Hunger ve John Steele, metnin güncellenmiş bir baskısını yayımladı.

Anu, Enlil ve Ea'nın yolları

MUL.APIN'in en çarpıcı özelliklerinden biri, gökyüzünü üç büyük kuşağa ayırması. Bu kuşaklar, üç büyük tanrının adlarıyla anılıyor: Enlil'in yolu, Anu'nun yolu ve Ea'nın yolu. Enlil'in yolu kuzeydeki yıldızları, Anu'nun yolu gök ekvatoru çevresindeki yıldızları, Ea'nın yolu ise güneydeki yıldızları kapsıyordu.

Metin, her yolda bulunan yıldızları ve takımyıldızları tek tek sayıyor. Toplamda altmışı aşkın yıldız ve takımyıldız adı var. Bu adların bir kısmı, Babil tanrılarına, bir kısmı hayvanlara, bir kısmı da günlük yaşamdan nesnelere ve kişilere ait: Saban, Kiralık Adam, Boğa, Aslan, Akrep, Balık, Keçi ve benzerleri.

Bu üçlü bölünme, Sümer'in tanrılar düzeniyle doğrudan bir bağ taşıyor. Anu gökyüzünün, Enlil yeryüzünün ve havanın, Ea ise yeraltı sularının ve derinliğin tanrısıydı. Gökyüzünün kuzeyi, ortası ve güneyi bu üç tanrıya paylaştırılmıştı. Enuma Eliş'te de Marduk, Tiamat'ı yendikten sonra gökyüzünü düzenlerken, Anu, Enlil ve Ea'nın yerlerini belirliyor.

Gökyüzünü tanrılara paylaştırmak, sizce bir inancın gökyüzüne yansıması mı, yoksa gözlemleri düzenlemek için kullanılan bir yöntem mi?

Ay'ın yolundaki yıldızlar

MUL.APIN'in bir başka bölümü, Ay'ın gökyüzünde izlediği yolu, yani bugün ekliptik ya da zodyak kuşağı dediğimiz bölgeyi tanımlıyor. Metin, Ay'ın yolunda on yedi ya da on sekiz takımyıldız sayıyor. Bunların arasında Ülker Yıldız Kümesi, yani Babilcede "Yıldızlar" anlamına gelen MUL.MUL, Göğün Boğası, İkizler, Aslan, Başak, Akrep ve Keçi-Balık gibi adlar var.

Bu takımyıldızların bir kısmı, sonradan zodyakın on iki burcuna dönüştü. Babil'de on iki eşit burç sistemi, MÖ beşinci yüzyıl civarında ortaya çıktı; MUL.APIN ise bu sistemin öncesini gösteriyor. Yunan geleneğindeki Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçlarının birçoğunun Babil'deki karşılıkları, MUL.APIN'deki adlarla izlenebiliyor.

Örneğin bugünkü Koç burcu, Babil'de "Kiralık Adam" olarak anılıyordu. Terazi, Babil'de "Terazi" ya da Akrep'in kıskaçları olarak görülüyordu. Oğlak burcunun keçi-balık biçimi ise doğrudan Babil'den geliyor; bu figür, Babil'de Ea ile ilişkilendirilen bir varlıktı.

Takvim ve su saati

MUL.APIN, yalnızca bir yıldız listesi değil. Metin, yıldızların yıl içinde ilk kez görüldükleri tarihleri, yani doğuşlarını kaydediyor ve bu bilgiyi takvimi düzenlemek için kullanıyor. Babil takvimi Ay aylarına dayanıyordu ve Güneş yılıyla uyumlu kalması için zaman zaman bir ek ay eklenmesi gerekiyordu. MUL.APIN, bu ek ayın ne zaman eklenmesi gerektiğini belirlemek için yıldızların doğuşlarını kullanan kurallar veriyor.

Metinde ayrıca, gün ve gecenin uzunluğunu ölçmek için kullanılan su saatlerine ve gölge uzunluklarına dair bilgiler de var. Bu bilgiler, yılın farklı zamanlarında gün ışığının ne kadar sürdüğünü hesaplamaya yarıyordu.

Gezegenler ve tanrılar

MUL.APIN, sabit yıldızların yanında, Ay'ın yolunda dolaşan gezegenleri de anıyor. Babil'de beş gezegen biliniyordu ve her biri bir tanrıyla eşleştirilmişti. Jüpiter, Marduk'un yıldızıydı; Venüs, İştar'ın; Satürn, Ninurta ya da başka bir adla Kayamanu'nun; Merkür, Nabu'nun; Mars ise yeraltı ve salgın tanrısı Nergal'in. Ay, Sin'in; Güneş ise Şamaş'ın gök yüzüydü.

Bu eşleşmeler, Babil'den Yunan ve Roma dünyasına da geçti. Yunanlılar, Babil'in gezegen tanrılarını kendi tanrılarıyla eşleştirdi: Marduk'un yıldızı Zeus'un, sonra Roma'da Jüpiter'in yıldızı oldu; İştar'ın yıldızı Afrodit'in, sonra Venüs'ün; Nergal'in yıldızı Ares'in, sonra Mars'ın. Bugün gezegenlere verdiğimiz adlar, bu eski eşleşmelerin Roma'daki son halkası.

Yani bir gece gökyüzünde Mars'ı gösterdiğinizde, aslında Babil'in Nergal'ini, Yunan'ın Ares'ini ve Roma'nın Mars'ını aynı anda göstermiş oluyorsunuz. Bir gezegenin adı, üç bin yıllık bir çeviri zincirinin sonucu. Bu zincirin halkalarını izlemek, size eski dünyanın birbirine ne kadar bağlı olduğunu düşündürmüyor mu?

Babilli gözlemciler, gezegenlerin hareketlerini, sabit yıldızların arasında izlediği yola göre de yorumluyordu. Bir gezegenin belirli bir takımyıldıza girmesi, kral ya da ülke için bir işaret olarak okunabiliyordu. Bu da MUL.APIN'in neden hem bir astronomi hem de bir kehanet metni olarak kullanıldığını açıklıyor.

Akademik okuma

Akademik çevrelerde MUL.APIN, Babil astronomisinin bir "el kitabı" olarak görülüyor. Metin, Babil'de yüzyıllar boyunca biriken gözlemleri ve kuralları bir araya getiriyor. Astronomi tarihçileri, metindeki yıldız doğuş tarihlerini, bugünkü astronomik hesaplarla karşılaştırarak, gözlemlerin hangi enlemde ve yaklaşık hangi dönemde yapıldığını tahmin etmeye çalıştı. Bu hesaplar, gözlemlerin büyük kısmının Babil ya da Asur enlemlerine uyduğunu gösteriyor.

Metindeki bazı veriler ise idealleştirilmiş. Örneğin yıl, on iki ay ve her biri otuz günden oluşan, üç yüz altmış günlük bir şema üzerine kurulu. Bu şema, gerçek takvimle tam olarak uyuşmuyor; ama hesap yapmayı kolaylaştıran bir araç olarak kullanılıyordu.

MUL.APIN'in bir başka özelliği, gözlemlerin tek tek yıllara değil, genel bir yıl şemasına bağlanması. Bu, metnin belirli bir gözlemcinin defteri değil, bir okul metni, yani öğretilmek ve kopyalanmak için hazırlanmış bir derleme olduğunu düşündürüyor. Kâtip okullarında yetişen gökyüzü gözlemcileri, bu metni ezberleyerek ve kopyalayarak öğreniyordu.

Sitchin'in okuması

Sitchin, Babil'in yıldız bilgisini, Anunnaki'nin insanlara aktardığı bir bilgi olarak yorumladı. Ona göre zodyak, Anunnaki'nin Dünya'ya gelişlerini ve Dünya'daki tarihlerini ölçmek için kullandığı bir zaman ölçüsüydü. Sitchin, ayrıca gökyüzünün Anu, Enlil ve Ea arasında paylaştırılmasını, Anunnaki arasındaki bir güç paylaşımının gökyüzüne yansıması olarak gördü.

Bu yorum, metnin tanrısal adlarını gerçek bir siyasi paylaşımın belgesi olarak alıyor. Akademik yorumda ise üç yol, Mezopotamya kozmolojisinin üç katmanlı yapısının, yani gök, yer ve yeraltı sularının gökyüzüne yansıtılması olarak görülüyor. MUL.APIN'in kendisi, bu kozmolojiyi bir gözlem sistemine dönüştüren pratik bir metin.

Sitchin'in okumasının bir başka sorunu, MUL.APIN'in kendi tarihsel gelişimi. Metindeki yıldız listeleri, daha eski Babil yıldız listelerinden, örneğin "Üç Yıldız Her Biri" denen ve her aya üç yıldız ayıran listelerden gelişmiş görünüyor. Bu gelişme, bilginin bir kerede verilmediğini, kuşaklar boyunca düzeltildiğini gösteriyor.

Forumlarda

Forumlarda MUL.APIN, genellikle astroloji tartışmalarında karşımıza çıkıyor. Bazı kullanıcılar, burçların Babil'den geldiğini öğrenince şaşırıyor ve bunun "Anunnaki bilgisinin" bir kalıntısı olduğunu öne sürüyor. Diğerleri ise Babil'in bu bilgiyi kendi gözlemleriyle oluşturduğunu ve Yunanlıların da onu devraldığını hatırlatıyor.

Bazı başlıklarda da MUL.APIN'deki "Kiralık Adam" gibi tuhaf adlar, merak uyandırıyor. Bu adların nereden geldiği, araştırmacılar tarafından da tam olarak bilinmiyor; bazıları, tarımsal yaşamın bir yansıması olarak, yılın belirli bir zamanında işçilerin kiralanmasıyla ilişkilendiriyor.

SohbeX teorisi

Spekülasyon olarak okuyun. Bana öyle geliyor ki MUL.APIN, gökyüzünü bir tanrılar haritasına dönüştürürken, aynı zamanda tanrıları bir gözlem aracına dönüştürmüş. Anu'nun, Enlil'in ve Ea'nın yolları, bir yandan gökyüzünün kutsal bir bölünmesiydi; bir yandan da bir yıldızın nerede doğduğunu söylemenin pratik bir yoluydu.

Belki de Babilli gözlemciler için bu iki şey arasında bir çelişki yoktu. Gökyüzü hem tanrıların evi hem de bir takvimdi. Bir yıldıza bakarken, hem bir tanrının izini hem de ek ayın ne zaman ekleneceğini okuyorlardı.

Bu bir yorum; kesin bir bilgi değil.

Size soru

Gökyüzünün Anu, Enlil ve Ea'nın yollarına ayrılmasını nasıl yorumluyorsunuz? Bugün kullandığımız burçların Babil'den geldiğini biliyor muydunuz? Bir gece gökyüzüne bakarken Ülker'i görmek, size bu eski gözlemcilerle bir bağ kurduruyor mu? Yorumlarda yazın.

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap