Giriş yap
🏺 Anunnaki

Etana'nın Akadca versiyonları ve kartalın ihaneti

Etana hikâyesini anlatırken, çoğu zaman, sonuna odaklanırız: bir kralın, bir kartalın sırtında göğe yükselişi. Ama hikâyenin ilk yarısı, bambaşka bir konuyu işliyor: bir yemin ve onun bozulması. Bir kartal ve bir yılan, aynı ağacı paylaşmak için, güneş tanrısının önünde ant içiyor. Sonra, kartal, bu yemini çiğniyor.

Bu sayfada, Etana'yı, uçuş sahnesinden değil, bu ihanet hikâyesinden başlayarak okumak istiyorum. Ayrıca, metnin farklı dönemlerden gelen Akadca versiyonlarının, birbirinden nasıl ayrıldığına da bakacağım. Siz bir yeminin bozulmasını, bir hikâyenin en ağır suçu olarak görür müsünüz?

Üç dönem, üç metin

Etana hikâyesi, Akadca olarak, üç farklı dönemden kalan tabletlerde korunuyor. En eski parçalar, Eski Babil dönemine, yani MÖ ikinci binyılın ilk yarısına ait. Daha sonra, Orta Asur döneminden parçalar var. En kapsamlı metin ise, birinci binyıldan, özellikle Ninova'daki Asurbanipal kütüphanesinden gelen Standart Babil versiyonu.

Bu versiyonlar, ana hatlarıyla, aynı hikâyeyi anlatıyor. Ama ayrıntılarda farklılıklar var. Bazı sahneler, bir versiyonda daha uzun, bir başkasında daha kısa. Bazı konuşmalar, farklı kelimelerle aktarılıyor. Bu farklılıklar, hikâyenin, yüzyıllar boyunca, kâtipler tarafından, yeniden yazıldığını ve uyarlandığını gösteriyor.

Hiçbir versiyon, tam olarak korunmuş değil. Akademisyenler, farklı versiyonların parçalarını birleştirerek, hikâyenin genel akışını yeniden kuruyor. Bu birleştirme, her zaman, bir varsayım içeriyor: farklı dönemlerin metinlerinin, aynı hikâyenin parçaları olduğu varsayımı. Bir okur olarak, bu varsayımı akılda tutmak önemli; elimizdeki 'Etana', aslında, birkaç yüzyılın sesinden örülmüş bir derleme. Bir kâtibin eklediği bir satır, bir başkasının çıkardığı bir sahne, bugün okuduğumuz metnin biçimini belirlemiş olabilir.

Ağaçtaki anlaşma

Hikâyenin bu bölümünde, bir kavak ağacının tepesinde bir kartal, dibinde ise bir yılan yaşıyor. İkisi, dostluk kurmaya karar veriyor ve güneş tanrısı Şamaş'ın önünde, birbirlerine zarar vermeyeceklerine dair yemin ediyorlar. Yeminleri, ağır bir lanet içeriyor: kim yemini bozarsa, Şamaş onu cezalandıracak.

Bir süre, her şey yolunda gidiyor. Kartal ve yılan, avlanıyor ve avlarını, birbirlerinin yavrularıyla paylaşıyor. Ama yavrular büyüdükçe, kartalın aklına, kötü bir düşünce geliyor: yılanın yavrularını yemek.

Kartalın yavrularından biri, metinlerde, çok bilge olarak tanıtılıyor. Bu küçük kartal, babasını uyarıyor: yılanın yavrularını yeme; Şamaş'ın ağı, seni yakalar. Kartal, bu uyarıyı dinlemiyor. Yılanın yavrularını yiyor.

Yılanın intikamı

Yılan, yuvasına döndüğünde, yavrularının yok olduğunu görüyor. Şamaş'a yakarıyor ve adalet istiyor. Şamaş, ona, bir plan veriyor: yılan, ölü bir yaban öküzünün içine saklanmalı. Kartal, ete gelince, yılan onu yakalamalı.

Plan işliyor. Kartal, ölü hayvanı görüyor ve yemek için iniyor. Yine bilge yavrusu, onu uyarıyor; kartal yine dinlemiyor. Yılan, kartalı yakalıyor, kanatlarını ve tüylerini koparıyor ve onu, derin bir çukura atıyor. Kartal, orada, açlık ve susuzlukla ölmeyi bekliyor.

Bu sahne, Şamaş'ın adaletinin, nasıl işlediğini gösteriyor. Tanrı, doğrudan cezalandırmıyor; yılana, intikamını alması için bir yol gösteriyor. Adalet, tanrının bilgeliği ve kurbanın eylemiyle birlikte gerçekleşiyor.

Çukurdaki kartal

Kartal, çukurda, Şamaş'a yakarıyor ve ondan merhamet diliyor. Şamaş, ona, doğrudan yardım etmiyor; ama ona, bir insanın geleceğini söylüyor. Bu insan, Etana.

Etana, Kiş'in kralı ve bir oğlu yok. Bir varis için, Şamaş'a dua ediyor ve kurbanlar sunuyor. Şamaş, ona, bir rüyada, çukurdaki kartalı bulmasını söylüyor. Kartal, ona, doğum bitkisini bulmasında yardım edecek. Etana, çukura gidiyor, kartalı kurtarıyor ve aylar boyunca onu besleyip iyileştiriyor.

Bu bölüm, iki hikâyeyi birleştiriyor: kartalın suçu ve cezası ile Etana'nın varis arayışı. Kartal, bir insanın yardımıyla kurtuluyor; karşılığında, o insana yardım etmeyi kabul ediyor.

Göğe yükseliş ve kayıp son

Kartal iyileştikten sonra, Etana'yı sırtına alıyor ve göğe doğru uçmaya başlıyor. Standart Babil versiyonunda, yükseliş, aşamalar halinde anlatılıyor. Her aşamada, kartal, Etana'ya, aşağıya bakmasını söylüyor ve yeryüzünün nasıl göründüğünü soruyor. Dünya, her seferinde, biraz daha küçülüyor: önce bir tepe gibi, sonra bir bahçe çiti gibi, sonunda ise neredeyse hiç görünmüyor.

Versiyonlar arasında, bu bölümde, önemli bir fark var. Bazı parçalarda, Etana, korkuya kapılıyor ve kartaldan, geri dönmesini istiyor. Kartal ve Etana, aşağı düşüyor. Başka bir parçada ise, ikisi, Anu'nun kapısına ulaşıyor ve tanrıların önünde eğiliyor. Bu iki sahne, farklı yükseliş denemelerine ait olabilir; yani Etana, belki de, iki kez uçmaya çalıştı.

Hikâyenin sonu, korunmamış. Etana'nın doğum bitkisini bulup bulmadığını, metinden kesin olarak bilmiyoruz. Ama Sümer Kral Listesi, Kiş'in krallarını sayarken, Etana'dan sonra Balih adlı bir kral sayıyor ve onu, Etana'nın oğlu olarak tanıtıyor. Bu, birçok akademisyene göre, hikâyenin, Etana'nın bir varis elde etmesiyle bittiğini düşündürüyor. Ancak bu, dolaylı bir çıkarım; tabletin kendisi, bu konuda sessiz.

Rüyalar ve kehanetler

Etana hikâyesinde, rüyalar, sık sık karşımıza çıkıyor. Şamaş, Etana'ya, bir rüyada konuşuyor. Uçuştan önce, Etana ve kartal, birbirlerine rüyalarını anlatıyor; bu rüyalarda, göğe yükselmek ve tanrıların tahtını görmek gibi imgeler var. Rüyalar, hikâyenin olaylarını önceden haber veriyor ve karakterlere cesaret veriyor.

Bu, Mezopotamya'da, rüyaların, tanrıların mesajlarını taşıyan önemli bir iletişim yolu olarak görüldüğünü yansıtıyor. Krallar, önemli kararlardan önce, rüya yorumcularına danışıyordu. Etana'nın rüyaları da, onun eyleminin, tanrısal bir onay taşıdığını gösteriyor. Sizce bir rüya, bir kralın kararını meşrulaştırmaya yeter miydi?

Tanrılar arasındaki ilişki

Etana hikâyesinde, Şamaş, merkezi bir rol oynuyor. O, hem yeminin tanığı, hem adaletin uygulayıcısı, hem de Etana'nın dualarının muhatabı. Şamaş'ın bu çok yönlü rolü, onun, Mezopotamya'da, adalet ve yeminlerle ne kadar yakından ilişkilendirildiğini gösteriyor.

Hikâyenin başında, krallığın kökeni de anlatılıyor. Büyük tanrılar, Anunnaki, kaderleri belirliyor ve insanlar için bir kral arıyor. Krallık, gökten iniyor ve İştar, bir çoban ve kral arıyor. Bu çerçeve, Etana'nın krallığını, tanrıların iradesine bağlıyor.

Akademik okuma

Etana hikâyesinin standart edisyonlarından biri, J. V. Kinnier Wilson'ın "The Legend of Etana: A New Edition" adlı kitabı. Kinnier Wilson, farklı versiyonları, ayrıntılı olarak karşılaştırdı ve metnin genel akışını yeniden kurdu.

Akademisyenler, kartal ve yılan hikâyesinin, aslında bağımsız bir masal olabileceğini ve sonradan Etana hikâyesine eklendiğini tartışıyor. Bu tür hayvan masalları, kadim Yakın Doğu'da, yaygındı. Kartal ve yılan arasındaki düşmanlık motifi, başka kültürlerde de görülüyor.

Sitchin'in okuması

Sitchin, Etana'nın göğe yükselişini, bir uzay yolculuğunun kaydı olarak yorumladı. Kartal, ona göre, bir uzay aracıydı; Etana'nın yukarıdan gördüğü, küçülen dünya manzarası, bir astronotun gözlemiydi.

Ama Sitchin, hikâyenin ilk yarısına, yani kartal ve yılan arasındaki yemine ve ihanete, çok az ilgi gösterdi. Bu, onun okumasının, hikâyenin ahlaki boyutunu, büyük ölçüde atladığını gösteriyor. Bir uzay aracı, neden bir yemini bozsun ve neden bir yılan tarafından cezalandırılsın?

Forumlarda

Forumlarda, Etana, neredeyse her zaman, uçuş sahnesiyle anılıyor. Kartal ve yılan hikâyesi ise, çok az tartışılıyor. Bazı kullanıcılar, kartalın ihanetini, Anunnaki arasındaki bir çatışmanın alegorisi olarak yorumluyor.

Bence bu hikâye, kendi başına, çok güçlü bir ahlak hikâyesi. Bir yeminin bozulması, bir çocuğun uyarısının dinlenmemesi ve adaletin, beklenmedik bir yoldan gelmesi: bu temalar, bir uzay yolculuğu yorumuna ihtiyaç duymadan, okurla konuşuyor.

Mühürlerdeki iz

Etana hikâyesi, yazılı metinlerden çok önce, görsel sanatta da izlenebiliyor olabilir. Akad dönemine, yani MÖ üçüncü binyılın ikinci yarısına ait bazı silindir mühürlerde, bir kartalın sırtında göğe yükselen bir insan figürü görülüyor. Figürün altında, bazen, yukarı bakan çobanlar, köpekler ve sürüler yer alıyor.

Bu mühürler, birçok akademisyen tarafından, Etana hikâyesinin erken bir tasviri olarak yorumlanıyor. Ama bu, kesin değil: mühürlerde, isim yazılmıyor ve sahne, başka bir hikâyeye de ait olabilir. Eğer bu yorum doğruysa, Etana hikâyesi, bilinen en eski Akadca tabletlerden, birkaç yüzyıl daha eskiye uzanıyor demektir. Bu da, hikâyenin, yazıya geçirilmeden önce, uzun bir süre, sözlü ve görsel gelenek içinde yaşadığını düşündürüyor.

SohbeX teorisi

Spekülasyon olarak okuyun. Bence Etana hikâyesinin iki yarısı, birbirini tamamlıyor. İlk yarıda, kartal, bir yemini bozuyor ve cezalandırılıyor. İkinci yarıda, aynı kartal, bir insanın yardımıyla kurtuluyor ve ona göğe giden yolu gösteriyor. Belki de hikâye, bize, düşmüş birinin de, bir başkasının iyiliğiyle, yeniden yükselebileceğini söylüyor.

Bu bir yorum; kesin bir bilgi değil.

Size soru

Kartalın bilge yavrusunun uyarısını dinlememesi, size tanıdık geliyor mu? Etana hikâyesini, uçuş sahnesi mi, yoksa yemin hikâyesi mi daha çok etkiliyor? Yorumlarda yazın.

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap