Giriş yap
🏺 Anunnaki

Anunnaki ve Ülker: İddia ne, kaynağı ne? MUL.MUL ve Yediler

Sonbahar akşamlarında doğu ufkunda küçük, bulanık bir yıldız kümesi yükselir. Gözünüzü biraz yana kaydırırsanız daha net görürsünüz; doğrudan bakınca sanki kaybolur. Anadolu'da adı Ülker, Batı'da Pleiades, Japonya'da Subaru. Anadolu'da bu küme için söylenen "Ülker doğdu, kış geliyor" sözü hâlâ bilinir. Yıllar sonra Anunnaki forumlarında aynı kümeyle yeniden karşılaştım; bu kez bir uzay uygarlığının yurdu olarak.

Burada Ülker iddiasının kaynaklarını açmak istiyorum. Bu iddia, Orion iddiasına benziyor ama kendine özgü bir yolu var: Sümer göğündeki "Yediler"den, 1970'lerin İsviçre'sine ve 1990'ların kanallık kitaplarına uzanan bir yol.

İddia ne söylüyor?

Forumlarda dolaşan anlatılarda, Anunnaki ya da onların müttefikleri Ülker'den geliyor. Bazı versiyonlarda Ülkerliler, Anunnaki'ye karşı insanlığı koruyan iyi niyetli varlıklar; bazılarında Anunnaki'nin akrabaları. Ortak nokta, Sümerlerin bu kümeye özel bir önem verdiği ve bunun bir köken bilgisinin izi olduğu.

MUL.MUL: Yıldızlar

Sümerlerin Ülker'e özel bir önem verdiği doğru. Bu kümenin Sümerce adı MUL.MUL. MUL, yıldız işareti; iki kez yazılınca "yıldızlar" ya da "yıldız kümesi" anlamına geliyor. Yani Sümerler bu kümeye, adeta "yıldızların ta kendisi" diyordu.

MUL.APIN derlemesinde Ülker, Ay'ın yolunda bulunan yıldızlar listesinin başında geliyor. Babil takviminde Ülker'in ufukta görünmesi ve Ay ile birlikte görülmesi, bazı yıllarda araya eklenecek ayı belirlemek için kullanılıyordu. Ay takvimi ile güneş yılı arasındaki farkı kapatmak için, gözlemciler Ay'ın Ülker ile buluştuğu zamana bakıyordu. Bu, Ülker'in Mezopotamya'da son derece pratik bir rol oynadığını gösteriyor: tarım takviminin ayarı.

"Ülker doğdu, kış geliyor" diyen bir köylü, binlerce yıl öncesinin Babilli gözlemcisiyle aynı şeyi yapıyor. İkisi de gökyüzüne bakıp mevsimi okuyordu. Siz büyüklerinizden gökyüzüyle ilgili böyle bir söz duydunuz mu?

Yediler

Ülker, Mezopotamya'da "Yediler" ile de ilişkilendiriliyordu. Akadca Sebettu ya da Sibitti, yedi tanrısal savaşçı. Bunlar bazı metinlerde kötü cinler, bazı metinlerde koruyucu varlıklar olarak geçiyor. Erra ve İşum Destanı'nda, Erra'nın yanında savaşan yedi yiğit onlar. Asur dönemine ait bazı kabartmalarda ve mühürlerde, Yediler yedi nokta olarak gösteriliyor; bu yedi nokta, sanat tarihçilerine göre Ülker'in simgesi.

Bu yedi nokta, Mezopotamya mühür sanatında hilal ve sekiz kollu yıldızın yanında sık sık beliren bir motif. Bir Yeni Asur silindir mührüne baktığınızda, köşede küçük yedi noktayı görebilirsiniz. Forumlarda bu noktalar bazen "yedi gezegen" ya da "uzay gemileri" olarak yorumlanıyor; oysa Mezopotamya ikonografisinde yerleşik anlamları Yediler ve onların gökteki kümesi.

Ülker ve boğanın omzu

Babil gökbiliminde Ülker, bugün Boğa dediğimiz takımyıldızın yakınında, "Göğün Boğası"nın sırtında ya da omzunda bir küme olarak düşünülüyordu. Göğün Boğası, Gılgamış Destanı'nın altıncı tabletinde de karşımıza çıkıyor. İştar, Gılgamış'a evlenme teklif ediyor ve reddediliyor. Öfkelenen tanrıça, babası Anu'ya gidip Göğün Boğası'nı ister; vermezse yeraltının kapılarını kırıp ölüleri yaşayanların üzerine salacağını söylüyor. Anu boğayı veriyor, boğa Uruk'a iniyor ve her soluğunda yerde çukurlar açılıyor. Gılgamış ile Enkidu boğayı öldürüyor; Enkidu boğanın butunu koparıp İştar'ın yüzüne fırlatıyor.

Bazı araştırmacılar, bu sahnenin gökyüzündeki bir mevsim değişimini, Boğa takımyıldızının belli bir dönemde ufukta kaybolmasını yansıtabileceğini öne sürüyor. Bu yorum tartışmalı; ama göğün ve destanın aynı imgeler üzerinden konuştuğu, Mezopotamya kültüründe sık rastlanan bir durum. Ülker'e baktığınızda, bir anlamda Gılgamış'ın öldürdüğü boğanın omzuna bakıyorsunuz.

Bu bağlantıyı öğrendiğimde, bir yıldız kümesinin hem takvim hem destan hem de büyü metinlerinde aynı anda yaşayabildiğine şaşırmıştım. Bir uzaylı kökeni anlatısı, bu çok katmanlı hayatın yanında bana oldukça yoksul görünüyor. Sizce bir sembolün zenginliği, ona yüklenen anlamların çokluğundan mı gelir, yoksa tek bir büyük anlamdan mı?

İsviçre'den gelen kanal

Ülker'in modern gizem anlatılarındaki yeri, büyük ölçüde İsviçreli Billy Meier'den geliyor. Meier, 1970'lerden itibaren "Plejaren" adını verdiği Ülkerli varlıklarla temas kurduğunu ve onların uzay gemilerinin fotoğraflarını çektiğini öne sürdü. Fotoğraflar, sonraki yıllarda birçok araştırmacı tarafından incelendi ve maket kullanılarak çekildiğine dair güçlü bulgular ortaya kondu.

1990'larda ise Amerikalı yazar Barbara Marciniak, 1992'de yayımlanan "Bringers of the Dawn" kitabıyla Ülkerli varlıklardan "kanallık" yoluyla mesaj aldığını öne sürdü. Bu kitapta Anunnaki'ye benzeyen, insanlığı genetik olarak değiştiren varlıklardan da söz ediliyor. Böylece Ülker ile Anunnaki, 1990'ların yeni çağ literatüründe bir araya geldi.

Burada ilginç bir zincir var. Sümer'in MUL.MUL'u, Meier'in Plejaren'i, Marciniak'ın kanallık mesajları ve Sitchin'in Anunnaki'si. Bu zincirin halkaları, birbirine yazılı kaynaklarla değil, okurların zihninde kurulan bağlarla bağlı.

Ülker'in evrenselliği

Ülker, Sümer'e özgü değil. Almanya'da bulunan Nebra gök diskinde, altın kakmalı yedi noktalık bir küme var; araştırmacıların çoğu bunu Ülker olarak yorumluyor. Diskin Tunç Çağı'na ait olduğu kabul ediliyor. Yunan mitolojisinde Ülker, Atlas'ın yedi kızı. Avustralya Aborjinlerinde, Kuzey Amerika yerlilerinde ve birçok başka kültürde, Ülker hakkında yedi kız kardeşi anlatan hikâyeler var.

Bu evrensellik, forumlarda bazen ortak bir uzaylı kökenin kanıtı olarak sunuluyor. Oysa daha yalın bir açıklama var: Ülker, çıplak gözle görülebilen en belirgin yıldız kümelerinden biri ve tarım takvimi için çok kullanışlı. Dünyanın her yerinde gökyüzüne bakan insanlar onu fark etti ve ona hikâyeler yükledi.

Tanrılar arasındaki ilişki

Yediler, Mezopotamya'da tanrılar arasındaki ilişkilerin karanlık yüzünü temsil ediyor. Bazı büyü metinlerinde Yediler, Anu'nun çocukları olarak geçiyor ve tanrıların bile korktuğu güçler olarak tanımlanıyor. Bir metinde Ay tanrısı Nanna'yı tutulmayla karartmaya çalışıyorlar; Enlil bu saldırıyı fark ediyor ve Enki'nin oğlu Marduk'u yardıma gönderiyor. Bu hikâye, bir ay tutulmasını tanrılar arasındaki bir çatışma olarak açıklıyor.

Bu metin bana tanrılar arasındaki ilişkilerin, gökyüzündeki olayları açıklamak için nasıl kullanıldığını göstermişti. Bir tutulma, bir aile kavgası; bir yıldız kümesi, yedi kardeş.

Japonya'daki altı yıldız

Bir otomobil markasının logosunda bile Ülker var: Subaru, Japonca'da Ülker'in adı ve logosundaki altı yıldız bu kümeyi gösteriyor. Japonya'da kümenin altı yıldızlı, Yunanistan'da yedi yıldızlı anlatılması, bana insan gözünün ve kültürel geleneğin aynı gökyüzünü nasıl farklı sayabildiğini hatırlatıyor. Aynı küme, bir yerde altı kardeş, başka bir yerde yedi kız. Kimse yanılmıyor; herkes kendi gözüyle ve kendi hikâyesiyle sayıyor.

Akademik okuma

Akademik okumada Ülker, Mezopotamya'da hem takvim hem de büyü ve din alanında önemli bir gök cismi. Ama hiçbir Sümer ya da Akad metninde Anunnaki'nin Ülker'den geldiği yazmıyor. Yediler, tanrısal güçler olarak Anunnaki ile aynı dünyada yer alıyor, ama onların kökeni değil.

Sitchin'in okuması

Sitchin, Ülker'i Anunnaki'nin kökeni olarak sunmadı. Onun anlatısında Nibiru, Güneş sistemine ait bir gezegendi. Ülker iddiası, yeni çağ literatürünün Sitchin'in anlatısıyla birleşmesinden doğdu. Bu birleşme, Sitchin'in kitaplarında değil, onun okurlarının farklı kaynakları bir araya getirmesinde oluştu.

Fotoğrafların incelenmesi

Meier'in fotoğrafları, 1980'lerden itibaren birçok araştırmacı tarafından ayrıntılı olarak incelendi. Kal Korff, 1995'te yayımlanan "Spaceships of the Pleiades" kitabında, fotoğraflardaki nesnelerin boyutlarını ve odak derinliğini analiz etti ve küçük maketlerin kameraya yakın tutulduğu sonucuna vardı. Meier'in evinde, fotoğraflardaki gemilere benzeyen maketlerin bulunduğu da bildirildi. Meier'i savunanlar bu bulguları kabul etmedi. Ama Ülker iddiasının modern kaynağının bu kadar tartışmalı bir fotoğraf arşivi olması, iddiayı değerlendirirken göz ardı edilmemesi gereken bir nokta.

Forumlarda

Forumlarda Ülker tartışmaları, Orion tartışmalarından daha duygusal bir ton taşıyor. Ülkerliler genellikle "iyi" varlıklar olarak sunulduğu için, bazı kullanıcılar bu anlatıya umut verici bir hikâye olarak bağlanıyor. Bu umudu küçümsemek istemiyorum; ama kaynaklarını bilmenin, bu umudun nereden geldiğini anlamaya yardım ettiğini düşünüyorum.

SohbeX teorisi

Spekülasyon olarak okuyun. Bana öyle geliyor ki Ülker'in bu kadar çok kültürde "yedi kardeş" olarak anlatılması, bir uzaylı kökenden değil, insan gözünün sınırından geliyor. Çıplak gözle kümedeki yıldızların altı ya da yedisi seçilebiliyor; bazı gözler daha fazlasını görüyor, bazıları daha azını. Belki de bu yüzden birçok hikâyede kardeşlerden biri kayboluyor. Gözümüzün sınırı, mitlerimizin sınırı olmuş olabilir.

Bu bir yorum; kesin bir bilgi değil.

Bu gece hava açıksa doğuya bakın; Ülker sizi bekliyor olabilir. Gözünüzü hafifçe yana kaydırmayı unutmayın.

Size soru

Ülker'i gökyüzünde kaç yıldız olarak görüyorsunuz? Ailenizde Ülker'le ilgili bir söz ya da hikâye var mı? Mezopotamya mühürlerindeki yedi noktayı hiç fark ettiniz mi? Yorumlarda paylaşın.

Bir sonraki yazıda gökyüzünden ekrana ineceğim: Ancient Aliens belgesel dizisinin Anunnaki anlatısını nasıl biçimlendirdiğine.

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap