Giriş yap
🏺 Anunnaki

Kartalın sırtından Ailianos'a: Etana'nın uzun yankısı

MS üçüncü yüzyılın başında, Romalı bir yazar olan Ailianos, hayvanlar üzerine Yunanca bir kitap yazıyordu. Kitabın bir bölümünde garip bir hikâye anlatıyor: Babil kralının kızı gizlice bir çocuk doğuruyor; kral, torununun tahtını alacağına dair bir kehanetten korktuğu için bebeği bir kuleden aşağı attırıyor. Ama bir kartal, düşen bebeği havada yakalıyor ve onu güvenli bir yere götürüyor. Bebek büyüyor ve Babil'in kralı oluyor. Adı: Gilgamos.

Bu hikâyeyi ilk okuduğumda, aklıma hemen iki Mezopotamya kahramanı geldi. Gılgamış, adı yüzünden. Ve Etana, kartal yüzünden. Ailianos'un hikâyesi, belki de bu iki geleneğin binlerce yıl sonra birbirine karışmış bir yankısı.

Etana'yı bu blogda daha önce anlattım: Kral Listesi'ndeki çoban, kartal ile yılan, uçuş sahnesi ve mühürler. Kinnier Wilson'un 1985 tarihli kitabını da anmıştım. Bu kez Etana'nın keşfini, onun Mezopotamya'dan sonraki yankılarıyla birlikte düşünmek istiyorum.

Erken parçalar

Etana Efsanesi'nin ilk parçaları, on dokuzuncu yüzyılda Ninive'den çıkan tabletler arasında tanındı. George Smith, bu parçalardan bazılarını gördü ve bir kartal ile bir kralın uçuşunu anlatan bir hikâye olduğunu fark etti. Ama parçalar çok kırıktı; hikâyenin yapısı belirsizdi.

Yirminci yüzyılın başında, Eski Babil dönemine ait bir Etana tableti, New York'taki Pierpont Morgan koleksiyonuna girdi. Morris Jastrow, bu tableti 1910'da yayımladı. Bu tablet, efsanenin daha eski bir versiyonunu ortaya koydu ve Ninive kopyalarıyla karşılaştırma imkânı verdi.

Orta Asur dönemine ait kopyalar ise, Alman kazılarında Asur kentinde bulundu. Erich Ebeling ve başka Alman Asurologlar, bu kopyaları yayımladı. Böylece efsanenin üç ayrı dönemden versiyonları bir araya gelmiş oldu.

Novotny'nin edisyonu

Kinnier Wilson'un 1985'teki çalışmasından sonra, Etana'nın Standart Babil versiyonu için yeni bir edisyon hazırlandı. Jamie Novotny, 2001'de Helsinki'deki Yeni Asur Metin Derlemesi Projesi'nin bir dizisinde "The Standard Babylonian Etana Epic" adlı edisyonu yayımladı. Bu edisyon, Ninive kopyalarını satır satır transliterasyon ve çeviriyle sundu.

Novotny'nin edisyonu, öğrenciler ve araştırmacılar için tasarlanmış, sade bir çalışmaydı. Ama aynı zamanda, efsanenin hâlâ ne kadar eksik olduğunu açıkça gösterdi. Özellikle sonun kayıp olması, edisyonun en dikkat çekici boşluğu olarak kaldı.

Etana Gılgamış'ta

Etana'nın adı, Gılgamış Destanı'nda da geçiyor. Enkidu, ölmeden önce gördüğü bir rüyada, ölüler dünyasını anlatıyor. Orada, eski krallar ve rahipler arasında Etana'yı da görüyor. Yani Etana, Gılgamış'ı okuyan Babilliler için, ölüler dünyasında oturan, tanınmış bir eski kraldı.

Sümerce "Gılgamış'ın Ölümü" şiirinde de Etana anılıyor. Bu, Etana'nın Mezopotamya hafızasında Gılgamış'la aynı kuşaktan, aynı efsanevi dönemden bir kahraman olarak görüldüğünü gösteriyor. İki kahraman, aynı gölgeler dünyasının sakinleri.

Ailianos ve kartal

Şimdi baştaki hikâyeye dönelim. Ailianos'un Gilgamos hikâyesi, Etana Efsanesi'nden yaklaşık iki bin yıl sonra yazıldı. Bu hikâyede kartal, bir kahramanı kurtarıyor; tıpkı Etana'da kartalın Etana'yı göğe taşıması gibi. Ama hikâyenin geri kalanı farklı: Etana'da çocuksuz bir kral var; Ailianos'ta ise bir kralın korktuğu bir torun.

Araştırmacılar, Ailianos'un hikâyesinin Mezopotamya kaynaklarına dayandığını, ama aradaki uzun zaman boyunca değiştiğini düşünüyor. Gilgamos adı, Gılgamış'ın bir yankısı; kartal motifi ise Etana'dan gelmiş olabilir. İki farklı efsane, belki sözlü anlatılar aracılığıyla, tek bir hikâyede birleşmiş.

Bu bana Mezopotamya hikâyelerinin ne kadar dayanıklı olduğunu gösteriyor. Çivi yazısı unutulduktan sonra bile, kahramanların adları ve sahneleri başka dillerde, başka kültürlerde yaşamaya devam etti.

İskender'in uçuşu

Etana'nın uçuşu, sonraki dönemlerin bir başka ünlü hikâyesini de akla getiriyor: Büyük İskender'in göğe yükselişi. Ortaçağ İskender romanslarında, İskender iki büyük kuşa bağlı bir sepetle göğe yükselmeye çalışıyor. Önlerine bir yem uzatarak kuşları yukarı uçmaya yönlendiriyor. Sonunda tanrısal bir uyarıyla geri dönüyor.

Bazı araştırmacılar, bu sahne ile Etana'nın uçuşu arasında bir bağ olabileceğini öne sürdü. İki hikâyede de bir kral, bir kuşun yardımıyla göğe yükseliyor; iki hikâyede de yeryüzünün küçülüşü anlatılıyor. Ama doğrudan bir aktarım olduğunu gösteren bir kanıt yok. Belki de göğe yükselme arzusu, birbirinden bağımsız olarak farklı kültürlerde benzer hikâyeler doğurdu.

Kral Listesi'ndeki cümle

Etana'nın keşfinde bir başka önemli kaynak, Sümer Kral Listesi. Listede Etana için kısa ama çarpıcı bir tanım var: "Göğe yükselen, bütün ülkeleri sağlamlaştıran çoban." Bu cümle, efsanenin tabletleri tam olarak okunmadan önce de Etana'nın bir göğe yükselme hikâyesiyle ilişkilendirildiğini gösteriyordu.

Kral Listesi'ndeki bu tanım, araştırmacılar için bir ipucu oldu. Ninive'den çıkan kırık parçalarda bir kralın bir kartalla uçtuğu anlatılıyordu; Kral Listesi ise Kiş'in ilk hanedanından bir kralın göğe yükseldiğini söylüyordu. İki kaynak birleştirildiğinde, efsanenin kahramanının Etana olduğu kesinleşti.

Bu, Mezopotamya araştırmalarında sık görülen bir durum: Bir kaynağın kısa bir cümlesi, başka bir kaynağın uzun ama kırık anlatısını anlamlandırıyor. Tek başına hiçbiri tam bir resim sunmuyor; ama bir araya geldiklerinde, kayıp bir hikâyenin ana hatları beliriyor.

Mühürler ve metinler

Akad dönemi silindir mühürlerinde, bir kartalın sırtında yükselen bir insan figürü görülüyor. Bu mühürleri daha önce ayrıntılı anlatmıştım. Burada yalnızca şunu eklemek istiyorum: Mühürler, efsanenin yazılı versiyonlarından daha eski olabilir. Yani Etana'nın hikâyesi, yazıya geçmeden önce görsel olarak anlatılıyordu. Keşif tarihinde bu mühürler, metinlerin eksik kalan kısımlarını hayal etmek için kullanıldı; ama bir mühürdeki sahneyi bir metnin satırıyla birebir eşleştirmek her zaman riskli.

Çeviri sorunları

Etana'nın uçuş sahnesinde, kartal ona yeryüzünün giderek küçüldüğünü gösteriyor. Ninive versiyonunda bu sahne, "deniz bir bahçe çiti gibi", "toprak bir ekmek gibi" benzetmeleriyle anlatılıyor. Bu benzetmeler, kopyalar arasında değişiyor ve bazıları kırık olduğu için farklı biçimlerde tamamlanıyor.

Bir başka sorun, kartalın ve yılanın konuşmaları. Bu konuşmalar, yemin, ihanet ve ceza üzerine kurulu. Ama bazı satırlarda, kimin konuştuğu belirsiz; çevirmen bağlamdan karar veriyor.

Tanrılar arasındaki ilişki

Etana Efsanesi'nde iki tanrı öne çıkıyor: Şamaş ve İştar. Şamaş, adaletin tanrısı olarak, kartalın yemin bozmasını cezalandırıyor ve yılana kartalı nasıl tuzağa düşüreceğini öğretiyor. Sonra Etana'nın dualarını dinleyerek, onu kartalın bulunduğu çukura yönlendiriyor.

İştar ise efsanenin uçuş bölümünde ortaya çıkıyor. Etana ve kartal, göğe yükselirken İştar'ın tahtına ulaşmayı umuyor. Bazı yorumlarda, doğum otunu İştar'ın verebileceği düşünülüyor. Bu, İştar'ın doğurganlık ve krallık meşruiyetiyle ilgili rolünü gösteriyor.

Ailianos'un hikâyesinde ise tanrılar yok; kartal kendi başına hareket ediyor. Bu da bir dönüşüm: Mezopotamya'da tanrısal bir yönlendirmeyle hareket eden kuş, Yunanca anlatıda yalnızca bir mucize olarak kalmış.

Anu, Enlil ve Ea'nın ise efsanenin girişinde, krallığın henüz yeryüzüne inmediği zamanı anlatan satırlarda adı geçiyor. Büyük tanrılar, insanlar için bir kral arıyor; Etana bu arayışın cevabı oluyor.

Sitchin'in okuması

Sitchin, Etana'nın uçuşunu bir uzay yolculuğu olarak okudu. Kartal, ona göre bir uzay aracıydı; yeryüzünün küçülüşü, yükselen bir aracın penceresinden görülen manzaraydı. İskender'in uçuşunu da benzer biçimde yorumladı.

Akademik okumada ise kartal, Mezopotamya ikonografisinde sık görülen bir göksel hayvan. Göğe yükselme, krallığın tanrısal kaynağına ulaşma çabasının bir simgesi. Yeryüzünün küçülmesi, hayal gücünün ürünü bir yükseklik tasviri; bir pencereden değil, bir şairin aklından görülmüş bir manzara.

Forumlarda Etana'nın yankıları

Forumlarda Etana genellikle İskender'in uçuşuyla birlikte anılıyor. Bir İngilizce tartışmada, bir kullanıcı iki hikâyenin aynı uzay yolculuğunu anlattığını iddia etti. Bir başkası, iki hikâye arasında iki bin yıldan fazla zaman olduğunu ve İskender romanslarının çok farklı bir edebi gelenekten geldiğini hatırlattı.

Ailianos'un Gilgamos hikâyesi ise forumlarda neredeyse hiç bilinmiyor. Bir Türkçe forumda bu hikâyeyi paylaşan bir kullanıcı, "Gılgamış'ı bir kartal mı kurtardı?" diye sordu. Bu soru, iki efsanenin nasıl karıştığını gösteren güzel bir örnek oldu.

SohbeX teorisi: Kartalın hafızası

Bu bölüm spekülatif.

Bana öyle geliyor ki, Etana'nın kartalı, Mezopotamya'nın en dayanıklı imgelerinden biri. Mühürlerde, tabletlerde, sonra Yunanca bir hayvan kitabında, sonra Ortaçağ romanslarında. Belki de bu imge, göğe yükselme arzusunun en sade ve en güçlü ifadesi olduğu için yaşadı.

Bunu kanıtlamak mümkün değil; imgeler bağımsız olarak da doğabilir. Ama bir kartalın sırtında göğe yükselen bir insan imgesinin, dört bin yıl sonra hâlâ bizi etkilemesi, bence bir şey söylüyor.

Size soru

Bir kartalın sırtında göğe yükselme şansınız olsaydı, yeryüzü bir ekmek kadar küçülene kadar mı yükselirdiniz, yoksa Etana gibi korkup geri mi dönerdiniz? Ben, açık konuşmak gerekirse, ilk bulutta geri dönmeyi isterdim.

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap