Giriş yap
🏺 Anunnaki

2012 kehaneti neden bu kadar yayıldı? Bir Hollywood filmi, bir uyum töreni ve bir duvar resmi

2012'nin Aralık ayı geldiğinde, pek çok insan dünyanın sona ereceğinden değilse de, bir şeylerin değişeceğinden emindi. Anunnaki forumlarında da bu tarih, Nibiru'nun dönüşüyle, tanrıların yeniden gelişiyle ve büyük bir uyanışla ilişkilendiriliyordu. Daha önceki bir yazıda 2012 tartışmasının Maya takvimine ve bilimsel yanıtlara dayanan yanlarını ele almıştım. Burada, kehanetin nasıl bu kadar geniş bir kitleye ulaştığına bakmak istiyorum. Bu yolculukta bir sanat tarihçisi, bir uyum töreni, bir Hollywood yönetmeni ve Guatemala ormanında bulunan bir duvar resmi var.

Bir sanat tarihçisinin kitabı

1987'de Amerikalı sanat tarihçisi José Argüelles, "The Mayan Factor" adlı bir kitap yayımladı. Argüelles, Maya takviminin yalnızca bir zaman ölçüsü değil, galaktik bir senkronizasyon aracı olduğunu öne sürdü. Ona göre Uzun Sayım'ın bir döngüsünün tamamlanması, insanlığın bilincinde büyük bir dönüşümün habercisiydi.

Argüelles'in kitabı, akademik Maya araştırmalarıyla çok az bağlantısı olan bir yorum sunuyordu. Ama dönemin Yeni Çağ hareketinin dili ve beklentileriyle mükemmel bir uyum içindeydi. Kitap, 2012'yi bir felaket tarihinden bir uyanış tarihine dönüştürdü.

Siz 2012'yi bir felaket mi, yoksa bir dönüşüm tarihi olarak mı duydunuz?

Harmonik Yakınsama

Argüelles, kitabını bir kitlesel etkinlikle destekledi. 1987'nin Ağustos ayında, "Harmonik Yakınsama" adı verilen bir küresel meditasyon etkinliği düzenlendi. Bu etkinlikte dünyanın farklı yerlerinde, kutsal kabul edilen alanlarda, insanlar bir araya gelip barış ve uyum için meditasyon yaptı. Mısır piramitleri, Stonehenge, Shasta Dağı ve Sedona gibi yerler, bu toplanmaların merkezleriydi.

Harmonik Yakınsama, medyada geniş yer buldu. Etkinlik, katılımcıları ve izleyicileri bir sonraki büyük tarihe, yani 2012'ye hazırlayan bir prova gibiydi. Bu tören, 2012 beklentisini bir kitap fikrinden bir topluluk deneyimine dönüştürdü.

Bu dönüşüm, bana kehanetlerin nasıl yayıldığını anlamak için çok önemli görünüyor. Bir fikir, bir topluluk tarafından birlikte yaşandığında, onun gücü katlanarak artıyor.

Zaman dalgası

1990'larda, Amerikalı yazar Terence McKenna, "Zaman Dalgası Sıfır" adını verdiği bir teori geliştirdi. McKenna, Çin'in Değişimler Kitabı I Ching'den yola çıkarak, tarihin bir "yenilik" eğrisini izlediğini ve bu eğrinin belirli bir tarihte sonsuza ulaşacağını öne sürdü. Bu tarihin 2012'ye denk gelmesi, Maya takvimiyle bir tesadüf olarak sunuldu. Eleştirmenler, McKenna'nın hesaplamalarının, 2012 ile uyumlu hale getirilmek için sonradan düzenlendiğini belirtti.

McKenna'nın teorisi, 2012'yi bir başka çevre için, yani psikedelik kültür ve teknoloji meraklıları için de cazip hale getirdi. Böylece 2012, Yeni Çağ meditasyoncularından psikedelik düşünürlere, Anunnaki forumcularından kıyamet beklentisi içindeki dini gruplara kadar çok farklı toplulukların ortak tarihi oldu.

Hollywood'un 2012'si

2009'da, Roland Emmerich'in yönettiği "2012" filmi vizyona girdi. Film, güneşten gelen nötrinoların dünyanın çekirdeğini ısıttığı, kıtaların kaydığı ve insanlığın dev gemilerle hayatta kalmaya çalıştığı bir felaketi anlatıyordu. Film, dünya çapında büyük bir gişe başarısı elde etti.

Emmerich'in filmi, 2012 tarihine bir görsel kimlik kazandırdı. Çöken binalar, yarılan yollar ve dev dalgalar, milyonlarca izleyicinin zihnine yerleşti. Filmin tanıtım kampanyası, kurgusal bir bilim kuruluşunun web sitesini de içeriyordu ve bazı izleyiciler bu sitenin gerçek olduğunu sandı.

Film, tarihin ne olacağına dair bir iddiada bulunmuyordu; ama 2012'yi herkesin bildiği bir tarih haline getirdi. Bu, kehanetin yayılmasında belki de en büyük adımdı. Bir kitap ya da bir tören, belirli bir kitleye ulaşır; bir Hollywood filmi ise neredeyse herkese.

Siz "2012" filmini izlediniz mi? Film, tarihe bakışınızı etkiledi mi?

Xultun'daki duvar resmi

Tarih yaklaşırken, arkeolojiden ilginç bir haber geldi. 2012'nin Mayıs ayında, arkeolog William Saturno ve ekibi, Guatemala'daki Xultun adlı Maya kentinde, küçük bir odanın duvarlarında astronomik hesaplamalar içeren resimler ve yazıtlar bulduklarını duyurdu. Bu hesaplamalar, 2012'nin çok ötesine, binlerce yıl sonrasına uzanan döngüleri içeriyordu.

Bu keşif, Maya'nın dünyanın 2012'de sona ereceğini düşünmediğini, takvimlerinin çok daha uzun bir zaman dilimini kapsadığını gösteriyordu. Ama haberin forumlardaki yankısı sınırlı kaldı. Bir film, milyonlara ulaşıyor; bir arkeoloji makalesi ise bir avuç okura.

Şirince ve Bugarach

2012 kehanetinin yayılmasının en somut sonuçlarından biri, belirli yerlerin "güvenli bölge" olarak ilan edilmesiydi. Fransa'nın güneyindeki Bugarach köyü, çevresindeki dağın kıyamet gününde koruma sağlayacağı söylentisiyle uluslararası bir ilgi odağı oldu. Yerel yetkililer, köye akın edecek ziyaretçiler nedeniyle dağa çıkışı sınırlamak zorunda kaldı.

Türkiye'de ise aynı rolü İzmir'in Selçuk ilçesine bağlı Şirince köyü üstlendi. Şirince'nin, Meryem Ana'nın Efes yakınlarında yaşadığına dair gelenekle ilişkilendirilen enerjisi sayesinde kıyametten korunacağı söylentisi, Aralık 2012'de köye çok sayıda ziyaretçi ve medya mensubu getirdi. Haber kanalları köyden canlı yayınlar yaptı; pansiyonlar dolup taştı ve köylüler, bu beklenmedik ilgiden hem şaşırdı hem de ekonomik olarak yararlandı.

Bu iki köy, kehanetin bir fikir olmaktan çıkıp coğrafi bir deneyime dönüşmesinin örnekleri. İnsanlar, yalnızca bir tarihe değil, bir yere de inanmaya başladı. Ve o yere gitmek, inancı somut bir eylemle ifade etmenin yolu oldu.

İşin ilginç yanı, bu yerlerin büyük çoğunluğu için 2012, bir felaket değil, bir turizm sezonu oldu. Kehanet, en azından bu köyler için, beklenmedik bir bereket getirdi.

Siz Aralık 2012'de Şirince'deki kalabalığa dair haberleri hatırlıyor musunuz? Ya da o günlerde bir "güvenli yer" arayan birini tanıyor muydunuz?

Kehanetin ekonomisi

2012, aynı zamanda büyük bir yayın ve ticaret fırsatıydı. Kitaplar, belgeseller, hayatta kalma kitleri, konferanslar ve tur paketleri, bu tarihin çevresinde bir ekonomi oluşturdu. Bu ekonomi, kehanetin yayılmasını kendi çıkarı için destekledi. Her yeni kitap, her yeni belgesel, tarihi biraz daha görünür kıldı.

Tanrılar arasındaki ilişki ve Berossos'un dünya yangını

Anunnaki çevrelerinde 2012, Nibiru'nun ve tanrıların dönüşüyle ilişkilendirildi. Sitchin, 2007'de yayımlanan son kitaplarından biri olan "The End of Days"te, Anunnaki'nin dönüşü ve kehanetler üzerine yazdı. Ama Sitchin, 2012 tarihine doğrudan bir felaket bağlamaktan kaçındı ve okurlarını bu tarihe fazla anlam yüklememeleri konusunda uyardı.

Mezopotamya geleneğinde de bir dünya döngüsü fikri vardı. Romalı filozof Seneca, "Doğal Sorular" adlı eserinde, Berossos'a atfedilen bir görüşü aktarıyor: Gezegenler belirli bir burçta bir araya geldiğinde dünyayı bir yangın, başka bir burçta bir araya geldiğinde ise bir tufan bekliyor. Bu görüş, Mezopotamya astrolojisinin Helenistik dönemdeki bir yorumu olarak değerlendiriliyor.

Bu metinde tanrılar doğrudan rol oynamıyor; ama Mezopotamya'da gök cisimleri, tanrıların gökteki görünümleri olarak görülüyordu. Gezegenlerin bir araya gelmesi, bir anlamda tanrıların bir araya gelmesi, yani bir göksel meclisin toplanmasıydı. Atrahasis ve Gılgamış'taki tufanın tanrılar meclisinin kararıyla gelmesi gibi, dünya döngüsünün sonu da tanrıların gökteki buluşmasıyla ilişkilendiriliyordu.

Akademik okuma

Maya uzmanları, 2012 tarihinin Maya için bir dönemin sonu ve yenisinin başlangıcı olduğunu, bir kıyamet tarihi olmadığını defalarca vurguladı. Mezopotamya uzmanları ise Berossos'a atfedilen döngü fikrini, Helenistik dönemde Babil ve Yunan düşüncesinin karşılaşmasının bir ürünü olarak inceliyor.

Sitchin'in okuması

Sitchin'in 2012'ye temkinli yaklaşması, bence takipçilerinin çoğu tarafından gözden kaçırıldı. Forumlarda onun adı, 2012 felaket senaryolarıyla birlikte anıldı; oysa Sitchin bu senaryolara mesafeli duruyordu.

Forumlarda

Forumlarda 2012 sonrası dönem, ilginç bir sessizlikle başladı. Tarih geçtiğinde, bazı kullanıcılar hesaplamaların yanlış yapıldığını, bazıları ise dönüşümün maddi değil, ruhsal olduğunu öne sürdü. Bu, bir kehanetin gerçekleşmediğinde nasıl yeniden yorumlandığının tanıdık bir örneğiydi.

SohbeX teorisi

Spekülasyon olarak okuyun. Bana öyle geliyor ki 2012 kehanetinin bu kadar yayılmasının nedeni, çok farklı toplulukların aynı tarihi farklı umutlarla doldurabilmesiydi. Meditasyoncular bir uyanış, dini gruplar bir kıyamet, Anunnaki forumcuları bir dönüş, sinemaseverler bir gösteri bekliyordu. Tarih, herkesin kendi hikâyesini yazabileceği boş bir sayfaydı.

Bu bir yorum; kesin bir bilgi değil.

Bir de şunu eklemek istiyorum: 2012'nin ardından gelen sessizlik, bence en az beklentinin kendisi kadar öğretici. 22 Aralık sabahı uyanan insanlar, dünyanın aynı olduğunu gördü. Bazıları rahatladı, bazıları hayal kırıklığına uğradı, bazıları ise bir sonraki tarihi aramaya başladı. Bu sonuncular için 2012, bir son değil, bir alıştırmaydı. Nitekim birkaç yıl sonra, Nibiru için yeni bir tarih ortaya atıldı.

O tarihin hikâyesi de ayrı bir yazıyı hak ediyor.

Size soru

21 Aralık 2012'de neredeydiniz, ne hissediyordunuz? Xultun'daki keşfi duymuş muydunuz? Bir tarihin bu kadar farklı umutlarla doldurulabilmesi size ne düşündürüyor? Yorumlarda paylaşın.

Bir sonraki yazıda 2017 Nibiru dalgasının neden bu kadar yayıldığına bakacağım.

❤ 0 beğeni💬 0 yorumBeğenmek ve yorum yapmak için giriş yap