Giriş yap
🏺 Anunnaki

Henok ve İzleyiciler: gökten inenler ve Babil bilgeleri

Anunnaki üzerine yazılan popüler kitaplarda, sıkça alıntılanan bir metin var: Henok'un Kitabı. Bu kitapta, "İzleyiciler" adı verilen iki yüz göksel varlığın, Hermon Dağı'na indiği, insan kadınlarla evlendiği ve insanlara yasak bilgiler öğrettiği anlatılıyor. Bu hikâye, ilk okunduğunda, Anunnaki teorilerinin, neredeyse birebir bir yansıması gibi görünüyor.

Bu sayfada, Henok'un Kitabı'nı ve İzleyiciler hikâyesini anlatmak istiyorum. Bu metin, ne zaman ve kim tarafından yazıldı? Mezopotamya ile bağlantısı ne? Ve neden, Anunnaki tartışmalarında, bu kadar sık anılıyor? Siz, Henok'un Kitabı'nı, daha önce duydunuz mu?

Yaratılış'taki kısa pasaj

Hikâyenin kökeni, Tevrat'ın Yaratılış kitabının altıncı bölümündeki, kısa ve gizemli bir pasaja dayanıyor. Bu pasaja göre, "Tanrı'nın oğulları", insanların kızlarının güzel olduğunu gördü ve onlardan, istediklerini kendilerine eş olarak aldılar. O günlerde, yeryüzünde, Nefilim vardı; bunlar, eski çağların ünlü yiğitleriydi.

Pasaj, sadece dört ayetten oluşuyor ve ardından, hemen, tufan anlatısı başlıyor. "Tanrı'nın oğulları" kimdi? Nefilim kimdi? Tevrat, bu soruları, cevapsız bırakıyor. İşte Henok'un Kitabı, bu boşluğu dolduruyor.

Henok'un Kitabı

Henok'un Kitabı, ya da daha doğru bir ifadeyle, Birinci Henok, farklı zamanlarda yazılmış, beş bölümden oluşan bir derleme. Bu bölümlerin ilki ve en eskisi, "İzleyicilerin Kitabı" olarak biliniyor. Akademisyenlerin çoğu, bu bölümün, MÖ üçüncü yüzyılda yazıldığını düşünüyor.

Kitap, uzun süre, sadece Ge'ez dilinde, yani eski Etiyopya dilinde, tam olarak korunmuştu. Etiyopya Ortodoks Kilisesi, bu kitabı, kutsal metinlerinin bir parçası olarak kabul ediyor. Diğer Hristiyan ve Yahudi geleneklerinde ise, kitap, kutsal metinler arasına alınmadı; ama Yeni Ahit'teki Yahuda Mektubu'nda, Henok'tan bir alıntı yapılıyor.

1947'den itibaren, Kumran'daki mağaralarda bulunan Ölü Deniz Yazmaları arasında, Henok'un Kitabı'nın, Aramice parçaları ortaya çıktı. Bu parçalar, Józef Milik tarafından, 1976'da yayınlandı. Bu keşif, kitabın, İsa'dan önce yazıldığını ve Kumran topluluğunda, geniş ölçüde okunduğunu kanıtladı.

İzleyicilerin hikâyesi

İzleyicilerin Kitabı'na göre, İzleyiciler, göksel varlıklardı, yani meleklerdi. Liderleri Şemihaza, iki yüz İzleyiciyi, Hermon Dağı'nda topladı. İzleyiciler, insan kadınlarla evlenmek için, birbirlerine yemin etti ve bu yemini bozmamak için, kendilerini lanetle bağladılar. Hermon adının, İbranice "lanet" ya da "yasak" anlamına gelen kökle ilişkilendirilmesi, bu sahneyle bağlantılı.

İzleyiciler, insan kadınlarla evlendi ve onlardan, devler doğdu. Bu devler, insanların bütün yiyeceklerini tüketti; ardından, insanları, hayvanları ve birbirlerini yemeye başladı. Yeryüzü, şiddetle doldu.

İzleyiciler, aynı zamanda, insanlara, yasak bilgiler öğretti. Asael, insanlara, kılıç ve kalkan yapmayı, metal işlemeyi, süs eşyaları ve boyaları öğretti. Diğer İzleyiciler ise, büyü, bitkilerin kullanımı, astroloji ve göklerin işaretlerini öğretti.

İnsanların feryadı, göğe ulaştı. Başmelekler, Mikail, Cebrail, Rafael ve Uriel, durumu, Tanrı'ya bildirdi. Tanrı, İzleyicilerin cezalandırılmasına ve yeryüzünün, bir tufanla temizlenmesine karar verdi. Asael, çölde, karanlık bir çukura atıldı. Devler, birbirlerini öldürdü; ama ruhları, kötü ruhlar olarak, yeryüzünde kaldı.

Henok kimdi?

Henok, Tevrat'ta, Adem'den sonraki yedinci kuşakta yer alan, tufan öncesi bir atadır. Yaratılış kitabında, onun hakkında, çok kısa bilgi var: Henok, Tanrı ile yürüdü ve üç yüz altmış beş yıl yaşadıktan sonra, kayboldu, çünkü Tanrı onu aldı.

Bu kısa ve gizemli ifade, Henok'u, sonraki yüzyıllarda, birçok efsanenin kahramanı yaptı. Henok'un Kitabı'nda, o, göklere yükseltilen, göksel sırları öğrenen ve İzleyicilere, Tanrı'nın hükmünü bildiren bir kişi olarak tanımlanıyor.

Mezopotamya bağlantısı

Akademisyenler, Henok figürü ile Mezopotamya'daki tufan öncesi krallar arasında, dikkat çekici benzerlikler buldu. Sümer Kral Listesi'nde ve diğer metinlerde, tufan öncesi yedinci kral, Sippar şehrinin kralı Enmeduranki. Enmeduranki, Güneş tanrısı Şamaş ile yakın ilişki içinde olan, tanrıların meclisine alınan ve kehanet sanatını öğrenen bir kral olarak tanımlanıyor.

Henok da, Adem'den itibaren yedinci kuşak; üç yüz altmış beş yıl yaşıyor, bu da, güneş yılının gün sayısıyla örtüşüyor; ve göksel sırları öğreniyor. James VanderKam, 1984'te yayınlanan "Enoch and the Growth of an Apocalyptic Tradition" adlı kitabında, bu bağlantıyı ayrıntılı olarak inceledi.

İzleyicilerin kendisi de, Mezopotamya'daki apkallu figürleriyle karşılaştırılıyor. Apkallu, tufandan önce, tanrı Ea tarafından, insanlara uygarlık sanatlarını öğretmek için gönderilen yedi bilgeydi. Estonyalı Asurolog Amar Annus, 2010'da yayınladığı "On the Origin of Watchers" adlı makalesinde, İzleyiciler hikâyesinin, apkallu geleneğinin, bilinçli olarak tersine çevrilmiş bir versiyonu olduğunu öne sürdü. Mezopotamya'da, insanlara bilgi öğreten bilgeler, kahramanlardı. Henok'un Kitabı'nda ise, aynı rolü oynayan İzleyiciler, kötüler.

Devlerin Kitabı ve Gılgamış

Kumran'da bulunan bir başka metin, bu bağlantıyı, daha da şaşırtıcı hale getiriyor. "Devlerin Kitabı" adı verilen, Henok geleneğine ait bir Aramice metinde, devlerden ikisinin adı, Gılgamış ve Hobabiş olarak geçiyor. Hobabiş, akademisyenlere göre, Gılgamış destanındaki sedir ormanının bekçisi Humbaba'nın bir yansıması.

Yani MÖ ikinci yüzyıl civarında, Yahudi yazarlar, Gılgamış adını biliyor ve onu, tufan öncesi devlerden biri olarak tanımlıyordu. Bu, Mezopotamya geleneğinin, ne kadar uzun süre ve ne kadar geniş bir alanda, yaşamaya devam ettiğini gösteriyor.

Neden Helenistik dönem?

İzleyicilerin Kitabı'nın, MÖ üçüncü yüzyılda yazılmış olması, tesadüf olmayabilir. Bu dönemde, Büyük İskender'in fetihlerinin ardından, Yakın Doğu, Helenistik krallıkların yönetimine girmişti. Yahudiye, önce Mısır'daki Ptolemaios hanedanının, ardından Suriye'deki Seleukos hanedanının egemenliği altındaydı.

Aynı dönemde, Babil'de, Berossos, Babil tarihini, Yunanca olarak yazıyordu. Berossos'un anlatısında, tufan öncesi dönemde, Oannes adlı balık biçimli bir varlık, denizden çıkıyor ve insanlara, yazıyı, bilimleri, sanatları ve şehir kurmayı öğretiyordu. Oannes, Mezopotamya'daki ilk apkallu olan Uanna'nın, Yunanca biçimi.

Yani Babilli bir rahip, Yunan dünyasına, Babil bilgeliğinin, tufan öncesi göksel bir kaynağa dayandığını anlatıyordu. Yahudi yazarlar da, aynı dönemde, benzer bir hikâyeyi, tam tersine çevirerek anlattı. Onların hikâyesinde, tufan öncesinde insanlara bilgi öğretenler, Tanrı'ya isyan eden, düşmüş varlıklardı. Ve bu bilgiler, insanlığa, uygarlık değil, felaket getirmişti.

Bu karşıtlık, bilinçli miydi? Annus ve diğer bazı akademisyenler, bunun, bilinçli bir polemik olduğunu düşünüyor. Diğerleri ise, Henok geleneğinin, Babil ile doğrudan bir tartışmaya girmekten çok, ortak bir Yakın Doğu mirasını, kendi teolojik çerçevesine uyarladığını öne sürüyor. Her iki durumda da, Henok'un Kitabı'nın, Babil geleneğinden haberdar yazarlar tarafından kaleme alındığı, geniş ölçüde kabul görüyor.

Henok geleneğinin, Babil'deki Yahudi sürgün topluluğu içinde, ya da onunla bağlantılı çevrelerde, şekillendiği de, bazı akademisyenler tarafından öne sürülüyor. MÖ altıncı yüzyıldaki Babil sürgünü, Yahudi yazıcıları, Mezopotamya'nın yazı kültürüyle, doğrudan temasa getirmişti. Bu temasın izleri, sürgün sonrası Yahudi edebiyatının birçok yerinde, görülüyor. Daniel kitabında, Babil sarayında yetişen Yahudi gençlerin, Keldani bilgeliğini öğrenmesi ve rüya yorumlamada, Babil bilgelerini geride bırakması, bu temasın, edebi bir yansıması olarak okunabilir. Henok'un, göksel sırları öğrenen bir bilge olarak tasvir edilmesi de, aynı ortamın ürünü gibi görünüyor. Sizce, bir topluluk, bir başka kültürün bilgeliğiyle karşılaştığında, onu benimsemek mi, yoksa onunla tartışmak mı, daha doğal bir tepki olur?

Tanrılar arasındaki ilişki

Henok'un Kitabı'nda, İzleyiciler, Tanrı'nın hizmetindeki melekler olarak başlıyor; ama Tanrı'ya karşı gelerek düşüyorlar. Başmelekler ise, Tanrı'nın adaletini uyguluyor. Bu yapı, Mezopotamya'daki tanrılar meclisinin, tek tanrılı bir çerçeveye taşınmış biçimi gibi görünüyor.

Mezopotamya'da, Enlil ile Ea arasındaki çatışma, Henok'ta, Tanrı ile isyankâr melekler arasındaki çatışmaya dönüşüyor.

Akademik okuma

George Nickelsburg'un Hermeneia serisindeki Birinci Henok yorumu, bu metnin, en kapsamlı akademik incelemesi. Józef Milik'in Kumran parçalarını yayınladığı "The Books of Enoch" adlı kitabı, hâlâ, başvuru eseri. Amar Annus ve Helge Kvanvig, Henok ile Mezopotamya arasındaki ilişkileri, ayrıntılı olarak ele aldı.

Sitchin'in okuması

Sitchin, Nefilim kelimesini, "gökten inenler" olarak yorumladı ve Anunnaki ile eşleştirdi. Ona göre, Yaratılış'taki "Tanrı'nın oğulları", Anunnaki'ydi.

Ama Nefilim kelimesinin anlamı, akademisyenler arasında, tartışmalı. Bazıları, bu kelimeyi, "düşenler" anlamına gelen bir kökle ilişkilendiriyor. Bu, gökten inmek değil, düşmek, belki de, savaşta düşmek anlamına geliyor olabilir.

Forumlarda

Forumlarda, Henok'un Kitabı, Anunnaki tartışmalarında, en sık alıntılanan metinlerden biri. Bazı kullanıcılar, İzleyicilerin, uzaylılar olduğunu düşünüyor.

Bence Henok'un Kitabı, Mezopotamya geleneğinin, Yahudi düşüncesindeki yankısı olarak okunmalı.

SohbeX teorisi

Spekülasyon olarak okuyun. Bence İzleyiciler hikâyesi, Helenistik dönemde, Yahudi yazarların, Babil bilgeliğine karşı verdiği bir cevap. Babil'in, bilgeliğini tufan öncesi bilgelere dayandırdığı bir dünyada, Yahudi yazarlar, bu bilgeleri, düşmüş melekler olarak yeniden tanımladı.

Bu bir yorum; kesin bir bilgi değil.

Size soru

Henok'un Kitabı'nı okudunuz mu? İzleyiciler ile apkallu arasındaki bağlantıyı, nasıl buldunuz? Yorumlarda yazın.

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap