Giriş yap
🏺 Anunnaki

Asur Kral Listesi: "çadırlarda yaşayan on yedi kral" ve bir gaspçının soy ağacı

Mezopotamya'dan kalan kral listeleri arasında, en uzun süreyi kapsayanı, Asur Kral Listesi. Bu liste, Asur'un krallarını, efsanevi başlangıçlarından MÖ sekizinci yüzyıla kadar, yaklaşık bin yıldan uzun bir süre boyunca sıralıyor. Listenin başında, şaşırtıcı bir ifade var: "çadırlarda yaşayan on yedi kral".

Bu ifade, Asur'un krallarının, başlangıçta, yerleşik bir kentte değil, göçebe olarak yaşadığını ima ediyor. Ama listeyi daha dikkatli incelediğimizde, başka bir şey fark ediyoruz: listenin önemli bir kısmı, bir gaspçının, kendi soyunu, Asur'un eski krallarına bağlamak için düzenlenmiş olabilir. Bir kral listesi, aynı zamanda, bir soy ağacı uydurmanın aracı olabilir mi sizce?

Kopyalar

Asur Kral Listesi, birkaç farklı kopyadan biliniyor. En eksiksiz kopyası, Horsabad'da, yani II. Sargon'un başkenti Dur-Şarrukin'de bulundu. Bu kopya, 1932-33'te, Chicago Üniversitesi Doğu Enstitüsü'nün kazılarında ortaya çıktı. Arno Poebel, bu listeyi, 1942'de yayımladı.

Diğer önemli kopyalar arasında, "SDAS listesi" olarak bilinen bir başka tablet ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde bulunan, Essad Nassouhi tarafından yayımlanan "Nassouhi listesi" var. Bu kopyalar, birbirinden küçük farklılıklar gösteriyor; ama genel yapıları aynı.

Horsabad kopyası, II. Tiglat-Pileser'den sonra gelen kralları kapsıyor ve V. Salmanasar ile bitiyor. Bu, listenin, MÖ sekizinci yüzyılın sonlarında, büyük olasılıkla V. Salmanasar döneminde ya da hemen sonrasında yazıldığını gösteriyor.

Listenin yapısı

Asur Kral Listesi, birkaç bölümden oluşuyor. İlk bölüm, "çadırlarda yaşayan on yedi kral". Bu kralların adları, Tudiya ile başlıyor ve Apiaşal ile bitiyor. Bu kralların hükümdarlık süreleri verilmiyor.

İkinci bölüm, "ataları olan krallar" olarak adlandırılıyor. Bu bölümdeki krallar da, hükümdarlık süreleri olmadan sıralanıyor. Bazı araştırmacılar, bu bölümün, aslında, bir soy ağacı olduğunu ve tersten okunması gerektiğini öne sürüyor.

Üçüncü bölüm, "tuğla levhaları bilinen" krallar. Bu bölümde de, hükümdarlık süreleri verilmiyor; çünkü yazıcıların elinde, bu kralların süreleri hakkında bilgi yoktu. Yalnızca, bu kralların adlarının, eski yapıların tuğlalarında geçtiği biliniyordu.

Dördüncü bölümden itibaren, liste, her kralın hükümdarlık süresini veriyor. Bu bölümde, krallar, genellikle, babadan oğula geçen bir sırayla sıralanıyor. Liste, bazen, bir kralın, bir başkasının oğlu olduğunu ya da tahtı zorla ele geçirdiğini belirtiyor.

Çadırlarda yaşayan krallar

"Çadırlarda yaşayan on yedi kral" ifadesi, akademisyenler arasında, uzun süredir tartışılıyor. Bazı araştırmacılar, bu kralların, Asur'un gerçek atalarını değil, Amurru kökenli bir göçebe grubun atalarını temsil ettiğini düşünüyor.

İlginç olan, bu adların bazılarının, Babil kralı Hammurabi'nin hanedanlığının soy ağacında da karşımıza çıkması. Hammurabi'nin hanedanlığından kalan bir metin, "Hammurabi Hanedanlığının Soy Ağacı" olarak biliniyor ve bu metinde, Asur Kral Listesi'ndeki bazı adlarla örtüşen adlar var. J. J. Finkelstein, 1966'da yayımladığı bir makalede, bu benzerliği gösterdi.

Bu benzerlik, her iki listenin de, ortak bir Amurru atalar listesinden beslendiğini düşündürüyor. Yani, "çadırlarda yaşayan krallar", aslında, Asur'un değil, Amurru kabilelerinin ortak ataları olabilir.

Şamşi-Adad'ın soy ağacı

Bu tartışmanın merkezinde, I. Şamşi-Adad adlı bir kral var. Şamşi-Adad, MÖ on dokuzuncu yüzyılın sonlarında, Asur'un tahtını ele geçirdi. Asur Kral Listesi'ne göre, Şamşi-Adad, Babil'e gitmiş, ardından Ekallatum adlı bir kenti ele geçirmiş ve sonunda, Asur'un kralı Erişum'u tahttan indirerek, tahtı ele geçirmişti.

Şamşi-Adad, Amurru kökenliydi. Babası İla-kabkabu, bir Amurru reisiydi. Liste, Şamşi-Adad'ın babasını ve atalarını, "çadırlarda yaşayan krallar" ve "ataları olan krallar" bölümlerinde sayıyor.

Bu, birçok araştırmacıyı, listenin ilk bölümlerinin, Şamşi-Adad döneminde, onun soyunu, Asur'un eski krallarına bağlamak için eklendiğini düşünmeye yöneltti. Şamşi-Adad, kendi Amurru atalarını, Asur'un kral listesine yerleştirerek, bir gaspçı değil, meşru bir kral olarak görünmek istemiş olabilir.

Şamşi-Adad'ın krallığı, Kuzey Mezopotamya'nın büyük kısmını kapsadı. Oğullarından birini, Ekallatum'da; diğerini, Mari'de vali olarak atadı. Mari arşivlerinde bulunan mektuplar, Şamşi-Adad'ın, oğullarına yazdığı ayrıntılı talimatları ve onları sık sık azarladığını gösteriyor.

Listenin güvenilirliği

Asur Kral Listesi'nin son bölümleri, büyük ölçüde güvenilir kabul ediliyor. Bu bölümlerdeki hükümdarlık süreleri, limmu listeleri, yani her yılı, o yılın görevlisinin adıyla adlandıran listeler, ile karşılaştırılabiliyor. Bu karşılaştırma, listenin, MÖ on dördüncü yüzyıldan itibaren, oldukça doğru olduğunu gösteriyor.

Ama daha eski bölümler için, durum farklı. Bazı kopyalarda, birkaç kralın hükümdarlık süresi farklı veriliyor. Bazı kralların süreleri ise, "tuppišu" olarak kaydediliyor. Bu terim, kralın, bir yıldan daha kısa bir süre hüküm sürdüğünü gösteriyor. Bu farklılıklar, Asur kronolojisinin daha eski dönemleri için, belirsizlikler yaratıyor.

Tanrılar arasındaki ilişki

Asur Kral Listesi, tanrılardan hiç söz etmiyor. Bu, Sümer Kral Listesi'nden önemli bir fark. Sümer Kral Listesi, krallığın gökten indiğini anlatıyordu. Asur Kral Listesi ise, yalnızca insanları sayıyor.

Ama Asur krallığının ideolojisinde, tanrı Aşur'un rolü merkeziydi. Asur kralları, kendilerini, Aşur'un vekili olarak tanımlıyordu. Gerçek kral, tanrı Aşur'du; insan kral ise, onun yeryüzündeki temsilcisiydi. Bu, Asur Kral Listesi'nin neden tanrılardan söz etmediğini açıklıyor olabilir: listede sayılan kralların hepsi, aslında, aynı tanrının vekilleriydi.

Şamşi-Adad döneminde, Aşur tanrısı, Enlil ile özdeşleştirilmeye başlandı. Şamşi-Adad, Aşur'un tapınağını, "Enlil'in tapınağı" olarak yeniden inşa ettirdi. Bu, Aşur'un, Sümer'in en büyük tanrısının mirasını üstlenmesinin başlangıcıydı.

Kültepe bağlantısı

Asur Kral Listesi'nin Şamşi-Adad'dan önceki bölümünü doğrulamak için, beklenmedik bir yerden yardım geliyor: Kayseri yakınlarındaki Kültepe, yani antik Kaniş. Burada, Eski Asur döneminde, Asurlu tüccarların kurduğu bir ticaret kolonisi vardı. Asurlu tüccarlar, Asur'dan kalay ve kumaş getiriyor, karşılığında Anadolu'dan gümüş ve altın alıyordu.

Kültepe'de, 1948'den bu yana, Tahsin Özgüç ve ardından Fikri Kulakoğlu'nun yönettiği Türk kazıları, yirmi üç binden fazla tablet buldu. Bu tabletlerin büyük kısmı, tüccarların mektupları, sözleşmeleri ve hesap kayıtları. Ve bu belgelerde, Asur krallarının adları geçiyor.

Daha da önemlisi, Kültepe'de, "Kültepe Eponim Listesi" adı verilen belgeler bulundu. Bu listeler, Eski Asur dönemindeki limmu görevlilerinin adlarını, sırasıyla kaydediyor. Klaas Veenhof, 2003'te yayımladığı bir çalışmada, bu listeleri inceledi ve Asur Kral Listesi'ndeki bazı kralların, örneğin I. Erişum'un, hükümdarlık sürelerinin, Kültepe belgeleriyle uyumlu olduğunu gösterdi.

Bu, Asur Kral Listesi'nin, Şamşi-Adad öncesi dönem için de, en azından bazı bölümlerde, güvenilir bilgiler içerdiğini gösteriyor. Ama aynı zamanda, listenin "çadırlarda yaşayan krallar" bölümünün, Kültepe belgelerinde hiçbir karşılığı olmadığını da hatırlatıyor. Kültepe'deki tüccarlar, bu efsanevi krallardan söz etmiyor.

Bu bağlantı, Türkiye'deki bir kazının, Irak'taki bir kral listesini doğrulamaya yardım ettiği ilginç bir örnek. Bir tüccarın borç senedi, bir kralın hükümdarlık süresini doğrulayabiliyor.

Siz bir kralın varlığını, onun kendi yazıtlarından mı, yoksa bir tüccarın sıradan mektubundan mı daha güvenilir bulursunuz?

Taht kavgaları

Listenin ilerleyen bölümleri, Asur tarihindeki taht kavgalarını da kaydediyor. Liste, bazı krallar için, "tahtı ele geçirdi" ya da "onu tahttan indirdi" gibi ifadeler kullanıyor. Örneğin, Orta Asur döneminde, bir kralın, kardeşi tarafından tahttan indirilip Babil'e kaçtığı ve daha sonra geri dönüp tahtı yeniden ele geçirdiği anlatılıyor.

Bu ifadeler, listenin, yalnızca bir soy ağacı değil, aynı zamanda, Asur tarihinin çalkantılı dönemlerinin kısa bir kaydı olduğunu gösteriyor. Yazıcılar, gaspları gizlemedi; ama bunları, sade, yorum yapmayan bir dille kaydetti.

Akademik okuma

Akademisyenler, Asur Kral Listesi'ni, Mezopotamya kronolojisinin en önemli kaynaklarından biri olarak görüyor. Ama aynı zamanda, listenin, siyasi bir belge olduğunu da vurguluyor. Jean-Jacques Glassner, 2004'te yayımladığı "Mesopotamian Chronicles" adlı çalışmasında, kral listelerini ve kronikleri bir arada değerlendirdi.

Sitchin'in okuması

Sitchin, Asur Kral Listesi'ndeki "çadırlarda yaşayan krallar" ifadesini, Anunnaki'nin yeryüzündeki ilk kolonilerinin bir yansıması olarak yorumladı. Ama bu yorum, akademik literatürde destek bulmuyor.

Forumlarda

Forumlarda Asur Kral Listesi, özellikle "çadırlarda yaşayan krallar" ifadesiyle gündeme geliyor. Bazı kullanıcılar, bu ifadeyi, Asurluların göçebe kökenine dair bir hafıza olarak görüyor. Diğerleri ise, Şamşi-Adad'ın soy ağacı manipülasyonu üzerinde duruyor.

Bazı başlıklarda da, listenin, Şamşi-Adad'ın tahtı zorla aldığını açıkça yazdığı, ama aynı zamanda onun atalarını kral olarak saydığı çelişkisi üzerinde duruluyor.

SohbeX teorisi

Spekülasyon olarak okuyun. Bence Asur Kral Listesi, bir hanedanlığın, kendi kökenini nasıl yeniden yazabileceğinin bir örneği. Şamşi-Adad, Asur'a yabancı bir Amurru'ydu; ama kral listesinde, onun ataları, Asur'un en eski kralları haline geldi.

Belki de bu, tarihte, kazananların yalnızca olayları değil, soy ağaçlarını da yazdığının bir kanıtıdır.

Bu bir yorum; kesin bir bilgi değil.

Size soru

Bir kralın, kendi atalarını bir kral listesine eklemesi size ne düşündürüyor? Sizce "çadırlarda yaşayan krallar" ifadesi, gerçek bir hafızayı mı yansıtıyor? Yorumlarda yazın.

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap