Giriş yap
🏺 Anunnaki

CDLI ve ORACC: kil tabletlerin dijital arşivleri

Bir Sümer tabletini görmek için, eskiden Londra'ya, Paris'e, Berlin'e ya da Philadelphia'ya gitmek, müzenin araştırma bölümünden izin almak ve günlerce depo odalarında beklemek gerekiyordu. Bugün ise, evinizdeki bilgisayardan, yüz binlerce tabletin kaydına, fotoğrafına ve çoğu zaman çevirisine ulaşabiliyorsunuz. Bu değişimin arkasında, adları pek bilinmeyen iki büyük proje var: CDLI ve ORACC.

Anunnaki üzerine yapılan tartışmaların çoğu, birkaç kitaptan alınan alıntılarla yürüyor. Oysa bu iki veri tabanı, herkesin, bir alıntının asıl tablette ne yazdığını kontrol etmesine olanak tanıyor. Ben bu yazıyı, okurların bu araçları nasıl kullanabileceğini ve sınırlarını anlatmak için yazdım. Bir alıntıyı kaynağına kadar takip etmek, sizin için ne kadar önemli?

CDLI nedir?

CDLI, "Cuneiform Digital Library Initiative" yani Çivi Yazısı Dijital Kütüphane Girişimi'nin kısaltması. Proje, 2000'lerin başında, Kaliforniya Üniversitesi Los Angeles'tan Robert Englund ile Berlin'deki Max Planck Bilim Tarihi Enstitüsü'nden Peter Damerow'un öncülüğünde başlatıldı. Bu iki araştırmacı, daha önce proto-çivi tabletlerinin sayı sistemlerini birlikte çözmüştü.

Projenin amacı, dünyanın her yerindeki çivi yazılı nesnelerin bir kataloğunu oluşturmak ve mümkün olduğunca fazlasının fotoğraflarını, çizimlerini ve transliterasyonlarını, yani Latin harfleriyle yazılmış okunuşlarını, çevrimiçi olarak yayımlamaktı. Bugün CDLI kataloğunda, yüz binlerce nesnenin kaydı bulunuyor.

CDLI'da her nesneye, "P" harfiyle başlayan bir numara veriliyor. Bu numara, nesnenin hangi müzede olduğundan bağımsız olarak, onun dijital kimliği haline geliyor. Araştırmacılar, makalelerinde bu numaraları kullanarak, okurların tabletleri kolayca bulmasını sağlıyor. Örneğin Uruk'tan gelen bir proto-çivi tabletini, Nippur'dan gelen bir ilahiyi ya da Ninova'dan gelen bir büyü metnini, bu numaralarla aramak mümkün.

CDLI'nın kaydında, genellikle nesnenin dönemi, buluntu yeri, dili, türü, bulunduğu müze ve müze numarası yer alıyor. Fotoğraf varsa, tabletin ön ve arka yüzleri ile kenarları gösteriliyor. Bazı kayıtlarda ise, el çizimleri de bulunuyor.

ORACC nedir?

ORACC ise, "Open Richly Annotated Cuneiform Corpus" yani Açık, Zengin Açıklamalı Çivi Yazısı Derlemi'nin kısaltması. Pennsylvania Üniversitesi'nden Steve Tinney ve İngiltere'den Eleanor Robson gibi araştırmacıların öncülüğünde geliştirildi. ORACC, tek bir proje değil, birçok alt projenin bir araya geldiği bir platform.

ORACC'ın alt projeleri arasında, Yeni Asur dönemi krallarının yazıtlarını yayımlayan RINAP, Asur devlet arşivlerinin mektuplarını ve belgelerini sunan SAAo, Sümerce sözlük ePSD2 ve sözcük listelerini derleyen DCCLT gibi projeler var. Her alt proje, metinleri transliterasyon, çeviri ve sözcük düzeyinde açıklamalarla sunuyor.

ORACC'ın en güçlü yanı, metinlerdeki her kelimenin bir sözlük kaydına bağlanması. Bir metni okurken, bir kelimenin üzerine tıkladığınızda, onun anlamını, sözlük biçimini ve aynı kelimenin başka metinlerde nasıl kullanıldığını görebiliyorsunuz.

İki projenin farkı

CDLI ve ORACC birbirini tamamlıyor. CDLI, daha çok bir katalog ve görüntü arşivi gibi çalışıyor; amacı, mümkün olduğunca çok nesneyi kaydetmek. ORACC ise, daha az sayıda ama çok daha ayrıntılı açıklanmış metin sunuyor; amacı, metinleri ayrıntılı biçimde okunabilir hale getirmek.

Bir okur için pratik yol şu olabilir: Bir tabletin fotoğrafını ve genel bilgisini görmek için CDLI'a, metnin ayrıntılı çevirisini ve kelimelerin anlamlarını görmek için ORACC'a bakmak. İki proje de, birbirinin kayıtlarına bağlantılar veriyor.

Bir deneme: "Anunnaki" kelimesini aramak

Bu araçların nasıl kullanılabileceğini göstermek için, bir örnek düşünelim. ORACC'ın sözlüğünde, Anunnaki adının Sümerce biçimini aradığınızda, kelimenin farklı yazımlarını ve geçtiği metinleri görebilirsiniz. Bu metinler arasında, ilahiler, kraliyet yazıtları ve büyü metinleri bulunuyor.

Bu arama, Anunnaki'nin metinlerde nasıl bir bağlamda geçtiğini gösteriyor. Kelime, genellikle tanrıların bir topluluğu olarak, bazen yeraltı dünyasının yargıçları olarak, bazen de gök tanrısı An'ın soyundan gelen büyük tanrılar olarak geçiyor. Hiçbir metinde, Anunnaki'nin başka bir gezegenden geldiğini açıkça söyleyen bir ifade bulunmuyor; ama bu sonuç, sizin kendi aramanızla da kontrol edilebilir.

Kendi başınıza bir tanrı adını bir veri tabanında aramayı denediniz mi?

Tanrılar arasındaki ilişki: ilahi aileler veri tabanında

ORACC'ın bazı alt projeleri, tanrı adlarını sistematik olarak etiketliyor. Bu sayede, bir tanrının hangi metinlerde, hangi tanrılarla birlikte geçtiğini görmek mümkün. Örneğin Asur kraliyet yazıtlarında, Aşşur, Ninlil, Sin, Şamaş, Adad, Marduk, Nabu ve İştar'ın genellikle belirli bir sırayla sayıldığı görülüyor. Bu sıra, Asur dönemindeki tanrılar hiyerarşisini yansıtıyor.

Sümerce metinlerde ise, Enlil, Ninlil, Enki, İnanna ve Nanna gibi tanrıların birlikte geçtiği ilahiler ve mitler, onların arasındaki aile ilişkilerini gösteriyor. Veri tabanları, bu ilişkileri tek tek metinlerden çıkarmayı kolaylaştırıyor.

Bazı araştırmacılar, bu verileri kullanarak, tanrıların birlikte anılma sıklıklarını gösteren ağ haritaları oluşturdu. Bu haritalar, örneğin Marduk'un yükselişinin metinlere nasıl yansıdığını ya da bir tanrının zamanla nasıl gölgede kaldığını görsel olarak gösterebiliyor.

Açık erişimin önemi

CDLI ve ORACC'ın en önemli özelliklerinden biri, açık erişimli olmaları. Herkes, ücretsiz olarak bu veri tabanlarını kullanabiliyor. Bu, çivi yazısı çalışmalarının, yalnızca büyük üniversitelerdeki uzmanlarla sınırlı kalmaması anlamına geliyor.

Bu açıklık, Anunnaki tartışmaları için de önemli. Bir yazar, bir tablette belirli bir şey yazdığını iddia ettiğinde, okurlar artık bu iddiayı kendileri kontrol edebiliyor. Eskiden yalnızca uzmanların erişebildiği kaynaklar, bugün herkesin bir arama kutusu kadar uzağında.

Sınırlar

Ancak bu veri tabanlarının sınırları da var. İlk olarak, tüm tabletler kayıtlı değil. Dünyanın müzelerindeki ve özel koleksiyonlarındaki tabletlerin önemli bir kısmı, henüz katalogda yok ya da yalnızca kısa bilgilerle kayıtlı. Özellikle bazı müzelerin depolarındaki büyük koleksiyonlar, henüz tamamen sayısallaştırılmadı.

İkinci olarak, transliterasyonların ve çevirilerin kalitesi değişiyor. Bazı kayıtlar, deneyimli uzmanlar tarafından dikkatle hazırlanmış; bazıları ise eski yayınlardan aktarılmış ve güncellenmemiş. Bir çeviriyi kullanırken, kimin tarafından ve ne zaman yapıldığına dikkat etmek gerekiyor.

Üçüncü olarak, bu veri tabanlarını etkili kullanabilmek için, çivi yazısı sistemi hakkında belirli bir bilgi gerekiyor. Transliterasyonlar, belirleyiciler, eş sesli işaretlerin numaraları ve kısaltmalar, ilk bakışta kafa karıştırıcı olabiliyor.

Son olarak, bu projeler, kısıtlı bütçelerle ve küçük ekiplerle yürütülüyor. Teknik altyapının güncellenmesi ve verilerin bakımı, sürekli bir çaba gerektiriyor.

Akademik okuma

Akademik çevrelerde CDLI ve ORACC, çivi yazısı çalışmalarının vazgeçilmez araçları haline geldi. Araştırmacılar, bu veri tabanlarının, yalnızca metinlere erişimi kolaylaştırmakla kalmayıp, yeni araştırma yöntemlerine de olanak tanıdığını vurguluyor. Örneğin binlerce metindeki belirli bir kelimenin kullanımını incelemek, ya da bir dönemdeki tüm idari belgelerden istatistikler çıkarmak, artık mümkün.

Ancak bazı araştırmacılar, dijital kopyaların, tabletlerin kendisinin yerini tutamayacağını da hatırlatıyor. Fotoğraflar, tabletlerin üç boyutlu yapısını ve aşınmış işaretleri her zaman tam olarak gösteremiyor. Zor okumalarda, tablete doğrudan bakmak hâlâ gerekiyor.

Sitchin'in okuması

Sitchin, kitaplarını yazdığı dönemde, bu veri tabanları henüz yoktu. O, tabletlerin çoğunu, yayımlanmış kitaplardaki kopyalar ve çeviriler üzerinden inceledi. Bu, onun yorumlarını kontrol etmenin o dönemde ne kadar zor olduğunu da gösteriyor.

Bugün ise, Sitchin'in alıntıladığı birçok metin, CDLI ve ORACC'ta bulunabiliyor. Bu, okurların, onun yorumlarını asıl metinlerle karşılaştırmasına olanak tanıyor. Bazı okurlar, bu karşılaştırmaları yaptıklarında, Sitchin'in çevirilerinin akademik çevirilerden önemli ölçüde farklı olduğunu görüyor.

Bu karşılaştırmaları yapmak için Sümerce bilmek gerekmiyor; bir metnin akademik çevirisini Sitchin'in aktardığı biçimle yan yana koymak bile, farkları görmeye çoğu zaman yetiyor.

Forumlarda

Forumlarda CDLI ve ORACC, giderek daha sık paylaşılıyor. Özellikle İngilizce forumlarda, bazı kullanıcılar, Anunnaki iddialarını tartışırken, ilgili tabletin CDLI numarasını ve ORACC çevirisini paylaşıyor. Bu, tartışmaları daha somut hale getiriyor.

Türkçe forumlarda ise, bu araçlar henüz pek bilinmiyor. Bunun nedenlerinden biri, veri tabanlarının arayüzlerinin ve çevirilerinin büyük ölçüde İngilizce olması. Bazı kullanıcılar, bu araçların nasıl kullanılacağını anlatan Türkçe rehberlere ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

SohbeX teorisi

Spekülasyon olarak okuyun. Bana öyle geliyor ki CDLI ve ORACC, Anunnaki tartışmasının kurallarını değiştirdi. Eskiden bu tartışma, kimin daha ikna edici bir kitap yazdığına bağlıydı. Bugün ise, herkesin elinde, asıl metinlere ulaşabileceği bir araç var.

Belki de Anunnaki hakkındaki en önemli soru, "Kim haklı?" değil, "Kim kaynağa baktı?" sorusu. Babilli katipler, tanrıların adlarını kil tabletlere yazdılar; bugün o tabletler, ekranlarımızda bekliyor. Onlara bakmak için uzman olmaya gerek yok; yalnızca merak etmek yeterli.

Bu bir yorum; kesin bir bilgi değil.

Size soru

CDLI ya da ORACC'ı daha önce kullandınız mı? Bir tanrı adını bir veri tabanında aramak ister miydiniz? Sizce bu araçların Türkçe rehberleri hazırlansa, Anunnaki tartışmaları değişir mi? Yorumlarda yazın.

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap