Giriş yap
🏺 Anunnaki

Kanatlı disk sembolü: İddia ne, kaynağı ne? Mısır'dan İran'a uçan bir işaret

Kanatlı disk, Yakın Doğu'nun belki de en çok yolculuk etmiş sembolü. Mısır tapınaklarının kapı lentolarında, Asur saraylarının kabartmalarında, Hitit krallarının mühürlerinde, Pers başkenti Persepolis'in duvarlarında karşımıza çıkıyor. Ortada bir daire, iki yanında açılmış kanatlar, altında bazen bir kuş kuyruğu. Bu sembol, internette "Nibiru'nun işareti" olarak dolaşıyor.

Burada kanatlı diskin nereden geldiğini ve nasıl Anunnaki anlatısının bir parçası olduğunu izliyorum. Bu sembolün tarihi, Anunnaki iddiasından çok daha uzun ve çok daha ilginç bir yolculuk. O yolculuğu takip etmek, bir sembolün farklı kültürlerde nasıl farklı anlamlar kazandığını görmek demek.

İddia ne söylüyor?

Popüler anlatıda kanatlı disk, Nibiru gezegeninin sembolü. Daire gezegenin kendisi, kanatlar ise onun gökyüzünde hareket edişini ya da Anunnaki'nin uçan araçlarını temsil ediyor. Bazı anlatılarda diskin içindeki figür, gezegenin kralı An ya da Anunnaki'nin bir lideri.

Bu yorum, Sitchin'in kitaplarında, özellikle Nibiru'yu tanıttığı bölümlerde yer alıyor. Sitchin, kanatlı diski "göksel tanrının" yani Nibiru'nun evrensel sembolü olarak sundu. Kanatlı diskin farklı kültürlerde görülmesini de, bu gezegenin bütün eski halklar tarafından bilinmesinin bir kanıtı olarak gösterdi.

Mısır'da doğuş

Kanatlı diskin bilinen en eski biçimleri Mısır'dan. Eski Krallık döneminden itibaren, kanatlı güneş diski, Behdet'in Horus'u adıyla bilinen bir tanrının sembolü olarak görülüyor. Disk güneşi, kanatlar ise şahin tanrısı Horus'u temsil ediyor. Bu sembol, tapınakların giriş kapılarının üzerine yerleştirilerek kötü güçlere karşı koruma sağlıyordu.

Mısır'daki kanatlı disk, genellikle iki yanında birer kobra yılanı, yani uraeus ile birlikte çiziliyor. Bu yılanlar, Yukarı ve Aşağı Mısır'ı temsil ediyor. Sembol, hem bir güneş tanrısını hem de krallığın birliğini anlatıyor.

Edfu'daki Horus tapınağını ziyaret edenler, bu sembolü kapı lentolarında devasa boyutlarda görebilir. Siz bir tapınağa girerken başınızın üzerinde kanatlarını açmış bir güneş görseniz, kendinizi korunmuş mu hissederdiniz, yoksa izlenmiş mi?

Levant ve Mitanni

Mısır'dan sonra kanatlı disk, Levant ve Kuzey Suriye'ye yayıldı. Orta Tunç Çağı'na ait Suriye mühürlerinde, Mısır etkisi taşıyan kanatlı diskler görülüyor. Mitanni krallığının mühürlerinde, kanatlı disk, bir sütun ya da figür tarafından taşınan bir gök sembolü olarak beliriyor. Bu dönemde sembol, artık yalnızca Mısır'a ait değil; bölgenin ortak görsel dilinin bir parçası.

Hititler de kanatlı diski benimsedi. Hitit krallarının mühürlerinde ve kabartmalarında, kralın adının üzerinde bir kanatlı güneş, genellikle "Majesteleri" anlamına gelen bir unvanla birlikte görülüyor. Hitit kralı "Güneşim" diye anılıyordu ve kanatlı güneş, bu unvanın görsel ifadesiydi.

