Bir tüccarın satın aldığı tarih: Weld-Blundell prizması
Bir antika dükkânında bir nesne görüp onun dünya tarihini değiştireceğini bilerek satın almak... Herbert Weld Blundell'in bunu bilip bilmediğini bilmiyoruz. Ama 1920'lerin başında satın aldığı dört yüzlü küçük bir kil prizma, bugün Sümer Kral Listesi'nin en eksiksiz kopyası olarak Oxford'daki Ashmolean Müzesi'nde duruyor. Müze envanterinde kısa bir kodla anılıyor: WB 444.
Kral Listesi'nin içeriğini, uzun saltanat sürelerini, tufan sonrası hanedanları daha önce birkaç kez konuştuk. Bu kez metne değil, nesneye bakmak istiyorum. Bir prizmanın kendisi, onu kimin yaptığı, nasıl kullanıldığı ve nasıl bir koleksiyona girdiği. Çünkü bir metnin bize ulaşma yolu da tarihinin bir parçası.
Prizma nasıl bir şey?
WB 444, yaklaşık yirmi santimetre yüksekliğinde, dört yüzlü, dikdörtgen kesitli bir kil prizma. Her yüzünde iki sütun var; toplamda sekiz sütun. Yazı, son derece küçük ve sıkışık. Prizmanın ortasında, boylu boyunca uzanan bir delik var.
Bu delik, prizmanın bir mile takılıp döndürülerek okunması için açılmış olabilir. Yani prizma, bir rafta duran bir nesneden çok, elde ya da bir düzenek üzerinde çevrilerek okunan bir araç. Bu, onun bir arşiv kaydı ya da bir okul ödevi değil, özenle hazırlanmış bir başvuru nesnesi olduğunu düşündürüyor.
Yazı, Eski Babil dönemine ait. Prizmanın metni, İsin hanedanının kralı Sin-magir'in saltanatıyla bitiyor. Bu, prizmanın bu kralın döneminde ya da hemen sonrasında yazıldığını gösteriyor. Kolofonda, yani metnin sonundaki kayıtta, bir yazıcının adı da okunuyor: Nur-Ninşubur.
Weld Blundell kimdi?
Herbert Weld Blundell, İngiliz bir gezgin, arkeoloji meraklısı ve koleksiyoncuydu. Sonradan soyadını yalnızca Weld olarak kullandı. Habeşistan'a, Pers topraklarına yaptığı yolculuklarla tanınıyordu. Mezopotamya'ya ilgisi, Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra arttı. Oxford Üniversitesi'nin Kiş'teki kazılarını finanse etmeye de katkıda bulundu.
WB 444, bir kazıdan değil, satın alma yoluyla koleksiyona girdi. Bu, onun nereden geldiğini tam olarak bilmediğimiz anlamına geliyor. Bazı araştırmacılar, prizmanın Larsa bölgesinden geldiğini düşünüyor. Ama bu bir tahmin; kesin bağlam kayıtlı değil.
Weld Blundell'in koleksiyonundaki başka bir parça da önemli: WB 62. Bu küçük tablet, yalnızca tufan öncesi kralları sayıyor. WB 444'teki listeyle aynı değil; farklı kentler, farklı sıralar içeriyor. İki nesnenin aynı koleksiyonda bulunması, Kral Listesi geleneğinin ne kadar değişken olduğunu gösteren bir şans.
Bağlamı kayıp bir nesne, sorulara cevap verir ama kendi hikâyesini anlatamaz.
Langdon'un yayını
Prizma, Oxford'un Asurolog profesörü Stephen Langdon tarafından 1923'te yayımlandı. Langdon, "Oxford Editions of Cuneiform Texts" dizisinin ikinci cildinde, prizmanın el çizimi kopyasını ve çevirisini sundu.
Langdon'un yayını, Kral Listesi çalışmalarında bir dönüm noktası oldu. Daha önce Nippur'dan ve başka yerlerden bilinen parçalar, listeyi parça parça gösteriyordu. WB 444 ise bütünlüklü bir metin sundu. Tufan öncesi krallardan Sin-magir'e kadar uzanan bir çizgi.
Langdon'un okumaları, sonraki yıllarda düzeltildi. Thorkild Jacobsen'in 1939'daki kapsamlı çalışması, WB 444'ü başka kopyalarla karşılaştırarak birçok noktada yeni okumalar önerdi. Ama prizmanın kendisi, bu çalışmaların merkezinde kalmaya devam etti.
Nur-Ninşubur'u düşünmek
Kolofondaki o tek ad, bana prizmanın en insani yanı gibi geliyor. Nur-Ninşubur hakkında başka hiçbir şey bilmiyoruz. Ne yaşını, ne ailesini, ne de bu listeyi neden yazdığını. Ama bir öğleden sonra, belki birkaç gün boyunca, oturup yüzlerce kralın adını ve saltanat süresini kile bastı. Adını sona ekledi. Ve o ad, dört bin yıl sonra Oxford'da bir vitrinde okunuyor.
Prizmanın içeriği
Prizma, tufan öncesi kralları sayarak başlıyor: Krallık gökten indiğinde, Eridu'daydı. Sonra krallar ve kentler sıralanıyor; tufan geliyor; krallık yeniden gökten iniyor ve Kiş'e yerleşiyor. Sonra Uruk, Ur, Avan, Hamazi, Adab, Mari, Akşak, Akad, Guti, Ur, İsin... Her kentin kralları ve saltanat süreleri.
Prizmanın sonu, İsin hanedanıyla bitiyor. Bu, metnin İsin döneminde düzenlendiğini düşündüren güçlü bir ipucu. İsin kralları, kendilerini Ur'un mirasçıları, krallığın meşru sahipleri olarak sunmak istiyordu. Kral Listesi, bu meşruiyetin bir aracı.
Prizma biçiminin dili
Mezopotamya'da her metin aynı biçimde yazılmazdı. Mektuplar küçük, avuç içine sığan tabletlere; sözleşmeler zarflı tabletlere; kraliyet yazıtları taşa, kil çivilere ya da büyük silindirlere. Prizma biçimi ise genellikle uzun ve önemli metinler için seçilirdi. Daha sonraki Asur krallarının seferlerini anlatan büyük kil prizmaları, bu biçimin en ünlü örnekleri.
WB 444'ün prizma olması, ona bir tür resmiyet kazandırıyor. Bu, bir öğrencinin aceleyle kopyaladığı bir alıştırma değil; dikkatle hazırlanmış, kalıcı olması istenen bir nesne. Yazının küçüklüğü ve düzeni de bunu destekliyor. Yazıcı, uzun bir listeyi sınırlı bir yüzeye sığdırmak için büyük bir ustalık göstermiş.
Bir de pişirme meselesi var. Mezopotamya'da tabletlerin çoğu güneşte kurutulurdu; kalıcı olması istenenler ise fırında pişirilirdi. Müzelerdeki pek çok tablet, aslında antik kentlerin yangınlarında "kazara" pişmiş olduğu için ayakta kaldı. WB 444'ün iyi korunmuş olması, onun ya kasıtlı olarak pişirildiğini ya da elverişli koşullarda saklandığını düşündürüyor.
Bu ayrıntılar, metnin içeriği kadar önemli. Bir listeyi prizmaya yazmak, ona "bu kalıcıdır" damgası vurmak demekti.
Tanrılar arasındaki ilişki
Kral Listesi'nde tanrılar neredeyse hiç görünmüyor. Ama krallığın "gökten inmesi" ifadesi, tanrısal bir kaynağı ima ediyor. Krallık, An ve Enlil tarafından verilen bir şey. Kentten kente geçmesi de tanrısal bir kararla.
Bazı krallar, tanrısal bir soya bağlanıyor. Gılgamış'ın babası bir "lillu", bir tür hayalet ya da ruh olarak anılıyor. Lugalbanda ve Dumuzi, Uruk'un krallarından; ama başka metinlerde tanrı olarak tapınılıyorlar. Kral Listesi, tanrılar ile insanlar arasındaki sınırın bulanıklaştığı bir dünyayı yansıtıyor.
Prizmanın Sin-magir ile bitmesi de anlamlı. Sin-magir, adını ay tanrısı Sin'den alıyor. İsin krallarının çoğu, tanrı adlarını taşıyan adlara sahip. Bu, krallığın tanrılarla olan bağının bir göstergesi.
Akademik okuma
Akademide WB 444, Kral Listesi'nin "standart" kopyası olarak kabul ediliyor; ama bu, onun "doğru" kopya olduğu anlamına gelmiyor. Farklı kopyalar arasında farklar var ve araştırmacılar, bu farkları karşılaştırarak listenin tarihini anlamaya çalışıyor.
Listenin siyasi amacı da tartışılıyor. Krallığın her seferinde tek bir kentte olması, gerçek tarihin bir yansıması değil. Aynı anda birden fazla kent devleti var olmuştu. Liste, bu karmaşık tarihi tek bir çizgiye indirgiyor.
Prizmanın fiziksel özellikleri de inceleniyor. Mil deliği, onun özel bir kullanıma yönelik olduğunu gösteriyor. Belki bir tapınakta, belki bir saray arşivinde, belki de bir yazıcının çalışma masasında duruyordu.
Sitchin'in okuması
Sitchin, Kral Listesi'ni Anunnaki'nin Dünya'daki saltanatının bir kaydı olarak okudu. Uzun saltanat süreleri, ona göre Anunnaki'nin uzun ömürlerini ve Nibiru'nun yörünge döngüsünü yansıtıyordu. WB 444, bu yorumların ana kaynaklarından biri.
Ama Sitchin, prizmanın fiziksel bağlamına, satın alınma yoluna ya da İsin dönemi siyasetine değinmedi. Prizma, onun için yalnızca bir veri kaynağıydı. Oysa nesnenin kendisi, metnin ne zaman ve neden yazıldığını anlamak için çok önemli ipuçları taşıyor.
Forumlarda WB 444
Forumlarda WB 444, sık sık "Sümer Kral Listesi'nin orijinali" olarak paylaşılıyor. Ama "orijinal" ifadesi yanıltıcı. WB 444, birçok kopyadan biri; en eksiksiz olanı, ama en eskisi değil. Ur III dönemine ait daha eski parçalar biliniyor.
Bir forum tartışmasında, prizmanın gerçekten bir antik eser olup olmadığı soruldu. Satın alma yoluyla koleksiyona girmesi, bazı kullanıcılar için şüphe yaratıyordu. Ama prizmanın dili, yazısı ve içeriği, diğer kopyalarla tutarlı; ayrıca Nippur kazısında bulunan bağımsız parçalarla da örtüşüyor.
Bir başka okur ise prizmanın Oxford'a nasıl gittiğini sordu ve antika ticaretinin karanlık yanlarını hatırlattı. Bu soru haklı. 1920'lerde Irak'tan çıkan pek çok eser, belgesiz bir şekilde Avrupa koleksiyonlarına girdi. WB 444'ün bilimsel değeri tartışmasız; ama bağlamının kaybı, o dönemin bedellerinden biri.
SohbeX teorisi: Dönen bir tarih
Bu bölüm spekülatif.
Prizmanın mil deliği, bana bir tarih çarkını çağrıştırıyor. Prizma döndükçe, krallık bir kentten öbürüne geçiyor. Belki de bu, metnin mesajının fiziksel bir ifadesi. Tarih bir döngü; krallık el değiştiriyor ve her el değiştirmede bir başka yüz ortaya çıkıyor.
Eğer öyleyse, prizmayı çeviren kişi, sadece bir metin okumuyordu; tarihin dönüşünü elleriyle hissediyordu.
Size soru
Bir müzede gördüğünüz küçük bir nesnenin, sizin dünyaya bakışınızı değiştirdiği oldu mu? WB 444, bir avuç kil. Ama binlerce yıllık bir tarihi taşıyor. Sizin evinizde, gelecekte birilerinin tarihini anlatacak bir nesne var mı?
Giriş yap