Giriş yap
🏺 Anunnaki

Bavian ve Cerwan: Sanherib'in su yolu ve dağdaki tanrılar

Asur kralı Sanherib, tarihe iki farklı yüzüyle geçti. Birinde, Kudüs'ü kuşatan, Babil'i yerle bir eden acımasız bir fatih. Diğerinde, dağlardan su getiren, bahçeler kuran, mühendislik harikaları yaptıran bir inşaatçı. Bu iki yüz, Irak'ın kuzeyindeki dağlarda, Bavian ve Cerwan adlı iki yerde, birbirine şaşırtıcı biçimde bağlanıyor.

Bavian'da, bir nehir vadisinin kayalık yamaçlarında, devasa kabartmalar ve uzun bir yazıt var. Cerwan'da ise, iki milyondan fazla taş bloktan yapılmış, dünyanın bilinen en eski su kemerlerinden biri. Ve bu yapılar, Babil'in yıkılışını anlatan bir metinle aynı su yolunun parçası. Ben bu yerleri, bir kralın yaratıcılığının ve yıkıcılığının aynı taşlara kazındığı yerler olarak görüyorum. Bir inşaatçı ile bir yıkıcı aynı kişi olabilir mi sizce?

Bavian: kanalın başı

Bavian, bugün Kürdistan Bölgesi'nde, Duhok'un doğusunda, Khinis köyünün yakınında bulunuyor. Burada, Gomel nehri, dağlardan çıkarak ovaya iniyor. Sanherib, bu noktada, nehrin sularını, kendi inşa ettirdiği bir kanala yönlendirdi. Kanal, yaklaşık doksan kilometre boyunca, ovayı geçerek, Ninova'ya ulaşıyordu.

Bavian'daki kabartmalar, kanalın başlangıç noktasında, nehrin iki yanındaki kayalara oyulmuştu. En büyük kabartma, yaklaşık dokuz metre yüksekliğinde. Bu kabartmada, Asur kralı, iki büyük tanrının önünde dua ediyor. Tanrılar, kendi sembolik hayvanlarının sırtında duruyor. Çevredeki kayalarda, daha küçük kabartmalar da var; bunlarda, kralın tek başına, dua eden bir figür olarak tasvir edildiği görülüyor.

Bu kabartmalar, on dokuzuncu yüzyılda, Austen Henry Layard tarafından ziyaret edildi ve çizildi. Layard, kabartmalara ulaşmak için, ip ve sepetle, kayaların yüzeyine sarkıtılmak zorunda kaldı.

Bavian yazıtı ve Babil'in yıkımı

Bavian kabartmalarının yanında, uzun bir çivi yazılı yazıt var. Bu yazıt, Sanherib'in su sistemini nasıl inşa ettirdiğini anlatıyor. Ama yazıtın sonunda, beklenmedik bir bölüm var: Sanherib'in MÖ 689'da Babil'i nasıl yıktığı.

Yazıtta, Sanherib, Babil'i ele geçirdiğini, kentin evlerini, tapınaklarını ve surlarını yıktığını ve yıkıntıları Arahtu kanalına attığını anlatıyor. Ardından, kentin içine kanallar açtırdığını ve kenti suyla doldurduğunu, böylece kentin toprağını bir çayıra dönüştürdüğünü söylüyor. Sanherib, gelecek kuşakların, Babil'in yerini bile bulamamasını istediğini yazıyor.

Bu, olağanüstü bir ironi. Su, Ninova'ya bereket getirirken, Babil'i yok etmek için kullanılıyordu. Sanherib, kendi başkentini sulayan kanalların başına, başka bir kenti boğduğunu anlatan bir yazıt yazdırmıştı.

Babil'in yıkımı, Mezopotamya'da büyük bir şok yarattı. Babil, Marduk'un kentiydi ve Asurlular da dahil olmak üzere, tüm Mezopotamya'nın kutsal saydığı bir yerdi. Sanherib'in oğlu Esarhaddon, tahta çıktığında, Babil'i yeniden inşa ettirdi. Esarhaddon'un yazıtları, Babil'in yıkımını, Marduk'un öfkesine bağlıyor; babasının adını bile anmadan.

Cerwan su kemeri

Bavian'dan başlayan kanal, yaklaşık on altı kilometre sonra, bir vadiyi geçmek zorundaydı. Sanherib'in mühendisleri, bu sorunu, bir su kemeri inşa ederek çözdü. Bu su kemeri, bugün Cerwan köyünün yakınında bulunuyor.

Cerwan su kemeri, yaklaşık iki yüz seksen metre uzunluğunda, on beş metre genişliğinde ve dokuz metre yüksekliğindeydi. Kemerin üzerinden, kanalın suyu akıyordu. Yapı, kireçtaşından kesilmiş, iki milyondan fazla taş bloktan inşa edilmişti. Kemerin altında, vadinin derelerinin geçmesi için sivri kemerli açıklıklar vardı.

1933'te, Chicago Üniversitesi Doğu Enstitüsü'nden Thorkild Jacobsen ve Seton Lloyd, Cerwan'da kazılar yaptı ve su kemerini ayrıntılı olarak belgeledi. 1935'te, "Sennacherib's Aqueduct at Jerwan" adlı bir eser yayımladılar. Bu eser, Asur mühendisliğinin ne kadar ileri bir düzeye ulaştığını gösterdi.

Kemerin bazı taşlarında, Sanherib'in adını ve unvanlarını taşıyan yazıtlar var. Bu yazıtlarda, Sanherib, uzak dağlardan Ninova'nın çayırlarına bir su yolu açtırdığını ve kemerin üzerinden bu suyu geçirdiğini anlatıyor.

Su sisteminin büyüklüğü

Bavian ve Cerwan, Sanherib'in Ninova için inşa ettirdiği büyük su sisteminin yalnızca bir parçası. Bu sistem, dört ana bölümden oluşuyordu ve toplam uzunluğu yüz elli kilometreyi aşıyordu. Kanallar, tüneller, barajlar ve su kemerleri, dağlardan gelen suyu, Ninova'nın bahçelerine, tarlalarına ve parklarına taşıyordu.

Sanherib'in yazıtları, bu sistemin sonucunu övünerek anlatıyor. Ninova'nın çevresinde, meyve bahçeleri, üzüm bağları, zeytinlikler ve egzotik bitkilerin yetiştirildiği parklar kuruldu. Bir yazıtta, Sanherib, "yün taşıyan ağaçlar", yani muhtemelen pamuk yetiştirdiğini söylüyor.

Bu sistemin bir başka parçası, Maltai'deki kabartmalar ve Faida'daki kanal kabartmaları. Hepsi birlikte, dağlardan ovaya uzanan, tanrılarla süslenmiş bir su yolu oluşturuyordu.

Asma Bahçeler tartışması

Oxford Üniversitesi'nden Stephanie Dalley, 2013'te yayımladığı "The Mystery of the Hanging Garden of Babylon" adlı kitabında, ünlü Babil'in Asma Bahçeleri'nin aslında Ninova'da, Sanherib'in sarayında olduğunu öne sürdü. Dalley'e göre, antik Yunan yazarları, Ninova'yı Babil ile karıştırmıştı. Sanherib'in su sistemi ve sarayının bahçeleri, Asma Bahçeler'in tarifine uyuyordu.

Dalley, Sanherib'in yazıtlarında, suyu yüksek seviyelere çıkarmak için kullanılan bir tür vida mekanizmasından söz edildiğini de öne sürdü; bu, Arşimet vidasının bir öncüsü olabilirdi. Bu yorum, tartışmalı. Bazı araştırmacılar, Dalley'in yorumunu ikna edici buldu; diğerleri, kanıtların yeterli olmadığını belirtti. Babil'de, Asma Bahçeler'e ait kesin bir arkeolojik kanıt bulunamadığı için, tartışma sürüyor.

Tanrılar arasındaki ilişki: Aşur ve Mullissu

Bavian'daki büyük kabartmada, kralın önünde duran iki tanrı, büyük olasılıkla Aşur ve eşi Mullissu. Aşur, bir ejderhanın sırtında; Mullissu, bir aslanın üzerinde bir tahtta oturuyor.

Sanherib döneminde, Aşur, Asur dininin en yüce tanrısı haline gelmişti. Sanherib, Babil'i yıktıktan sonra, Babil'in Yeni Yıl Bayramı'nı ve Enuma Eliş'i, Aşur'u merkeze alacak şekilde yeniden düzenletti. Enuma Eliş'in Asur versiyonunda, Marduk'un yerine Aşur, Tiamat'ı yenen ve evreni düzenleyen kahraman oldu.

Bu, tanrılar arasındaki ilişkinin, siyasi ilişkileri ne kadar yakından yansıttığını gösteriyor. Asur Babil'i yendiğinde, Asur'un tanrısı da Babil'in tanrısını yendi. Ama bu zafer, uzun sürmedi. Esarhaddon, Babil'i yeniden inşa ettiğinde, Marduk'u da eski yerine geri getirdi.

Bugün Khinis

Khinis, bugün, Kürdistan Bölgesi'nde, ziyaretçilerin uğradığı bir yer. Kabartmaların önemli bir kısmı, yüzyıllar boyunca aşındı. Bazı panellerin üzerine, sonraki dönemlerde, mağara odaları oyulmuş; bu odalar, kabartmaların bir kısmını tahrip etmiş. Bazı kayalar ise, nehre doğru kopup düşmüş.

Son yıllarda, Udine Üniversitesi'nin yürüttüğü "Land of Nineveh" adlı İtalyan-Kürt arkeoloji projesi, Khinis, Cerwan, Maltai ve Faida'daki kabartmaları ve kanalları yeniden belgeledi. Proje, bölgede bir arkeolojik park oluşturmayı ve bu yerleri koruma altına almayı amaçlıyor.

Bu çalışmalar, Sanherib'in su sisteminin, bölgenin manzarasını nasıl değiştirdiğini de gösteriyor. Kanalların izleri, bugün bile, uydu görüntülerinde izlenebiliyor. Bazı kanal bölümleri, yerel köylüler tarafından, yüzyıllar boyunca, sulama için kullanılmaya devam etmiş.

Bu yerlere gitmek, size ne hissettirirdi? Yüzlerce kilometre yürüyen bir suyun izini sürmek, bir müzede tablet görmekten farklı bir deneyim olurdu.

Akademik okuma

Akademisyenler, Sanherib'in su sistemini, antik dünyanın en büyük mühendislik projelerinden biri olarak görüyor. Bu sistem, Roma su kemerlerinden yaklaşık beş yüz yıl daha eski ve onlarla karşılaştırılabilir bir ölçeğe sahip.

Bavian yazıtı ise, Asur kraliyet ideolojisinin iki yüzünü bir arada gösteriyor: yaratıcı inşaatçı ve acımasız fatih. Asur kralları, kendilerini, düzeni kuran ve düzeni bozanları cezalandıran tanrısal temsilciler olarak sunuyordu.

Sitchin'in okuması

Sitchin, Asur mühendisliğini, Anunnaki bilgisinin bir mirası olarak yorumladı. Ona göre, Mezopotamyalıların su yönetimi ve inşaat becerileri, tanrılardan öğrenilmişti. Kabartmalardaki tanrıların hayvanlar üzerinde durmasını ise, Anunnaki'nin kullandığı araçların sembolik tasviri olarak gördü.

Akademik okumada, Asur mühendisliği, binlerce yıllık Mezopotamya sulama geleneğinin bir devamı olarak değerlendiriliyor. Samarra döneminden başlayarak, Mezopotamyalılar, kanallar açmak ve suyu yönetmek konusunda uzun bir deneyim birikimine sahipti.

Forumlarda

Forumlarda Cerwan su kemeri, "Romalılardan önce" başlıklarıyla paylaşılıyor. Bazı kullanıcılar, Asur mühendisliğinin, modern tarihçilikte yeterince takdir edilmediğini düşünüyor. Bavian yazıtındaki Babil'in suyla yok edilmesi ise, bazı başlıklarda, tufan efsaneleriyle ilişkilendiriliyor.

SohbeX teorisi

Spekülasyon olarak okuyun. Bence Bavian yazıtı, Sanherib'in suyu, hem hayatın hem de ölümün aracı olarak gördüğünü gösteriyor. Aynı su, Ninova'nın bahçelerini yeşertirken, Babil'in sokaklarını boğuyordu. Belki de Sanherib, bu iki eylemi, tanrıların gücünün iki yüzü olarak görüyordu.

Mezopotamya mitlerinde de, su, hem yaratıcı hem yıkıcıdır. Enki'nin tatlı suları, hayatı başlatır; tufan ise, hayatı yok eder. Sanherib, kendini, bu iki gücü elinde tutan bir kral olarak sunmuş olabilir.

Bu bir yorum; kesin bir bilgi değil.

Size soru

Bir kralın aynı yazıtta hem bahçeler kurduğunu hem de bir kenti yok ettiğini anlatması size ne düşündürüyor? Sizce Asma Bahçeler Babil'de miydi, yoksa Ninova'da mı? Yorumlarda yazın.

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap