Giriş yap
🏺 Anunnaki

Lagaş Kral Listesi: Sümer Kral Listesi'nden dışlananların cevabı

Sümer Kral Listesi, Mezopotamya'nın en ünlü tarih belgelerinden biri. Krallığın gökten indiğini, Kiş'ten Uruk'a, Uruk'tan Ur'a ve diğer kentlere geçtiğini anlatıyor. Ama bu listede, önemli bir eksiklik var: Lagaş. Eannatum, Entemena, Urukagina ve Gudea gibi büyük hükümdarların kenti, Sümer Kral Listesi'nde hiç geçmiyor.

Bu dışlanmaya, eski bir yazıcı, bir cevap verdi. Bugün "Lagaş Kral Listesi" ya da "Lagaş Hükümdarları" olarak bilinen bir metin, Sümer Kral Listesi'nin üslubunu taklit ederek, Lagaş'ın kendi krallarını sıralıyor. Ama bu metin, öyle garip ayrıntılar içeriyor ki, bazı araştırmacılar, onu, Sümer Kral Listesi'nin bir taşlaması, yani bir parodisi olarak okuyor. Bir tarih belgesinin, başka bir tarih belgesiyle alay etmesi size ne düşündürüyor?

Metin

Lagaş Kral Listesi, tek bir tabletten biliniyor. Bu tablet, Eski Babil dönemine ait. Edmond Sollberger, 1967'de, "The Rulers of Lagaš" adlı bir makalede, bu metni yayımladı ve çevirdi.

Metin, yaklaşık iki yüz satırdan oluşuyor. Sümer Kral Listesi gibi, tufanla başlıyor. Ama ondan farklı olarak, tufandan sonra, insanlığın içinde bulunduğu zor durumu, ayrıntılı olarak anlatıyor.

Tufandan sonra

Metnin başında, tufanın ardından, insanlığın ne kadar çaresiz olduğu anlatılıyor. Tanrılar, insanlara, kazma, çapa, sepet ve saban vermemişti. İnsanlar, kanal kazmayı bilmiyordu. Tarlalar sulanamıyordu. Ülke, kuraklık ve kıtlık içindeydi. İnsanlar, yalnızca, yağmur suyuna bel bağlıyordu.

Bu tablo, Sümer Kral Listesi'nden çok farklı. Sümer Kral Listesi, tufandan sonra, krallığın hemen yeniden gökten indiğini ve Kiş'te başladığını söylüyor. Lagaş Kral Listesi ise, tufandan sonra, uzun bir zorluk dönemi olduğunu ve medeniyetin, yavaş yavaş, yeniden kurulması gerektiğini anlatıyor.

Bu zorluk döneminin sonunda, tanrı Ningirsu, insanlara, kazma ve sepet veriyor. İnsanlar, kanal kazmaya ve tarlaları sulamaya başlıyor. Lagaş'ın ilk kralları, bu dönemde, hüküm sürüyor.

Akıl almaz süreler

Lagaş Kral Listesi'nin en dikkat çekici özelliği, ilk kralların hükümdarlık süreleri. Bazı krallar, binlerce yıl hüküm sürüyor. Bu, Sümer Kral Listesi'ndeki, tufan öncesi kralların uzun hükümdarlıklarını hatırlatıyor. Ama Lagaş Kral Listesi'nde, bu uzun süreler, tufan sonrası krallar için de veriliyor.

Bazı kralların, yalnızca hükümdarlık süreleri değil, gençlik ve yaşlılık dönemleri de uzun süreler olarak veriliyor. Örneğin, bir kralın, belirli bir süre çocuk olarak kaldığı, belirli bir süre ise yaşlı olarak yaşadığı söyleniyor. Bu ayrıntılar, Sümer Kral Listesi'nde yok.

Metnin ilerleyen kısımlarında, hükümdarlık süreleri giderek kısalıyor ve tarihsel olarak makul değerlere yaklaşıyor. Listenin sonunda, Lagaş'ın, tarihsel olarak bilinen hükümdarları, Ur-Nanşe, Eannatum ve diğerleri yer alıyor. Ama bu hükümdarların sırası ve adları, bazı yerlerde, diğer kaynaklardan bildiklerimizle tam olarak uyuşmuyor.

Parodi mi, yoksa cevap mı?

Sollberger, metni, Sümer Kral Listesi'nin bir parodisi olarak yorumladı. Ona göre, metnin yazarı, Sümer Kral Listesi'nin üslubunu ve yapısını taklit ederek, onunla alay ediyordu. Akıl almaz hükümdarlık süreleri ve garip ayrıntılar, bu alaycı tonun bir parçasıydı.

Ama diğer araştırmacılar, bu yorumu sorguladı. Onlara göre, metin, bir parodi değil, Lagaş'ın, Sümer Kral Listesi'nden dışlanmasına karşı, ciddi bir cevaptı. Lagaşlı bir yazıcı, kendi kentinin, Sümer tarihinde hak ettiği yeri almasını istemişti.

Metnin içeriği, her iki yorumu da destekleyebilir. Tufandan sonraki zorluk döneminin ayrıntılı anlatımı, ciddi bir kültürel tarih girişimi olarak okunabilir: medeniyetin, tarım teknolojilerinin gelişimiyle birlikte, yavaş yavaş kurulduğu fikri. Ama aynı zamanda, bazı ayrıntılar, açıkça abartılı ve alaycı görünüyor.

Belki de metin, her ikisiydi: hem ciddi bir cevap, hem de, Sümer Kral Listesi'nin iddialarına karşı, hafif alaycı bir mesafe.

Lagaş neden dışlandı?

Sümer Kral Listesi'nin Lagaş'ı neden dışladığı, akademisyenler arasında tartışmalı. Bir açıklama, listenin, Ur III döneminde, belirli bir siyasi ideolojiyle yazılması. Liste, krallığın, her dönemde, tek bir kentte bulunduğunu iddia ediyordu. Ama gerçekte, birçok kent, aynı anda, kendi krallarına sahipti. Liste, bu kentlerden bazılarını, aynı dönemde yaşamalarına rağmen, birbiri ardına sıralıyor; bazılarını ise, tamamen dışlıyordu.

Lagaş, belki de, Ur III'ün yükselişinden hemen önce, Gudea gibi güçlü yöneticilerle, Ur'a bir rakip olmuştu. Bu nedenle, Ur III'ün ideolojisini yansıtan bir listede, Lagaş'a yer verilmemiş olabilir.

Bir başka açıklama ise, Lagaş hükümdarlarının, çoğunlukla, "lugal", yani kral, unvanını değil, "ensi", yani kent yöneticisi, unvanını kullanmasıydı. Sümer Kral Listesi, yalnızca kral unvanı taşıyanları sayıyor olabilirdi.

Tanrılar arasındaki ilişki

Lagaş Kral Listesi'nde, Ningirsu, merkezi bir rol oynuyor. Sümer Kral Listesi'nde, krallık, gökten iniyor; yani An'ın ve Enlil'in bir armağanı. Lagaş Kral Listesi'nde ise, medeniyet, Ningirsu'nun armağanı. Ningirsu, insanlara, tarım aletlerini veriyor ve onlara, kanal kazmayı öğretiyor.

Bu, Lagaş'ın, kendi tanrısını, medeniyetin kurucusu olarak sunduğunu gösteriyor. Sümer'in diğer kentlerinde, bu rol, genellikle, Enki'ye ya da Enlil'e veriliyordu. Lagaş ise, bu rolü, kendi tanrısına atfediyordu.

Kazma şarkısı

Lagaş Kral Listesi'nin, medeniyetin tarım aletleriyle başladığı fikri, Sümer edebiyatında yalnız değil. "Kazma Şarkısı" adlı bir Sümer metni, Enlil'in, kazmayı nasıl yarattığını anlatıyor. Bu metne göre, Enlil, göğü yerden ayırdıktan sonra, kazmayı yarattı ve insanlar, bu kazmayla, topraktan çıktı. Kazma, hem tarım aletiydi, hem de insanlığın yaratılışının bir aracıydı.

Bir başka metin, "Kazma ile Saban Arasındaki Tartışma", iki tarım aletinin, hangisinin daha değerli olduğu konusunda tartışmasını anlatıyor. Saban, kendinin, tarlaları sürdüğünü ve kralların bayramlarında onurlandırıldığını söylüyor. Kazma ise, kendisinin, yıl boyunca çalıştığını, kanallar kazdığını, evler yaptığını ve saban yalnızca birkaç ay çalışırken, kendisinin her zaman iş başında olduğunu söylüyor. Tartışmanın sonunda, Enlil, kazmayı kazanan ilan ediyor.

Bu metinler, Sümerlilerin, medeniyeti, büyük ölçüde, tarımsal emek üzerine kurulu olarak düşündüğünü gösteriyor. Lagaş Kral Listesi de, bu düşüncenin bir parçası. Tufandan sonra insanları kurtaran, bir kral değil, Ningirsu'nun verdiği kazma ve sepet.

Herman Vanstiphout, Sümer tartışma şiirleri üzerine yaptığı çalışmalarda, bu metinlerin, okullarda, öğrencilerin hem dil hem de retorik becerilerini geliştirmek için kullanıldığını öne sürdü. Bu, Lagaş Kral Listesi'nin de, belki bir okul ortamında, yazıcıların kendi aralarında okuduğu, düşündürücü ve biraz da eğlendirici bir metin olarak dolaştığını düşündürüyor.

Gudea'nın hanedanlığı

Lagaş Kral Listesi'nin son bölümleri, Lagaş'ın ikinci hanedanlığını da kapsıyor olabilir. Bu hanedanlık, Akad'ın çöküşünden sonra, Gutiler döneminde yükseldi ve Gudea gibi yöneticilerle, Lagaş'ın altın çağını yaşattı. Ama metnin bu bölümü, hasarlı ve bazı adlar okunamıyor.

Siz kendi kentinizin tarihini, resmî bir tarih kitabından dışlandığını görseniz, nasıl bir cevap yazardınız?

Akademik okuma

Akademisyenler, Lagaş Kral Listesi'ni, Mezopotamya tarihçiliğinin, tek sesli olmadığını gösteren önemli bir belge olarak görüyor. Piotr Michalowski, kral listelerinin, siyasi belgeler olduğunu ve farklı kentlerin, kendi bakış açılarından, farklı listeler üretebildiğini vurguladı. Lagaş Kral Listesi, bu çok sesliliğin, nadir korunmuş örneklerinden biri.

Sitchin'in okuması

Sitchin, kral listelerindeki uzun hükümdarlık sürelerini, Anunnaki'nin uzun ömürlü olduğunun bir kanıtı olarak yorumladı. Lagaş Kral Listesi'ndeki, tufan sonrası kralların uzun hükümdarlıkları da, bu yoruma uygun görünüyor.

Akademik okumada ise, bu uzun süreler, efsanevi bir geçmişi ifade etmenin edebi bir yolu olarak değerlendiriliyor.

Forumlarda

Forumlarda Lagaş Kral Listesi, nispeten az biliniyor. Bilenler, genellikle, metnin, Sümer Kral Listesi'nin bir parodisi olabileceği fikrini ilginç buluyor. Bazı kullanıcılar, bu metni, "tarihteki ilk taşlama" olarak tanıtıyor.

Bazı başlıklarda, metnin yalnızca tek bir kopyasının bulunması üzerinde duruluyor. Sümer Kral Listesi'nin onlarca kopyası varken, Lagaş'ın cevabının yalnızca bir kopyası günümüze ulaştı. Kullanıcılar, bunun, iki metnin, eski dönemde ne kadar farklı yaygınlıkta okunduğunu gösterdiğini düşünüyor.

Bir başka tartışma konusu da, metnin yazıldığı dönem. Eski Babil döneminde, Lagaş artık bağımsız bir kent değildi. Bu, metnin, siyasi bir talepten çok, kaybolan bir geçmişe duyulan bir özlemin ürünü olabileceğini düşündürüyor.

SohbeX teorisi

Spekülasyon olarak okuyun. Bence Lagaş Kral Listesi, tarihin, her zaman tek bir anlatıdan ibaret olmadığını hatırlatıyor. Sümer Kral Listesi, güçlülerin, yani Ur'un ve onun mirasçılarının, tarihini anlatıyordu. Lagaş Kral Listesi ise, dışlananların sesiydi.

Belki de bu metnin yazarı, tufandan sonra insanların çaresiz kaldığını anlatarak, medeniyetin, gökten inen bir krallıkla değil, kazma ve sepetle, yani emekle kurulduğunu söylemek istiyordu.

Bu bir yorum; kesin bir bilgi değil.

Size soru

Bir tarih belgesinin, bir başka tarih belgesine cevap vermesi size ne düşündürüyor? Medeniyetin gökten mi indiği, yoksa emekle mi kurulduğu fikri size daha yakın? Yorumlarda yazın.

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap