Giriş yap
🏺 Anunnaki

Dinastik Kronoloji: Babil'in uzun tarih listeleri

Babilli kâtipler, geçmişi sıraya koymayı sevdiler. Kral listeleri, kronikler, yıl adı listeleri, hepsi aynı isteğin ürünü: olayları zamanın içine yerleştirmek. Bu ürünler arasında, adı pek bilinmeyen ama kapsamı çok geniş bir metin var: Akademisyenlerin "Dinastik Kronoloji" adını verdiği uzun liste.

Bu metin, tufandan önceki krallardan başlayıp, Babil'in birinci binyıldaki hanedanlıklarına kadar uzanıyor. Yani bir Babilli kâtip, kendi döneminden geriye bakarak, iki bin yılı aşkın bir süreyi tek bir sıraya dizmeye çalışmış. Böyle bir girişimi, kendi ailenizin geçmişi için yapsaydınız, kaç kuşak geriye gidebilirdiniz?

Metin nerede, nasıl bulundu?

Dinastik Kronoloji, birkaç parça halinde biliniyor. Parçaların çoğu, Babil ve Ninova kökenli, birinci binyıla ait tabletler. Albert Kirk Grayson, bu metni, 1975'te yayımladığı "Assyrian and Babylonian Chronicles" adlı kitabında, on sekizinci kronik olarak ele aldı. Daha sonra Jean-Jacques Glassner, "Mesopotamian Chronicles" adlı derlemesinde metni yeniden çevirdi ve yorumladı.

Tabletlerin hiçbiri tam değil. Ama parçalar birleştirildiğinde, metnin yapısı anlaşılıyor: önce tufandan önceki krallar, sonra tufan, sonra tufandan sonraki krallıklar ve en sonunda Babil'in kendi hanedanlıkları.

Sümer Kral Listesi'nin bir devamı mı?

Metnin ilk bölümü, Sümer Kral Listesi'ni hatırlatıyor. Tufandan önce krallığın göklerden indiği, krallığın kentten kente geçtiği anlatılıyor. Ama Dinastik Kronoloji'de, bazı farklar var. Tufandan önceki kralların yanında, bazı nüshalarda, bilgelerin, yani apkalluların adları da geçiyor.

Bu, Babilli kâtiplerin, eski listeyi olduğu gibi kopyalamadığını, onu kendi dönemlerinin bilgisiyle zenginleştirdiğini gösteriyor. Bir kral ve onun yanındaki bilge: bu eşleşme, birinci binyılda, Babil'in bilgi geleneğini, krallık kurumuyla birlikte düşünme biçiminin bir parçası.

Metnin sonraki bölümleri ise, Sümer Kral Listesi'nin bittiği yerden devam ediyor. İsin hanedanlığından sonra, Babil'in birinci hanedanlığı, Deniz Ülkesi hanedanlığı, Kassitler ve sonraki hanedanlıklar sırayla geliyor. Her hanedanlık için, kralların adları ve hükümdarlık süreleri veriliyor.

Babil Kral Listeleri ile ilişkisi

Dinastik Kronoloji'yi, "Babil Kral Listesi A" ve "Babil Kral Listesi B" adlı metinlerle birlikte okumak gerekiyor. Kral Listesi A, British Museum'daki bir tablet; Babil'in birinci hanedanlığından başlayıp birinci binyılın ortalarına kadar uzanıyor. Her hanedanlığın sonunda, kralların sayısı ve toplam süre veriliyor.

Bu listeler, birbirini tutmadığında, sorun başlıyor. Bir listede bir kral on yıl, ötekinde on iki yıl hüküm sürmüş görünüyor. Bir hanedanlığın toplam süresi, kralların sürelerinin toplamıyla uyuşmuyor. Asurologlar, bu farkları, kâtiplerin farklı kaynaklar kullanmasıyla ya da kopyalama hatalarıyla açıklıyor.

Bu farkların bir başka sonucu daha var: Mezopotamya'nın mutlak kronolojisi, yani olayların bugünkü takvime göre tarihlenmesi, hâlâ tartışmalı. Hammurabi'nin hükümdarlığı için, "orta kronoloji", "kısa kronoloji" ve "uzun kronoloji" gibi farklı tarihlendirmeler kullanılıyor. Bu tartışmanın kökünde, listelerin birbirini tutmaması ve Venüs gözlemlerinin farklı yorumlanması yatıyor.

Paralel hanedanlıklar sorunu

Babilli kâtiplerin listelerindeki en büyük sorunlardan biri, aynı anda hüküm süren hanedanlıkları ardışık göstermeleri. Sümer Kral Listesi'nde olduğu gibi, Dinastik Kronoloji'de de, farklı kentlerde aynı anda hüküm süren krallar, sanki birbirini izlemiş gibi sıralanıyor.

Örneğin, Deniz Ülkesi'nin birinci hanedanlığı, Babil'in birinci hanedanlığının son dönemiyle ve Kassitlerin ilk dönemiyle örtüşüyor. Ama listelerde, bu hanedanlıklar, birbiri ardına geliyor. Listeyi olduğu gibi toplarsanız, Mezopotamya tarihini, olduğundan çok daha uzun bulursunuz.

Bu, Babilli kâtiplerin bir hatası mıydı, yoksa bilinçli bir tercih mi? Bazı araştırmacılar, kâtiplerin, krallığın her an tek bir yerde olduğu fikrini korumak için, paralel hanedanlıkları ardışık sıraladığını düşünüyor. Krallık, tanrıların verdiği bir şeydi ve aynı anda iki yerde olamazdı.

Tanrılar arasındaki ilişki

Dinastik Kronoloji'de, tanrılar, doğrudan sahnede değil. Ama metnin arkasındaki düşünce, tanrısal bir düzene dayanıyor. Krallık, göklerden iniyor; yani Anu ve Enlil'in kararıyla, bir kente veriliyor. Bir hanedanlık sona erdiğinde, krallık başka bir kente "taşınıyor". Bu taşınmanın nedeni, metinlerde çoğu zaman açıklanmıyor; ama diğer metinlerden, bunun, tanrıların öfkesi ya da kararıyla ilişkilendirildiğini biliyoruz.

Birinci binyılda, Babil'in baş tanrısı Marduk'tu. Dinastik Kronoloji'nin yazıldığı dönemde, krallığın Babil'de olması, Marduk'un Enlil'in yerine geçtiği teolojiyle uyumluydu. Böylece, eski Sümer düzeni ile yeni Babil teolojisi, aynı liste içinde birleşiyor.

Kassitlerin uzun dönemi

Listelerde en uzun süre kalan hanedanlık, Kassitler. Babil Kral Listesi A'ya göre, otuz altı Kassit kralı, dört yüz yılı aşkın bir süre hüküm sürdü. Bu, Mezopotamya tarihindeki en uzun hanedanlıklardan biri.

Kassitler, Zagros dağlarından gelen ve kendi dilleri olan bir halktı. Ama Babil'i yönettikleri dönemde, Babil'in dilini, tanrılarını ve yazı geleneğini benimsediler. Marduk'a tapındılar, Akadca yazıtlar bıraktılar. Kral listelerinde, onların yabancı kökeni, adlarından başka bir yerde pek belli olmuyor.

Bu dönemde, Babil'in bilgi geleneği de yeniden düzenlendi. Birçok edebi metnin standart versiyonunun bu dönemde oluştuğu düşünülüyor. Gılgamış Destanı'nın on bir tabletlik standart versiyonu, geleneğe göre, Sin-leqi-unninni adlı bir kâtibe atfediliyor ve bu kâtibin Kassit döneminde yaşadığı tahmin ediliyor.

Dinastik Kronoloji'yi yazan kâtipler, bu uzun dönemin mirasçılarıydı. Onların elindeki listeler, büyük olasılıkla, Kassit dönemi arşivlerinden geliyordu.

Kâtiplerin kaynakları

Bir Babilli kâtip, bu kadar uzun bir listeyi nasıl hazırladı? Elinde, büyük olasılıkla, tapınak arşivlerinde saklanan eski listeler, yıl adı derlemeleri ve kraliyet yazıtları vardı. Bazı krallar, kendi yazıtlarında, önceki kralların adlarını anıyordu; bu adlar da listelere girebiliyordu.

Ama kâtiplerin her zaman doğru bilgiye eriştiğini düşünmek için bir neden yok. Bazı dönemler için, listelerde boşluklar ya da belirsiz adlar var. Kâtipler, bu boşlukları, bazen tahminlerle, bazen başka listelerden aldıkları bilgilerle doldurdu.

Bu süreç, bugünkü tarihçilerin çalışmasına benziyor. Bir tarihçi de, farklı kaynakları karşılaştırır, çelişkileri çözmeye çalışır ve boşlukları tahminle doldurur. Fark, bugünkü tarihçilerin, bu tahminleri açıkça belirtmesi.

Birinci binyılın karışık hanedanlıkları

Kassitlerden sonra, listeler daha da karışıklaşıyor. İsin'in ikinci hanedanlığı, Deniz Ülkesi'nin ikinci hanedanlığı, Bazi hanedanlığı ve bir Elamlı kral, kısa sürelerle birbirini izliyor. Bu dönemde, Babil'in siyasi gücü zayıflamıştı ve kentin tahtı, sık sık el değiştiriyordu. I. Nebukadnezar gibi güçlü krallar, bu karışık dönemin ortasında, kısa bir parlama yaşattı.

Listelerin bu bölümü, kâtiplerin en zorlandığı yer gibi görünüyor. Bazı hanedanlıklar, yalnızca birkaç yıl süren tek bir krala indirgeniyor.

Akademik okuma

Akademisyenler, Dinastik Kronoloji'yi, tarihsel bir kaynak olarak değil, Babil'in kendi geçmişini nasıl düşündüğünü gösteren bir belge olarak okuyor. Glassner, Mezopotamya kroniklerinin, olayları kaydetmekten çok, geçmişi anlamlandırma çabası olduğunu vurguladı. Grayson da, bu tür metinlerin, kullanılırken, her zaman başka kaynaklarla karşılaştırılması gerektiğini belirtti.

Asurologlar için, bu metnin asıl değeri, kâtiplerin hangi kaynaklara eriştiğini ve bu kaynakları nasıl birleştirdiğini göstermesi. Metin, bir arşivin, bir kütüphanenin, bir bilgi geleneğinin izlerini taşıyor.

Sitchin'in okuması

Sitchin, kral listelerindeki uzun hükümdarlık sürelerini, Anunnaki'nin uzun ömürlülüğüne ve Nibiru'nun yörünge süresine bağladı. Tufandan önceki kralların hükümdarlık sürelerini, "sar" birimine, yani 3600 yıla dönüştürerek, Nibiru'nun yörünge süresiyle eşleştirdi.

Dinastik Kronoloji, bu okuma için doğrudan bir kanıt sunmuyor. Metin, tufandan önceki kralları sayıyor; ama bunların uzaydan geldiğine dair bir ifade içermiyor. Akademik okumada, uzun süreler, efsanevi bir geçmişin işaretleri olarak değerlendiriliyor.

Forumlarda

Forumlarda, Babil kral listeleri, çoğunlukla Sümer Kral Listesi'nin gölgesinde kalıyor. Kullanıcılar, Sümer Kral Listesi'ndeki 241.200 yıllık toplam süreyi sık sık tartışıyor; ama bu sürenin, sonraki listelerde nasıl ele alındığına pek bakmıyor.

Bazı kullanıcılar, kronoloji tartışmasını, "akademisyenler tarihleri bile bilmiyor" diye yorumluyor. Başkaları ise, bu belirsizliğin, bilimin dürüstlüğünü gösterdiğini; kesin olmayan bir şeyi kesinmiş gibi sunmamanın, bir erdem olduğunu yazıyor.

Bir başka tartışma, kâtiplerin paralel hanedanlıkları neden ardışık sıraladığı üzerine. Kullanıcıların bir kısmı, bunun, bir tür siyasi propaganda olduğunu; bir kısmı ise, kâtiplerin elindeki kaynakların sınırlı olduğunu düşünüyor.

Türkçe forumlarda ise, kronoloji tartışmaları daha az. Kullanıcılar, genellikle, tarihlerin kesinliğinden çok, kralların ne kadar yaşadığı sorusuyla ilgileniyor.

SohbeX teorisi

Spekülasyon olarak okuyun. Bence Dinastik Kronoloji, Babilli kâtiplerin, geçmişi bir tür "soy ağacı" gibi düşündüğünü gösteriyor. Bir ailenin soy ağacında, kardeşler yan yana durur; ama kâtipler, kardeş hanedanlıkları, baba-oğul gibi alt alta yazdı. Belki de bu, tarih yazımının ilk biçimlerinden birinin, aileye benzetilerek kurulduğunu gösteriyor.

Bu bir yorum; kesin bir bilgi değil.

Size soru

Aynı anda hüküm süren hanedanlıkları ardışık sıralamak, sizce bir hata mı, yoksa bir dünya görüşü mü? Kendi tarihinizi bir listeye dökseniz, neyi dışarıda bırakırdınız? Yorumlarda yazın.

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap