İçeriğe geç
Giriş yap
Şahsiyet1893 – 1972

Cenap Muhittin Kozanoğlu

Cenap Muhittin Kozanoğlu, Türk şair, güfteci, yazar, Türk Dil Kurumu uzmanı, edebiyat öğretmenidir.

Hakkında

Cenap Muhittin Kozanoğlu (d. 1893, Trablus - ö. 16 Kasım 1972, İstanbul), Türk şair, güfteci, yazar, Türk Dil Kurumu uzmanı, edebiyat öğretmenidir.

Çukurova'lı Türkmenlerden Kozanoğlu aşiretinin Batı Kozan bölümüne mensup olup, babası Sarı Ali Ağa (1817-1833) 'nın torunu ve oğlu Çadırcı Mehmet Ağa (1833-1846)’nın oğlu olan Kozanzade Mehmet Bey, annesi de Şerife Hanım'dır. Eşi 3 Kasım 1965 tarihinde vefat etmiş olan Adalet Kozanoğlu'dur; Ferda Kozanoğlu, Cem Kozanoğlu ve Mefkûre Asova adında üç çocuğu vardır. Amcası Kozanoğlu Ahmet Bey Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerindeki isyanlarıyla tanınır, Kütahya valiliği yapmış, paşalık unvanı verilmiştir. 1865 yılından itibaren sürgüne gönderilen Türkmen Beyleri'nin sürgündeki acılarını anlatmak ve affedilmelerini sağlamak isteyen Cenap Muhittin Bey'in babası Kozanzade (Kozanoğlu) Mehmet Bey bu acıları anlattığı bir türkü yazıp, II. Abdülhamid'in selamlık arabasının içine atmış, bunun üzerine II. Abdülhamid "Arabama kâğıt atan, her şeyi atar" diyerek Mehmet Bey'i de Trablus'a sürmüştür.

Cenap Muhittin Kozanoğlu en çok şarkı güfteleriyle tanınmıştır, bunlardan Refik Fersan'ın bestelediği "Acemkürdi makamında" şarkısı en meşhurları olup; başta TRT radyo ve televizyonları olmak üzere sürekli seslendirilmektedir. Yine çok meşhur 2 şarkı güftesi ise "Geçen Bahardan" ve "Uzaklardakine" adlarını taşımaktadır:

Rüzgâr uyumuş ay dalıyor her taraf ıssız

Ölgün bakıyor varsa henüz bir iki yıldız

Bak çıt bile yok korkma benim bahçede yalnız

Ey gözlerinin rengi kadar kalbi güzel kız

Meftunun olan gözlerim endamını görsün

Kumral saçının üstüne busem de taç örsün

Aşkın ezeli saltanatından bu yüksek

Ey gözlerinin rengi kadar kalbi güzel kız

GEÇEN BAHARDAN

Geçen bahardan beri sevgine bel bağladım

Her şeyden geçip, ancak sana emel bağladım,

Ben gönlümü gönlüne böyle bağladım.

Ta ölümüne kadar ayrılmaz bir eşim ol

Geceleyin ayım ol, gündüzün güneşim ol

Bir şeyim ol da benim, istersen kardeşim ol.

Gün oldu senden ayrı düştüm, yanıp kül oldum

Gün oldu sana erdim, taze açmış gül oldum.

Kah ağlaya, kah güle bir olgun gönül oldum.

Yaşım kırkı geçse de gönlüm ihtiyar değil

Gençlerin bahtı bile bahtıma uyar değil,

Sevgide benim kadar kimse bahtiyar değil.

Göğüs geçirişleri derdimi deşen kadın

Arada gözlerimiz gizli öpüşen kadın

Bazı kederli duran, bazı şakrak, şen kadın.

En güzel günlerimden kendine günler ayır

Unutma, kederinden bana da keder ayır

Koynunda sevinç, elem yaşlarıma yer ayır.

Geçen bahardan beri sevgine bel bağladım

Her şeyden geçip, ancak sana emel bağladım

Ben gönlümü böyle güzel bağladım.

UZAKLARDAKİNE

Resminin karşısında dalıp aldanıyorum

Avunmak için seni yanımda sanıyorum

Tükenmez hasretine nasıl dayanıyorum

Beynim alev içinde yanıyor, yanıyorum.

Ne oldu, nasıl oldu geliverdik biz dile

Sonunda acıdılar çekemeyenler bile

Odamda düşürdüğün krem, ipek mendile

Yanan hasta başımla her gün kapanıyorum.

Üzerinden atarken büründüğün tülleri

Su olup da söndürme tutuşan gönülleri

Dört bahar evvel açan o sendeki gülleri

Kendi gözümden bileşimdi kıskanıyorum.

Kırlarda paylaşırken sevimli çiğdemleri

Unuttun mu ettiğin kadına sitemleri?

O, dünyada bulunmaz, ele geçmez demleri

Göz önüne getirip hep seni arıyorum.

Lalede, karanfilde, zambakta, nesterende

Bütün çiçeklerde sen, bütün çiçekler sende.

Şair olup da seni bu gözlerle görende

Varlığa inanmakla sana inanıyorum.

Bir resmin, bir mendilin, bir de sevgin var bende

Üç hatıra pek azdır seni pek çok sevende

Yakında gelir diye bütün düşüncem sende

Bununla gece yatıp, sabah uyanıyorum.

Gerdanında kıvrılan o tel tel saçlarına

Sözü diyarlar gezen çok güzel saçlarına

Ebede bağ olması muhesas saçlarına

Ölüm görmemek için candan bağlanıyorum.

Gözlerine benzersi n, farkın yok menekşeden

Öyle narin bir çiçek, ince bir çiçeksin sen

Sana elle dokunsam hemen örselenirken

Ben dünyada yalnız sana yaslanıyorum.

Aşk uğrunda can veren ulular hürmetine

Bu uzun ayrılığı erdir nihayetine,

Yoksa şu iki günlük bir ömrün külfetine

Neden göğüs geriyor, niçin katlanıyorum?

Bu bölüm Vikipedi'deki maddeden alınmıştır; metin CC BY-SA 4.0 lisanslıdır.

Kısa hayat çizelgesi

  1. Doğdu — Trablus
  2. Öldü — İstanbul

Kaynaklar

Geçtiği konular 0

Henüz bu maddeyi anan bir konu yok.