Asur'da figürlü disk

Asur'a geldiğimizde sembol yeni bir biçim alıyor. Asur kabartmalarında kanatlı diskin içinde, ya da ondan çıkan, sakallı bir figür görülüyor. Bu figür bir yay tutuyor ya da elini selamlar gibi kaldırıyor. Akademisyenler bu figürün kim olduğu konusunda uzun süre tartıştı: bazıları onu Asur'un baş tanrısı Aşşur olarak, bazıları güneş tanrısı Şamaş olarak yorumladı.

Tallay Ornan gibi araştırmacılar, bu sembolün Asur'da farklı bağlamlarda farklı anlamlar taşıdığını gösterdi. Bazen Şamaş'ı, bazen Aşşur'u, bazen genel olarak tanrısal korumayı temsil ediyor olabilir. Bu belirsizlik, sembolün tek ve sabit bir anlamı olmadığını gösteriyor.

Mezopotamya'nın kendi gök sembolleri

Kanatlı disk Asur'a gelmeden önce, Mezopotamya'nın kendi gök sembolleri vardı. Babil'deki sınır taşlarında, yani kudurru denen ve toprak bağışlarını kaydeden taşlarda, tanrıların sembolleri sıra sıra işleniyordu: Sin'in hilali, Şamaş'ın ışınlı diski, İştar'ın sekiz köşeli yıldızı, Marduk'un sivri küreği, Nabu'nun yazı kalemi, Enki'nin keçi balığı. Bu sembol sıraları, bir tür tanrılar listesi gibi okunabiliyor.

Bu taşlarda An ve Enlil, genellikle boynuzlu taçlarla, kutsal bir sunak üzerinde gösteriliyor. Yani Mezopotamya'nın en yüksek tanrıları için kanatlı disk değil, taç kullanılıyordu. Kanatlı disk, Mezopotamya'ya daha sonra, batıdan gelen bir sembol olarak girdi ve Asur'da yeni bir anlam kazandı.

Kudurru taşlarını ilk incelediğimde, onları bir apartman dairesinin zil listesine benzetmiştim. Her tanrının kendi sembolü, kendi yeri. Bir taşın üstünde bütün mahalle. Siz bu tür sembol sıralarını görünce, bir hiyerarşi mi, yoksa bir topluluk mu görüyorsunuz?

Persepolis ve Faravahar

Pers İmparatorluğu döneminde kanatlı disk, Persepolis'in ve diğer Ahameniş yapılarının kabartmalarında yer aldı. Diskin içindeki figür, Asur örneğine benzer biçimde, kanatların ortasından yükseliyor. Bu figürün kim olduğu da tartışmalı: bazı akademisyenler onu Ahura Mazda olarak, bazıları kralın ilahi yazgısını ya da tanrısal ihtişamı temsil eden bir figür olarak görüyor.

Bugün bu sembol, Zerdüştlüğün en tanınan simgesi olan Faravahar olarak yaşıyor. Zerdüşt toplulukları, onu ahlaki değerlerin, iyi düşünce, iyi söz ve iyi eylemin bir hatırlatıcısı olarak yorumluyor. Bu yorum, sembolün yüzyıllar içinde nasıl yeni anlamlar kazandığının güzel bir örneği.

Tanrılar arasındaki ilişki

Kanatlı diskin yolculuğu, tanrılar arasındaki ilişkiler hakkında da bir şey söylüyor. Mısır'da Horus, Hitit'te güneş tanrısı ve kral, Asur'da Aşşur ya da Şamaş, İran'da Ahura Mazda. Aynı sembol, farklı kültürlerde farklı tanrıların taşıyıcısı oluyor. Bu, sembolün bir tanrıya değil, bir işleve ait olduğunu düşündürüyor: göksel koruma ve krallığın ilahi onayı.

Sitchin'in anlatısında ise bütün bu tanrılar tek bir gezegene ve onun yöneticisi An'a bağlanıyor. Bu, farklı kültürlerin kendi tanrılarını tek bir kaynağa indirgemek anlamına geliyor. Mezopotamya'da An'ın sembolü ise kanatlı disk değil, boynuzlu bir taç; bu ayrıntı, Sitchin'in eşleştirmesinde genellikle anılmıyor.

Kanatlı diskin altındaki kuş kuyruğu ve diskten sarkan şeritler de bu ilişkinin parçası. Bazı Asur örneklerinde diskten aşağı doğru dalgalı çizgiler iniyor; bunlar akademisyenlerce yağmur ya da ışık olarak yorumlanıyor. Bu ayrıntı, sembolün bereket ve koruma ile bağlantısını güçlendiriyor. Göksel tanrı, hem ışık hem yağmur veren bir koruyucu olarak, kralın üzerinde süzülüyor.

Akademik okuma

Akademik okumada kanatlı disk, Yakın Doğu'nun ortak görsel dilinin bir parçası. Sembol, kültürel temaslarla yayıldı ve her kültürde yerel anlamlar kazandı. Dominique Collon gibi silindir mühür uzmanları, sembolün mühürlerdeki gelişimini ayrıntılı olarak inceledi.

Ortak nokta, sembolün gökle ve krallıkla ilişkisi. Kanatlı disk, kralın tanrılar tarafından korunduğunu ve onaylandığını gösteren bir işaret. Bir gezegenden söz eden bir antik metin bilinmiyor.

Sitchin'in okuması

Sitchin'in okumasında sembolün yaygınlığı, ortak bir kaynak bilginin kanıtı. Bütün eski halklar Nibiru'yu biliyordu, bu yüzden hepsi onun sembolünü kullandı. Bu okumanın cazibesi, bir sembolün bu kadar farklı yerde görülmesini tek bir açıklamayla çözmesi. Ama tarih, bu sembolün yayılışını adım adım izlenebilir kılıyor: Mısır'dan Levant'a, oradan Hitit ve Asur'a, oradan İran'a.

Bir sembolün mirası

Kanatlı disk, antik dünyanın sona ermesiyle de kaybolmadı. Orta çağ İran sanatında, Zerdüşt tapınaklarında, modern İran'ın kültürel hafızasında yaşamaya devam etti. On dokuzuncu yüzyılda Avrupa'da Mısır modası yayıldığında, kanatlı disk mezar anıtlarında, banka binalarında, masonik localarda yeniden belirdi. Bu dönemde sembol, eski bilginin ve gizemin bir işareti olarak romantik bir anlam kazandı.

Bu romantik anlam, yirminci yüzyılın antik uzaylı anlatılarına da miras kaldı. Sitchin'in okurlarının çoğu, kanatlı diski ilk kez bir müzede değil, bir bina cephesinde ya da bir film afişinde gördü. Sembol, yolculuğunun son aşamasında, bir gezegenin işareti oldu.

Ben bu yolculuğu düşündükçe, bir sembolün asla tek bir sahibi olmadığını hatırlıyorum. Horus'tan Ahura Mazda'ya, oradan bir otomobil logosuna kadar, her dönem kendi anlamını bu kanatların arasına yerleştirdi. Siz bu zincirin bir sonraki halkasını nasıl hayal ediyorsunuz?

Forumlarda

Forumlarda kanatlı disk, sık sık modern logolarla karşılaştırılıyor: otomobil markaları, havayolu şirketleri, askeri birlik amblemleri. Bu karşılaştırmalar, sembolün gizli bir bilginin kodu olarak hâlâ kullanıldığı iddiasıyla birleşiyor. Bence bu, sembolün estetik gücünün bir kanıtı: kanatlar ve bir merkez, hız ve güç anlatmak isteyen herkesin aklına gelen bir tasarım.

SohbeX teorisi

Spekülasyon olarak okuyun. Bana öyle geliyor ki kanatlı diskin bu kadar yaygınlaşmasının nedeni, gökyüzündeki en güçlü şeyle, güneşle, yerdeki en güçlü canlılardan biri olan yırtıcı kuşu birleştirmesi. İki güç imgesi, tek bir şekilde. Belki de her kral, bu birleşimin kendisine ait olmasını istedi.

Bu bir tahmin, bir yorum.

Size soru

Kanatlı diski ilk nerede gördünüz? Bir tapınakta mı, bir müzede mi, yoksa bir otomobil logosunda mı? Bir sembolün farklı kültürlerde farklı anlamlar kazanması size ne düşündürüyor? Yorumlarda paylaşın.

Sırada Sitchin'in Sina'daki uzay limanı iddiası var; kanatlı diskin uçtuğu göğün yerdeki iniş noktası.

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap