Giriş yap
🏺 Anunnaki

Anunnaki ve müzik: metal grupları, rap şarkıları

İsveç'in en sert black metal gruplarından birinin adı, Marduk. Polonyalı Behemoth grubunun solisti, sahnede, Nergal adını kullanıyor. Amerika'da, 1990'larda kurulan bir grup, adını, Sümer kozmolojisindeki yeraltı tatlı su okyanusundan, Abzu'dan alarak, kendine Absu dedi. Mezopotamya, ağır müziğin dünyasında, beklenmedik bir yer kaplıyor.

Aynı zamanda, Amerikan hip hop'unda, bazı sanatçılar, şarkı sözlerinde, Anunnaki'ye ve Sümer'e göndermeler yapıyor. Bu iki tür, metal ve rap, birbirinden çok farklı; ama ikisi de, Mezopotamya'yı, kendi kimlik arayışlarının bir parçası olarak kullanıyor. Bu sayfada, bu iki yolu, yan yana takip etmeye çalışıyorum. Sizin en sevdiğiniz müzik türünde, kadim tanrılara gönderme var mı?

Metal ve kadim karanlık

Metal müzik, kuruluşundan beri, karanlık ve kadim temalara ilgi gösterdi. Black Sabbath'ın 1970'lerdeki şarkıları, okült temalarla doluydu. 1980'ler ve 1990'larda, extreme metal türleri, yani death metal ve black metal, bu ilgiyi, daha da derinleştirdi.

Mezopotamya, bu türler için, cazip bir kaynak oldu. Neden? Bence, birkaç neden var. Birincisi, Mezopotamya, yazılı tarihin en eski uygarlığı; "en eski" olmak, metal estetiği için, güçlü bir çekim. İkincisi, Mezopotamya tanrıları ve iblisleri, Batı kültüründe, Yunan tanrıları kadar tüketilmemiş; yani, daha yabancı, daha gizemli bir izlenim veriyor. Üçüncüsü, Kitab-ı Mukaddes'te, Babil, günahın ve kötülüğün simgesi olarak sunuluyor; bu imge, metalin kurulu düzene karşı duruşuyla örtüşüyor.

Marduk ve Nergal

İsveçli black metal grubu Marduk, 1990'da kuruldu. Grubun adı, Babil'in baş tanrısından geliyor. Grubun şarkıları, genellikle, savaş ve şiddet temalarını işliyor; Mezopotamya'ya doğrudan göndermeler ise, sınırlı. Ad, daha çok, bir güç ve karanlık simgesi olarak seçilmiş gibi görünüyor.

Behemoth'un solisti Adam Darski, sahne adı olarak, Nergal'i kullanıyor. Nergal, Mezopotamya'da, yeraltı dünyasının, salgın hastalıkların ve savaşın tanrısı. "Nergal ve Ereşkigal" adlı mitte, Nergal, yeraltı dünyasına iniyor ve Ereşkigal'in eşi olarak, yeraltının ortak yöneticisi oluyor. Darski'nin bu adı seçmesi, ölüm ve karanlık temalarıyla ilgili bir tercih olarak okunabilir.

Absu ve Melechesh

Absu, 1989'da, Teksas'ta kuruldu. Grubun adı, Sümer kozmolojisindeki tatlı su okyanusundan geliyor. Absu'nun albümleri, Mezopotamya ve Kelt mitolojisini birleştiren, karmaşık bir mitolojik dünya kuruyor. Grubun sözleri, Sümer tanrılarına ve kozmolojisine, metal müziğin genelinden daha fazla gönderme içeriyor.

Melechesh ise, 1993'te, Kudüs'te kurulan, daha sonra Hollanda'ya taşınan bir grup. Grubun kurucusu Ashmedi, Ermeni ve Süryani kökenli bir müzisyen. Melechesh, kendi müziğini, "Mesopotamian metal", yani "Mezopotamya metali" olarak tanımlıyor. Grubun albümlerinde, Sümer ve Asur mitolojisi, Orta Doğu ezgileri ve metal müzik, iç içe geçiyor. "Emissaries" ve "The Epigenesis" gibi albümleri, Mezopotamya temalarını, belirgin bir biçimde işliyor.

Melechesh'in durumu, ilginç; çünkü grup, Mezopotamya'yı, yalnızca bir estetik kaynak olarak değil, kendi kültürel mirasının bir parçası olarak sunuyor. Süryaniler ve Ermeniler, Mezopotamya'nın kadim halklarıyla tarihsel bağlarını, kimliklerinin bir parçası olarak görüyor.

Hip hop ve Anunnaki

Amerikan hip hop'unda, Anunnaki ve Sümer, farklı bir bağlamda yer alıyor. Bazı sanatçılar, şarkı sözlerinde, Anunnaki'ye, insanlığın gizli tarihi ve gizli bilgi temaları çerçevesinde değiniyor. Bu göndermeler, genellikle, Sitchin'in kitaplarından ve bunlardan türeyen internet içeriklerinden besleniyor.

Hip hop'taki bu ilgi, Amerika'daki bazı dinî ve felsefi hareketlerle de ilişkili. Nation of Islam, Five Percent Nation ve Nuwaubian Nation gibi hareketler, kendi kozmolojilerinde, kadim uygarlıklara ve bazen uzaylı varlıklara yer veriyor. Özellikle Dwight York liderliğindeki Nuwaubian hareketi, Sitchin'in fikirlerini, kendi öğretisine dahil etmişti; ama bu hareket, liderinin 2004'te ağır suçlardan mahkûm olmasıyla, büyük ölçüde dağıldı.

Bu hareketlerin bazıları, hip hop sanatçılarının bir kısmını etkiledi. Five Percent Nation'ın etkisi, özellikle 1990'ların New York hip hop'unda belirgindi. Ama bu etkinin, doğrudan Anunnaki göndermelerine dönüşüp dönüşmediği, sanatçıdan sanatçıya değişiyor; burada genel bir yargı vermek yerine, bu tür göndermelerin, belli bir çevrede dolaştığını söylemekle yetiniyorum.

Tanrılar arasındaki ilişki

Metal müzikte, Mezopotamya tanrıları, genellikle, tek tek ele alınıyor: Marduk, Nergal, Tiamat. Bu tanrılar, genellikle, karanlık ve güç simgeleri olarak sunuluyor; aralarındaki ilişkiler ise, nadiren işleniyor.

Ama bazı gruplar, Mezopotamya mitlerini, daha ayrıntılı ele alıyor. Örneğin, Enuma Eliş'teki Marduk ve Tiamat savaşı, metal şarkılarında, sık sık işlenen bir tema. Bu savaş, düzenin kaosa karşı zaferi olarak anlatılıyor; ama metal, bazen, bu anlatıyı tersine çeviriyor ve kaosun, yani Tiamat'ın tarafını tutuyor. İsveçli Therion grubu, örneğin, Tiamat ve Babil mitlerine, birkaç şarkısında yer verdi; ayrıca, Tiamat adlı ayrı bir İsveç grubu da var.

Hip hop'ta ise, Anunnaki, genellikle, tek bir grup olarak, insanlığın gizli yaratıcıları olarak anılıyor; Enki ve Enlil ayrımı, nadiren işleniyor.

Ortadoğu'dan metal: kendi mirasına bakmak

Mezopotamya temalı metal, yalnızca Avrupa ve Amerika'da yapılmıyor. Irak'ta, 2000'lerde, Acrassicauda adlı bir metal grubu, savaş koşullarında müzik yapmaya çalıştı. Grubun hikâyesi, 2007'de yayımlanan "Heavy Metal in Baghdad" adlı belgeselle, dünyaya duyuldu. Grup üyeleri, daha sonra, Türkiye üzerinden, Amerika'ya göç etti.

Acrassicauda'nın şarkıları, doğrudan Sümer tanrılarını işlemiyor; ama grubun varlığı, Mezopotamya topraklarından çıkan bir metal sesinin, Batılı grupların Mezopotamya imgesinden ne kadar farklı olabileceğini gösteriyor. Batılı bir grup için, Babil, egzotik bir karanlık; Bağdatlı bir grup için ise, savaşın, sansürün ve gündelik hayatın gerçekliği.

Lübnan, Suriye ve İran'da da, kendi bölgelerinin kadim mitolojilerine yönelen metal grupları var. Bu gruplar, Mezopotamya'yı, bir yabancının gözünden değil, bir mirasçının gözünden okuyor. Melechesh'in Süryani ve Ermeni kökleriyle yaptığı da, bir anlamda, bu.

Bu farkı duymak, bence, Mezopotamya temalı müziği dinlerken, sorulacak ilk soruyu değiştiriyor: Bu müziği kim yapıyor ve Mezopotamya, onun için ne anlama geliyor? Siz bu soruyu, bir şarkıyı dinlerken hiç sordunuz mu?

Akademik okuma

Akademisyenler, metal müziğin, antik mitolojileri kullanmasını, son yıllarda, daha fazla incelemeye başladı. Bu alanda, "Metal Music Studies" adlı bir akademik dergi de yayımlanıyor. Bazı çalışmalar, metal müziğin, antik Yakın Doğu'yu nasıl temsil ettiğini ele alıyor. Bu çalışmalar, metalin, Mezopotamya'yı, genellikle, karanlık ve egzotik bir dünya olarak sunduğunu ve bu temsilin, Batı'daki eski oryantalist imgelerle örtüştüğünü gösteriyor.

Hip hop'taki Anunnaki göndermeleri ise, Amerika'daki Afrikalı Amerikan dinî hareketleri ve popüler kültür çerçevesinde inceleniyor. Akademisyenler, bu göndermelerin, kölelik tarihi ve gizli tarih arayışıyla ilişkili olduğunu öne sürüyor: kadim ve güçlü bir geçmişe sahip olma arzusu.

Sitchin'in okuması

Sitchin, müzik hakkında, bilinen bir yorum yapmadı. Ama onun fikirleri, özellikle hip hop'ta, dolaylı olarak yayıldı. Anunnaki adı, bugün, birçok genç dinleyici için, Sitchin'in kitaplarından değil, şarkı sözlerinden ve videolardan tanıdık.

Forumlarda

Müzik forumlarında, Mezopotamya temalı metal grupları, ayrı bir alt tür olarak tartışılıyor. Bazı dinleyiciler, Melechesh ve Absu gibi grupların sözlerini, Mezopotamya mitolojisini öğrenmek için bir başlangıç noktası olarak görüyor.

Hip hop forumlarında ise, Anunnaki göndermeleri, bazen, şarkı sözlerinin anlamı üzerine tartışmalara yol açıyor. Türkçe forumlarda, bu tartışmalar, daha sınırlı; ama Türk metal sahnesinde de, Anadolu ve Mezopotamya mitolojisine ilgi duyan gruplar var.

Ses ve geçmiş

Müzik, geçmişi, kelimelerden farklı bir biçimde çağırıyor. Bir metal şarkısındaki ağır gitar riffi, bir Sümer tanrısının adıyla birleştiğinde, dinleyicide, kadim ve güçlü bir dünya izlenimi yaratıyor. Bu izlenim, tarihsel olarak doğru olmayabilir; Sümer müziği, büyük olasılıkla, lir, flüt ve davul gibi çalgılarla yapılıyordu. Ama izlenimin, duygusal bir gerçekliği var.

Ur Kraliyet Mezarlığı'nda, Leonard Woolley'nin 1920'lerde bulduğu lirler, bu gerçek Sümer müziğinin, bugüne kalan en somut izleri. Bu lirlerin bir kısmı, British Museum'da ve Penn Müzesi'nde sergileniyor. Bu çalgıların, gerçek bir müzik deneyimine nasıl dönüştüğünü merak ediyorsanız, bazı müzisyenlerin yaptığı lir rekonstrüksiyonlarını dinleyebilirsiniz; ama bu kayıtların, tahmine dayalı olduğunu unutmamak lazım.

SohbeX teorisi

Spekülasyon olarak okuyun. Bence Mezopotamya, metal ve hip hop'ta, farklı ihtiyaçlara cevap veriyor. Metal, Mezopotamya'da, kadim bir karanlık ve güç arıyor; hip hop ise, gizli bir köken ve kimlik arıyor. Ama ikisi de, aynı şeyi yapıyor: modern bir kimliği, en eski uygarlığa bağlayarak güçlendirmek. Belki de Anunnaki, müzikte, tarihten çok, bir kök arayışının simgesi.

Bu bir yorum; kesin bir bilgi değil.

Size soru

Mezopotamya temalı bir metal grubu ya da Anunnaki'ye gönderme yapan bir şarkı biliyor musunuz? Müzik, sizi, kadim tarihe yönlendirdi mi? Yorumlarda yazın.

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap