Larsa Kral Listesi: yıl adlarından bir kronoloji kurmak
Mezopotamya tarihini okurken, sık sık, "MÖ yaklaşık 1932" ya da "MÖ yaklaşık 1763" gibi tarihlerle karşılaşırız. Bu tarihler, nereden geliyor? Mezopotamyalılar, yıllarını, bizim kullandığımız gibi, sabit bir başlangıç noktasından saymıyordu. Her yılı, o yılın önemli bir olayına göre adlandırıyorlardı. Bugünkü kronolojimiz, bu yıl adlarının, sabırla bir araya getirilmesiyle kuruldu.
Bu sürecin en önemli kaynaklarından biri, Yale Üniversitesi'nde korunan küçük bir tablet: Larsa Kral Listesi. Bu tablet, Larsa'nın krallarını, ilk kraldan Rim-Sin'e kadar sıralıyor ve her birinin kaç yıl hüküm sürdüğünü kaydediyor. Bir önceki yazıda, Isin ile Larsa arasındaki rekabete bakmıştık. Bu kez, bu rekabetin tarihini nasıl bildiğimize odaklanmak istiyorum. Bir tarih kitabındaki bir tarihin, kaç tabletin karşılaştırılmasıyla bulunduğunu hiç düşündünüz mü?
Tablet
Larsa Kral Listesi, Yale Babil Koleksiyonu'nda bulunuyor. Tablet, Larsa krallarının adlarını ve hükümdarlık sürelerini, sade bir liste biçiminde veriyor. Listede, Naplanum adlı bir kraldan başlayarak, Rim-Sin'e kadar, on dört kral sayılıyor.
Listenin sonunda, toplam süre de veriliyor. Bu toplam, iki yüz altmış yılı biraz aşıyor. Bu, Larsa hanedanlığının, Naplanum'dan Rim-Sin'in düşüşüne kadar, yaklaşık iki buçuk yüzyıl sürdüğünü gösteriyor.
Liste, Rim-Sin ile bitiyor. Bu, listenin, büyük olasılıkla, Hammurabi'nin Larsa'yı ele geçirmesinden sonra, yani Larsa hanedanlığı sona erdiğinde yazıldığını düşündürüyor. Bir hanedanlığın tam listesi, ancak o hanedanlık bittiğinde yazılabilirdi.
Yıl adı listeleri
Kral listelerinin yanı sıra, Mezopotamyalı yazıcılar, "yıl adı listeleri" de hazırladı. Bu listeler, her kralın hükümdarlığındaki yılların adlarını, sırasıyla kaydediyordu. Örneğin, bir yıl adı listesi, Rim-Sin'in altmış yılının her birinin adını, birbiri ardına sıralıyordu.
Yıl adı listeleri, idari bir ihtiyaçtan doğdu. Bir sözleşmenin ya da bir borç senedinin tarihi, yıl adıyla belirtiliyordu. Yıllar geçtikçe, eski bir yıl adının, kaç yıl önceye ait olduğunu bilmek, zorlaşıyordu. Yıl adı listeleri, yazıcıların, eski belgelerin tarihini hesaplamasına yardım ediyordu.
Bugün, bu listeler, tarihçiler için, Mezopotamya kronolojisinin omurgasını oluşturuyor. Bir tablette, örneğin, "Rim-Sin'in Isin'i ele geçirdiği yıl" ifadesi geçtiğinde, tarihçiler, yıl adı listesine bakarak, bu yılın, Rim-Sin'in kaçıncı yılı olduğunu belirleyebiliyor.
Eşzamanlılık sorunu
Kral listeleri, bir kentin krallarını sıralıyor; ama farklı kentlerin krallarının, birbirleriyle nasıl çakıştığını göstermiyor. Isin'in bir kralının, Larsa'nın hangi kralıyla aynı dönemde yaşadığını bilmek için, başka kaynaklara ihtiyaç var.
Bu kaynaklar, genellikle, iki kentin krallarının birlikte geçtiği belgeler. Örneğin, bir Nippur tabletinde, önce bir Isin kralının yıl adı, ardından bir Larsa kralının yıl adı kullanılıyorsa, bu, Nippur'un, bu iki yıl arasında el değiştirdiğini ve iki kralın aynı dönemde yaşadığını gösteriyor.
Isin-Larsa dönemi için, bu tür eşzamanlılıklar, büyük ölçüde belirlendi. Rim-Sin'in Isin'i ele geçirmesi, Isin'in son kralı Damiq-ilişu'nun dönemine denk geliyor. Hammurabi'nin Larsa'yı ele geçirmesi ise, Hammurabi'nin otuzuncu yılında ve Rim-Sin'in altmışıncı yılı civarında gerçekleşti. Bu bağlantılar, Isin, Larsa ve Babil'in kronolojilerini, birbirine bağlıyor.
Mutlak kronoloji sorunu
Kral listeleri ve yıl adları, Mezopotamya'nın "göreli kronolojisini", yani olayların birbirine göre sırasını belirlemeye yardım ediyor. Ama bu olayları, bizim takvimimize, yani "mutlak kronolojiye" bağlamak, ayrı bir sorun.
Bu bağlantı, genellikle, astronomik gözlemler aracılığıyla kuruluyor. Babil kralı Ammisaduqa'nın döneminden kalan Venüs Tableti, Venüs gezegeninin doğuşlarını ve batışlarını kaydediyor. Bu gözlemler, modern astronomik hesaplamalarla karşılaştırılarak, Ammisaduqa'nın döneminin, bizim takvimimizde hangi yıllara denk geldiği belirlenmeye çalışılıyor.
Ama Venüs'ün hareketleri, belirli aralıklarla tekrarlandığı için, birden fazla olası tarih ortaya çıkıyor. Bu nedenle, akademisyenler, farklı kronoloji sistemleri arasında tartışıyor: "yüksek kronoloji", "orta kronoloji", "alçak kronoloji" ve "çok alçak kronoloji". Bu sistemler arasındaki fark, bazen, yüz yılı aşabiliyor.
Bugün, en yaygın kullanılan sistem, "orta kronoloji". Bu sisteme göre, Hammurabi, MÖ 1792 ile 1750 arasında hüküm sürdü. Buradaki tarihler de, bu sisteme dayanıyor. Ama son yıllarda, ağaç halkası ve radyokarbon verilerine dayanan bazı çalışmalar, orta kronolojiyi desteklerken, diğerleri, biraz daha alçak bir kronolojiye işaret ediyor.
Larsa'nın kazıları
Larsa'nın kalıntıları, bugün, Irak'ın güneyinde, Tell Senkereh adlı bir höyükte bulunuyor. Kente ilk kazılar, on dokuzuncu yüzyılın ortasında, William Kennett Loftus tarafından yapıldı. Yirminci yüzyılda, Fransız arkeologlar, önce André Parrot, ardından Jean-Louis Huot ve diğerleri, Larsa'da uzun süreli kazılar yürüttü.
Bu kazılar, Utu'nun tapınağı Ebabbar'ı, bir saray ve büyük konutları gün ışığına çıkardı. Ama Larsa'dan çıkan tabletlerin önemli bir kısmı, düzenli kazılardan değil, kaçak kazılardan geliyor ve antika piyasasında dağıldı. Bu nedenle, Larsa arşivlerinin önemli bir kısmı, bugün, Yale, Louvre ve diğer koleksiyonlarda bulunuyor.
Tanrılar arasındaki ilişki
Larsa Kral Listesi, tanrılardan söz etmiyor; yalnızca kralları ve yılları sayıyor. Ama yıl adlarının kendileri, tanrılarla ilişkiyi açıkça gösteriyor. Larsa kralları, yıl adlarında, sık sık, tanrılar için tapınaklar inşa ettiklerini, heykeller adadıklarını ve rahipler atadıklarını anlatıyor.
Örneğin, bazı yıl adları, Utu için bir taht yaptırıldığını; bazıları ise, Nanna için bir rahibe atandığını kaydediyor. Bu, bir yılın, o yıl yapılan en önemli dinsel eylemle hatırlandığını gösteriyor. Tanrılar, takvimin kendisinin bir parçasıydı.
Listeler arasındaki çelişkiler
Kral listeleri, her zaman birbirleriyle uyumlu değil. Larsa Kral Listesi'nde verilen hükümdarlık süreleri, bazen, yıl adı listelerinden ya da diğer belgelerden elde edilen bilgilerle çelişiyor. Örneğin, bir kral için listede verilen süre, o krala ait bilinen yıl adlarının sayısından farklı olabiliyor.
Bu çelişkilerin birkaç olası açıklaması var. Bazı krallar, tahta, yılın ortasında çıkmış olabilir; bu durumda, ilk yılları, bazen bir önceki kralın son yılıyla birlikte sayılıyordu. Bazı yıllar, birden fazla adla anılmış olabilir. Ve bazen, yazıcılar, kopyalama sırasında, sayıları yanlış yazmış olabilir.
Isin Kral Listesi ile karşılaştırma da, ilginç sonuçlar veriyor. Sümer Kral Listesi'nin bazı kopyaları, Isin hanedanlığıyla sona eriyor. Bu kopyalar, Isin'i, Ur'un doğrudan mirasçısı olarak sunuyor ve Larsa'dan hiç söz etmiyor. Bu, kral listelerinin de, siyasi bir bakış açısını yansıttığını gösteriyor. Isin'de yazılan bir liste, Larsa'yı görmezden gelebiliyordu.
Bu çelişkiler, tarihçilerin, tek bir listeye güvenmek yerine, mümkün olan tüm kaynakları karşılaştırmasını gerektiriyor. Bir tarihin arkasında, çoğu zaman, onlarca tabletin, sabırlı bir karşılaştırması yatıyor.
Siz bir kaynağın, kimin tarafından yazıldığını bilmeden, ona ne kadar güvenirdiniz?
Kontratlar ve gündelik hayat
Kronolojiyi kurmanın en değerli kaynaklarından biri, aslında, sıradan insanların sözleşmeleri. Larsa döneminden kalan binlerce kontrat, borç senedi ve satış belgesi, yıl adlarıyla tarihlendirilmiş. Bu belgeler, aynı ailelerin, birkaç kuşak boyunca yaptığı işlemleri izlemeye imkân veriyor.
Bir ailenin arşivinde, örneğin, bir evin önce dede tarafından alındığı, ardından oğluna miras kaldığı ve sonra torun tarafından satıldığı görülebiliyor. Her belgenin yıl adı, bu olayların sırasını ve aralarındaki süreyi gösteriyor.
Bu tür aile arşivleri, kral listelerinin verdiği çerçeveyi, insan hayatlarıyla dolduruyor. Kralların yılları, aynı zamanda, sıradan insanların evlendiği, borçlandığı ve miras bıraktığı yıllardı.
Akademik okuma
Akademisyenler, Larsa Kral Listesi'ni, diğer kral listeleriyle birlikte, Mezopotamya tarihçiliğinin önemli bir ürünü olarak görüyor. Douglas Frayne, "Royal Inscriptions of Mesopotamia" serisinin Eski Babil dönemine ait cildinde, Larsa krallarının yazıtlarını yayımladı ve kronolojilerini tartıştı.
Sitchin'in okuması
Sitchin, Mezopotamya kronolojisini, kendi Nibiru döngüsü teorisiyle ilişkilendirdi. Ona göre, Mezopotamyalıların uzun zaman dilimlerini hesaplama becerisi, Anunnaki'nin astronomik bilgisinden kaynaklanıyordu.
Akademik okumada, kral listeleri ve yıl adı listeleri, idari ihtiyaçlardan doğan, pratik belgeler olarak değerlendiriliyor.
Forumlarda
Forumlarda Mezopotamya kronolojisi, genellikle, "yüksek, orta ya da alçak kronoloji" tartışmasıyla gündeme geliyor. Bazı kullanıcılar, bu tartışmanın, uzmanlar dışında, çok az bilindiğini ve popüler kitaplarda, tarihlerin, kesinmiş gibi sunulduğunu eleştiriyor.
Bazı başlıklarda, yıl adlarının, kralların propagandası için de kullanıldığı vurgulanıyor. Bir yenilgi yılı, nadiren bir yenilgiyle adlandırılıyordu; daha çok, aynı yıl yapılan bir adak ya da tapınak onarımıyla anılıyordu.
SohbeX teorisi
Spekülasyon olarak okuyun. Bence yıl adları, Mezopotamyalıların zamanı nasıl deneyimlediğine dair önemli bir ipucu veriyor. Onlar için zaman, eşit aralıklarla ilerleyen soyut bir çizgi değil, olaylarla işaretlenmiş bir dizi anıydı. Bir yıl, "kralın bir tapınak inşa ettirdiği yıl" olarak hatırlanıyordu.
Belki de bu, zamanın, bir sayı olarak değil, bir hikâye olarak yaşandığı bir dünyaydı.
Bu bir yorum; kesin bir bilgi değil.
Size soru
Siz kendi hayatınızın yıllarını, bir olayla adlandırsaydınız, bu yılı nasıl adlandırırdınız? Kronolojinin yüz yıl kadar belirsiz olması, size tarih hakkında ne düşündürüyor? Yorumlarda yazın.
Giriş yap